mahkeme 2024/649 E. 2024/966 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/649
2024/966
24 Eylül 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/649 Esas 2024/966 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/649
KARAR NO : 2024/966
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/10/2021
NUMARASI : 2021/306 Esas 2021/629 Karar
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI :
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 07/05/2021
KARAR TARİHİ : 24/09/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/10/2024
Taraflar arasındaki tespit istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizce karar verildiği, verilen kararın temyizi üzerine Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda dosya Dairemize gönderilmiş ve celse açılmak suretiyle gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin %50 ortağı olduğu ve şirket müdürü sıfatına sahip bulunduğu dava dışı ... Tic....Ltd. Şti'nin %24 şirket hissesinin usule ve kanuna aykırı bir şekilde dava dışı ...'a devredildiği hakkında davalı tarafından yapılan işlemin yayımlanan ilan ile öğrenildiğini, yapılan tescil işleminin kanuna aykırı olduğunu, pay devrenin geçerli olabilmesi için şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı gerektiğini, şirket genel kurulunda yapılan görüşme neticesinde %50 kabul %50 ret oyuyla şirket pay devrinin reddedildiğini belirterek itirazın kabulü ile yapılan tescilin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tic.... Ltd. Şti ortağı olan ...'ın ...'a hissesini devrettiğine ilişkin devralan ... tarafından sicile başvurulduğunu, şirket genel kurulunda %50-%50 oy oranıyla hisse devrine ilişkin karar verildiğini, limited şirket genel kurulunun başvurudan itibaren 3 ay içerisinde pay devrini reddetmemesi halinde pay devrine onay vermiş sayılacağını, kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağını, ...'ın genel kurula başvuru tarihinden itibaren 3 ay içinde reddedilmeyen hisse devir talebi üzerine müdürlüğe yapılan başvurunun kabul edilerek tescil ve ilan işleminin yapıldığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davaya konu hisse devrinin 07/04/2021 tarihli genel kurulda gündeme alındığı, genel kurul toplantı karar tutanağında %50 olumsuz oya karşılık %50 olumlu oy ile hisse devirlerinin onaylanması isteğinin reddine karar verildiği, davalı tarafından söz konusu kararın red niteliğinde olmadığı kanaatiyle hisse devrinin 05/05/2021 tarihinde tescil edilip ilan edildiği, TTK'nun 620. maddesi gereğince genel kurul kararının salt çoğunlukla alınması gerektiği, %50 red oyu ile hisse devrinin onayına red kararının verilemeyeceği,verilmiş bir red kararı bulunmadığı, hisse devrine ilişkin başvurunun yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde hisse devrinin reddine ilişkin usulüne uygun alınmış bir genel kurul kararı bulunmadığı, TTK'nun 595. maddesi gereğince hisse devrinin onaylanmış sayılacağı, davalı ... Müdürlüğünün yapmış olduğu işlemin hukuka uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yapılan itirazların bir kısmının gerekçeli kararda tartışılmadığını, devir işlemini gerçekleştiren tarafın müvekkilinden olağanüstü genel kurul toplantısı talebinde bulunduğunu, pandemi koşulları ve toplanma yasağı gerekçesiyle bu talebin mesul müdür sıfatıyla müvekkili tarafından reddedildiğini, şirket yönetim kurulunun toplanarak olağanüstü genel kurul yapılması kararı verdiğini, usule uygun olarak itiraza konu şirket pay devri hususunun gündeme eklenerek toplantının yapıldığını, yapılan toplantıda pay devrinin onaylanması talebinin %50 kabul, %50 ret oyuyla salt çoğunluk sağlanamadığından kabul edilemediğini, davalının genel kurul kararını inceleyerek bu kararın kendi deyimiyle geçersiz olduğuna karar verip, buna ilişkin işlem tesis etmesinin yetki gaspı niteliğinde olduğunu, yapılan genel kurulda ortağın şirket hisse devri hususunun oylandığını, aranacak salt çoğunluğun devir işleminin kabulü için aranması gerektiğini, yapılan genel kurulda devire ilişkin talebin salt çoğunluk sağlanamadığından reddedildiğini, ret için salt çoğunluk aranmayacağını, davaya konu