Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/1720
2025/90
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1720 Esas - 2025/90 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1720
KARAR NO : 2025/90
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2024
NUMARASI : 2024/796 Esas 2024/833 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI
DAVA : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 14/11/2024
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin 2024 yılına ait olağanüstü genel kurul toplantısının 16.10.2024 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmakta iken şirkette bulunan %49 payını bu toplantıdan önce devrettiğini, mevcut pay sahiplerinin çağrısız olarak iş bu genel kurulu toplayarak müvekkilinin yönetim kurulu üyeliğinin sona erdirilmesi için karar aldığını, toplantının 3 numaralı gündem maddesi uyarınca, müvekkilinin ibrasıyla ilgili hususların toplantıda açıkça tartışıldığını ve tüm pay sahiplerinin olumlu oyuyla müvekkilinin ibra edildiğini, ancak yönetim kurulu üyeliğinden alınmasına ilişkin kısım yazılmasına rağmen ibra edilmesine ilişkin kısmın sehven toplantı tutanağına geçirilmediğini, bu durumun Türk Ticaret Kanunu ve ilgili Yönetmeliğe açıkça aykırı olduğunu iddia ederek davalı şirketin 16.10.2024 tarihinde yapılan 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın tamamının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olağanüstü genel kurul toplantısında 3 numaralı gündem maddesi ile davacının ibrasıyla ilgili tüm konuların açıkça tartışıldığını, gündem maddesiyle ilgili yapılan görüşmeler sonucu oylamaya geçildiğini, davacının yönetim kurulu üyeliği görevinden alınması ile birlikte ibrasına da oy birliği ile karar verildiğini, ancak sehven toplantı tutanağına ibra kararının yazılmadığını belirterek müvekkili şirketin 16.10.2024 tarihinde yapılan 2024 yılı olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın iptaline karar verilmesini kayıtsız şartsız kabul ettiklerini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı, dava tarihi itibariyle davalı şirkette pay sahibi olmadığı gibi, Türk Ticaret Kanunu'nun 445. maddesi yollamasıyla 446/1-d. maddesi uyarınca kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacak yönetim kurulu üyesi de olmadığı, bu haliyle davacının 16/10/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 no'lu kararının iptali istemiyle dava açma hakkına haiz olmadığı, taraf sıfatının mahkemece re'sen gözetilmesi gerektiği, bu noktada dava açma hakkına sahip olmayan kişi tarafından açılan davanın davalı tarafça kabul edilmesinin de hukuk yargılamasında bir sonuç doğurmayacağı gerekçesiyle davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; açılan iptal davasında müvekkilinin TTK'nun 446/1-d.maddesi uyarınca genel kurul kararının yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacak yönetim kurulu üyesi olarak işbu davayı açtığını, husumet ehliyetinin bulunduğunu, ayrıca davalı şirket ve davalı şirketin diğer tüm pay sahiplerinin mahkemeye sunduğu dilekçede açıkça belirttikleri üzere dava konusu genel kurulda müvekkilinin ibrasına ilişkin yapılan müzakereler, verilen cevaplar ve alınan karar ve kullanılan oyların karar tutanağında yer almaması nedeniyle kararın TTK'nun 422.maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, somut olayda genel kurulun iradesini yansıtmayan bir genel kurul karar tutanağının düzenlenmesi nedeniyle davanın kabulünün gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı şirketin 16/10/2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısının 3 nolu kararının iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Davacı yan, davalı şirketin ortağı ve yönetim kurulu üyesi iken dava konusu genel kurul toplantısından önce hisselerini devretmek suretiyle ortaklıktan ayrıldığını, dava konusu 16/10/2024 tarihli genel kurul toplantısında yapılan görüşmeler sonucunda 3 no'lu gündem maddesi ile yönetim kurulu üyeliğine son verildiğini, aynı toplantıda yönetim kurulu üyesi olarak ibrasının da görüşülüp açıkça tartışılarak tüm pay sahiplerinin olumlu oyuyla ibrasına karar verilmiş olmasına rağmen ibraya ilişkin kısmın sehven toplantı tutanağına geçirilmediğini, bu hususun şahsi sorumluluğunu doğurabilecek nitelikte olduğunu iddia ederek dava konusu genel kurulun 3 no'lu kararının iptali istemiyle eldeki davayı açmış, mahkemece yazılı gerekçeyle davacının genel kurul tutanağına genel kurulda görüşülüp karara bağlanan ibra kararı yazılmadığına dair iddiası ve hukuki sebebi hakkında değerlendirme yapılmaksızın davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Yargılama sırasında davalı şirket vekilince 14/11/2024 tarihli dilekçe ile davacının iddiaları doğrulanarak ibra kararının sehven yazılmaması nedeniyle davayı kabul ettiklerini bildirmiş, yine davalı şirketin toplam 2 hissedarından biri olan ... vekilince 14/11/2024 tarihli dilekçe ile diğer ortak ... vekilince de aynı tarihli dilekçe ile davacının ibrasının toplantıda görüşülerek ibrasına karar verilmesine rağmen toplantı tutanağına sehven geçirilmediğini, davacının huzurdaki davasını şirket pay sahibi ve yönetim kurulu üyesi olarak itirazlarının olmadığını ve olmayacağını beyan ettikleri anlaşılmaktadır.
Davacı istinaf dilekçesinde, dava konusu genel kurul tutanağının yürürlükteki mevzuat hükümlerine aykırı olarak düzenlendiğinden geçersiz olduğunu iddia etmektedir.
Anonim şirketlerin genel kurul toplantılarına ilişkin olarak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 409'uncu maddesinin ilk fıkrasında “Genel kurullar olağan ve olağanüstü toplanır. Olağan toplantı her faaliyet dönemi sonundan itibaren üç ay içinde yapılır." hükmü,
Genel kurul toplantılarında alınan kararların kayıt altına alınmasına ilişkin 422'nci maddesinde "Tutanak, pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibari değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılanı olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içerir. Tutanak, toplantı başkanlığı ve Bakanlık temsilcisi tarafından imzalanır; aksi hâlde geçersizdir." hükümleri yer almaktadır.
Bilindiği üzere, bir genel kurul toplantısından söz edebilmesi için ana sözleşme ve yasanın öngördüğü yeter sayılarla alınmış bir kararın varlığı gerekli olup, ortaklarca yasal bir genel kurul gerçekleştirilmemiş ise, bu toplantıda alınan kararlar yok hükmünde olacaktır. Ayrıca, toplantı veya karar yeter sayılarının sağlanamadığı toplantılar da yine aynı şekilde yok hükmünde sayılması gerekecektir. Bir genel kurul usul ve şekil kurallarına uygun olarak yapılmış olsa da konusu imkansız ya da Yasa'nın veya ana sözleşmenin emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına, şirketin temel yapısına ve sermayenin korunmasına dair hükümlere aykırı olan kararlar da batıl sayılacaktır. Yokluğun veya batıllığın tespiti hususunda dürüstlük kurallarına aykırı düşmedikçe olumlu oy vermiş paydaşlar da dahil olmak üzere menfaat sahibi tüm ilgililer herhangi bir süreye tabi olmaksızın dava açabileceklerdir.
Butlan,; bir işlemin, konusuna ilişkin emredici hükümlere aykırı olması halidir. Eş söyleyişle, bir işlemin konusu; kanuna, ahlaka, adaba, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı ya da, imkânsız ise, bu işlem batıldır. Butlan hallerinin varlığı halinde bu hususun mahkemelerce re’sen gözönünde bulundurulacağı ve herkesin bu geçersizliği, TTK'nın 445-446 maddelerinde (mülga 6762 sayılı TTK’nın 381. maddesinde) düzenlenen koşullara tabi olmaksızın ileri sürebileceği Hukuk Genel Kurulu’nun 12.03.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir.
Davacı eldeki davada genel kurulda görüşülen hususların tutanağa yazılmaması nedeniyle TTK'nun 422.maddesi anlamında geçersizlik iddiasında bulunmaktadır. Davacı ibra kararının tutanağa yazılmamasının şahsi sorumluluğunu doğurabileceğini iddia etmiş olmakla menfaat sahibi 3.kişi olarak davada sıfatı bulunmaktadır.
Yukarıda açıklandığı üzere TTK'nın 422. ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 26/3. maddelerinde, yapılacak toplantıda tutulacak tutanağın nasıl düzenleneceği belirtilmiştir. Bu madde hükümlere göre, tutanak pay sahiplerini veya temsilcilerini, bunların sahip oldukları payları, gruplarını, sayılarını, itibari değerlerini, genel kurulda sorulan soruları, verilen cevapları, alınan kararları, her karar için kullanılan olumlu ve olumsuz oyların sayılarını içermelidir. Genel kurulda alınan kararların tutanakta yer almaması anılan madde gereğince genel kurulu geçersiz kılacaktır.
Bu durumda mahkemece TTK'nun 422.maddesi ve Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik'in 26/3.maddelerindeki düzenlemeler davacı iddiası ve davalı şirket ile davalı şirket ortakları ve yönetim kurulu üyeleri olan olan ... ve ...'in beyanları hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken dava dilekçesinde belirtilip dayanılan TTK'nun 422.maddesi kapsamında değerlendirme yapılmaksızın ortak ve yönetim kurulu üyesi sıfatı ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince davacının dayandığı sebebe göre geçersizliğe dayalı olarak bu davayı açabileceği gözetilmeksizin bu konudaki uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05/12/2024 tarih ve 2024/796 Esas 2024/833 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı/lı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -...
... ... ... ...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.