mahkeme 2021/1520 E. 2023/1879 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2021/1520

Karar No

2023/1879

Karar Tarihi

27 Aralık 2023

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2021/1520 Esas 2023/1879 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1520
KARAR NO : 2023/1879

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2020
NUMARASI : 2016/586 Esas 2020/469 Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :
DAVALILAR :
DAVA : Tazminat (Yöneticinin Sorumluluğu)
DAVA TARİHİ : 22/06/2016
KARAR TARİHİ : 27/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/01/2024

Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın reddine, davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... inşaatı işinin şirketin mahkeme kararı ile görevlerine son verilen yönetim kurulu üyeleri olan davalılar ... ve ... tarafından diğer davalıların yönetiminde bulunduğu ... A.Ş.'ne piyasa değerinin çok üzerinde toplam 153.990,00 Usd karşılığında yaptırılmak üzere sözleşme imzalandığını, anılan şirketin sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, buna rağmen sözleşme bedelinin tamamının ... A.Ş.'ne peşin olarak ödendiğini, sözleşmede ise teminat karşılığı %40 avans verilebileceğinin düzenlendiğini, halka açık şirket olan müvekkili adına piyasa değerinin çok üzerinde bir fiyatla yapılan sözleşmenin hem şirketi hem de hissedarları zarara uğrattığını, davalıların açıkça müvekkilinin zararına kendilerine menfaat sağlamak amacıyla sözleşmeyi imzaladığını, ... A.Ş.'nin tek ortağının ... olduğunu, anılan üniversitenin kurucusunun ise ... olup, davalılar ... ve ...'in de vakıf mütevelli heyeti ve yönetim kurulu üyeleri olduklarını, taraflar arasında ilişkili taraf ilişkisi bulunduğunu, SPK tarafından mevzuat çerçevesinde yapılan inceleme sonucunda örtülü kazanç aktarımının tespit edildiğini belirterek şimdilik 50.000,00 TL'nin her bir davalıdan 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal ticari faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini davalılar ... ve ... yönünden toplam 70.545.149,88 Usd olarak ıslah edip, anılan miktarın davalılar ... ve ...'den 31/12/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; SPK kararına karşı idare mahkemesinde iptal davası açıldığını, ihale sürecinde ... A.Ş.'nin davacı şirketin ihale dokümanında belirttiği tüm gereklilikleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, ihale sonrasında davacının yasal izinleri alması sürecinin uzadığını, müvekkillerinin yöneticisi olduğu şirketin yer tespitinin geç yapıldığını, işin süresinin uzatıldığını, davacı tarafından 07/01/2016 tarihinde gönderilen ihtarname ile sözleşmenin 31/12/2015 tarihi itibarıyla tek taraflı olarak feshedildiği, 19.367.044,00 Usd fazla ödemenin iadesinin talep edildiğini, müvekkillerinin yöneticisi olduğu şirketin ise kesin hak edişin henüz düzenlenmediğini, davacıdan alacaklı olduğunu bildirdiğini, hali hazırda imzalanan sözleşme kapsamında işin kalanının ilgili yer teslimi davacı tarafından yapılamadığından tamamlanamadığını, ... A.Ş.'den kaynaklı bir gecikme bulunmadığını, örtülü kazanç aktarımı unsurlarının oluşmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile ... A.Ş. Arasında davacı şirkete ait tesis inşaat yapım işi sözleşmesi imzalandığını, müvekkillerinin sözleşmenin imzalandığı tarihte davacı şirketin yönetim kurulu üyesi olduklarını, davacı şirkete 26/10/2015 tarihinde mahkemece yönetici kayyımı atandığını, ... ile imzalanan sözleşme ve ek protokolde mevzuata aykırılık bulunmadığını, sözleşme konusu işin ... tarafından tamamlandığını, süreç içinde ... Akademinin taahhütlerini yerine getirmediğine ilişkin bir bilgi ve belgenin bulunmadığını, davalılar arasında dava arkadaşlığı bulunmadığını, ... Akademinin yönetim kurulu üyelerinin bu davada taraf olarak gösterilemeyeceğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davada hukuki sebebin belli olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, davacı ve ... A.