mahkeme 2020/877 E. 2023/1435 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2020/877

Karar No

2023/1435

Karar Tarihi

19 Ekim 2023

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR

İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/12/2019
NUMARASI : ....
DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/04/2016
KARAR TARİHİ : 19/10/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/11/2023

Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekili tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı şirketin asıl borçlu davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış oldukları genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının vadesinde ödenmemesi sebebiyle kredi hesabının kat edilerek davalılara Ankara 24. Noterliği'nin 01.08.2014 tarihli ihtarnamesi keşide edilerek gönderildiği halde davalıların kredi borcunu ödemediklerini, bunun üzerine nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine haksız itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra takibinin devamına, %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilleri adına borca itiraz edilmesine rağmen icra dosyası içerisinde herhangi bir durdurma kararının bulunmadığının görüldüğünü, itiraz ve ihtiyati tedbir kararı sunulmasına rağmen icra takibinin müvekkillerine karşı devam ettiğini, itirazın iptali davası açılabilmesi için icra takibinin durması gerektiğini, dolayısıyla iş bu itirazın iptali davasının konudan yoksun olduğunu, bu nedenle davanın koşul yokluğundan reddi gerektiğini, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kefaletin yasal koşulları sağlamadığını, teminat mektuplarının hukuka aykırı olarak nakde çevrildiğini belirterek davanın reddine, karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporlarına ve toplanan tüm delillere göre; genel kredi sözleşmesine kefalet nedeniyle alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle açılan davada, davalıların kefaletlerinin usulüne uygun olduğu, asıl borçlu şirket hakkında iflas erteleme davasında verilen tedbir kararının davalı kefil borçlular hakkında icra takibi başlatılmasına engel olmayacağı, davacı bankanın davalı kefiller hakkında Yargıtay 19. HD'nin 27/06/2018 tarihli ve 2017/2550 Esas - 2018/3626 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 19. HD'nin 17/10/2018 tarihli ve 2017/3840 Esas-2018/5010 Karar sayılı, Yargıtay 19. HD'nin 08/06/2017 tarihli ve 2017/1462 Esas - 2017/4714 Karar sayılı kararı vs. kararları gözetildiğinde, imzalanan sözleşmelerde davalı kefillerin ... sorumluluk bedelleri ile teminat mektupları bedellerinin deposu yönünden sorumluluklarını gerektiren açık bir düzenleme bulunmadığından, icra takibine konu ... bedelleri deposu ile teminat mektubu bedelleri deposu yönünden takip yapılamayacağı, nakdi alacak yönünden ise, davacı bankanın takip tarihi itibariyle talepte haklı olduğu alacak tutarının tespit edilerek, takipten sonra ve davadan önce yapılan tahsilatlar göz önüne alınmak suretiyle dava tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi ve BSMV hesaplanarak, takip tarihinden itibaren asıl alacağa faiz yürütülmek suretiyle takibin devamına karar vermek gerektiği, davalı tarafın nakdi alacak yönünden itirazında haksız görüldüğünden bu tutar üzerinden davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacı bankanın Ankara 31 İcra Müdürlüğünün 2014/1587 Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibariyle 2.310.169,25 TL asıl alacak, 3.347,69 TL temerrüt faizi ve 167,38 TL BSMV olmak üzere toplam 2.313.704,12 TL alacaklı olduğunun tespitine, takip tarihinden sonra ve davadan önce yapılan ödemeler dikkate alınmak suretiyle, davacı tarafından davalılar hakkında başlatılan Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/1587 Esas sayılı dosyasındaki takibin 2.187.205,66 TL asıl alacak, 1.003.949,00 TL temerrüt faizi ve 50.197,45 TL BSMV olmak üzere toplam 3.241.352,11 TL üzerinden devamına, 2.187.205,66 TL asıl alacağa dava tarihinden itibaren yıllık % 27,50 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5 i oranında BSMV yürütülmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, takip tarihi itibariyle tespit edilen 2.313.704,12 TL alacağın % 20'si oranında hesaplanan 462.740,83 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; nakdi kredi alacağı yönünden itirazın iptali istemiyle açılan davada haklılık durumunun tespitinde dava tarihinin değil takip tarihinin esas alınması gerektiğini, itirazın iptali davasında davadan önce takipten sonra ancak ödeme emrine itiraz süresi bitmeden yapılan ödemelerin gözetilmesi gerektiğini, ancak ödeme emrine itiraz süresinin geçmesinden sonra yapılan ödemelerin dikkate alınmaması gerektiğini, bu tür ödemelerin icra müdürlüğünce infaz sırasında dikkate alınıp borçtan mahsup edilmesi gerektiğini, takip tarihi itibarıyla alacağın belirlenmesi gerektiğini, takipten sonra yapılan tahsilatlarla ilgili bilirkişi raporunda asıl alacak + temerrüt faizi +BSMV toplamı bulunduktan sonra takip tarihinden sonra yapılan tahsilatların mahsup edildiğini, bu durumda BK'nın 100. Maddesi gereği öncelikle faiz ve BSMV'den değil, anaparadan da tahsilatın mahsubunun söz konusu olduğunu, böylece bilirkişinin BK'nın 100. Maddesini uygulamadan yapılan ödemeleri anaparadan mahsup etmiş olduğunu, yapılan ödemelerin öncelikle faizden mahsup edilmesi gerektiğini, 09.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin 14. Sayfasındaki 5. Bankanın depo talep hakkı başlıklı maddede bankanın gayrinakdi risklerin deposunun talep edilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, yine sözleşmenin XI-yürürlük maddesi bölümüyle birlikte değerlendirildiğinde teminat mektuplarının vadesiz bir hesapta depo edilmesine yönelik talebin kabulü gerektiğini, davalıların imzaladıkları sözleşmenin bir bütün olarak davalıları da bağladığını, kaldı ki 3.975.000,00 TL, 120.000,00 TL ve 397.000,00 TL bedelli 3 adet teminat mektubunun dava açılmadan önce nakde çevrildiğini, bu durumda artık nakit risklerin ödenmesinin söz konusu olduğunu, nakde dönen bu mektuplar yönünden tanzim tarihinden sonra işleyen faiz ile birlikte nakdi olarak ödenmesine karar verilmesi gerekirken kefillerden gayri nakdi risklerin depo edilmesinin istenemeyeceği gerekçesi ile bu yöndeki taleplerinin reddine karar verilmiş olmasının da doğru olmadığını, banka sorumluluk bedellerinin depo edilmesi istenen çeklerin pek çoğu da dava tarihinden önce ödenmiş olup, bunlar bakımından artık gayri nakdi riskten değil nakdi riskten söz edilebileceğini, ileri sürerek açıklanan bu ve re'sen gözetilecek nedenlerle ilk derece mahkemesince kısmen reddolunan davanın da kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava, dava dışı asıl borçlu şirket ile davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzaladıkları genel kredi sözleşmesine istinaden dava dışı ası borçlu şirkete kullandırılan ve ödenmeyen nakdi ve gayri nakdi kredi alacağının davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. Maddesi gereği iptali istemiyle açılan davada ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede;
İlk derece mahkemesince hüküm kurulduktan ve davacı banka tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduktan sonra dava ve takip konusu nakit alacakların 17.12.2021 tarihli yazılı temlik sözleşmesi ile birlikte ... AŞ'ye temlik edildiğine dair ekli temlik sözleşmesi gözetilerek HMK'nın 125/2. Maddesi gereği temlik alan şirket davacı sıfatıyla karar başlığında gösterilmiştir. Dava ve takip konusu gayri nakdi alacaklar temlik sözleşmesine konu edilmediğinden davacı bankanın da bu alacaklar yönünden davacı sıfatı korunmuştur.
Dava konusu Ankara 31. İcra Müdürlüğünün 2014/15874 Esas sayılı icra takip dosyası örneğinde; davacı alacaklı banka tarafından 08/08/2014 tarihinde, dava dışı borçlu şirket ile davalı borçlular hakkında; 2.317.631,75 TL asıl alacak, 3.347,69 TL işlemiş faiz, 167,38 TL % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 2.321.146,82 TL nakit alacağın tahsili, 125.980,00 TL ... yaprak bedeli deposu ve 5.210.248,15 TL teminat mektubu bedeli deposu için takip başlatıldığı, davalı borçluların yasal sürede ödeme emrine itiraz ettikleri, görülmüştür.
İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan bilirkişi kök ve ek raporlarında; davacı bankanın ... Şubesi ile dava dışı ... ... Şirketi arasında 06/06/2010 tarihli 10.000.000,00 TL limitli ve 09/08/2012 tarihinde 8.000.000,00 TL limitli genel kredi sözleşmeleri düzenlendiği, davalıların 06/06/2010 tarihli sözleşmeyi "müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla", 09/08/2012 tarihli sözleşmeyi 11.000.000,00 TL'lik kefalet tutarıyla "müteselsil kefil sıfatıyla" imzaladıkları, davacı bankanın 01/08/2014 tarihi itibariyle kredi hesaplarını kat ettiği, ihtarnamenin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 04/08/2014 tarihinde tebliğ edildiği, adı geçenlerin 06/08/2014 tarihinden itibaren temerrüte düştükleri, davacı bankanın davalılardan 08/08/2014 takip tarihi itibariyle; 2.304.569,25 TL asıl alacak, 3.520,87 TL temerrüt faizi ve 176,04 TL BSMV olmak üzere toplam 2.308.266,16 TL alacaklı olduğu, ancak talebi ile bağlı olarak 2.304.569,25 TL asıl alacak, 3.347,69 TL temerrüt faizi ve 167,38 TL BSMV olmak üzere toplam 2.308.084,22 TL talep edebileceği, 2.308.084,22 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, 53 adet ... yaprağı için yasal yükümlülük kapsamında toplam 59.360,00 TL'yi banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini talep hakkının bulunduğu, takipten sonra ... hamillerine yasal sorumluluk kapsamında ödemede bulunulması halinde her bir ... yaprağı için ödeme tarihlerinden itibaren % 24,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, toplam 5.200.248,15 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davacı bankanın davalılardan 08/04/2016 dava tarihi itibariyle; 2.186.873,87 TL asıl alacak, 1.003.982,71 TL temerrüt faizi ve 50.199,14 TL BSMV olmak üzere toplam 3.241.055,72 TL talep edebileceği, 2.186.873,87 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, 46 adet ... yaprağı için yasal sorumluluk kapsamında toplam 17.953,87 TL asıl alacak talep edebileceği, dava tarihinden itibaren 17.953,87 TL asıl alacağa % 24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, takipten sonra tazmin olan 4.492.000,00 TL asıl alacak, 2.008.185,21 TL temerrüt faizi ve 100.409,26 TL BSMV olmak üzere toplam 6.600.549,47 TL talep edebileceği, dava tarihinden itibaren 4.492.000,00 TL asıl alacağa % 24,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, takipten sonra meri olan toplam 333.050,00 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davadan sonra yasal sorumluluk kapsamında ... hamillerine davacı bankaca ödenen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV ile birlikte tahsilini talep etme hakkına sahip olduğu açıklanmıştır.
Davacı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen 13/11/2018 tarihli ek raporda, takipte ve davada deposu talep edilen teminat mektuplarının yargılama sırasında hükümsüz kalması veya iade edilmesi durumunda davanın konusuz kalacağı, davacı bankanın davalılardan 08/08/2014 takip tarihi itibariyle; 2.310.189,45 TL asıl alacak, 3.529,47 TL temerrüt faizi ve 176,47 TL BSMV olmak üzere toplam 2.313.895,36 TL alacaklı olduğu, ancak talebi ile bağlı olarak 2.310.169,25 TL asıl alacak, 3.347,69 TL temerrüt faizi ve 167,38 TL BSMV olmak üzere toplam 2.313.704,12 TL talep edebileceği, 2.310.169,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, 5941 sayılı ... Kanunu öncesinde basılan 14 adet iade edilmemiş ... için 9.240,00 TL, bir adet karşılıksız yazılmış, 97 adet iade edilmemiş ... için 109.760,00 TL olmak üzere toplam 119.000,00 TL'yi, ancak talebiyle bağlı olarak 5941 sayılı ... Kanunu öncesinde basılan 11 adet iade edilmemiş ... için 7.260,00 TL ve 5947 sayılı ... Kanuna tabi çekler için 109.760,00 TL olmak üzere toplam 117.020,00 TL'yi banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini talep hakkının bulunduğu, takipten sonra ... hamillerine yasal sorumluluk kapsamında ödemede bulunulması halinde her bir ... yaprağı için ödeme tarihlerinden itibaren % 24,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, meri olan toplam 5.210.248,15 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davacı bankanın davalılardan 08/04/2016 dava tarihi itibariyle; 2.187.205,66 TL asıl alacak, 1.003.949,00 TL temerrüt faizi ve 50.197,45 TL BSMV olmak üzere toplam 3.241.352,11 TL talep edebileceği, 2.187.205,66 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, takipten sonra yasal sorumluluk kapsamında ... hamillerine karşılıksız ... yaprakları için yapılan ödemeler nedeniyle 39.548,92 TL alacak talep edebileceği, iş bu alacağın asıl alacağı oluşturan 30.915,44 