Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/1227

Karar No

2024/1375

Karar Tarihi

12 Aralık 2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

T.C.

ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

BAŞKAN :
KATİP :

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/03/2024
NUMARASI : ....
DAVA TARİHİ : 15/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 10/01/2025

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların birlikte hareket ederek ev hanımı olan müvekkilinin kendilerine verdiği vekalete ve şirket müdürlüğü görevlerine dair güvenini kötüye kullandıklarını, şirketin kuruluşundan tasfiye sözleşmesinin yapıldığı tarihe kadar davalılar tarafından müvekkilinin güveni kötüye kullanılarak haksız kazanç elde edildiğini, müvekkilinin muaccel ve müeccel vergi borçlarından ve davalıların hile desiselerinden korktuğu için %100 sahip olduğu şirketi davalı...'e devretmek zorunda kaldığını, ancak davacı alıcıların ... arsayı, ...'de TBK'nun 207. Maddesine aykırı davranarak tüm şirket hisselerini üzerlerine geçirmelerine rağmen alınan hisse bedeline karşılık aralarında yapılan protokole göre şirket borçlarını ödemeyerek edimlerini ifa etmediklerini, müvekkilinin ortağı olduğu şirketin kuruluşundan müvekkilinin tüm hisselerini devrettiği tarihe kadar meydana gelen şirket zararının tespiti ile davalı ...'nın sebepsiz zenginleşme sonucu iktisap ettiği taşınmazların değerlerinin tespiti gerektiğini, şirket müdürü davalı...'ün eşinin kardeşi davalı ...'ün dayısı olan davalı ...'nın diğer davalılarla birlikte hareket ederek şirketin için boşaltıp müvekkilini zarara uğrattıklarını, şirket hesaplarından davalılara yapılan para transferlerinin de tespiti gerektiğini, limited şirket müdürlerinin hukuki ve cezai sorumlulukları olduğunu belirterek davalıların her birinin müvekkiline verdiği zararlar belirlenebilir olmadığından belirsiz alacak davası olarak açtıkları şirket davalıların müvekkiline verdiği zarar için, manevi tazminat davası dahil fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik her bir davalıdan ayrı ayrı olmak üzere 1.000,00'er TL (toplam 3.000,00 TL) tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalılardan alınarak yasal faiziyle birlikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava açma hakkı bulunmadığını, asliye ticaret mahkemesinin görevli olduğunu, müvekkili ........ Ltd. Şti. ortağı veya yetkilisi olmadığından davanın tarafı olamayacağını, davacıyla aralarında herhangi bir alacak borç ilişkisi bulunmadığını, davanın ... şirketine açılması gerekirken müvekkilleri hakkında açıldığını, müvekkillerine husumet yöneltilemeyeceğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davalı... hakkında hangi sebeple dava açıldığının anlaşılamadığını, talep konusunun net olmadığını, borcun kaynağının açıklanması gerektiğini, şirket faaliyetleri nedeniyle davacı, müvekkilleri ... ve...'ün kazanç elde ettiklerini, şirket mal varlığında ve şahsi mal varlıklarında artış meydana geldiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı vekilince taraflar arasındaki muvazaalı olarak devredilen taşınmazların tapu kaydının iptali adına tescili için dava açıldığı anlaşılmakta ise de, buna göre davacı ve davalıların tacir sıfatı taşımadığı, dava konusu işin TBK'nun 19. madde mucibince muvazaadan kaynaklandığı anlaşılmış ise de sözleşme konusunun ticaret kanununda özel olarak düzenlenen sözleşmelerden olmadığı, TTK'nın 4/1. maddesi hükmünce davayı ticari dava saymak ve asliye ticaret mahkemesini görevli kabul etmenin mümkün olmadığı, davanın konusu ve tarafların sıfatına göre görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın ilk olarak Ankara 15. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/607 Esas 2023/407 Karar sayılı dosyası üzerinden görüldüğünü, bu mahkemenin görevsizlik kararı vermesi üzerine Ankara 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/677 Esas 2023/779 Karar sayılı dosya üzerinden yargılamasına başlanıldığını, ancak ticari davalarda dava şartı olan arabuluculuk son tutanağının mücbir sebeplerle dosyaya sunulamamasından ötürü usulden reddedildiğini, bu nedenlerle asliye ticaret mahkemesinde yeniden dava açma gereğinin hasıl olduğunu, ancak mahkemece hukuki uyuşmazlık yanlış nitelendirilerek davanın tapu iptal ve tescil davası olduğunu ve tarafların tacir olmadığı, ticari işletmesini de ilgilendirmediği gerekçesi ile görevsizlik kararı verildiğini, oysaki dava dilekçesinin sonuç ve istem kısmında talebin açık ve net olarak nitelendirildiğini, davanın ticari faaliyet kapsamında müvekkilini zarara uğratma kastı ile işlenmiş haksız fiil nedenine dayalı tazminat davası olduğunu, herhangi bir yerinde tapu iptal ve tescil talebi içermediğini, tarafların tacir olup olmadığı hususu irdelendiğinde müvekkilinin ev hanımı olmakla birlikte aynı zamanda limited şirket ortağı olduğunu, tacir sıfatını taşıdığını, önceki davanın arabuluculuk tutanağının eksikliği nedeniyle usulden reddedilmesi sonucunda ticari uyuşmazlıkta dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu, uyuşmazlığın arabuluculuğa elverişli bulunduğunu, ancak anlaşma sağlanaması sebebiyle dava açıldığını, son tutanağın dosyada mevcut olduğunu, bu tür uyuşmazlıklarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemeleri olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; limited şirket müdürünün ve vekilin sorumluluğundan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Davalı şirket müdürü ... tarafından dava dışı ... ... Ltd. Şti temsilen şirket müdürü sıfatıyla 21/03/2012 tarihli vekaletname ile davalı...'e vekaletnamede yer alan hususlarda yetki verilmiştir.