Ş. arasında dolaylı şirket ilişkisi, holdinge bağlı grup şirketi oldukları, davalı ... A.Ş. ihale ile aynı yıl ticaret sicilinde tescil olduğu, ihale şartnamesine uygun yeterlilik, ekipman, personel, finansal durumunun yeterli olmadığı, halka açık şirketin kasasından düzensiz, kontrolsüz ve belirsiz meblağlarla para aktarması yapıldığı, dosya kapsamına göre sözleşme bedelinin gerçeği yansıtmadığı, ... Maliyetinin 49.279.712,09 USD olup, 97.698.437,64 USD hakediş ödemesi, ayrıca fazladan yapılan ödemenin 18.861.252,27 USD olduğu, bu haliyle ödenen toplam 116.559.689,91 USD'den tesis maliyeti 49.279.712,09 USD'nin düşümü ile zarar miktarının 67.279.977,82 USD (67.279.978,00) olduğu, bu şekli ile ... İşletmeleri A.Ş.'nin bu dönem itibariyle yönetim kurulu üyeleri olan ... ve ...'in ... İşletmeleri A.Ş.'ni örtülü kazanç aktarımı yaparak fazla ödemelerle zarara uğrattıkları, zarar miktarı olan 67.279.978,00 USD'nin bu davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerektiği, temerrüdün 03/06/2016 tarihinde oluştuğu, diğer davalılar ... ve ...'nun ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanlığı ve üyeliğini yapmış kişiler olup, zarar verme eylemini yapan kişi sıfatıyla haksız fiilden kaynaklı zararın tazmini isteğinde bulunulduğu, sorumluluk davasına konu aktarımın yapıldığı şirketin sözleşmenin tarafı ... A.Ş. olduğu, zarar doğumu durumunda haksız fiilden kaynaklı eylem birliği niteliğinde yapılacak değerlendirmede bu şirketin yönetim kurulu üyesi veya ortaklarının sorumlu tutulamayacağı, kısa kararın yazımı sırasında kısmen kabule konu miktarın maddi hataya dayalı olarak 67.279,98 USD olarak belirtildiği, doğrusunun 67.279.978 USD olduğu, sehven virgülün yanlış yere konulup 9 ile 8 arasında 7 rakamının atlanıldığı, dosya kapsamı itibariyle 67.279,98 USD'lik rakamın da mümkün olmadığı, maddi hatanın belirgin olduğu, gerekçeli kararda hak kaybına da yol açmamak açısından doğrusu olan 67.279.978,00 USD olarak düzeltildiği gerekçesiyle davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın reddine, davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın kısmen kabulü ile, 67.279.978,00 USD'nin 03/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek devlet bankalarınca USD mevduata birer yıllık dönemler itibariyle uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden faiziyle birlikte bu davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece nispi istinaf karar harcının ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının verilen kesin süre içerisinde ikmaline ilişkin işlem muhtırasının davalılar ... ve ... vekiline tebliğinden itibaren eksik harçların anılan davalılar vekilince ikmal edilmediği gerekçesiyle anılan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... İnşaatı yapım işinin müvekkilinin önceki yöneticileri tarafından ilişkili taraf ... A.Ş.'ye taahhüt edilmesinde piyasa teamüllerine aykırılık, emsallere uygunluk, ticari hayatın dürüstlük ilkelerine aykırı olarak farklı fiyat, bedel ve şartlar içeren ticari uygulamalar yapmak gibi işlemler yoluyla 31/12/2015 tarihi itibariyle müvekkilinin kar veya malvarlığının 70.079.478,25 dolar azaltıldığını, ilişkili taraf ... A.Ş.'ye bu tutarda kar veya malvarlığı aktarımı yapılmasını, bu sebeple de halka açık müvekkilinin ve dolaylı ortaklarının sermaye ve mal varlığı kaybına uğratılmasına sebebiyet verildiğini, reddolunan kısımlar yönünden kararın kaldırılması gerektiğini, mahkemenin SPK'nın 21/04/2016 tarih ve 44649743-663.09-e.4736 sayılı kararı ile kök ve ek bilirkişi raporlarının incelemeksizin hatalı karar verdiğini, bilirkişi kurulu kök ve ek raporları ile de SPK raporunun gerçeği yansıttığını, halka açık müvekkilinin zarara uğratıldığının tespit edildiğini, müvekkilinin karının veya malvarlığının 31/12/2015 tarihi itibariyle 70.079.478,25 Usd tutarında yasaya aykırı sermaye aktarımı nedeniyle finansal zarara uğradığını, mahkemenin söz konusu SPK raporu, kök ve ek bilirkişi raporlarını göz önünde bulundurmaksızın davanın kısmen kabulüne karar vermesinin hukuka aykırı bulunduğunu, davalılar ... ve ... açısından davanın reddine ilişkin kararın istinaf incelemesi neticesinde kaldırılması gerektiğini belirterek davalılar ... ve ... açısından verilen kısmen kabul kararının kısmen reddolunan kısmının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasına ve davanın kabulüne, davalılar ... ve ... açısından davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak davanın bu davalılar açısından da kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; anonim şirketin yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğundan kaynaklı zararın tazmini istemine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
Davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvuru dilekçesinde adli yardım talep edilerek istinaf başvuru dilekçesi ile birlikte nispi istinaf karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı yatırılmamıştır. Adli yardım talebi Dairemizin 21/01/2021 tarih 2021/23 Esas sayılı ara kararı ile HMK'nın 334. maddesi gereği reddedilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili tarafından Dairemiz ret kararına yapılan itiraz Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi'nin 24/02/2021 tarih ve 2021/2 D.İş Esas 2021/2 Karar sayılı kararı ile reddedilmek suretiyle adli yardım talebinin reddi kararı kesinleşmiştir. Bunun üzerine Dairemizce 6100 sayılı HMK'nun 344. maddesi gereğince istinaf kanun yoluna başvuru esnasında alınması gerekli olan 3.338.803,03 TL nispi karar harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının ikmali için gereği yapılmak üzere ilk derece mahkemesine müzekkere yazılmış, anılan müzekkere üzerine işlem muhtırası davalılar ... ve ... vekiline 30/03/2021 tarihinde tebliğ edilmiş, ancak verilen bir haftalık kesin sürede muhtıra ile bildirilen istinaf nispi karar harcı ile istinaf kanun yoluna başvurma harcı yatırılmamıştır.
Bunun üzerine Dairemizin 09/06/2021 tarih 2021/23 Esas 2021/791 Karar sayılı kararı ile davalılar ... ve ... vekilinin adli yardım talebinin reddedilmiş olması ve süresi içerisinde harç yatırılmadığından HMK'nın 346/1. maddesi gereğince gerekli kararın verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir
Dairemizin anılan kararı üzerine ilk derece mahkemesince bu kez davalılar ... ve ... vekilinin verilen kesin süreyi içerir işlem muhtırasının usulüne uygun tebliğine rağmen kesin süre içerisinde eksik istinaf harçlarını ikmal etmediği gözetilerek davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair ek karar verilmiştir. Ek karara karşı davalılar ... ve ... vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmadığından Dairemizce yapılacak istinaf incelemesi davacı vekilinin istinaf başvurusuna ilişkindir.
Davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında akdedilen sözleşme sureti, Ankara 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 26/10/2015 tarih 2015/4104 D. İş sayılı kararı, yargılama aşamasında mali müşavir, hukukçu, inşaat mühendisi, hukukçu bilirkişi heyetinden alınan 25/10/2017 tarihli kök, anılan heyete SPK uzmanı bilirkişi ilavesiyle alınan 18/03/2019 tarama tarihli birinci ek, 04/11/2019 tarama tarihli ikinci ek bilirkişi raporu, Ankara 4. İdare Mahkemesi yazı cevabı, SPK'nun 19/04/2016 tarihli denetleme raporu, ihtarname suretleri, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabı dosya içerisinde yer almaktadır.
Davacı vekili 14/06/2023 tarihli dilekçesi ile davacı şirketin de dahil olduğu ... Grubuna bağlı şirketlerin tamamının müsaderesine karar verildiğini bildirerek müsadere kararına ilişkin Yargıtay 3. Ceza Dairesinin 2022/18087 Esas 2023/2215 Karar sayılı kararını sunmuştur.
Davacı ile dava dışı ... İnşaat Proje ve Taahhüt A.Ş. arasında 10/08/2012 tarihli ... inşaatı işi yapımını konu alan eser sözleşmesi imzalanmıştır.
Ankara 4. İdare Mahkemesinin 2016/2259 karar sayılı kararından, davacıların ..., ..., davalının SPK, davanın SPK'nun 21/04/2016 tarihli toplantısında alınan kararın iptali istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama sonunda uyuşmazlık konusu olayda davacılar hakkında Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulunulması için SPK'nun 21/04/2016 tarihli toplantısında alınan kararın iptali istenilmekteyse de, bu kararın Ceza muhakemesinin gerektirdiği bir başvuru niteliğinde olduğu, dolayısıyla idari davaya konu olabilecek bir işlemin varlığından söz edilemeyeceği, işin esasına girip değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanunun 14/3-d ve 15/1-b maddeleri uyarınca davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Anılan mahkemeye yazılan müzekkereye verilen cevapta, karara karşı itiraz edildiği, dosyanın Ankara 8. İdare Dava Dairesi Başkanlığı'na gönderildiği bildirilmiştir.
Davacı şirket tarafından dava dışı ... A.Ş.'ne 07/01/2016 tarihli ihtarname gönderilerek taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinin feshedildiği, hak edişler dışında haksız şekilde tahsil edilen 19.367.044,00 USD'nin iadesi talep edilmiştir.
Anılan ihtarnameye ... A.Ş. tarafından verilen cevabi ihtarnamede, taraflar arasındaki sözleşmenin süresinin 31/12/2015 tarihine kadar uzatıldığı, işin tamamlanarak fiili teslimin yapıldığı, kesin hesabın henüz yapılmadığı, 47.598.599,02 USD hakediş bakiyesi bulunduğu, mahsuplar sonucu davacıdan 27.487.581,24 USD alacaklı olduğu belirtilerek anılan tutarın ödenmesi istenilmiştir.
SPK'nun 19/04/2016 tarihli denetleme raporunda, davacı ve dava dışı ... A.Ş.'nin ilişkili taraf olduğu, himmetdede altın madeni inşaatı işinin ihale edildiği, 4 firmadan teklif alındığı, yapım işinin KDV hariç 130.500.000,00 Usd olarak en düşük teklifi veren ... A.Ş.'ye bırakıldığı, anılan işe ilişkin ... A.Ş.'ye tesis maliyetiyle ilgili rapor hazırlatıldığı, raporda tesis bedelinin 130.500.000,00 Usd ile 143.000.000,00 Usd arasında olmasının adil ve makul olacağının belirtildiği, yapım işi için davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında sözleşme imzalandığı, işin bitiş tarihinin 09/08/2013 olarak belirlendiği, daha sonra sözleşmenin tadil edildiği, sözleşme bedelinin düşürüldüğü, davacı tarafından ... A.Ş.'ye kdv dahil 134.145.408,69 Usd avans ödendiği, ... A.Ş. tarafından davacıya kdv dahil 115.284.156,42 Usd tutarında fatura düzenlendiği, avans ödemesi dolayısıyla davacının 18.861.252,27 Usd tutarında alacağının bulunduğu, sözleşme bedelinin %40'ına kadar avans verilebileceği hususu belirlenmişken bunun aşıldığı, avans ödemeleri için teminat mektubu verilmesi gerekirken çek verildiği, ... A.Ş.'nin himmetdede altın madeni inşaatı işi için toplam maliyetin 49.279.712,09 Usd tutarında gerçekleştirmiş olduğu, davacı tarafından ... A.Ş.'ye kdv hariç 97.698.437,64 Usd hakediş ödendiği, hakediş ile maliyet farkının 48.418.725,55 Usd olduğu, ayrıca ödünç para ilişkisine dönen kalan avans tutarının 18.861.252,27 Usd olduğu, davacı tarafından ... A.Ş.'ye aktarılan kazanç tutarının faiz hariç 67.279.977,82 Usd olarak tespit edildiği, bu tutarın maliyetlere kıyaslanması sonucunda kazanç oranının %136 olduğu, ... A.Ş.'nin hakedişler ile maliyetler karşılaştırıldığında %98,25 oranında kar elde ettiği, tesis inşaatının görünüşte ... A.Ş. üzerinden yürütüldüğü, ancak inşaatın fiilen davacı tarafından gerçekleştirildiği, inşaat süresince sürekli ön ödeme yapıldığı, böylece ... A.Ş.'nin kendi mali kaynaklarını kullanmadığı, davacı tarafından aktarılan 67.279.977,82 Usd'ye en geç işin bittiği tarih olan 31/03/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin uygun olacağı, faiz işletilmesi sonucunda 31/12/2015 tarihi itibariyle 70.119.109,94 Usd olduğunun tespit edildiği, davacının ... A.Ş. ile yaptığı işlemler nedeniyle karının veya mal varlığının 31/12/2015 tarihi itibariyle 70.079.478,25 Usd tutarında azaltılarak davacının ilişkili taraf olan ... A.Ş.'ye bu tutarda kar veya mal varlığı aktarımı yapıldığı, davacı ile birlikte dolaylı ortakları olan şirketlerin de en az bu tutarda sermaye ve mal varlığı kaybına uğratıldığı, ... A.Ş. tarafından hazırlanan değerleme raporunda fahiş hatalar yapıldığı, davacının 70.079.478,25 Usd tutarındaki kaybının kurul kararından itibaren 3 ay içinde yasal faizi ile ödenmesinin ... A.Ş.'nin bilgilendirilmesinin uygun olacağı belirtilmiş, SPK'nun 21/04/2016 tarihli toplantısında alınan 456 nolu kararının denetleme raporunda varılan sonuçlara uygun olarak verildiği anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalılara gönderilen ihtarnameler ile 31/12/2015 tarihi itibariyle 70.079.478,25 USD tutarındaki sermaye ve malvarlığı kaybının işleyecek faizi ile birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde ödenmesi talep edilmiştir. Anılan ihtarnameye davalılar ... ve ... tarafından 17/05/2016 tarihinde, diğer davalılar tarafından 18/05/2016 tarihinde cevap verilmiştir.
Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün yazı cevabından, ... A.Ş.'nin sahibinin ... olup, 30/03/2016 tarihinden itibaren davalı ...'nun şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı, şirketin 676 sayılı KHK ile kapatıldığı, 670 sayılı KHK gereği ticaret sicil kaydının 19/09/2016 tarihinde resen silindiği anlaşılmıştır. Davacının şirket ortaklığını gösteren hazirun cetveli sureti ile yönetim kurulu ve kayyım heyetini gösteren ticaret sicil gazetesi suretleri dosyada yer almaktadır.
Ankara 5. Sulh Ceza Hakimliği'nin 26/10/2015 tarih 2015/4104 D.iş sayılı kararı ile davacı şirketin davalıların da aralarında bulunduğu yönetim kurulu üyelerinin görevlerine son verilerek şirkete kayyım atanmış, işbu dava da davacı şirket adına kayyım tarafından açılmıştır. Ankara 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 2015/4628 D.iş sayılı kararı ile kayyımların yetkilerinin TMSF'ye devrine, kayyımların görevinin devir işlemi tamamlanıncaya kadar devamına, devir işlemleri tamamlandığı gün kayyımların görevlerinin sona ermesine ve yetkilerinin TMSF'ye devredilmesine karar verilmiş, bu aşamadan sonra TMSF fon kurulunun 22/09/2016 tarih 2016/206 sayılı kararı ile yönetim kurullarının fon tarafından oluşturulmasına karar verilip atamaları yapılmıştır.
Davacı şirketin TMSF tarafından atanan yönetim kurulunun 17/06/2016 tarihli kararı ile SPK kararında belirtilen şirketlerinin himmetdede altınmadeni tesisi inşaatı işi nedeniyle uğramış olduğu 70.079.478,25 USD'lik zararı temin etmek üzere ..., ..., ... ve ...'e alacak davası açılmasına oybirliğiyle karar verilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök raporunda davalılar ... ve ... yönünden davacı şirketin zarara uğratılmasından dolayı sorumluluk davası şartlarının oluştuğu, diğer davalıların hakim şirket yönetim kurulu emir ve talimatlarına uygun hareket ettikleri, bunun kanunun şirketler topluluğuna ilişkin hükümlerinin sonucu olduğu, bu davalıların hakim şirket yönetim kurulu üyeleriyle eylem birliği içinde olmalarının olağan bulunduğu yönünde kanaat bildirilmiştir.
SPK uzmanının heyete ilavesiyle alınan birinci ek raporda eksik belgeler bildirilmiş, bildirilen eksik belgelerin toplanmasından sonra alınan ikinci ek raporda, davacı şirket ile ... A.Ş. Arasında dolaylı şirket ilişkisi ve Holdinge bağlı grup şirketi olduklarının somut olarak kanıtlandığı, ...'nin ihaleyle aynı yıl ticaret sicilinde tescil olduğu, ihale şartnamesine uygun yeterlilik, ekipman, personel, finansal durumunun yeterli olmadığı, bu kadar büyük bir ihaleyi almasının özel sektörde veya kamuda mümkün olmadığı, ihaleyi kazanmasının ticari hayatın olağan akışına aykırı bulunduğu, ... A.Ş.'nin yeterli teknik donanım, ekipman, finansal durumu, personel kalifikasyonu ve personel çoğunluğu olmadan ihale aldığı, şartnameye aykırı hareket edilerek şirketin sadece satın almalarda kullanıldığı, inşaatın ... A.Ş tarafından yapıldığı, usulsüz yapılan işlemlerin somut olduğu, halka açık şirketin kasasından düzensiz, kontrolsüz ve belirsiz meblağlarla sürekli fonlama mahiyetinde para aktarma yapıldığı, davalıların örtülü kazanç ve örtülü sermaye aktarımı yoluyla şirket sermayesinin azaltımına neden olduğu, şirketi zarara uğrattıkları, Sermaye Piyasası Kurulu raporunda yer alan maliyet, ödenen hak ediş ve avans alacaklarının doğru hesaplandığı, ... maliyetinin 49.279.712,09 USD olduğu, buna karşılık 97.698.437,64 USD ödendiği, ayrıca 18.861.252,27 USD avans alacağının bulunduğu, toplam 116.559.689,91 USD ödendiği, 67.279.977,82 USD fazladan ödeme yapılarak faizli hesaplamayla 70.079.478,25 Usd sermaye artırımı yapıldığının belirtildiği, bilirkişi heyetince yapılan hesaplamada 01/04/2014 tarihinden 31/12/2015 tarihine kadar kamu bankalarının mevduata uyguladığı en yüksek Usd mevduat faiz oranı uygulandığında faizli hesaplamayla 70.545.149,88 USD sermaye aktarımı yapıldığı tespit edilmiştir.
Davacı yan örtülü kazanç aktarımı ile şirketin zarara uğratıldığını, uğranılan zarardan şirket yöneticileri ile kazancın aktarıldığı şirket yöneticilerinin sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise örtülü kazanç aktarımının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda özetlenen gerekçe ile davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine, diğer davalılar hakkında açılan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Taraflar arasında, dava dışı ... A.Ş. ile ... yapım işine ilişkin eser sözleşmesi imzalandığı, anılan şirkete ödemeler yapıldığı, sözleşme ve ödemelerin yapıldığı tarihlerde davalılar ... ve ...'nun dava dışı ... A.Ş'nin yöneticileri, diğer davalıların ise davacı şirketin yöneticileri olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, davacı ile dava dışı ... A.Ş. Arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında yapılan ödemelerin örtülü kazanç aktarımı niteliğinde olup olmadığı, örtülü kazanç aktarımı niteliğinde ise davacı şirketin uğradığı zararın miktarı, bu zararın davalılardan talep edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklanmaktadır.
