Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1367
2025/78
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1367 Esas - 2025/78 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1367
KARAR NO : 2025/78
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2021
NUMARASI : 2018/996 Esas 2021/191 Karar
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALILAR
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 13/02/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen karara karşı, davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı; davalı kredi borçlusu ... Nak. Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti. ile diğer davalı ... ...'ın müteselsil kefili olduğu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi imzalanarak krediler kullandırıldığını, sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini, ihtarda belirtilen süre içerisinde borcun ödenmemesi ile borçlular aleyhine Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22322 Esas sırasında icra takibi başlatıldığını, davalı borçluların itirazı üzerine takibinin durduğunu belirterek vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar; asıl borçlu şirketin, davacı bankaya ödenmemiş borcu bulunmadığını, iddia edilen hususların gerçek olmadığını, davaya konu borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte alacağın zamanaşımına uğradığını, şirketin faaliyet gösterdiği adresin Ankara Kazan ilçesi olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını savunarak davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporuna göre, davacı banka ile davalı ... Nak. Tah. San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri imzalandığı, diğer davalının, müteselsil kefil olduğu, kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredinin ipotek ile teminat altına alındığı, takip tarihine göre asıl borçlu şirketin nakdi ve gayri nakdi alacak yönünden sorumlu olduğu miktarın toplam 1.530.827,53-TL olarak hesaplandığı, alacağın 1.545.000-TL ipotekle teminat altına alınması dikkate alındığında, ipotek limitini aşan bir alacak bulunmadığı için davalı asıl borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibine konu edilecek bir borç bulunmadığı, davalı kefilin ise, asıl alacak, işlemiş faiz ve noter ihtarname masrafı olmak üzere toplam 989.116,28-TL'den sorumlu olduğu, ayrıca 18/09/2012 tarihli, 95010006515 nolu 500.000-TL tutarlı teminat mektubu tazmin olunmakla, bu tutarın, tazmin tarihinden işleyecek faiz ile tahsili gerektiği, 1.410-TL tutarındaki mer'i çek yaprağından kaynaklı riskin, zamanaşımı nedeniyle 12/02/2020 tarihinde sona erdiğinin tespit edildiği, davalı şirket aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı müteselsil kefil ... ... hakkında açılan davanın ise, kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle; " 1-Davalı ... Nak. Taah. San. Ve Tic. Ltd. Şti aleyhine açılan davanın reddine, 2-Davalı ... ... hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile, Davalının Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22322 E sayılı icra takip dosyasına vaki itirazın kısmen iptali ile takibin 968.146,73 TL asıl alacak, 18.363,43 TL işlemiş akdi faiz, 918,17 TL %5 gider vergisi, 1.687,95 TL noter ihtarname masrafı olmak üzere toplam 989.116,28 TL üzerinden devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Hüküm altına alınan miktarın %20 oranındaki icra inkar tazminatının davalı ... ...'dan tahsiline, Çek yaprağından sorumluluğa ilişkin depo isteminin reddine, 18/09/2012 tarihli 95010006515 nolu 500.000,00 TL tutarlı teminat mektubu tazmin olunmakla 500.000,00 TL ye 27/02/2018 tazmin tarihinden işleyecek %62,40 oranındaki faizi ile davalı ... ...'dan tahsiline,
" ilişkin karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; kullandırılan kredilerden kaynaklı alacağın varlığının, davalı borçlulara tebliğ edilen ve itiraz edilmeyen ihtarname ile ekinde yer alan hesap özetinden ve takibe dayanak belgelerden anlaşıldığını, davalı borçlular tarafından, kötü niyetli olarak takibi sürüncemede bırakmak için takibe itiraz edildiğini, borçlularca imzalanan sözleşme gereğince banka defter ve kayıtlarının, kesin ve münhasır delil olduğunu, banka kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi ile alacağın varlığının, borçlu itirazlarının haksızlığının tespit olunacağını, hesap kat tarihinde davalı borçluların, bankaya olan nakit borçları için uygulanacak temerrüt faizinin 13/02/2017 Tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 11/b maddesinde düzenlendiğini, temerrütün gerçekleştiği tarihte TCMB'ye bildirdiği en yüksek kredi faiz oranının %48 olup takipte, bu düzenleme gereğince, bu oranın %30 fazlası ile bulunan %62,40 oranında temerrüt faizi talep edildiğini, takipte talep edilen %62,40 oranındaki temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi talebinin mevzuat, sözleşme ve kanun hükümlerine uygun olduğunu, 5941 sayılı Çek Yasası gereği garanti edilen toplam 1.410-TL’nin, nakdi teminat olarak depo edilmesini talep hakkı bulunduğunu, sözleşmede bildirilen adreslere tebligat yapıldığını, bilirkişi raporuna yaptığı itirazların dikkate alınmadığını, bilirkişinin, hesap kat tarihine kadar olan dönem faizlerini dikkate almaksızın hesaplama yaptığını, farkın bu nedenle ortaya çıktığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tam kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; Genel kredi ve teminat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Hemen belirtmek gerekirse Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22322 E sayılı icra takip dosyasında; davacı banka tarafından, davalı borçlular hakkında başlatılan icra takibinde, asıl borçlu ... Ltd. Şti'nden, 968.146,73-TL asıl alacak, 71.686,90-TL işlemiş faiz 3.584,35-TL %5 gider vergisi, 1.687,95-TL masraf olmak üzere toplam 1.045.105,93-TL nakti ile gayrinakdi alacakla beraber 1.546.515,93-TL toplam alacaktan, ipotekle teminat altına alınan 1.545.000-TL'nin mahsubu sonrası, 1.515,93-TL alacağın takip tarihinden itibaren % 62,40 oranında temerrüt faiziyle tahsili, davalı kefil ... ...'dan ise, 968.146,73-TL asıl alacak, 34.768,47-TL işlemiş faiz, 1.738,42-TL %5 gider vergisi, 1.687,95-TL masraf olmak üzere toplam 1.006.341,57-TL nakdi alacağın takip tarihinden itibaren % 62,40 oranında temerrüt faiziyle talep edildiği, ayrıca 1 adet çek yaprağının garanti edilen bedeli 1.410-TL ile halen mer'i bulunan 500.000-TL'lik teminat mektup bedelinin depo edilmesinin talep edildiği, ödeme emrinin tebliği ile yasal sürede davalı borçlular tarafından verilen itiraz dilekçeleriyle borca ve yetkiye itiraz edilmesi ile duran takibe karşı yasal 1 yıllık süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.
Takipte davacı bankaca; işlemiş faiz hesabında asıl borçlu şirket yönünden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takibe kadar ise temerrüt faizi yürütüldüğü, müteselsil kefiller yönünden ise, ihtara konu asıl alacağın, hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faizi ile hesaplandığının belirtildiği, ayrıca Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nde mevcut ipoteğin para çevrilmesi yoluyla yapılan takipte kefiller yönünden tahsilde tekerrüre yer verilmemesinin talep edildiği görülmüştür.
Davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket ... Nakliyat San. Tic. Ltd. Şti. Arasındaki; 05/05/2010 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket ... Nakliyat San.Tic.Ltd.Şti. arasında 05/05/2010 tarihinde 2.000.000-TL limitle Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmede 2.000.000-TL limitle davalı ... ...'ın müteselsil kefaleti bulunduğu, 18/09/2012 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde; taraflar arasında 18/09/2012 tarihinde 7.500.000-TL tutarlı Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, bu sözleşmeye davalı ... ...'ın 7.500.000-TL limitle kefaleti alındığı, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının kefilin el yazısı ile yazılı olduğu, 13/02/2017 Tarihli Genel Kredi Sözleşmesinde; davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında 13/02/2017 tarihinde 1.750.000-TL tutarında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye 1.750.000-TL limitle davalı ... ...'ın kefaletinin alındığı, kefalet limiti, kefalet tarihi ve kefaletin müteselsil olduğu hususlarının davalı kefilin el yazısı ile yazılıp imzalandığı anlaşılmıştır. 09.01.2017 Tarihli Kefalete İlişkin Ek Protokolde; davacı banka ile davalı kefil ... ... arasında 09/01/2017 tarihinde kefalete ilişkin protokol düzenlendiği görülmüştür. Davalı kefilin, kefaletinin, BK ve TBK hükümleri kapsamında geçerli olduğu anlaşılmıştır.
İhtara konu alacakların, taksitli ticari kredi, ödenmemiş teminat mektubu komisyonundan ibaret olduğu, ayrıca takipten sonra nakde dönen teminat mektubundan kaynaklı alacak bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında mahkemece alınan, 09/03/2020 tarihli kök ve 28/12/2020 tarihli ek bilirkişi raporlarında; dosya kapsamı ve yerinde yapılan incelemeye göre, davacı banka ile davalı borçlu şirket arasında Genel Kredi ve Teminat Sözleşmeleri imzalandığı, Merkez Bankası bildirimi ve sözleşmenin 11.b maddesinin birlikte değerlendirilmesinde takip konusu alacağın tatbiki gereken temerrüt faiz oranının %62.40 olarak saptandığı, davacı bankanın, (219045658263) nolu borçlu cari hesap kredisinden kaynaklanan alacağını kat tarihi itibarıyla 986.937,80-TL, teminat mektubu komisyon alacağını 2.774-TL saptadığı halde ihtarnamede komisyon alacağını 2.615-TL olarak talep ettiği, takipte ise, tahsilat bulunmadığı halde asıl alacak tutarının, ihtardaki tutarın altında kalacak şekilde 968.146,73-TL olarak talep edildiği, taleple bağlılık kuralı gereği hesaplamaların yapıldığı, davacı banka tarafından, deposu talep edilen ve dava dışı ... ... A.Ş.'ye verilen 18/09/2012 tarih ve 500.000-TL tutarlı teminat mektubunun, 27/02/2018 tarihinde tazmin edildiği, bu nedenle tazmin tarihinden itibaren % 62,40 oranında işleyecek temerrüt faizi ile talep edilebileceği, davalı şirkete verilen 1 adet çekin basım tarihinin 12/02/2015 olup 5 yıllık zamanaşımı süresi içinde ibraz edilmediğinden bankanın ödeme mükellefiyetinin 12/02/2020 tarihi itibarıyla son bulduğu, hali hazırda çek yaprağı nedeniyle depo talebine konu edilebilecek banka riskinin bulunmadığı, davalı şirkete 31/10/2017 tarihli kat ihtarının 01/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket yönünden temerrütün, verilen ödeme süresinin ilavesi ile 03/11/2017 tarihi itibarıyla oluştuğu, davalı kefil ... ...'a ihtarnamenin tebliğ edilemediği, kefilin takip tarihi itibariyle temerrüte düşeceği, sonuç olarak takip tarihinde davalı asıl borçlunun, asıl alacak, işlemiş faiz ve gayri nakdi alacaktan sorumlu olduğu miktarın, toplam( 968,146,73-TL Asıl alacak + 56.745,57-TL işlemiş faiz + 2.837,28-TLBSMV + 1.687,95-TL masraf + 501.410-TL gayrinakit alacak )1.530.827,53-TL olarak tespit edildiği, alacağın 1.545.000-TL ipotekle teminat altına alınması dikkate alındığında, asıl borçlu yönünden ipotek limitini aşan bir tutar bulunmadığından, davalı asıl borçlu şirketin, takip tarihi itibariyle sorumlu olduğu bir tutarın bulunmadığı, davalı kefilin sorumlu olduğu miktarın ise, asıl alacak, işlemiş faiz ve masraf toplamı olan ( 968.146,73-TL Asıl alacak + 18.363,43-TL işlemiş faiz + 918,17-TL BSMV + 1.687,95-TL masraf ) 989.116,28-TL olduğu bildirilmiştir. Mahkemece bilirkişi raporu ve ek raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmış yukarıda yazılı olduğu üzere karar verilmiştir.
Sözleşmenin 11/b. maddesinde, temerrüt faizi oranının, muacceliyet tarihi itibariyle Merkez Bankasına bildirilen en yüksek kredi faiz oranının % 30 fazlası ile belirleneceği hükme bağlanmıştır. Bilirkişi tarafından, yerinde yapılan incelemede, 29/07/2015 tarihli Merkez Bankası bildirim listesinde bankaca, en yüksek kredi faiz oranının % 48 olarak bildirildiği tespit edilerek takip konusu alacağa tatbiki gereken temerrüt faizi oranı ( % 48 * 1,30=) % 62,40 olarak saptanmış ve uygulanmış ise de; Yargıtayın yerleşik içtihatları ve Dairemiz uygulamalarına göre, kredi kullandırım tarihinde bankaca benzer nitelikli kredilere fiilen uygulanan faiz oranının tespitiyle bu oran esas alınmak suretiyle sözleşmede öngörülen % 30 oranı dikkate alınıp temerrüt faiz oranının tespit ve tatbiki gerekirken bu hususa riayet edilmemiş olması yerinde değil ise de buna yönelik davalı borçlunun istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
Hal böyle olunca, temerrüt faizinin % 62.40 olarak tespiti ile bu oran esas alınarak yapılan bilirkişi hesaplamalarının esas alınması, bankaca, % 17,50 akdi faiz uygulanmış olması esas alınarak akdi faiz olarak da bu oranın esas alınması suretiyle bankanın hesaplama yöntemi esas alınarak hesaplamalar yapılması, yine takip talebinde, bankanın, kapitalize edilmiş alacağı asıl alacak olarak talep etmeyerek kat tarihinden temerrüt tarihine kadar akdi faiz, temerrüt tarihinden takibe kadar da temerrüt faizi hesaplayarak talepte bulunmuş olduğu tespit edilerek bilirkişi tarafından hesaplamaların borçlu lehine aynı yöntemle yapılmış olması, takipte, hesap kat tarihinde belirlenen tutardan daha düşük asıl alacak istenilmekle taleple bağlılık kuralı gereği bu tutar esas alınarak hesaplamaların borçlular lehine yapılmış olması, bilirkişi raporunun, yukarıda işaret edilerek eleştiri konusu yapılan temerrüt faiz oranının tespit yöntemi yönünden yerinde olmadığı anlaşılmakta ise de davalıların buna yönelik istinafı bulunmadığından bu haliyle hükme elverişli olduğunun kabulünün gerekmesi, o halde, asıl borçlu şirket yönünden; toplam alacak tutarı 1.530.827,53-TL olarak hesaplanıp 1.545.000-TL ipotek bulunmakla ilamsız icraya konu bakiye alacak kalmadığından bahisle mahkemce, asıl borçlu yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması, davalı kefilin sorumluluğunun ise, kat ihtarı tebliğ edilemediğinden takiple temerrüte düştüğünün kabulüne dayalı hesaplamalar ile 989.116,28-TL olarak belirlenmesinin yerinde olması, 500.000-TL tutarlı teminat mektubu 27/02/2018 tarihinde tazmin edilmiş olmakla tazmin tarihinden (27/02/2018) % 62,40 oranında temerrüt faizi ile birlikte davalı kefilden tahsiline yönelik verilen kararın yerinde olması, çek yaprağına ilişkin 1.410-TL yönünden ise banka riskinin 12/02/2020 tarihinde zamanaşımı nedeniyle sona erdiğinin tespitiyle buna yönelik istemin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılması ve istinaf sebepleri karşısında yerinde görülmeyen davacının tüm istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir.
Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; ilk derece mahkemesinin davanın, asıl borçlu davalı şirket yönünden reddine, davalı kefil ... ... yönünden ise kısmen kabul kısmen reddi yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun, HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın, davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/02/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.