Dava dışı ... ... Ltd. Şti yetkilisi davacı ... tarafından 29/05/2018 tarihinde davalı... anılan vekaletten azledilmiştir.
dava dışı ... ... Ltd. Şti'nde davacı ve davalı ...'ün kuruluştan itibaren 10 yıl süreyle ayrı ayrı olmak üzere şirketi temsil ve ilzama yetkili oldukları dosya içeriğiyle sabittir.
Dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin 22/11/2018 tarihli genel kurul kararıyla davacının şirketteki 100 adet payının tamamının davalı...'e devri kabul edilerek davacının şirket müdürlüğünün iptaline, davalı...'ün şirket müdürlüğüne seçilmesine karar verildiği görülmüştür.
Davacı yan davalı ... ile %50'şer ortak olarak ... ... Ltd. Şti'yi kurduklarını, anılan davalının şirketin münferit yetkili temsilcisi olduğunu, şirketin rutin işlemlerini yapması için davalı...'e vekaletname verdiğini, davalıların şirketin içini boşaltarak diğer davalı ... adına taşınmazlar satın aldıklarını, davalıların şirketin içini boşaltarak kendisini zarara uğrattıklarını iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın muvazaalı olarak devredilen taşınmazların tapu kaydının iptali davası olup, dava konusu ve tarafların sıfatına göre görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Görev, kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi taraflarca ileri sürülmese dahi mahkemelerce de resen gözönünde bulundurulması gereken usul kurallarındandır. 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile, tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda ve maddenin b,c,d,e,f bentlerinde öngörülen hususlarda doğan hukuk davalarının ticari dava sayılacağı düzenlenmiş, aynı yasanın 5. maddesinde ise, aksine hüküm bulunmadıkça dava olunan şeyine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin tüm ticari davalara bakmakla görevli olduğu düzenlenmiştir. Buna göre asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir denildikten sonra "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 6102 sayılı Yasa'nın 4. maddesi hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere bakacağı belirtilmiştir. 30/06/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı Yasa'nın 3. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/(3). maddesi uyarınca Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar, anılan iddia ve savunma karşısında somut olaya gelindiğinde; davacı, dava dışı ... ... Ltd. Şti.'nin eski ortağı, davalı ... şirketin müdürü, davalı... şirketin ortağı ve genel kurul kararıyla şirketin yeni müdürü, davacının iddiasında şirket vekili, davalı ... ise şirketten taşınmaz satın aldığı ve şirketin parası ile adına taşınmaz satın alındığı iddia olunan kişidir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık şirket eski ortağının davalı şirket müdürü ve ticari vekilin şirketin içini boşaltmak suretiyle zarara uğradığına ilişkin iddiadan kaynaklanmaktadır. Mahkemece davanın muvazaa sebebiyle tapu iptal ve tescil davası olduğuna ilişkin tespit dava dosyasıyla uyuşmamaktadır.
Öte yandan, 6545 sayılı yasa ile değiştirilen 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. maddesinin 3. bendi; "Şirketler ve kooperatifler hukukundan kaynaklanan genel kurul kararlarının iptali ve butlanına ilişkin davalara, yönetim organları ve denetim organları aleyhine açılacak sorumluluk davalarına, organların azline ve geçici organ atanmasına ilişkin davalara, fesih, infisah ve tasfiyeye yönelik davalara," ilişkin tüm yargılama safhaları, bir başkan ve iki üye ile toplanarak heyetçe yürütülür ve sonuçlandırılır. Heyet halinde bakılacak davalar ile ilgili olmak üzere, dava açılmadan önce veya açıldıktan sonra talep edilen ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler de heyet tarafından incelenir ve karara bağlanır." hükmünü içermektedir.
Somut olayda davacı yan, dava dışı şirket yetkilisi davalı ...'ün şirketi kötü yönettiğini, ticari vekil olan davalı...'ün (hali hazırda şirket ortağı ve şirket yetkilisi) vekaleti kötüye kullandığını, şirketin içini boşaltarak diğer davalı adına taşınmazlar alındığını iddia ederek uğradığı zararın tazminini talep etmiştir. Anılan talep ve 5235 sayılı Kanun'un m.5/3.bendi gözetildiğinde sorumluluk davasında yargılamanın asliye ticaret mahkemesinde heyetçe yürütülmesi gerekir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın usulden reddine ilişkin kararında isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden ve Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi heyetince görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 27/03/2024 tarih 2023/865 Esas 2024/167 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-a. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden ve heyetçe görülmesi için dosyanın Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
5-Duruşma açılmadığından davacı yararına ücreti vekalet takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.3 maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/12/2024

Başkan Üye Üye Zabıt Katibi

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim