mahkeme 2021/2011 E. 2023/1897 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/2011

Karar No

2023/1897

Karar Tarihi

28 Aralık 2023

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/2011 Esas 2023/ 1897 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/2011
KARAR NO : 2023/1897

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/11/2021
NUMARASI : 2021/494 Esas 2021/878 Karar
DAVACILAR :
VEKİLİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/06/2021
KARAR TARİHİ : 28/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 28/12/2023

Taraflar arasındaki haksız rekabetten kaynaklanan tazminata ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... tarafından kurulan diğer davalı ... Şirketi’nin, ...’un yönetim kurulu başkanı olduğunu, dava dışı ... A.Ş. ile ticari ilişkisinin rekabet yasağına aykırı olduğunu, bir an için TTK m. 396 hükmüne aykırılık bulunmadığı düşünülse dahi TTK m. 56-65 hükümleri çerçevesinde haksız rekabetin meydana geldiğini, ...’un anılan ticari ilişkiden kendisine haksız menfaat sağlamakta olduğunu, davalıların TTK m. 396 hükmü kapsamında rekabet yasağı ve/veya TTK’nın haksız rekabete ilişkin hükümlerini ihlal ettiklerini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... A.Ş.’nin uğramış olduğu zararlar için 5.000,00 TL, davacıların uğramış olduğu zararlar için 5.000,00TL tazminat ödemelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; somut olayda ilişkili taraflar arasında rekabet ilişkisi bulunmadığı gibi, müvekkillerin rekabet yasağı ve/veya gerek TTK gerekse başka mevzuatta yer alan bir hükme aykırı faaliyeti bulunmadığını, bu nedenle, müvekkillerine karşı açılan haksız ve tamamen hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacıların davalı şirketin ortağı veya temsilcisi olmadıkları, bu itibarla davalı ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, şirketin tasfiyesi davası açamayacakları, davacıların dava dışı ... A.Ş.'nin temsilcisi bulunmadıklarından dava dışı ... A.Ş. ile davalı şirket arasındaki ticaretin men'i davasını açamayacakları, ayrıca rekabet yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle şirkete verilen zarar nedeniyle ancak ... A.Ş.'nin dava açabileceği, davacıların aktif
dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın HMK' nun 114/1-d ve 115/1-2. maddeleri gereğince aktif husumete yönelik dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 13/10/2021 tarihli duruşmada verilen süre üzerine sundukları 21/10/2021 tarihli dilekçelerindeki terditli talepleri yönünden herhangi bir karar verilmediğini ve gerekçe yazılmadığını, kararın bu yönüyle eksik ve hatalı olduğunu, yine TTK.nun 195.maddesine göre hakim şirketin hakimiyetini kullanmasının önlenmesine ilişkin taleplerine ve hakim şirket- bağlı şirket ilişkisine ilişkin beyanlarına karşı herhangi bir gerekçe yazılmadığını, müvekkilinin haklarını vermemek, şirketten tasfiye etmek için 2005 yılından 2019 yılına kadar davalı şirketin kar dağıtmadığını, sermaye artış kararları iptal edilmesine rağmen bu davaların bozucu yenilik doğuran haklardan olmasından yararlanan diğer paydaşın verilen bir iptal kararının kesinleşmesine kadar yok sayarak yeniden sermaye artış kararı almak suretiyle alınan kararların icra edilebilmelerine engel olduğunu, iptal kararı yokmuş gibi artırdığı sermaye payının babası ve rüçhan hakkını kullanamayan müvekkillerinin paylarını da üzerine geçirerek tescil ettirdiğini, yönetim kurulu başkanının genel kurul onayı olmaksızın eşi ve kendi adına kurduğu paravan şirketlerle ticaret yaparak şirket öz kaynaklarını kendisine aktardığını, rekabet yasağına aykırı davrandığını, müvekkillerine kar payı ödenmediğini, azınlığın mutlak haklarından olan gündeme madde eklenmesi hakkının kullanılmasına verilen kararın engel olduğunu, istenilen konuların gündeme konulmadığını, dava açıldıktan sonra genel kurul kararı alınmasının neden ret gerekçesi yapıldığının kararda açıklanmadığını, müvekkillerinin açılan davada hukuki yararlarının bulunduğu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; dava dışı ... A.Ş. ile davalı .... A.Ş arasındaki ticaretin men’i, davalı ...’un .... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, davalı .... A.Ş. tek kişilik şirket olduğundan ...’un ayrılmasıyla organsız kalacak şirketin tasfiyesi, rekabet yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle ... A.Ş.ne verilen zararlar için şimdilik 5.000,00 TL'nin, davacı ...'un uğradığı zarar nedeniyle 4.000,00 TL'nin, davacı ...’un uğradığı zarar nedeniyle 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemine ilişkindir.

