mahkeme 2023/1391 E. 2023/1448 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1391
2023/1448
19 Ekim 2023
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2023/1391 Esas 2023/1448 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1391
KARAR NO : 2023/1448
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/03/2023
NUMARASI : 2023/71 Esas -2023/111 Karar
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI
DAVA : Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2023
Taraflar arasındaki limited şirketin ihyası istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili ile tasfiye memuru ... tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili üniversitede hizmet yürütülmesi işini üstlenen .... ve Tic. Ltd. Şti. işçilerinden ...'ın işçilik alacaklarının ödenmesi amacıyla açmış olduğu davada verilen Ankara 14. İş Mahkemesinin 17/05/2022 tarih, 2021/872 esas ve 2022/215 sayılı kararın dava dışı anılan işçi tarafından icra takibine konulduğu Ankara 15. İcra Müdürlüğü'nün 2022/12913 sayılı dosyasına dava dışı ...'a müvekkili idarece 23/03/1992-28/04/2021 tarihleri arasına ait işçilik alacaklarının hesaplanarak ödemesinin yapıldığını, ödemenin rücuen tahsili amacıyla müvekkili idare tarafından Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 esas sayılı dosyası üzerinden .... Ve Tic. Ltd. Şti. Aleyhine açılan alacak davasında anılan mahkemece .... Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyası için kesin süre verildiğini ileri sürerek .... Ve Tic. Ltd. Şti.'nin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü temsilcisi cevap dilekçesinde özetle; dava konusu .... ve Tic. Ltd. Şti.'nin unvanının 30/10/2003 tarihinde yapılan tescille ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirildiğini ve yine 07/06/2004 tarihinde yapılan tescille ... .... Şti. olarak belirlendiğini, şirketin geçici 10.maddesi kapsamında sermayesini 10.000,00 TL'ye çıkarmadığı için geçici 7.maddenin b bendi kapsamında geçici 7.maddedeki usule uygun olarak resen terkin edildiğini, TTK'nın geçici 7.maddenin 4. fıkrasının a bendinde tebliğ usulünün belirlendiğini, 2 ay içinde bildirimde bulunmadığı taktirde münfesih sayılacağı ilanen bildirilen şirketin, süresi içinde başvuruda bulunmadığı için 06/02/2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yapılan ilan ile sicilden resen terkin edildiğini, şirketin davalarının, alacak ve borçlarının müdürlükleri tarafından bilinmesinin mümkün olmadığını, işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, şirket 03/02/2015 tarihinde resen terkin edilmiş olup, davanın açılış tarihi itibariyle hak düşürücü süre dolduğundan davanın reddine, ek tasfiyeye karar verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasına, müdürlüklerinin açılan bu davada yasal hasım olduğundan tarafları aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan delillere göre; sicilden kaydı silinen ... .... Şti.'nin (eski unvanı .... ve Tic. Ltd. Şti.) TTK geçici 7. maddesi uyarınca ihyası istemiyle açılan davada, İşbu davada ... .... Şti.'nin (eski unvanı .... ve Tic. Ltd. Şti.) ihyası talebinde bulunulduğu, şirketin geçici 7. madde uyarınca sicilden terkin edildiği, terkin sebebinin sermaye artırımına ilişkin olduğu, haklarında dava veya takipleri olanlar için 5 yıllık sürenin işlemeyeceği, dava konusunun silinmeden önceye ilişkin olduğu, ihya koşulları oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulü ile sicilden kaydı silinen ... .... Şti.'nin (eski unvanı .... ve Tic. Ltd. Şti.) hakkında açılmış dava olmakla Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru atanması gerekmekle tasfiye memuru olarak silinmeden önceki yetkililerden ...'in atanması gerektiği, davalı Ticaret Sicil Memurluğu davanın niteliği gereği davada yasal hasım olup, sicilden resen silinen şirket hakkında dava olup olmadığını, alacak veya borcu olup olmadığı, mal varlığı olup olmadığını bilebilecek durumda olmadığından yargılama harç ve gideri ile davacı vekalet ücretinden sorumlu tutulmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile sicilden kaydı silinen ... .... Şti. (eski unvanı .... Şti.)'nin Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 esas sayılı dosyası ile sınırlı olarak ihyasına, tasfiye memuru olarak silinme öncesi yetkililerden ...'in (T.C. No:...) atanmasına, kararın ticaret sicil müdürlüğünde tescil ve ilanına, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince müvekkili idare lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin doğru olmadığı gibi yargılama giderlerinin de müvekkili idarenin üzerinde bırakılmasının hatalı olduğunu, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın bu yönden kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Tasfiye Memuru ... istinaf başvuru dilekçesinde özetle; şirketin asıl sorumlularının göz ardı edilerek sadece kendisinin tasfiye memuru olarak atanmasının doğru olmadığını, şirket ortağı olmakla birlikte şirkette asıl sorumluların ... olduğunu, anılan şirket ortaklarının kendisini de işe koyma bahanesiyle kandırıp şirket ortağı yaptıktan sonra usulsüz işlemlere giriştiklerini, şikayeti üzerine başlatılan hazırlık soruşturmasının Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2008/63065 esas sayısında derdest olduğunu, şirket ortağı olan ...'ın kendisinden daha fazla pay sahibi olduğunu, kendi işiyle meşgul olduğu için tasfiye memurluğu yapacak bilgisinin ve tecrübesinin bulunmadığını, şirket ortağı iken şirketle herhangi bir bağının bulunmadığını, kaldı ki şirketin merkezinin Ankara'da bulunduğunu, kendisinin Karabük'te ikamet ettiğini, halen asgari ücretle geçindiğini ileri sürerek tasfiye memuru olarak atanmasına dair ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, ticaret sicilinden TTK'nın geçici 7/2. Maddesi gereği re'sen terkin edilen limited şirketin ihyası istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekirkse, ihyası istenen şirketin sicilden re'sen terkin edildiği 03.02.2015 tarihinden itibaren 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası son cümlesinde belirtilen 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra 27.01.2013 tarihinde açılmıştır. Bu hükümde öngörülen 5 yıllık hak düşürücü süre kamu düzeninden olup HMK'nın 114/2. Maddesi gereği özel dava şartı niteliğinde olduğundan kuşkusuz re'sen gözetilecektir. Şu halde davanın açıldığı tarihte anılan madde uyarınca dava açma süresi dolmuştur. Ne var ki Anayasa Mahkemesi'nin somut norm denetimi neticesinde vermiş olduğu 15.09.2023 tarihli ve 32310 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmakla yürürlüğe giren 22.06.2023 tarihli ve 2023/33 Esas-2023/117 Karar sayılı iptal kararı ile 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. Maddesinin 15. Fıkrasının 5. Cümlesinde yer alan "...silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde..." ibaresi Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiştir. Anayasa'nın 152. ve 153. maddelerinde öngörülen düzenleme uyarınca Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmesi ile birlikte elde bulunan ve kesinleşmemiş tüm davalarda uygulanmasının zorunlu olması karşısında, iptal kararının RG'de yayımlandığı 15.09.2023 tarihinden sonra HMK'nın 33. maddesi uyarınca yürürlükteki yasaları uygulamakla yükümlü bulunan mahkemelerin iptal kararı ile yürürlükten kalkan bir yasa maddesine dayanarak inceleme yapma ve karar verme yetkisi bulunmadığından açıldığı tarihte yürürlükte bulunan anılan maddedeki kamu düzeninden olan 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açılmış bulunan bu davada anılan iptal hükmü sebebiyle oluşan hukuksal durum gereğince, artık dava tarihi itibarıyla söz konusu hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gözetilerek HMK'nın 115/2. Maddesi gereği özel dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilemeyeceğinden uyuşmazlığın esastan incelenmesi gerekmiştir.
İstinafa başvuran davacı tarafın istinafı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine ve yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ilişkindir.
Bilindiği üzere 6102 Sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde anonim ve limited şirketlerin hangi şartlarda sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrası uyarınca 1.7.2015 tarihine kadar sayılan halleri tespit edilen ya da bildirilen anonim ve limited şirketler ile kooperatiflerin tasfiyeleri, ilgili kanunlardaki tasfiye usulüne uyulmaksızın bu madde uyarınca yapılır. Madde hükmüne göre limited şirketler, 559 Sayılı Türk Ticaret Kanununun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına dair Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermayelerini öngörülen tutara çıkarmamış bulunmaları, 6102 Sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden önce veya 1.7.2015 tarihine kadar münfesih olmaları, aralıksız son beş yıla ait olağan genel kurul toplantılarının yapılamaması, TTK'nın yürürlüğe girdiği tarihten önce tasfiye işlemlerine başlanılmış olmakla birlikte genel kurulun toplanamaması sebebiyle ara bilançoların ve kati bilançonun genel kurula tevdi edilemediği için ticaret sicilinden terkin edilememeleri sebepleriyle resen terkin edilebilirler. Anılan maddenin 4. fıkrasına göre; Ticaret sicil müdürlüklerince kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Bu şirketler tasfiye memuru bildirdikleri takdirde maddede gösterilecek usulde tasfiye edilecek olup, ihtara rağmen tasfiye memuru bildirmeyen şirketlerin unvanı ise ticaret sicilinden re'sen silinir. Ancak, devam eden davası bulunan şirketler için bu madde hükmü uygulanmayacaktır.
Somut olaya gelince, ihyası istenen ... .... Şti. (eski .... Şti'nin, davalı ...Müdürlüğünce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu uyarınca kayıtlı son sermayesini 14.02.2014 tarihine kadar 10.000,00 TL'ye artırmayarak şirketin münfesih duruma düştüğüne dair ihtarnamenin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 07/07/2014 tarih 8606 sayısında ilan ettirilerek sermayesini 6102 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinde belirtilen sürede sermayesini asgari tutara yükseltmediğinden bahisle 03.02.2015 tarihinde kaydının ticaret sicilinden re'sen silindiği, davacı ... tarafından rücuan alacak istemiyle açılan Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde 2022/467 Esas sayılı dava dosyasında şirketin ihyası için süre verildiği, bunun üzerine eldeki davanın açıldığı, anlaşılmıştır.
6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 4 fıkrasında; "Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır.
Ticaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılacağı" hükmü yer almaktadır.
Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmamaktadır. İhyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip "taşınmış" olması sebebiyle iade edilmiştir. Ancak 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. O halde 7. Maddedeki terkin usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine HMK'nın 312. Maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak HMK'nın 326. Maddesi gereği yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesi gerekirken ilk derece mahkemesince yasal hasım konumunda bulunduğundan bahisle davalı sicil müdürlüğü aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmiş olması doğru görülmemiş, davacı idare vekilinin bu husustaki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen karar bu yönden kaldırılarak yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline ve yargılamada vekil ile temsil olunan davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri dikkate alınarak vekalet ücretine karar vermek gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/467 Esas sayılı rücuan alacak davasıyla sınırlı olarak ihyasına karar verilen şirkete ilk derece mahkemesince TTK'nın 547/2. Maddesi gereği tasfiye memuru olarak atanan şirketin önceki yetkililerinden ..., şirketle ilgisinin bulunmadığını, şirketin ilgilileri hakkında şikayette bulunması üzerine başlatılan hazırlık soruşturmasının derdest olduğunu, şirketin diğer ortağı olan ...'ın daha fazla hisseye sahip olduğunu, Karabük'te ikamet ettiğinden Ankara'da merkezi bulunan şirketle ilgilenemeyeceğini belirterek tasfiye memuru olarak atanmasına dair ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını istemiştir. Tasfiye memurunun bu talebi tasfiye memuru değişikliğine yöneliktir. Tasfiye memuru değişikliği talebi ise ilk derece mahkemesinin görevi kapsamında olup, adı geçenin haklı gerekçeler ileri sürerek ilk derece mahkemesinden tasfiye memurluğu değişikliğini her zaman talep etmesi mümkündür. Bu nedenle tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden reddine karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile duruşma açılmasına gerek görülmeksizin HMK'nın 353/1-b-2. Maddesi gereği kaldırılarak dava konusu ... .... Şti.'nin (eski unvanı .... Ve Ltd. Şti.'nin) derdest Ankara 45. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 Esas sayılı dava dosyası ile sınırlı olmak üzere TTK'nın 547/2. maddesi gereği ek tasfiye amacıyla ihyasına ve şirketin son temsilcisi olan ...'in (T.C. No: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına dair davanın esası hakkında yeniden aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1- Tasfiye memurunun istinaf isteminin usulden REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kabulü ile Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 01/03/2023 tarih ve 2013/71 Esas 2023/111 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
B-1-Davanın KABULÜNE,
...Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı olup ticaret sicilinden terkin edilen ... .... Şti.'nin (eski unvanı .... Ve Ltd. Şti.'nin) Ankara 45.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/467 esas sayılı dosyasıyla sınırlı olmak üzere İHYASINA, Ticaret Siciline yeniden tescil ve ilan edilmesine,
2-6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2.maddesi gereğince şirketin İhya işlemlerinin yapılması için .... Ve Ltd. Şti. (yeni unvanı ... .... Şti.)'nin silinmeden önceki yetkililerinden ...'in (T.C. No: ...) tasfiye memuru olarak atanmasına tayin, tescil ve ilanına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, tasfiye memuru değişikliği de dahil olmak üzere tüm işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
3-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun karar tarihinde yürürlükte bulunan ilgili Tarifesi hükümleri gereği alınması gereken 269,85 TL başvuru harcı ile 269,85 TL maktu karar harcının davalı temsilciden tahsili ile hazineye gelir kaydına,
4-Davacının posta ve tebligat masrafı olarak yaptığı 369,25 TL yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
5-Yargılamada vekil ile temsil olunan davacı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri gözetilerek 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine,
6-HMK'nun 333. maddesi gereğince gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
C)-1-Tasfiye memuru tarafından yatıralan 179,90 TL istinaf karar harcı ve 492,00 TL'nin istinafa başvuru harcının kararın kesinleşmesi halinde kendisine iadesine,
2-Davacı idare harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta gideri olarak yapılan 122,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/10/2023
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.