devir işlemine ilişkin toplantı davetinin şirkete değil, şirket ortaklarına yapılmak zorunda olduğunu, şirket sürekli çalışanlarına yapılmış olan tebligatın muhatabına ulaşmadığı için usulsüz tebligat niteliği taşıdığını, bu sebeple müvekkili tarafından beyan edilen 14/02/2021 tarihinden itibaren sürenin başlaması gerektiğini, bu durumda davalı tarafından yapılan 05/05/2021 tarihli tescilin 3 aylık süre tamamlanmadan yapılan işlem niteliğinde olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ... Müdürlüğü tarafından yapılan tescil işleminin iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı vekilinin ilk derece mahkemesince verilen davanın reddi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurması üzerine Dairemizin 14/04/2022 tarih 2022/98 Esas 2022/487 Karar sayılı kararıyla davacı vekilinin istinaf başvurusunun gerekçe yönünden kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının gerekçe yönünden kaldırılmasına, davanın davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Dairemiz kararına karşı davacı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19/02/2024 tarih 2022/4669 Esas 2024/1241 Karar sayılı kararıyla;
"... 2.6102 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesine göre ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer dava açabilecek olup bu ilgililerin kimler olduğu ise Ticaret Sicil Yönetmeliğin 22 nci ve Ticaret Sicil Tüzüğünün 31 inci maddelerinde gösterilmiştir. Anılan hükümlere göre tacir tüzel kişi ise onun yetkili organları veya temsilcileri ilgili sıfatına sahiptir.
3.Somut olayda, davacının davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün tescil ve ilan işlemine konu limited şirketin münferit temsile yetkili müdürü olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Nitekim tacirin tüzel kişi olması halinde yetkili organının ilgili sıfatına sahip olduğu ve davacının dava dışı şirketin müdürü olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin de kabulündedir.
4.Bölge Adliye Mahkemesince, davacının dava dışı şirketin müdürü ve ortağı olduğu ancak işbu davayı şirket adına, şirket müdürü sıfatıyla değil, kendi adına ortak sıfatıyla açtığı, ortağın ise ilgili sıfatına sahip bulunmadığı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir. Ancak davacı dava dilekçesinde, dava dışı şirketin müdürü olduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğünün davaya konu işlemini şirketin müdürü ve ortağı sıfatıyla öğrendikten sonra işbu davayı açtığını açıkça belirtmiş, dava dilekçesi ekinde şirketin müdürü olduğunu belgeleyen bir takım evrakları sunmuştur. Bunun yanında, davacının davayı açan Avukata hem kendi hem de müdürü olduğu şirket adına vekaletname verdiği anlaşılmaktadır. Belirtilen hususlar gözetildiğinde davacının davayı müdürü olduğu şirket adına açtığının kabulü gerekmekte olup aksi yöndeki Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi isabetli görülmemiştir.
5.Bu itibarla, Bölge Adliye Mahkemesince, davanın esastan incelenmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir..." gerekçeleriyle bozulmuştur.
Anılan bozma kararı üzerine Dairemizce Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilerek duruşmalı yapılan inceleme sonucu;
... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin 07/04/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantı tutanağı ve hazirun cetveli sureti, pay devri tescil ve ilanına ilişkin evrak suretleri, limited şirket pay devri sözleşmesi, devralan ... tarafından ... Müdürlüğüne yapılan başvuru sureti, ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin ana sözleşmesi, hisseyi devreden tarafından davacıya ve dava dışı yönetim kurulu üyelerine gönderilen ihtarname ve tebliğ evrakı, ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti. müdürü sıfatıyla davacı tarafından hisseyi devreden ortağa gönderilen cevabi ihtarname, ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti. gündeme ilişkin yönetim kurulu kararı, ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti. müdürü sıfatıyla davacı tarafından hisseyi devralan ...'a gönderilen ihtarname sureti dosya içerisinde yer almaktadır.
... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin 07/04/2021 tarihinde şirkete ihtarname ile bildirilen hisse devrinin görüşülmesi ve karara bağlanması gündemiyle olağanüstü genel kurul toplantısı yapılmıştır. Yapılan toplantıda dava konusu hisse devrini gerçekleştiren ... dahil olmak üzere şirketin tüm ortakları toplantıya asaleten ve vekaleten temsil edilmiş, gündemin 3 numaralı maddesinin müzakere edilmesi sonunda dava konusu hisse devrinin onaylanması isteğinin reddine %50 olumsuz oya karşılık %50 oyla karar verildiği tutanağa geçirilmiştir.
Anılan olağanüstü genel kurul kararı üzerine hisseyi devralan ... tarafından bila tarihli dilekçe ile davalı sicil müdürlüğüne başvurulmuş, yapılan başvuru üzerine de davalı tarafından dava konusu pay devrinin tesciline karar verilerek 05/05/2021 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edilmiştir.
Davacı yan davalı sicil müdürlüğü tarafından yapılan hisse devrinin tescili işleminin yasaya aykırı olduğunu, iptal edilmesi gerektiğini iddia etmiş, davalı yan ise hisse devrinin dava dışı şirkete bildirilmesi üzerine şirket genel kurulu tarafından 3 aylık süre içerisinde hisse devrinin onaylanması talebinin reddine karar verilmediği, genel kurulda yapılan oylama sonucu %50 kabul, %50 ret oy oranının talebin reddi kararı niteliği taşımadığını savunmuştur. Mahkemece, davalı sicil müdürlüğü tarafından yapılan tescil işleminin kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında davacının ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin müdürü olduğu, dava dışı şirket ortağı ... tarafından şirketteki 24 payın dava dışı ...'a noterde akdedilen limited şirket pay devri sözleşmesi ile devredildiği, yapılan devir işleminin devreden ortak tarafından şirkete ihtar edilmesi üzerine şirket genel kurulu tarafından devir işleminin oylandığı, %50 kabul, %50 ret yönünde oy kullanıldığı hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacının sicil tarafından yapılan tescil işlemine karşı iptal davası açmaya ilişkin ilgili sıfatı bulunup bulunmadığı, genel kurulda yapılan oylamanın hisse devrinin onaylanması talebinin reddi niteliği taşıyıp taşımadığı, davalı tarafından yapılan hisse devir tescil işleminin yasaya uygun olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde; TTK'nun itiraz başlıklı 34/1. maddesi "İlgililer, tescil, değişiklik veya silinme istemleri ile ilgili olarak, sicil müdürlüğünce verilecek kararlara karşı, tebliğlerinden itibaren sekiz gün içinde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile itiraz edebilirler." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümden anlaşılacağı üzere ilgililer sicil müdürlüğünce verilen kararın tebliğinden itibaren 8 gün içerisinde tescil istemi hakkında verilen karara karşı itiraz edebilecektir. Dava konusu tescil işlemi 05/05/2021 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilan edilmiş, işbu dava ise TTK'nun 34. maddesinde belirlenen 8 günlük hak düşürücü süre içerisinde 07/05/2021 tarihinde açılmıştır.
Ticaret sicil memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebilir. Bu ilgililerin kimler olacağı ise Ticaret Sicil Yönetmeliği’nin 22. maddesinde ve TTK'nun 28. maddesinde açıklanmıştır. Anılan maddelere göre, tacirin hükmi şahıs olması halinde onun salahiyetli uzuvları veya selahiyetli temsilcileri ilgili kişi olarak kabul edilmektedir. Somut olayda ticaret sicil kararına itiraz eden davacı ... ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin müdürü olup, dava dilekçesi ekinde şirketin müdürü olduğunu belgeleyen bir takım evraklar sunmuş, davacı vekiline davacı şirket müdürü tarafından şirket adına da vekaletname verilmiştir. Bu durumda davacının işbu davayı müdürü olduğu şirket adına açtığı, davacının müdür sıfatıyla açtığı işbu davada ilgili sıfatını taşıdığının kabulü gerekir.
Davacı vekilinin istinaf itirazlarının esas yönünden incelenmesinde, TTK'nun 595. maddesi; "(1) Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır. Ayrıca devir sözleşmesinde, ek ödeme ve yan edim yükümlülükleri; rekabet yasağı ağırlaştırılmış veya tüm ortakları kapsayacak biçimde genişletilmiş ise, bu husus, önerilmeye muhatap olma, önalım, geri alım ve alım hakları ile sözleşme cezasına ilişkin koşullara da belirtilir. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur. (3) Şirket sözleşmesinde başka türlü düzenlenmemişse, ortaklar genel kurulu sebep göstermeksizin onayı reddedebilir. (4) Şirket sözleşmesiyle sermaye payının devri yasaklanabilir. (5) Şirket sözleşmesi devri yasaklamış veya genel kurul onay vermeyi reddetmişse, ortağın haklı sebeple şirketten çıkma hakkı saklı kalır. (6) Şirket sözleşmesinde ek ödeme veya yan edim yükümlülükleri öngörüldüğü takdirde, devralanın ödeme gücü şüpheli görüldüğü için ondan istenen teminat verilmemişse, genel kurul şirket sözleşmesinde hüküm bulunmasa bile, onayı reddedebilir. (7) Başvurudan itibaren üç ay içinde genel kurul reddetmediği takdirde onayı vermiş sayılır." hükmünü, TTK'nun 620/1. maddesi; "Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararları, toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınır." hükmünü içermektedir.
Anılan hükümler karşısında somut olaya gelindiğinde, davaya konu hisse devri ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nin 07/04/2021 tarihli genel kurul toplantısında gündeme alınmış olup, anılan toplantı karar tutanağında %50 olumlu oya karşılık %50 olumsuz oy ile hisse devrinin onaylanması talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... Müdürlüğü tarafından anılan kararın hisse devrinin onaylanması talebinin reddine ilişkin karar niteliği taşımadığı kanaatiyle TTK'nun 595. maddesi gereğince hisse devrinin 05/05/2021 tarihinde tescil edilip, aynı tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edilmesi işlemi yapılmıştır.
Davacının müdürü olduğu ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nde ...'a ait %24 şirket hissesinin ...'a devrinin onaylanmasına ilişkin 07/04/2021 tarihli şirket genel kurul kararında hisse devrinin reddine karar verildiği belirtilmiştir. TTK'nun 620. maddesi uyarınca hisse devrinin onaylanması kararının salt çoğunlukla alınması gerekir. Anılan genel kurul toplantısında hisse devrinin onaylanması talebine ilişkin yapılan oylamada toplantıya katılanların %50'si kabul oyu, %50'si ise ret oyu kullanmıştır. Yapılan bu oylama sonucu şirket genel kurulunca hisse devrinin onaylanmasına ilişkin talebin kabulüne dair salt çoğunluk sağlanamadığı için %50 ret oyu ile hisse devrinin onaylanması talebinin reddine karar verildiğinin kabulü gerekir.
Nitekim Dairemizin 2022/1581 Esas 2023/143 Karar sayılı kararına konu dosyada, dava dışı ... ... Ltd. Şti'nin 07/04/2021 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında dava dışı ... ve ...'a ait şirket hisselerinin ...'a devredildiği, devirden sonra ... Müdürlüğüne tescil ve ilan için başvurulduğu, talebin reddedildiği iddiasıyla talebin reddine ilişkin kararın iptali ile pay devrinin tescil ve ilanına yönelik açılan davada Dairemizce "... 595. maddenin 2.fıkrasında " Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." onayı şarttır cümlesi ile 7. fıkrasında red ettmediği takdirde onayı vermiş sayılır hükmü birlikte yorumlanmalıdır. TTK 595/2 maddesindeki devir ancak onayla geçerli olacağına dair hükmü somut olaya uygulandığından; dava konusu hisse devrinin onaylanmasına ilişkin önerinin genel kurulda salt çoğunluğun oyunu almadığından kabul edilmemiş eş anlatımla şirket genel kurulun hisse devrinin onaylandığına ilişkin olumlu ve geçerli (salt çoğunlukla) bir karar alınmadığından şirketin hisse devrine onay vermediği sonucuna varılır. Davalı şirket hisse devrine ilişkin istemi görüşmüş ve bu hususa yapılan oylamada hisse devrinin kabul edilmesine ilişkin öneri salt çoğunlukla kabul edilmediğinden red etmiştir. Eş anlatımla şirket hisse devrine onay vermemiştir. Buna göre de şirket hisse devrine onay vermediğine göre artık TTK.595/7 madde fıkra hükmü uygulanamaz. Zira şirket sessiz kalmamış ve onay istemini onaylamayarak red sonucunu doğuran bir karar almıştır. (Limited şirkette ortakların genel kurulun esas sermaye payının devrine ilişkin onay kararının reddi ve hukuki sonuçları, Serap Helvacı, Mehmet Helvacı, Raziye Akkoç, Prof. Dr. Selçuk Öztek'e Armağan, Cilt 1 Sayfa 1302). Açıklanan gerekçelerle ilk derece mahkemesinin şirketin hisse devrine onaylamayı TTK.595/7 maddesine göre 3 ay içinde red etmediği gerekçesi yasa ve hukuka uygun değildir." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş olup, karar Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30/05/2023 tarih 2023/2711 Esas 2023/3354 Karar sayılı kararıyla onanmıştır.
Hal böyle olunca mahkemece, ... Tic. Petrol Paz. Dağ. Ltd. Şti.'nde ...'a ait %24 şirket hissesinin ...'a devrine ilişkin 25/01/2021 tarihli hisse devrinin yapıldığı tarihten itibaren 3 ay içerisinde hisse devrinin reddine ilişkin usulüne uygun alınmış genel kurul kararı bulunduğu, TTK'nun 595. maddesi gereğince hisse devrinin onaylanmış sayılamayacağı, davalı ... Müdürlüğünün yaptığı işbu dava konusu tescil işleminin hukuka aykırı bulunduğu gözetilerek davacının tescile itirazının kabulü ile davalının 05/05/2021 tarihli 22181 ilan sıra nosu ile yayımlanan ... Ticaret Pet. Paz. Dağ. Ltd. Şti'nin ...'a ait %24 şirket hissesinin ...'a devrine ilişkin tescil işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın reddi yönündeki kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacının tescile itirazının kabulü ile davalının 05/05/2021 tarihli 22181 ilan sıra nosu ile yayımlanan ... Ticaret Pet. Paz. Dağ. Ltd. Şti'nin ...'a ait %24 şirket hissesinin ...'a devrine ilişkin tescil işleminin iptaline karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş, istinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı gözetilerek davacı yararına duruşma vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 25/10/2021 gün 2021/306 Esas 2021/629 Karar sayılı kararının kaldırılmasına,
2-Davacının tescile itirazının kabulü ile davalı ... Müdürlüğünün 05/05/2021 tarihli 22181 ilan sıra nosu ile yayımlanan ... Ticaret Pet. Paz. Dağ. Ltd. Şti'nin ...'a ait %24 şirket hissesinin ...'a devrine ilişkin tescil işleminin iptaline,
3-Karar tarihi itibariyle alınması gerekli 427,60 TL karar ilam harcından peşin alınan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 59,30 TL peşin harç ile 59,30 TL başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan posta ve tebligat gideri olarak yapılan 210,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davacının yargılama aşamasında vekille temsil edildiği anlaşıldığından hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Yatırılan gider avansından bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 125,00 TL posta masrafı olmak üzere toplam 287,10 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında açılan duruşma bozma ilamı gereği olduğundan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 04/03/2021 tarih ve 2021/2-96 Esas 2021/205 Karar sayılı emsal içtihadı da gözetilerek davacı yararına duruşma vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dair, davacı şirket yetkilisi ve davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı temsilcisinin yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.24/09/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.