6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davacı yanca, dava dışı ... A.Ş. ile davalı .... A.Ş arasındaki ticaretin men’i, davalı ...’un .... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, davalı .... A.Ş. tek kişilik şirket olduğundan ...’un ayrılmasıyla organsız kalacak şirketin tasfiyesi, rekabet yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle ... A.Ş.ne verilen zararlar için şimdilik 5.000,00 TL'nin, davacı ...'un uğradığı zarar nedeniyle 4.000,00 TL'nin, davacı ...’un uğradığı zarar nedeniyle 1.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren en yüksek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili istemiyle açılan eldeki davada ilk derece mahkemesince davacıların davalı şirketin ortağı veya temsilcisi olmadıkları, bu itibarla davalı ...'un davalı şirket yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, şirketin tasfiyesi davası açamayacakları, davacıların dava dışı ... A.Ş.'nin temsilcisi bulunmadıklarından dava dışı ... A.Ş. ile davalı şirket arasındaki ticaretin men'i davasını açamayacakları, ayrıca rekabet yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle şirkete verilen zarar nedeniyle ancak ... A.Ş.'nin dava açabileceği, davacıların aktif
dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleriyle davanın aktif husumete ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davacıların maddi tazminat istemleri yönünden herhangi bir gerekçe yazılmadığı ve bir karar verilmediği anlaşılmaktadır.
6100 Sayılı HMK'nın 31. maddesinde, hakimin uyuşmazlığın aydınlatılmasını zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz veya çelişkili gördüğü hususlar hakkında taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği veya delil göstermesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK'nun 297. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre; bir mahkeme hükmünde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla, bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde hükümde gösterilmesi gereklidir. Bu kısım, hükmün gerekçe bölümüdür. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Hâkim, tarafların kendisine sundukları maddi vakıaların hukuki niteliğini resen araştırıp bularak hükmünü dayandırdığı hukuk kurallarını ve bunun nedenlerini gerekçede açıklar (Arslan, Ramazan/Yılmaz, Ejder/Taşpınar Ayvaz, Sema/Hanağası, Emel; Medeni Usul Hukuku, Ankara, 2018, s. 474.).
Anayasa'nın 141. maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir. Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.
Öte yandan mahkeme kararlarının taraflar, bazen de ilgili olabilecekleri başka hukuki ihtilaflar yönünden etkili ve bağlayıcı kabul edilebilmeleri, başka bir dava yönünden kesin hüküm, kesin veya güçlü delil oluşturup oluşturamayacağı gibi hukuksal değerlendirmeler de bu kararların yukarıda açıklanan nitelikte bir gerekçeyi içermesiyle mümkündür. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 31/01/2019 tarih ve 2017/11-149 Esas 2019/49 Karar sayılı ilamı).
Anılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir.
Yukarıdaki düzenlemeler ışığında somut olayın değerlendirilmesine gelince; dava dilekçesindeki talepler ilk derece mahkemesince HMK'nun 31.madesi gereğince davacı açıklattırılarak değerlendirme yapılması gerekirken bu husus yerine getirilmeyerek davacının talepleri net olarak tespit edilmeden işin esasına girilerek değerlendirme yapılması usul ve yasaya aykırıdır.
Öte yandan, ilk derece mahkemesince dava dilekçesinde belirtilen dava dışı ... A.Ş. ile davalı .... A.Ş arasındaki ticaretin men’i, davalı ...’un .... A.Ş. yönetim kurulu üyeliğinden ayrılması, davalı .... A.Ş. tek kişilik şirket olduğundan ...’un ayrılmasıyla organsız kalacak şirketin tasfiyesi, rekabet yasağı ve/veya haksız rekabet nedeniyle ... A.Ş.ne verilen zararlar için şimdilik 5.000,00 TL'nin tahsili talebi yönünden bir karar verilmiş olmakla birlikte, davacı ...'un uğradığı zarar nedeniyle 4.000,00 TL'nin, davacı ...’un uğradığı zarar nedeniyle 1.000,00 TL'nin tahsili talebi yönünden herhangi bir gerekçe yazılmamış ve hüküm kurulmamıştır.
Bu durumda mahkemece, dava dilekçesindeki davacılar için talep edilen 5.000 TL tazminatın neye ilişkin olduğu konusunda HMK'nın 31.maddesi gereğince aydınlatma yükümlülüğü yerine getirilerek dava dilekçesinde yer alan tüm talepler hakkında olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulması ve gerekçesi yazılması gerekirken bu yükümlülüğe uyulmamış olması HMK'nın 297. ve Anayasa'nın 141/3.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzenine aykırılık oluşturan bu husus re'sen gözetilmiştir.
Tüm bu nedenlerle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 355. maddesi gereğince kamu düzenine aykırılık gözetilerek kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kamu düzenine aykırılık nedeniyle kaldırılmasına, davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer almadığına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/11/2021 tarih ve 2021/494 Esas 2021/878 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4-Davacılar tarafından yatırılan 118,60 TL istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,
5-Davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6 ve 362/(1)-g.maddeleri uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 28/12/2023

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim