mahkeme 2021/854 E. 2024/692 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/854
2024/692
21 Mayıs 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2021/854 Esas - 2024/692 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/854
KARAR NO : 2024/692
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :19/01/2021
NUMARASI :2020/498 Esas 2021/18 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALI
VEKİLİ
DAVA : Acentalık Sözleşmesine Aykırılık Nedeniyle Tazminat
DAVA TARİHİ : 16/09/2014
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/05/2024
Taraflar arasındaki acentalık sözleşmesine aykırılık nedeniyle tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya duruşma açılarak yapılan inceleme sonucunda gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalılar arasında 12/05/2011 tarihinde 3 yıl süre ile geçerli olacak şekilde yetki sahası ... ili olan temsilcilik sözleşmesi akdedildiğini, taraflar sözleşme maddelerinde mutabakat sağlandığını, sözleşmeyi imzaladıklarını, davalıların yetki sınırlarını aşarak müvekkilinin bilgisi dışında işlemler yaptığını, davalıların acente sözleşmesinin ilgili maddeleri gereği müvekkilinin Ankara acentesi olarak sözleşme akdettiği kişileri müvekkili bildirmek zorunda olduğunu, davalının bu görevini de aksattığını, hatta müvekkiline hiç bildirmediği işlemlerde bulunduğunu, acente yetkilisinin müvekkili tarafından sorulan sorulara makul sürede cevap vermediğini, başvuran kişilerin işlemleri hakkında müvekkilini bilgilendirmediğini, bu nedenle müvekkiline ulaşmış birden çok şikayet olduğunu iddia ederek davalılar ile davacının İmzalanan 12.05 2011 tarihli temsilcilik sözleşmesi gereği davalıların uymak zorunda olduğu yükümlülükler, özen borcu, rekabet etmeme borcu, sadakat borcunun ihlali nedeniyle davacının uğramış olduğu 20.000,0 TL maddi, 20.000,00 TL manevi tazminat ile , davacının bilgisi dışında yapılan öğrenci kayıtları nedeniyle doğan 20.000,00 TL’ komisyon alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin acentelik sözleşmesinin tarafı olmadığını, yazılı acentelik sözleşmesinden bu durumun açıkça belli olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasındaki ilişkinin, diğer davalının müvekkiline yönelik "birlikte çalışalım, acentelik sözleşmesi yaptım, sizde bu işin uzmanısınız" şeklindeki yaklaşımı ile müvekkilinin acente olan diğer davalının teklifini kabul etmesi ve bir kısım işler gerçekleştirmesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davalının Sayıştay'la kendi adına bireysel kazanç elde edecek işler alması TTK daki acentalık hükümlerinin ihlali niteliğinde ise de, TBK nun 58. Maddesi gereği manevi tazminat gerektirmeyeceği, ... isimli kişinin önce ... e- posta gönderip şikayette bulunduğu daha sonra ... ve ...'e gönderdiği (dava dilekçesi ekindeki ) 1 Nisan 2014 tarihli e- postada da yanlış anlaşılma olduğu, ... ile herhangi bir problem söz konusu olmadığını belirttiği, bu olayda davalının davacının kişilik haklarını ihlal mahiyetinde davranışı olmadığından davacının manevi tazminat talebinin yerinde olmadığı gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile 15.812,00 TL komisyon alacağının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat talebi ile 20.000 TL tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşmenin 31.maddesi gereğince davalının müvekkiline maddi tazminat ödemesi gerektiğini, manevi tazminat koşullarının oluştuğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasında acentelik ilişkisinin kurulduğu yönündeki gerekçe ve değerlendirmenin doğru olmadığını, gerekçeli kararda 15.812,00 tl komisyon alacağının varlığına ilişkin hüküm ve değerlendirmenin hatalı olduğunu, bu hususun yargılama aşamasında defaatle dile getirilmesine karşın değerlendirilmemiş olup aksi kanaatle 15.812,00 TL'nin tamamının davacıya ait komisyon alacağı olarak tespit edilmesinin hukuka ve hakkaniyete açıkça aykırı olduğunu, dolayısıyla 15.812,00 TL fatura miktarının tamamının davacı lehine komisyon alacağı olduğu yönündeki yerel mahkeme kararının bu yönüyle de kaldırılmasını talep ettiklerini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, davacı ile tefrik edilen dosyada davalı ... arasında imzalanan ve davalı ... 'un daha sonra onay vererek dahil olduğu iddia edilen sözleşme kapsamında davalıların sözleşme hükümlerine aykırı hareket ettikleri, sadakat ve rekabet etmeme hükümlerine uymadıkları iddiası ile açılmış maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
12/05/2011 tarihli temsilcilik sözleşmesi, davalı tarafından tanzim edilmiş bir kısım faturalar, bir kısım danışmanlık sözleşmeleri, Sayıştay yazıları, ticaret sicil kayıtları, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/145 Esas 2020/2010 Karar sayılı kararı, İstanbul 12. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1102 Esas 2020/187 Karar sayılı kararı, bilirkişi raporları vs deliller dosya arasında mevcuttur.
Davanın ilk olarak İstanbul 12. Asliye Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1102 Esas 2020/187 Karar sayılı dosyasında açıldığı, mahkemede 2014/ 1102 Esas üzerinden yapılan yargılamada davalı ... hakkında açılan davanın reddine , davalı ... hakkında açılan davanın tefrikine karar verildiği, tefrik işlemi sonrasında 2020/145 esasa kaydedilen dosyada mahkemece verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesi üzerine dosyanın istinafa konu Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/498 Esasına kaydedilerek yargılama yapıldığı anlaşılmıştır.
Davacı, davalı ile yapılan temsilcilik sözleşmesi gereğince davalının davacı adına işlem yapması ve komisyon alacağını mahsup ettikten sonra bakiye miktarı davacıya göndermesi gerekirken sözleşmedeki yükümlülüklere uymaması nedeniyle maddi manevi zarara uğradığını iddia ederek eldeki davayı açmış, davalı ... ise sözleşmenin yapıldığı 12.05.2011 tarihi itibariyle sözleşmede imzası bulunan ...'in davalının çalışanı olmadığını , ...'in davalı yanında çalışmadığı dönemde sözleşme imzalamasının davalı ... davacıya karşı sorumlu kılmayacağını savunmuştur.
Dosyada mevcut ... ile dava dışı ... arasında imzalanan 12.05.2011 tarihli “Temsilcilik Sözleşmesi" başlıklı belgenin;
3. Maddesinde aynen; "...Yapılan anlaşma gereğince acente, Ankara ilinde sonradan ... yazılı olarak beyan edeceği adresinde ... yetkili temsilcisi olarak faaliyetlerine başlayabilecektir. Acente olarak ayrıca ... ve ... şahıslarla da sözleşmeye ilerleyen tarihlerde ...'in onayı ile eklenebileceğine ortaklaşa karar verilmiştir..." denildiği,
5.maddesi olan "Sözleşme Konusu" başlıklı maddesinde, "...İşbu sözleşme ... ile Acente arasında Yurtdışı Eğitim Danışmanlığı hizmetleri için yapılacak işbirliğinin şeklinin belirlenmesi ve karşılıklı görev ve sorumlulukların belirtilmesi amacı ile yapılmıştır..." denildiği,
6.maddesi olan "İşbirliğinin Şekli" başlıklı maddesinde , "...acente bu sözleşmenin karşılık olarak onaylanmasından itibaren yukarıdaki ilgili adresteki ...'in temsile yetkili acente olarak Yurtdışı Eğitim konusunda danışmanlık hizmeti verecektir..." denildiği,
7. maddesi olan "Sözleşmesi Süresi" başlıklı maddesinde , "...Bu sözleşme 3 (üç) yıl süre ile geçerli olacaktır. Tarafların hemfikir olması durumunda sözleşme tarafların karşılıklı onayı ile yenilenecektir. Sözleşmenin iptali söz konusu olduğunda, sözleşme tarafların 3 ay öncesinden sözleşmedeki adreslerine noter aracılığı ile gönderecekleri ihtarname ile iptal olacaktır..." denildiği,
Komisyona Hak Kazanma başlıklı 25, 26,27, 28. maddelerinde,
"...25. Acente, ... üzerinden kayıt ettirdiği ve gross ödemesini okula eksiksiz yapan her öğrenci için komisyona hak kazanır. Komisyon oranları aşağıda belirtilmiştir.
26.Komisyon mutabakatı her ayın sonunda acentenin hazırlayacağı ve ...'in onaylayacağı aylık satış tablosu ile sağlanacaktır.
27...., acentenin hak ettiği komisyon ödemeleri eline ulaştıktan sonra 3 iş günü içinde yapılacaktır.
28.... ve Acente, Acente üzerinden gelen her türlü yurtdışı eğitim programı için kazanılmış komisyonu aşağıdaki oranlarda paylaşmayı kabul eder.
... adına düzenlenmiş ve yurtdışı eğitim kurumlarınca gönderilmiş her fatura üzerinde belirtilen komisyon miktarının acenteye ödenecek tutarı;
Sözleşmeyi takip eden ilk sene içerisinde, %70 oranında ve sözleşmenin ikinci ve üçüncü yıllarında ise %80 oranında ... ödemeyi; Acente ise ödeneceği kabul eder..."
29.Acenta, ... ile imzalamış olduğu temsilcilik sözleşmesini takiben 3 iş günü içerisinde temsilcilik bedelinin ilk taksiti olarak 20.000,00 Türk Lirasını ...ce banka aracılığı ile ödemeyi taahhüt eder. Acenta, temsilcilik sözleşmesinin ikinci taksiti ise yine cn geç 25 Mayıs 2011 tarihinde ödemeyi taahhüt eder.
30.Acenta, ... ile ortaklaşa yapılacak olan tanıtıma dayalı her türlü materyal çalışmalarında, basılı, sözlü ve dijital medya ile diğer tanıtım mecralarında ve internet geliştirme çalışmalarında payına düşecek ödemeleri ...'e fatura tarihinden itibaren 3 iş günü içerisinde yapmayı taahhüt eder.
31.Acenta, sözleşmenin başladığı tarihten itibaren ilerleyen 3 sene içerisinde sözleşmesini iptal/fesih isteminde bulunma hakkına sahiptir. Bu durumda Acenta, ...’e 30.000,00 TL tazminat ödemeyi kabul eder. Acenta, 3 yıl olarak belirtilen sözleşme süresi zarfında ya da sözleşme bitimi sonrasında yurtdışı eğitim danışmanlık faaliyetlerine kendi ya da başka firma adı altında devam etmek istemesi durumunda ise tazminat dışında ayrıca 30.000,00 TL ödemeyi kabul eder, denildiği görülmüştür.
Her ne kadar davalının dosyada mevcut 12/05/2011 tarihli temsilcilik sözleşmesinde isim ve imzası yer almamakta ise de taraflar arasında acentelik ilişkisi kurulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
6762 sayılı TTK.nun 102.maddesinde; "Ticari mümessil, ticari vekil, satış memuru veya işletmenin çalışanı gibi işletmeye bağlı bir hukuki konuma sahip olmaksızın, bir sözleşmeye dayanarak belirli bir veya bölge içinde sürekli olarak ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşmelerde aracılık etmeyi veya bunları o tacir adına yapmayı meslek edinen kimseye acente denir." hükmü düzenlenmiştir.
Acentelik ilişkisi bir sözleşme ile kurulur. Acentelik sözleşmesi, TTK’da bir geçerlik şartına tabi tutulmadığına göre; yazılı ya da sözlü olarak hatta açık veya örtülü iradelerin uyuşması ile yapılabilecektir. Ancak sözleşme yapma yetkisi haiz acentelerin, acentelik sözleşmesi yazılı olarak yapılmamış ise acentenin sözleşme yapma yetkisine ilişkin beyanın yazılı olarak verilmesi gereklidir. Yetkilendirme belgesinin ayrıca ticaret siciline tescil ve sicil gazetesinde ilan edilmelidir. TTK md. 121/2 gereği, tescil ve ilanın acente tarafından yaptırılması mecburidir Tescil ve ilanı gereken acentelik sözleşmesi değil, acenteye sözleşme yapma yetkisinin verildiğini açıklayan beyandır. Acentelik sözleşmesinin yazılı şekilde yapılması bir geçerlik şartı değil olsa olsa ispat kolaylığı olarak nitelendirilebilir.
Acentenin temel işlevi ve görevi müvekkilin faaliyetleri ile ilgili sözleşmelere aracılık etmek veya bunları müvekkil nam ve hesabına yapmaktır. Acente ve temsile yetkili ya da yetkisiz bağımlı yardımcılarının yerine getirdiği işler bizzat acente tarafından görülmüş sayılır. Acentenin rekabet etmeme borcu açıkça ve ayrıca TTK’da düzenlenmiş değildir. Etmeme borcu genellikle sözleşme süresince değerlendirilmekte sözleşme sona erdikten sonra rekabet yasağı içeren bir sözleşme ile de rekabet etmeme borcunun devam ettirilebileceği dikkate alınmaktadır. Buna göre acente aksi yazılı olarak kararlaştırılmadıkça müvekkilinin kendisine tahsis ettiği yer veya bölge içinde müvekkili ile aynı ticaret dalı dâhilinde başka tacirler ad ve hesabına sözleşmeler düzenleyemeyecek veya bu sözleşmelere aracılık edemeyecektir.
Somut olayda, davacı ile dava dışı ... arasında imzalanan 12/05/2011 tarihli sözleşmenin 3. Maddesinde ''Acenta olarak ayrıca ... ve ... isimli şahıslarla da sözleşmeye ilerleyen tarihlerde ...'in onayı ile eklenebileceğine ortaklaşa karar verilmiştir'' maddesi yer almaktadır. Sözleşmede davalının isim ve imzası yer almayıp ...'in sözleşmeyi davalı ... adına imzalamamış olmakla birlikte ... ile imzalanan sözleşmenin sonradan ... ile hayata geçirildiği , ...'in diğer davalı adına sözleşme yapma yetkisi olmadığından bu sözleşmenin yazılı hükümlerinin davalı ... bağlamayacağı tabiidir. Bu bakımdan 12.05. 2011 tarihli sözleşmede davalının imzası yer almadığından sözleşmedeki yetki şartının ve sözleşmedeki cezai şartlar tazminatlar gibi hükümlerin davalı ... bağlamayacağı kabulünde ve sözleşmede kararlaştırılan maddi tazminatın tahsiline ve kazanç kaybı nedeniyle oluştuğu iddia olunan maddi tazminat talebi de ispatlanamadığından maddi tazminat talebinin reddinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak, dava dışı ... tarafından imzalanan sözleşmenin hükümleri davalı ...'u bağlamamakla birlikte fiili olarak davalı ... ile davacı arasında acentalık ilişkisi kurulduğu dosya kapsamı ile sabittir. Zira bu sözleşme imzalandıktan sonra Ticaret Sicil Kayıtlarına göre 23.03.2012 tarihinde davalı ... adına iş yeri açılışı mevcut olup, bundan sonra davacı ile davalı arasındaki yazışmalarda da davalı ... muhatap alınmış, ticari defterler bu kişi adına olup faturalar ... tarafından düzenlenmiştir. Bu durumda davacı ile davalı arasında sözlü olarak acentalık ilişkisi kurulduğu kabulünde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmamaktadır.
Yine, davacının manevi zarara uğradığına ilişkin dosyada delil bulunmamakla bu yöndeki talebin reddine karar verilmesinde de bir isabetsizlik görülmemiştir.
Mahkemece yapılan inceleme sonucunda davalının ticari defterlerinde komisyon alacağı 15.812,00 TL olarak hesaplanmış ve komisyon alacağının bu miktar üzerinden kabulüne karar verilmiş ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının dava dilekçesinin 8. maddesinde belirtilen " Davalılar müvekkilimin bilgisi olmadan Sayıştay”dan öğrenci grubu kaydı alınmış ve İngiltere de bulunan ... Universitesine 13 Nisan 2014 tarihinde grup ile beraber İngiltere'ye gitmiştir. Davalıkarın kayıt aldığı öğrenci sayısının ortalama 40 öğrenci olduğunu biliyoruz. Bu bilgiler bizzat Sayıştayda bulunan ... isimli bayandan alındı." yine dava dilekçesinin 8. maddesinin son paragrafında "Buna ek olarak Sayıştaydan başka bir grup için İngiltere de bulunan ... okul ile ... firması adına yazışmalar yapıp ama adres ve telefon olarak ... kontak bilgilerini kullanarak grup anlaşması yapılmıştır . Bu grup ise yaklaşık 20-25 kişidir ve bu anlaşma okul tarafındarı onaylanmıştır. Müvekkil firmanın ismini ve kontak bilgilerini kullanarak müvekkilden habersiz iş yapmışlardır. Davalılar Müvekkiil şirket ile anlaşması devam ederken müvekkilden habersiz okullar ile anlaşma yapıp Londra da okulu ziyareti yapmışlardır." şeklinde bildirilmiş olan yurt dışı çıkış işlemlerine ilişin danışmanlık hizmeti hangi şirket/ şahıs tarafından kimin adına gerçekleştirildiğine ve ödenen ücretlere ilişkin bir değerlendirme bulunmaması ve mahkemece de bu yönde bir araştırma yapılmaksızın karar verilmiş olması nedeniyle Dairemizce Sayıştay Başkanlığından ilgili belgelerin celbi ile bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Sayıştay Başkanlığının 18.08.2023 tarihli cevabi yazısında; 14.04.2014 tarihi ile 04.07.2014 tarihleri arasında Sayıştay’dan 30 kişinin Londra’da bulunan University Of Westminister’de eğitime gittiği ve bu eğitim için Sayıştay’ın 66.096,20 GBP (sterlin) ödediği tespit edildiği, bu işlem için davalının ... adlı işletmesinden 25.03.2014 tarihinde Sayıştay’a öğrenci başı 2.203.00 GBP olmak üzere toplam 30 kişi için 66.096,00 GBP teklif verdiği, teklifine istinaden davalının Sayıştay ile sözleşme imzaladığı, 18.07.2014 tarihinde ...’den Sayıştay’a gelen bir faturada ise 15 denetmenin Londra’da dil eğitimi gördüğü ve bunu için toplam 39.780,00 GBP ödeme yapıldığı bildirilmiştir.
Dairemizce alınan 28/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; sunulan belgelerden ... eğitimi için Sayıştay’a teklifi davalının verdiği, ancak eğitim bedelinin tamamına ...’den fatura geldiği ve Sayıştay’ın toplam bedeli ...’in hesabına ödediği, davalının defter kaydında ...’a 08.10.2014 tarihinde 21.450,00 TL’lik fatura kestiği, ...’a ise 17.11.2014 tarihinde 34.020,00 TL fatura kestiğinin kayıtlardan tespit edildiği, yani davalı aracılık yaptığı Sayıştay’dan biri 30 kişi, diğeri 15 kişi iki parti eğitim faaliyeti dolayısı ile bu okullara dava tarihinden önce hizmet verdiği, bunun için dava tarihinden sonra (21.450,00 + 34.020,00) 55.470,00 TL gelir sağladığı, dava dışı ... 11.04.2014 tarihinde davacının mail adresine bir mail yazarak geçen seneden beri ... hanımla Amerika’daki bir okul için görüştüğünü, 03.03.2014 tarihinde kayıt için 100,00 USD gönderdiğini, ancak kaydının yapılmadığını öğrendiği ve paranın iade edilmemesi halinde yasal takip başlatacağını bildirdiği, yine 11.04.2014 tarihli ... ile ... arasındaki mail yazılarından ...’in belgeleri tercümede olduğundan işleme konmadığını, iletişim yanlışlığı nedeni ile şikayet ettiğini, ... hanımın Ankara ofisi kapandığı için şahsi olarak kendisi ile ilgilenildiğini bildirdiği, ... 11.04.2014 tarihli birinci mesajında 03.03.2014 tarihinde ödeme yaptığını, kaydının olmadığından şikayet ettiğini bildirdiği, aynı gün ikinci mesajında sorun olmadığını, sağlıklı iletişim gerektiğini bildirdiği, yerel mahkeme kararına dayanak olan bilirkişi raporlarında yer alan bütün tutarların KDV dahil tutarlar olduğu, yani davalının KDV dahil toplam 54.763,72 TL gelir elde ettiği, davacı adına KDV dahil toplam 38.952,00 TL’sini faturaladığı, buna bağlı olarak yerel mahkemenin ödenmesine hükmettiği tutarın da KDV dahil tutar olduğu, davacı ... son olarak davalıya 30.09.2013 tarihinde 4.871,76 TL’lik fatura düzenlediği, taraflar arasında mutabakat sağlanıp sağlanmadığı, ...’in mutabakat talebinde bulunup bulunmadığına dair bir yazının dosyada mevcut olmadığı, eğer davalının iddiasına göre (davanın tümden reddini talep etmekle birlikte) davacıya ödenmesi gereken payın sözleşmede ilk yıl için %30, sonraki yıllar için %20 kabul edildiği hususu benimsenecekse; davacı 30.09.2013 tarihi itibarı ile payına düşeni aldığından; kalan dönemde sağlanan hasılat toplamının (01.10.2013 tarihinden dava tarihine kadar olan) davalının hasılatı tutarı defterden 5.899,00 TL olarak hesaplandığı, sözleşmeye göre bu tutarın %20’si olan 1.179,80 TL davacının hakkedişi olarak hesaplandığı, davalının Sayıştay’a verdiği iki adet hizmetin dava tarihinden önce tamamlandığı, bu hizmetlerin ödemesi dava tarihinden sonra yapıldığı için davalı bu hizmetlere sonradan fatura düzenlediği, bu hizmetlerden de davacının hak alması gerektiği kanaatine varılacak olursa (21.450,00 + 34.020,00) 55.470,00 TL gelirin %20’si olan (KDV dahil) 11.094,00 TL’nin de ayrıca davacıya ödenmesi gerektiği bildirilmiştir.
Dairemizce alınan bilirkişi raporunda da ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davacının 30/09/2013 tarih itibariyle payına düşen komisyon alacağını tahsil etmesi nedeniyle bu tarihten sonra tahakkuk eden 1.179,80 TL ile, davalının Sayıştay'a verdiği ve dava tarihinden önce tamamlanan 2 adet hizmete ilişkin düzenlediği faturalar nedeniyle elde ettiği toplam 55.470,00 TL gelir nedeniyle tahakkuk eden 11.094,00 TL komisyon alacağı olmak üzere toplam 12.273,80 TL komisyon alacağı bulunduğu kanaatine varılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bu yönden kaldırılarak anılan tutarlar üzerinden hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
A)1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının KABULÜNE,
Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/01/2021 gün ve 2020/498 Esas 2021/18 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 12.273,80 TL komisyon alacağının davalı ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine,
3-Davacının maddi ve manevi tazminat istemleri ile komisyona alacağına yönelik fazlaya ilişkin istemlerinin reddine,
4-Alınması gereken 838,42 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 1.024,65 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 186,23 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 838,42 nispi harç, ile 25,20 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 863,62 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 1.600,00 TL tebligat ve posta, 1.600,00 TL bilirkişi gideri, 130,00 TL tefrik fotokopi giderleri olmak üzere toplam 1.983,20 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 608,54 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davanın maddi tazminat yönünden kabul edilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 12.273,80 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davanın maddi tazminat yönünden reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davanın manevi tazminat yönünden reddedilen kısmı yönünden, istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflar tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde yatırana iadesine,
B)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
C)1-Davalı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 270,03 TL harcın talep halinde davalıya iadesine,
2-Davalı tarafça istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile dosyanın istinafa gönderim giderinin 22,42 TL (davanın kabul ve ret oranına göre hesap edilen) yargılama gideri olmak üzere toplam 184,52 TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-İstinaf incelemesi sırasında birden fazla duruşma açıldığından yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 3.539,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Yeni kararla birlikte alacağa hükmedildiğinden davalı tarafça İstanbul 18. İcra Müdürlüğü'nün 2021/7639 Esas sayılı takip dosyasına yatırılan teminatın iadesine yer olmadığına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.