Davacı vekilinin istinaf itirazları incelendiğinde, yukarıda açıklandığı üzere davalılar ... ve ... eser sözleşmesinin akdedildiği, davacı şirketin ödemeler yaptığı dönemde dava dışı ... A.Ş.'nin yöneticileridir. İşbu davaya konu örtülü kazanç aktarımın yapıldığı şirket eser sözleşmesinin tarafı olan ... A.Ş.'dir.

Bu durumda mahkemece, dava konusu örtülü kazanç aktarımı nedeniyle doğduğu ileri sürülen zarardan örtülü kazanç aktarımının şirketler arası olduğu gözetildiğinde kazanç sağlayanın ... şirketi olduğu, dava dışı ... A.Ş.'nin yöneticilerinin sorumlu tutulamayacağı gözetilerek davalılar ... ve ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Öte yandan, mahkemece yapılan yargılama sonunda davalılar ... ve ... hakkındaki davanın kısmen kabulü ile 67.279.978,00 Usd'nin 03/06/2016 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/A maddesi uyarınca işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Islah ile davalılar ... ve ...'den 70.545.149,88 Usd'nin tazmini talep edilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazı reddedilen kısma yöneliktir.
SPK'nun 19/04/2016 tarihli denetleme raporu ve 21/04/2016 tarihli toplantısında alınan, denetleme raporunda varılan sonuçlara uygun olarak verilen kararında davacı tarafından ... A.Ş.'ye aktarılan kazanç tutarının faiz hariç 67.279.977,82 Usd olarak tespit edildiği, bu miktara en geç işin bittiği tarih olan 31/03/2014 tarihinden itibaren faiz işletilmesinin uygun olacağı, faiz işletilmesi sonucunda 31/12/2015 tarihi itibariyle 70.079.478,25 Usd olduğu tespit edilmiştir.
Yargılama aşamasında alınan bilirkişi ikinci ek raporunda da, davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye 67.279.977,82 Usd fazla ödeme yapıldığı, faizli hesaplamayla 01/04/2014 tarihinden inşaat işinin fiilen bittiği 31/12/2015 tarihleri arasında faizli hesaplamayla 70.545.149,88 USD sermaye aktarımı yapıldığı tespit edilmiştir.
Spk raporu ve yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından dava dışı ... A.Ş.'ye fazla yapılan ödeme miktarı aynı olacak şekilde 67.279.977,82 Usd olarak tespit edilmiştir. Anılan miktarın yanı sıra inşaat işinin fiilen bittiği tarihe kadar Spk raporunda ve bilirkişi ek raporunda faizli alacak hesabı yapılmıştır.
Davacı şirketin örtülü kazanç aktarımı nedeniyle uğradığı zarar 67.279.978,00 Usd (67.279.977,82 Usd) olup, faizli miktar uğranılan zarar miktarı değildir. Bir başka anlatımla uğranılan zarar faiz işletilmeden, örtülü kazanç aktarımı olan miktar olup, bu miktara davalıların temerrüte düştüğü tarihten itibaren faiz işletilebilecektir.
Hal böyle olunca, mahkemece davacının dava dışı ... A.Ş.'ye örtülü kazanç aktarımı nedeniyle uğradığı zararın 67.279.978,00 Usd olduğu, zararın doğduğu tarihte davacı şirket yöneticisi olan davalılar ... ile ...'in anonim şirket yöneticisi olarak şirketin uğradığı zarardan sorumlu oldukları, tazminata anılan davalıların temerrüte düştüğü tarihten itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/A maddesi uyarınca faiz işletilebileceği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın reddi, davalılar ... ve ...'e karşı açılan davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı harçtan muaf olup, harç yatırmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 27/12/2023

Başkan - ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi - ...
... ... ... ...
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim