mahkeme 2021/430 E. 2024/690 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2021/430
2024/690
21 Mayıs 2024
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/430 Esas 2024/690 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2021/430
KARAR NO : 2024/690
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/11/2020
NUMARASI : 2017/514 Esas 2020/657 Karar
DAVACI :
VEKİLİ
TEMLİK EDEN DAVALI
DAVA : Menfi Tespit - Rehnin Fekki
DAVA TARİHİ : 20/07/2017
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 08/06/2024
Taraflar arasındaki menfi tespit ve rehnin fekki istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle taşınmazları üzerine ipotek tesis edildiğini, aracına rehin şerhi konulduğunu, rehin tarihinde aracın dava dışı ...'na ait olduğunu, daha sonra anılan kişiden satın alındığını, şirketin aracı satın alırken taşıt kredisi kullanmadığını, araca rehin şerhi konulduğunda aracın şirket adına olmadığını, kredi borcunun ödendiğini, davalı bankanın ipotekleri kaldırdığını, rehinli araç kaydına takip nedeniyle haciz konulmuşsa da haciz şerhinin de kaldırıldığını, müvekkili şirket adına kayıtlı bulunan araç üzerindeki rehin şerhinin usulsüz olduğunu, kredi borçlarının ödendiğini, bankanın alacağı bulunmadığını, alacak varsa dahi zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin aracı üzerinde rehin şerhi bulunduğundan aracı devredemediğini, aracın değer kaybettiğini belirterek müvekkilini davalıya borçlu olmadığının tespitine, araç üzerindeki rehin şerhinin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Temlik eden davalı banka vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili bankadan genel kredi sözleşmelerine istinaden ticari kredi ve taşıt kredisi kullandığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiğini, davacı aleyhine icra takipleri başlatıldığını, ipotek bedeli ödendiğinden icra müdürlüğü tarafından ipoteğin fekkedilidğini, kesin rehin açığı belgesi düzenlendiğini, davacının kullandığı taşıt kredisinin teminatı olarak davacı adına kayıtlı olan araç üzerine rehin şerhi işlendiğini, taşıt kredisinin geri ödenmemesi üzerine menkul rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatıldığını, zaman aşımı süresinin dolmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, dosyada yer alan banka kayıtları, icra dosyası kayıtları, mevcut ödeme bilgileri ve diğer tüm delillere göre bankacı bilirkişi raporu ve ek raporları ile; davacının dava tarihi itibarıyla BCH kredisi nedeni ile 1.999,83TL kalan ana para, 174.792,61TL işlemiş faiz, 8.739,63 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 185.532.07 TL, ayrıca ... plakalı aracın teminatı olarak alındığı ticari taşıt kredileri nedeni ile ise, 2.453,88 TL ana para, 73.806,98 TL işlemiş faiz, 3.690,35 TL BSMV (%5) olmak üzere toplam 79.951.21,TL borcu bulunduğu yönünde hesaplama yapıldığı, bu nedenle davacı tarafın ödeme iddiasını ispatlayamadığı, ayrıca krediler bakımından 20 yıllık zaman aşımı süresinin de dolmadığı, kredi sözleşmesine göre ... plakalı araç üzerindeki rehnin taşıt kredisi borcunun teminatı olarak tesis edildiği ve münhasıran bu kredi riskinin dava tarihi itibari ile devam ettiği, davacı tarafın rehnin kaldırılması ve menfi tespit yönündeki talebinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan 16/07/1996 tarihli bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesinin genel mahiyette olduğunu, bu tarihte aracın ... adına kayıtlı bulunduğunu, sözleşmede ... plakalı aracın rehnedildiğine ilişkin bir kayıt bulunmadığını, 16/07/1996 tarihli sözleşme ile kullanılan bir taşıt kredisi bulunmadığını, somut bir araç rehin sözleşmesi de bulunmadığını, kredi borçlusunun müvekkili olduğunu, rehin sözleşme tarihinden bir gün sonra aracın ... tarafından müvekkiline satıldığını, müvekkilini aracı alırken taşıt kredisi kullanmadığını, 16/07/1996 tarihli sözleşmenin kefilleri arasında ...'da bulunmaktaysa da kredili limiti kısımlarının boş bırakıldığını, müvekkilinin kullandığı krediler için ipotek borçlarının ödendiğini, ipoteğin icra dosyasında kaldırıldığını, rehinli araç kaydının icra dosyasında haciz konulduğunu, bu dosyada trafik tescil şube müdürlüğüne yazılan müzekkerelerle borcun 31/12/2000 tarihinde tamamen ödenmekle dosyanın infazen işlemden kaldırıldığının bildirildiğini, araç üzerindeki haciz şerhinin kaldırılmasına karar verildiğini, taşıt kredisinin geri ödenmemesi nedeniyle başlatıldığı iddia edilen takip dosyasının 15/07/2004 tarihinde takipsizlik nedeniyle kapatıldığını, yapılan icra takip dosyalarının saklama süreleri dolduğu için imha edildiğini, davalının kredilere ve icra dosyalarına ilişkin herhangi bir belge ibraz edemediğini, bilirkişinin subjektif değerlendirmelerle rapor hazırladığını, yaptıkları itirazların dikkate alınmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davalı bankaya genel kredi sözleşmesi ile bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi nedeniyle borçlu olunmadığını tespiti ve araç üzerindeki rehin şerhinin kaldırılması istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Yargılama aşamasında bankacı bilirkişiden alınan 15/07/2019 tarihli ön, 28/01/2020 tarihli kök, 24/06/2020 tarihli ek bilirkişi raporu, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2000/708 (Eski 1997/803) sayılı takip dosyası, genel kredi sözleşmesi suretleri, hesap kat ihtarları, bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi, davacı tarafından davalıya gönderilen ihtarname ile davalının cevabi ihtarnamesi, Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2000/296 sayılı Ankara Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne gönderdiği yazı sureti, araç satış sözleşmesi, rehin yazısı, yedieminlik sözleşmesi, rehin açığı belgesi, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 2003/1944 sayılı takip dosya sureti, araç özet bilgisi, Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 1997/4822 sayılı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takip talebi, alacak temlik sözleşmesi, istinaf aşamasında temlik eden bankaya yazılan müzekkereye verilen cevap, bilirkişiden alınan 05/10/2023 tarihli ikinci ek rapor, talimat ile İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesince dosyanın tevdi edildiği bankacı bilirkişiden alınan 19/02/2024 tarihli rapor, dosyaya ibraz edilen bir kısım banka kayıtları dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı tarafından davalıya 05/07/2017 tarihinde gönderilen ihtarname ile davacının aracında banka tarafından konulmuş rehin şerhi bulunduğu, banka alacağının kapanmadığı gerekçesiyle rehnin kaldırılmadığı, bankaya olan borçların yapılandırıldığı, taksite bağlanarak ödendiği, takiplerin borç ödendiğinden feragatle sonuçlandığı, 20 yıldan fazla süre geçtiği, alacakların zaman aşımına uğradığı bildirilerek 3 iş günü içerisinde rehinin fekkedilmesi talep edilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen 12/07/2017 tarihli cevabi ihtarname ile ise, taşıt kredisiyle ticari krediden kaynaklanan borçların ödenmediği, şirketin kredi kartı borcuna da kefaleti bulunduğu, bu nedenle rehnin kaldırılamadığı bildirilmiştir.
Ankara 6. İcra Müdürlüğünün 1997/4822 sayılı icra takip talebi incelendiğinde; temlik eden davalı banka tarafından davacı borçlu aleyhine toplam 3.010.000.000 TL'nin tahsili talebi ile rehnin paraya çevrilmesi yolu ile bireysel kredi sözleşmesi, ihtarname, yediemin sözleşmesi, motorlu araçlar trafik belgesine dayanılarak 19/08/1997 tarihinde icra takibi başlatıldığı görülmüştür.
Anılan icra takip dayanağı bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi 16/07/1996 tarihinde temlik eden davalı ile davacı şirket arasında akdedilmiş olup, sözleşmede rehnedilen taşıtın/taşıtların özellikleri kısmı ile kredi limitleri boştur.
Davacı ile temlik eden davalı banka arasında 25/09/1996 tarihli 15.000.000.000 TL bedelli, 08/11/1996 tarihli 6.000.000.000 TL bedelli genel kredi sözleşmeleri imzalandığı, dava dışı ... ve ...'nun anılan sözleşmelerde müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının yer aldığı dosya içeriğiyle sabittir.
Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2000/708 (Eski 1997/803) sayılı takip dosyasında temlik eden davalı banka tarafından davacı borçlu aleyhine toplam 21.000.000.000 TL'nin tahsili talebi ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 02/09/1997 tarihinde icra takibi başlatıldığı, davalı borçlu şirket yetkilisinin 22/12/1197 tarihinde ödeme talebinde bulunduğu, ipotek bedeli olan 21.000.000.000 TL'nin 11/12/2000 tarihinde icra dosyasına ödendiği, davalı banka vekilinin harç mahsup edilerek 19/01/2001 tarihinde bakiye 19.929.000.000 TL'yi icra dosyasından tahsil ettiği, bakiye 112.702.402.000 TL yönünden alacaklı banka vekilinin rehin açığı belgesi düzenlenmesini talep ettiği, icra müdürlüğünce 07/09/2001 tarihinde bakiye 112.702.402.000 TL yönünden alacaklısı temlik eden banka, borçlusu davacı şirket olan rehin açığı belgesini düzenlediği görülmüştür.
Ankara 22. İcra Müdürlüğünün 2000/296 sayılı Ankara Trafik Tescil Şube Müdürlüğüne gönderdiği 01/06/2017 tarihli yazıda, borçlu davacı şirketin 31/12/2000 tarihinde borcun tamamını ödemekle dosyanın infazen işlemden kaldırıldığı, ... plakalı aracı üzerindeki varsa haciz şerhinin kaldırılması istenmiştir.
Dava konusu ... plakalı aracın dava dışı ... tarafından 17/07/1996 tarihinde araç satış sözleşmesiyle davacı şirkete satıldığı görülmüştür.
Temlik eden davalı banka ... şubesi tarafından Ankara Trafik Tescil Müdürlüğüne gönderilen 16/07/1996 tarihli yazıda davacı şirket adına kayıtlı bulunan ... plakalı araç üzerine rehin şerhi konulması istenilmiştir.
Bila tarihli yedieminlik sözleşmesinde davalı banka tarafından dava dışı yediemin ...'na dava konusu olup, davacı şirketle akdedilen 16/07/1996 tarihli kredi sözleşmesi ile müşteriye verilen kredi borcunun teminatı olarak rehin sözleşmesi ile bankaya rehnedildiği belirtilen aracın yedieminde muhafaza edilmek üzere teslim edildiği belirtilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök raporunda, kredi sözleşmesinde teminatın başka kredilerin de teminatı olduğuna ilişkin herhangi bir hükme rastlanmadığından rehinli aracın sadece taşıt kredisinin teminatı olarak değerlendirildiği, taraflar arasında iki adet genel kredi sözleşmesi bulunduğu, kredi kullandırım tarihleri ve tutarlarına ilişkin bilgilerin dosyaya sunulmadığı, BCH kredisi nedeniyle dava tarihi itibarıyla toplam 185.532,07 TL banka alacağı bulunduğu, taşıt kredisi nedeniyle dava tarihi itibarıyla toplam 79.951,21 TL banka alacağı olduğu, icra dosyasında tahsilat bilgisi bulunmadığı belirtilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan birinci ek raporda da kök rapordaki görüş tekrar edilerek, dava konusu araç üzerindeki rehin şerhinin, taşıt kredisi borcunun teminatı olarak tesis edilmesi nedeniyle münhasıran bu kredi riskinin dava tarihi itibarıyla devam ediyor olması nedeniyle kaldırılamayacağı yönünde görüş bildirilmiştir.
İstinaf aşamasında bankacı bilirkişiden alınan ikinci ek raporda, davacının davalı bankaya BCH kredisi nedeniyle 185.532,00 TL, ... plakalı aracın teminat olduğu kredi nedeniyle 79.951,21 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama aşamasında, 08/01/2019 tarihinde dava konusu alacak davalı banka tarafından ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir.
İstinaf aşamasında banka kayıtlarının devredildiği ilk derece mahkemesi yargılama aşamasındaki dilekçelerde yer alan ... Bankası ... şubesinde yer alan banka kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılması için bankacı bilirkişiye yetki verilmesi üzerine ... Bankası ... şubesince Dairemize gönderilen 05/10/2023 tarihli yazı ile bilirkişinin şubeye yerinde inceleme talebi başvurusu üzerine yapılan araştırmada davacıya ait istenilen bilgi ve belgelere rastlanılamadığı bildirilmiştir.
İstinaf aşamasında temlik eden banka ile temlik alan ... şirketine dava konusu araç üzerinde rehnin fekkedilmemesine dayanak yapılan ve davacı tarafından menfi tespit talep edilen banka alacağına ilişkin tüm kayıtların bankanın hangi şubesinde bulunduğunun bildirilmesi için iki haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde istenen hususların bildirilmemesi halinde istinaf incelemesinin dava dosyasının mevcut hali üzerinde yapılacağı, dosya içeresinde yer alan bilgi ve belgeler kapsamında davacı vekilinin istinaf itirazlarının değerlendirileceği ihtar olunduğu halde müzekkerelere verilen süre geçtikten sonra temlik alan vekilince 07/04/2023 tarihli dilekçe ile araç üzerindeki rehnin fekkedilmemesine dayanak yapılan tüm banka kayıtlarının temlik eden davalı bankanın genel müdürlüğü hukuk müşavirliğinden istenmesi gerektiğini, kayıtlar üzerinde bilirkişi tarafından yerinde yapılacak incelemenin de yine temlik eden bankanın hukuk müşavirliğinin dilekçede belirtilen adresinde yapılması gerektiğini bildirmiştir.
Anılan bildirim üzerine temlik eden davalı banka genel müdürlüğünün hukuk müşavirliğinin bildirilen adresinde yerinde inceleme yaptırılmak suretiyle rapor alınması için yazılan talimat üzerine, talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda, davalı bankanın ve ... şirketinin dosyalarındaki belgelerin davacının borcunu kanıtlar nitelikte olduğu, banka genelgeleri, sözleşmeler ve bankacılık temayülleri kapsamında davacının taşıt kredisinden dolayı 74.290,12 TL, BCH kredisinden dolayı ise 133.446,01 TL borçlu olduğu, araç için davacının bireysel taşıt kredisi talebinde bulunduğu, genel müdürlük bölge müdürlüğü onayıyla kredi kullandırıldığı, aracın taşıt kredisinin teminatı durumunda bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan araç kendi adına kayıtlı bulunmadığı tarihte aracı üzerine rehin şerhi konulduğunu, rehnin usulsüz olduğunu, aracın satın alınması sırasında taşıt kredisi kullanılmadığını, bankaya olan tüm borçların ödendiğini, buna rağmen aracı üzerindeki rehin şerhinin kaldırılmadığını iddia etmiş, davalı yan ise davacının genel kredi sözleşmesi ve taşıt kredisinden kaynaklanan borçları bulunduğunu, bu nedenle araç üzerindeki rehin şerhinin fekkedilemeyeceğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda alınan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının dava tarihi itibarıyla temlik eden davalı bankaya borçlu bulunduğu, rehnin kaldırılmasının talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında temlik eden davalı banka ile davacı şirket arasında genel kredi sözleşmeleri, bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi imzalandığı, dava tarihi itibarıyla ve halen davacı adına kayıtlı bulunan araç üzerinde rehin şerhi bulunduğu hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, dava tarihi itibarıyla temlik eden davalı bankanın davacıdan talep edebileceği alacak bulunup bulunmadığı, var ise miktarı, davacının araç üzerindeki rehnin fekkedilmesini talep edip edemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yargılama aşamasında alınan bilirkişi kök ve birinci ek raporunda dava konusu rehinli aracın sadece taşıt kredisinin teminatı olduğu, dava tarihi itibarıyla temlik eden davalı bankanın davacıdan taşıt kredisi nedeniyle toplam 79.951,21 TL alacağı bulunduğu tespit edilmiş, istinaf aşamasında alınan ikinci ek raporda, yerinde inceleme yetkisi verilen ... Bankasının ... şubesinde hiçbir kayıt bulunmadığı belirtilerek kök rapor ve birinci ek rapordaki görüş tekrar edilmiş, dayanak kayıtların temlik eden bankanın genel müdürlüğünün hukuk müşavirliğinde olduğunun bildirilmesi üzerine talimat mahkemesince yerinde inceleme yetkisi verilen bankacı bilirkişi tarafından hazırlanan raporda ise, dosyaya sunulan belgeler dışında başka bir belge bulunmadığı belirtilerek dosyadaki belgeler üzerinde inceleme yapılarak bu belgelerin davacının borcunu kanıtladığı, davacının taşıt kredisi nedeniyle 74.290,12 TL, BCH kredisi nedeniyle 133.446,01 TL borçlu olduğu belirtilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen 16/07/1996 tarihli bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesinde teminatın davacı şirketin kullandığı başka kredilerin de teminatı olduğuna ilişkin açık bir sözleşme hükmü bulunmamaktadır. Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu rehinli araç sadece anılan sözleşme kapsamında kullandırılan taşıt kredisinin teminatıdır. Bir başka anlatımla rehin alacaklı bankanın borçlu şirketten bir başka sözleşmeden doğmuş ve doğacak alacaklarının teminatını oluşturmayacaktır.
Yargılama aşamasında ilk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve birinci ek raporu ve istinaf aşamasında alınan ikinci ek ve ikinci bilirkişi raporu ile temlik eden davalı bankanın davacıdan BCH kredisi ve taşıt kredisi nedeniyle alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, anılan tespit davalı tarafından dosyaya ibraz edilen sınırlı sayıdaki ve sınırlı içerikteki bir kısım banka kayıtlarına dayalı olarak yapılmıştır. Davalı yan davacıdan alacaklı olduğuna ilişkin banka kayıtlarının tümünün nerede bulunduğuna ilişkin beyanda bulunmuş ise de, bildirilen yerlerden banka kayıtlarının tümüne ulaşılamamıştır.
İşbu davada ispat külfeti davalı üzerinde olup, davalı banka davacıdan genel kredi sözleşmeleri ile bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesinden kaynaklanan alacağı bulunduğunu, davacının aracı üzerindeki rehin şerhinin de bu alacağın teminatını oluşturduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Anılan ispat yükü banka kayıtları ile yerine getirilebilecektir. Davalı yan ise, alacağa dayanak banka kayıtlarının tümünü sunamadığı gibi, incelemenin yapılabileceği yeri de bildirememiştir.
Hal böyle olunca, mahkemece ispat külfeti üzerinde bulunan davalı yanın davacıdan dava konusu genel kredi sözleşmeleri ile bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi nedeniyle alacaklı olduğunu, davacının aracı üzerindeki rehin şerhinin bu alacağın teminatını oluşturduğunu, davacıdan alacaklı olduğundan rehnin fekkedilemeyeceğini usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, davalının alacağına dayanak teşkil eden tüm banka kayıtlarını ibraz edemediği gibi incelemeye esas yerini bildiremediği, alınan bilirkişi raporları ile davalının davacıdan alacaklı olduğu tespit edilmiş ise de, yapılan tespitin sadece davalı tarafından dosyaya ibraz edilen sınırlı sayıdaki banka kayıtlarına dayalı olarak yapıldığı, tüm banka kayıtları incelenemediğinden sınırlı kayıtla yapılan incelemeyle davalının davacıdan alacaklı olduğunu ispatlayamayacağı, bu nedenle bilirkişi raporlarına itibar edilemeyeceği gözetilerek davanın kabulü ile davacının dava konusu sözleşmeler nedeniyle davacıya borçlu olmadığının tespitine, davacı adına kayıtlı araç üzerinde bulunan rehin şerhinin fekkine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, yargılama gideri ve vekalet ücretinden HMK'nun 125/1.a maddesi uyarınca temlik alan ve temlik eden davalının müteselsil sorumlu oldukları gözetilerek takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2020 tarih 2017/514 Esas 2020/657 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın KABULÜNE, davacının temlik eden davalı bankaya 25/09/1996 tarihli 15.000.000.000,00 ETL limitli, 08/11/1996 tarihli 6.000.000.000,00 ETL limitli genel kredi sözleşmeleri ile 16/07/1996 tarihli bireysel kredi borçlanma ve rehin sözleşmesi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine,
4-Davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı araç üzerinde temlik eden davalı banka lehine 17/07/1996 tarih ve 7749 sayılı yazı üzerine tesis edilen rehin şerhinin FEKKİNE,
5-Alınması gerekli olan 1.434,51 TL karar ilam harcından peşin alınan 170,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.263,73 TL harcın temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen tahsil edilerek hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti, 75,50 TL posta ve tebligat ücreti olmak üzere toplam 575,50 TL yargılama giderinin temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 170,78 TL peşin harç, 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 202,18 TL'nin temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Temlik eden davalı tarafından yapılan yargılama giderinin temlik eden davalı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacının kendini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 17.900,00 TL vekalet ücretinin temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
B)1-Davacı tarafından yatırılan 70,00 TL nispi istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında posta masrafı olarak yapılan 402,50 TL ile 600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.002,50 TL yargılama giderinin temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Temlik eden davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderinin temlik eden davalı üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf incelemesi sırasında birden fazla duruşma açıldığından yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin temlik eden davalı ve temlik alan davalıdan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Dair, temlik alan davalı vekilinin yüzüne karşı, temlik eden banka vekili ve davacı vekilinin yokluğunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/05/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.