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren % 24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, takipten sonra tazmin olan 4.492.000,00 TL asıl alacak, 2.008.185,21 TL temerrüt faizi ve 100.409,26 TL BSMV olmak üzere toplam 6.600.549,47 TL talep edebileceği, dava tarihinden itibaren 4.492.000,00 TL asıl alacağa % 24,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, meri olan toplam 333.050,00 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davadan sonra yasal sorumluluk kapsamında ... hamillerine davacı bankaca ödenen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV ile birlikte tahsilini talep etme hakkına sahip olduğu, 5941 sayılı ... kanuna tabi iade edilmemiş ve karşılıksız yazılmış çekler için toplam 48.160,00 TL'yi banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesini talep hakkının bulunduğu, ... hamillerine iade edilmemiş çekler için 5941 sayılı ... Kanununun 3. Maddesinde öngörülen 5 yıllık yasal süre içerisinde karşılıksız işlemi görmüş çekler için ise, ibraz tarihinden itibaren 10 yıllık süre içerisinde yasal sorumluluk kapsamında ödemede bulunulması halinde yasal sorumluluk kapsamında yapılan her bir ... yaprağı için ödenen tutarlara ödeme tarihinden itibaren % 24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği belirtilmiş, davacı vekilinin itirazı üzerine düzenlenen 17/06/2018 tarihli ek raporda, davacı bankanın davalı kefillerden 08/08/2014 takip tarihi itibariyle; 2.310.189,45 TL asıl alacak, 3.529,47 TL temerrüt faizi ve 176,47 TL BSMV olmak üzere toplam 2.313.895,36 TL alacaklı olduğu, ancak talebi ile bağlı olarak 2.310.169,25 TL asıl alacak, 3.347,69 TL temerrüt faizi ve 167,38 TL BSMV olmak üzere toplam 2.313.704,12 TL talep edebileceği, 2.310.169,25 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, Genel Kredi Sözleşmesinin 41. maddesinde ... yapraklarına ilişkin bankanın yasal yükümlülük bedellerinin deposunu kefillerden talep edebileceği hususunda açık hüküm bulunmadığından takip tarihi itibariyle bankaya iade olmayan ... yapraklarına ilişkin toplam 125.980,00 TL nakden depo edilmesi talebinin haklılık taşımadığı, meri olan toplam 5.210.248,15 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, davacı bankanın davalılardan 08/04/2016 dava tarihi itibariyle; 2.187.205,66 TL asıl alacak, 1.003.949,00 TL temerrüt faizi ve 50.197,45 TL BSMV olmak üzere toplam 3.241.352,11 TL talep edebileceği, 2.187.205,66 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında BSMV talep edebileceği, takipten sonra yasal sorumluluk kapsamında ... hamillerine karşılıksız ... yaprakları için yapılan ödemeler nedeniyle 39.548,92 TL alacak talep edebileceği, iş bu alacağın asıl alacağı oluşturan 30.915,44 TL'lik kısmına dava tarihinden itibaren % 24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği görüşüne 04/09/2018 tarihli raporda yer verilmiş ise de, Yargıtay 19. HD'nin 27/06/2018 tarihli ve 2017/2550 Esas - 2018/3626 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 19. HD'nin 17/10/2018 tarihli ve 2017/3840 Esas-2018/5010 Karar sayılı kararı birlikte gözetildiğinde depo talebine konu bu çeklerin takipten sonra tazmini nedeniyle alacak talep edilemeyeceği, takipten sonra tazmin olan 4.492.000,00 TL asıl alacak, 2.008.185,21 TL temerrüt faizi ve 100.409,26 TL BSMV olmak üzere toplam 6.600.549,47 TL talep edebileceği, dava tarihinden itibaren 4.492.000,00 TL asıl alacağa % 24,24 temerrüt faizi ve faizin %5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, meri olan toplam 333.050,00 TL'lik teminat mektubu tutarının banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi talep hakkının bulunduğu, takipten sonra tazmin olunmaları halinde tazmin edilen tutarlara tazmin tarihinden itibaren yıllık % 27,50 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV talep edebileceği, ... ... İnşaat Yat. San. Tic. A.Ş.'ye hitaben düzenlenen 385.198,15 TL'lik mektupların 30/09/2016 tarihinde banka kayıtlarından risk çıkışlarının yapıldığı, davadan sonra yasal sorumluluk kapsamında ... hamillerine davacı bankaca ödenen bedellere ödeme tarihlerinden itibaren %24,24 temerrüt faizi ve faizin % 5'i nispetinde BSMV ile birlikte tahsilini talep etme hakkına sahip olduğu görüşüne 04/08/2018 tarihli raporda yer verilmiş ise de, Yargıtay 19. HD'nin 27/06/2018 tarihli ve 2017/2550 Esas - 2018/3626 Karar sayılı kararı, yine Yargıtay 19. HD'nin 17/10/2018 tarihli ve 2017/3840 Esas-2018/5010 Karar sayılı kararı birlikte gözetildiğinde depo talebine konu çeklerin davadan sonra tazmini nedeniyle alacak talep edilemeyeceği belirtilmiştir.
Davacı alacaklı bankanın...Şubesi ile dava dışı ... Ltd. Şti.'nin asıl borçlu davalılar ..., ... ve ...'ın müteselsil kefil sıfatıyla 06.06.2010 tarihli genel kredi sözleşmesini ve 10.000.000,00 TL kredi limitli ve 09.08.2012 tarihli ve 8.000.000.00 TL kredi limitli genel kredi sözleşmesini 11.000.000,00 TL kefalet limitiyle imzaladıkları, nakdi ve gayri nakdi kredi alacaklarının tahsili için davacı alacaklı banka tarafından keşide edilen Ankara 24. Noterliği'nin 01.08.2014 tarihli kat ihtarnamesinin dava dışı asıl borçlu şirkete ve davalı kefillere 04.08.2014 tarihinde tebliğ edildiği, ihtarnamede tanınan 24 saatlik sürenin sona ermesi ile adı geçen borçluların 06.08.2014 tarihinde temerrüde düştükleri anlaşılmıştır.
Uyuşmazlık, davacı alacaklı bankanın dava konusu icra takip dosyasındaki takip talebindeki istemi doğrultusunda TBK'nın 100. Maddesi gereği yapılan ödemelerin önce işlemiş faiz alacağından sonra anaparadan düşülerek davacı bankanın bakiye nakdi kredi alacağının hesaplanıp hesaplanmadığı, davalı müteselsil kefillerden takip konusu iade edilmeyen ... yapraklarının ve teminat mektuplarının depo edilmesini talep edip edemeyeceği, yargılama sırasında tazmin edilmekle nakde dönüşen teminat mektuplarından ve davacı bankaca yasal sorumluluk tutarları ödenen ... yapraklarının davalı müteselsil kefillerden tahsilinin talep edilip edilemeyeceği noktalarında toplanmaktadır.
Öncelikle davacı bankanın bakiye nakdi kredi alacağının yapılan ödemeler işlemiş faiz alacağından mahsup edilmeden BK'nın 100. Maddesine aykırı bir şekilde ve takip tarihi esas alınmayıp dava tarihine göre kredi alacağının hesaplandığına dair istinaf sebebi ele alınacak olursa; Davacı banka vekilinin itirazı hesaplamanın her bir kredi bazında değil, takip tarihi itibarıyla toplam Banka alacağı dikkate alınıp, toplam asıl alacağa ödeme tarihlerine kadar temerrüt faizi ve BSMV hesaplanıp, ödemelerin bu tutardan mahsup edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür. Daha açık bir anlatımla davacı bankanın itirazı banka kayıtlarında kredi bazındaki ödeme mahsuplarının dikkate alınmayıp, toplam kredi alacağı gözetilerek mahsubun yapılması gerektiğine ilişkindir.
İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, bir eda davasıdır. İcra takibinden sonra ve itirazın iptali davası açılmadan önce borçlu tarafından ödeme yapılması hâlinde, yapılan bu ödeme düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden dava açılması gerekir. Dolayısıyla takipten sonra, ancak dava açılmadan önce yapılmış olan ödemeler yönünden dava açılmasında, davacı tarafın hukuki yararı bulunmamaktadır. Takipten sonra, ancak davadan önce yapılan kısmi ödeme miktarı bakımından dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığından dava reddedilse -veya kısmi ödeme miktarınca dava açılmasa- bile, kısmi ödemenin yapıldığı icra takibi kendi yasal prosedürü içerisinde devam edecek, hatta asıl borç kalksa bile faiz ve ferileri yönünden takip sürebilecek, salt bu sebeple icra dosyasının kapanmasından söz edilemeyecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 20.10.2004 gün, 2004/9-508 E., 2004/562 K, 30.03.2005 gün, 2005/19-200 E., 2005/210 K; 08.06.2005 gün, 2005/19-270 E., 2005/365 K, 18.04.2007 gün, 2007/19-159 E., 2007/220 K., 04.07.2007 gün ve 2007/13-453 E.,2007/453 K.; 09.02.2011 gün ve 2011/13-29 E., 2011/56 K sayılı, 2.11.2003 gün ve 2003/19-589 E., 2003/645 K, 19.10.2011 gün ve 2011/19-532 E., 2011/640 K. sayılı kararları) Şu halde itirazın iptali davasının niteliği gereği alacaklının takip tarihi itibarıyla alacak miktarı ve ferilerinin belirlenmesi asıl kural olmakla birlikte, yukarıda belirtilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararlarından çıkarılan kurala göre eldeki davada olduğu gibi, icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davasından önce borcun kısmen ödenmesi halinde nakdi kredi alacağını oluşturan her bir kredi bazında yapılan ödeme miktarı mahsup edilerek bakiye nakdi kredi alacağı hesaplanacaktır. Davadan sonra yapılan ödemeler ise kuşkusuz icra müdürlüğünce infazda dikkate alınacaktır.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla da kabul edildiği üzere, davacı bankaca, kredi alacaklarında borçlular şayet takipten önce temerrüde düşürülmüşlerse, kredi hesaplarının kat edildiği tarihten hesap kat ihtarının borçlulara tebliğ tarihini takiben verilen müddet bitinceye kadar kredi alacaklarına akdi faiz oranı üzerinden işletilerek bulunan akdi faiz alacağı anapara ile kapitalize edilebilecek, kapitalize edilen asıl alacağa, hesap kat ihtarının tebliğini takiben verilen müddet bitiminden takip tarihine kadar davacı banka talep ettiği kredi alacağı için temerrüt faizi oranı üzerinden hesaplanacak temerrüt faizi alacağı talebinde bulunabilecektir.
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olayda davacı banka vekili dava konusu ilamsız icra takip dosyasındaki takip talebinde ve ödeme emrinde kısmi ödemelerin TBK'nın 100. Maddesi gereği işlemiş faiz alacağından mahsubunu talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yargılama sırasında alınan bilirkişi ek raporlarında; dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan takip konusu nakdi kredi alacağının; üç adet kredi kartı, açılan iki adet kredili mevduat hesabından, taksitli oto kredisi hesabından, ticari ödeme planlı destek kredisi hesabından, borçlu cari hesabından doğan nakdi kredi alacaklarından doğduğu belirlenmiş olup; a)kredi hesabının kat edilerek henüz davalılar temerrüte düşmeden önce yapılan ödemeler bakımından; davalı ... tarafından kullanılan son 4 rakamı 1036 nolu kredi kartından doğan alacağa kat tarihinden sonra 05.08.2014 tarihinde 304,75 TL, Ticari Ödeme Planlı Destek Kredisi için 16.342,80 TL ödeme yapıldığı, ödeme tarihi itibarıyla kat ihtarnamesi için verilen 1 günlük atıfet süresi henüz dolmadan, dolayısıyla davalılar temerrüte düşmeden önce bu ödemeler yapılmış olmakla kredi kartı alacağı için kat tarihi 01.08.2014 tarihinden itibaren %24,24 akdi faiz oranı üzerinden; ticari ödeme planlı destek kredisi alacağı için ödeme planında uygulanan yıllık %10,80 akdi faiz oranı üzerinden ödeme tarihi 05.08.2014 tarihine kadar işlemiş akdi faiz alacağı ile faizin %5 BSMV'si eklenerek bulunan toplam alacak miktarından; kredi kartı için ödenen 304,75 TL'nin, taksitli kredi için ödenen 16.342,80 TL'nin mahsubu ile; b) takip tarihi 08.08.2014 tarihinden sonra davanın açıldığı 08.04.2016 tarihinden önce 17.10.2014 tarihinde yapılan ödemeler yönünden; ... tarafından kullanılan ve son 4 rakamı 1036 olan kredi kartı alacağı için 566,35 TL, ... tarafından kullanılan son 4 rakamı 9768 olan kredi kartı alacağı için 2.377,13 TL, 107-6298257 nolu kredili mevduat hesabı için 14.765,60 TL, taksitli oto kredisi için 2.013,41 TL ödemeler yapıldığı, ödeme tarihine kadar davalıların temerrüte düştükleri 06.08.2014 tarihinden takip tarihi olan 08.08.2014 ve ödeme tarihi olan 17.10.2014 tarihine kadar kredi kartı alacağı için yıllık %27,50, kredili mevduat hesabı için TCMB tebliğlerine göre belirlenen yıllık %30,24 ve %27,50 ve taksitli oto kredisi için yıllık %27,50 temerrüt faizi oranı üzerinden işlemiş faiz alacakları hesaplanıp anapara ile toplandıktan sonra yapılan ödemelerin mahsubu ile bakiye her bir kalem alacağın hesaplandığı, c) takip tarihi 08.08.2014 tarihinden sonra 08.04.2016 tarihinden önce ticari ödeme planlı destek kredisi için ve borçlu cari hesap kredisi için yapılan ödemeler yönünden ise; ticari ödeme planlı destek kredisi için 29.07.2015 tarihinde 12.676,55 TL, borçlu cari hesap kredisi için 15.08.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 12.09.2014 tarihinde 50.000,00 TL, 17.10.2014 tarihinde 2219,51 TL ve 15.12.2015 tarihinde 3.578,22 TL ödeme yapılmış olup ödeme tarihleri itibarıyla temerrüte düşen davalıların bakiye kredi borçlarının hesaplanmasında davalıların temerrüte düştükleri 06.08.2014 tarihinden takip tarihi 08.08.2014 ve ödeme tarihlerine kadar gerek ticari ödeme planlı destek kredisi gerekse borçlu cari hesap kredisi için yıllık %27,50 oranı üzerinden temerrüt faizi alacakları hesaplanıp anapara ile toplandıktan sonra yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle bakiye bu kalam kredi alacakları konusunda uzman bankacı bilirkişi ... tarafından düzenlenen Dairemizce objektif, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunan ve ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 04.09.2018 tarihli ek raporda ve davacı vekilinin bu yöndeki itirazları üzerine alınan 13.11.2018 tarihli 2. Ek raporda ve son olarak 13.11.2018 tarihli 3. Ek raporda doğru bir şekilde hesaplanmıştır. Şu halde davacı bankanın takip talebindeki istemi doğrultusunda TBK'nın 100. Maddesi uygulanmak suretiyle davacının nakdi kredi alacak kalemlerini oluşturan bakiye her bir kredi alacağı türü için ödeme tarihleri itibarıyla davalılar temerrüte düşmemişlerse davacı banka tarafından uygulanan yıllık akdi faiz oranı üzerinden, temerrüte düşmüşlerse belirlenen yıllık temerrüt faizi oranları üzerinden işlemiş faiz alacakları hesaplanıp anapara borcu ile toplandıktan sonra yapılan her bir kredi alacağı kalemi için yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle davacı bankanın nakdi kredi alacak kalemleri doğru ve anılan yasa maddesine uygun bir şekilde hesaplanmış olmakla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebine itibar edilmemiştir.
Davacı bankanın davalı müteselsil kefillerden olan takip konusu gayri nakdi kredi alacağına gelince; Davacı banka vekili davalı müteselsil kefillerin imzaladıkları 09.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin 14. Sayfasındaki 5. Bankanın depo talep hakkı başlıklı maddede bankanın gayrinakdi risklerin deposunun talep edilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, yine sözleşmenin XI-yürürlük maddesi bölümüyle birlikte değerlendirildiğinde teminat mektuplarının vadesiz bir hesapta depo edilmesine yönelik talebin kabulü gerektiğini, iddia etmiştir.
Somut olayda davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imzalarının bulunduğu 09.08.2012 tarihli genel kredi sözleşmesinin VI Müşterinin Temerrüdü başlıklı bölümün 5 nolu fıkrasında Banka'nın depo talep hakkı düzenlenmiş olup buna göre; Banka'nın bu maddeye atıfla haklarını kullanmaya karar vermesi halinde, temerrüt faizine dair hükümler saklı kalmak kaydıyla, ortaya çıkan yukarıda sayılan haller sebebiyle Banka teminat mektuplarının iadesini veya gayrinakdi risk tutarlarının depo edilmesini isteyebilir", XI-yürürlük başlıklı maddesinde ise; "Müşteri, bu madde ile birlikte XI maddeden ve 22 sayfa ve eklerinden ibaret işbu Sözleşme'nin bütün maddelerini tek tek okuduklarını, aşağıya atacakları imzalarının Sözleşme'yi geçerli kılacağını ve kendileri için bağlayıcı olacağını, Sözleşme maddelerinde belirtilen yükümlülükleri yerine getireceklerini kabul, beyan ve taahhüt ederler" düzenlemelerine yer verilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin anılan hükümlerinin incelenmesinden de açıkça anlaşılacağı üzere, işbu sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzalayan davalılar için eldeki dava konusu ilamsız icra takibinde olduğu gibi gerek iade edilmeyen ... yapraklarından doğan banka yasal sorumluluk tutarlarının gerekse mer'i teminat mektuplarının depo edilmesi için bağımsız bir hüküm sevk edilmemiş olup bu hüküm salt işbu genel kredi sözleşmesinde müşteri sıfatını haiz dava dışı kredi asıl borçlusu içindir. Genel kredi sözleşmesinin IX. Maddesindeki yürürlük maddesinden hareketle dava dışı asıl borçlu şirkete kullandırılan dava ve takip konusu gayrinakdi kredi nedeniyle asıl borçlunun yükümlülüklerinin davalı kefiller hakkında da geçerli olacağını bu şekilde genel bir ifade ile kabul etmek suretiyle kefili, iade edilmeyen ... yaprağı sebebiyle banka yasal sorumluluk tutarı ve mer'i teminat mektubu bedelini depo etme yükümlülüğü altına soktuğunu da iddia etmek, kanun koyucunun kefili koruma amacı ile çelişmektedir. Zira kefaletin kendisi tıpkı depo gibi bir teminat olduğundan ve kefil açıkça ... bedelini ayrı bir garanti sözleşmesi ile garanti etmedikçe kefilin iradesinin dar olarak yorumlanması uygun olacaktır. Bu durumda davalıların müteselsil kefil olarak imzaladığı sözleşmede açıkça teminat mektupları bedelini ve iade edilmeyen çeklerden doğan banka yasal sorumluluk tutarlarını depo etme yükümlülüğü bulunmadığından depo talebinden davalı kefiller sorumlu tutulamaz. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 12.03.2020 tarihli ve 2017/11-36 Esas-2020/290 Karar sayılı kararı da bu yöndedir. O halde ilk derece mahkemesince davalı kefillere karşı mer'i teminat mektupları bedelinin ve ... depo bedelinin talep edilemeyeceğine ilişkin kararına karşı davacı vekilinin istinaf sebebi yersizdir.
Diğer taraftan yargılama sırasında tazmin edilmekle nakde dönüşen teminat mektupları ile davacı bankaca yasal sorumluluk tutarları ödenen dava ve takip konusu ... ve teminat mektuplarının davalı müteselsil kefillerden talep edilebileceğine ilişkin davacının istinaf sebebine gelince; Dava konusu ilamsız icra takip dosyasındaki takip talebinde gayrinakdi risk alacağı kalemleri olarak her bir ... yaprağı için 1.120,00 TL üzerinden 125.980,00 TL'nin ve mer'i teminat mektupları için 5.210.248,15 TL'nin depo edilmesi istenilmiş olup dava dilekçesinde ise depo edilmesi gereken mektuplardan 3.975.000,00 TL, 120.000,00 TL ve 397.000,00 TL bedellerin nakde döndüğü bildirilmiştir. Davacı vekili dava konusu ilamsız icra takip dosyasında takip talebinde ve ödeme emrinde ... yaprağı bedellerinin banka tarafından ödenmesi halinde ise ödeme tarihinden itibaren işleyecek %24,24 temerrüt faizi, faizin %5 gider vergisi ile birlikte, halen mer'i bulunan teminat mektubu bedelleri ileride tazmin olduğu takdirde tazmin tarihinden itibaren işleyecek %27,50 temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte tahsili talep edilmiştir.
Davacının dava dışı kredi asıl borçlusuna genel kredi sözleşmesine istinaden 13 adet 4 tanesi süresiz 9 tanesi vadeli olmak üzere teminat mektubu kullandırdığı, takip tarihinden sonra davadan önce bu mektuplardan; ...-....hitaben düzenlenen mektubun 13.08.2014 tarihinde 3.975.000,000 TL olarak, hitaben düzenlenen 397.000,00 TL bedelli ve 120.000,00 TL bedelli iki adet teminat mektubunun 23.01.2015 tarihinde tazmin edildiği, dava tarihi 08.04.2016 tarihi itibarıyla TC ... AŞ'ne hitaben düzenlenen 14.03.2018 vadeli ve 5.100,00 TL bedelli, 05.09.2018 vadeli ve 60.000,00 TL bedelli, süresiz ve 11.250,00 TL bedelli, süresiz ve 3.000,00 TL bedelli teminat mektuplarının mer'i olduğu, ... ... AŞ ye hitaben düzenlenen toplam 30.05.2015 vade tarihli ve 330.169,84 TL bedelli, 30.05.2016 vade tarihli ve 55.028,31 TL bedelli iki adet teminat mektubunun davadan sonra 30.09.2016 tarihinde banka kayıtlarından risk çıkışlarının yapıldığı, takip tarihinden sonra nakde dönen teminat mektupları bedelinin (üç adet) 4.492.000,00 TL olduğu ve mer'i teminat mektupları bedelinin de 333.050,00 TL olduğu, belirtilmiştir.
Ayrıca, davacı bankaca davalılara keşide olunan Ankara 24. Noterliği'nin 01.08.2014 tarihli kat ihtarnamesinde 20.12.2009 tarihinde yayımlanmakla yürürlüğe giren 5941 sayılı ... Kanunu öncesi basılan 14 adet iade edilmemiş/karşılıksız yazılmış çeklerden dolayı toplam 9.240,00 TL ve 5941 sayılı ... Kanununa tabi 1 adet karşılıksız yazılmış, 97 adet iade edilmemiş çekler için 109.760,00 TL olmak üzere toplam 119.000,00 TL depo talep edebileceği, ancak talebiyle bağlı olarak 5941 sayılı ... Kanunu öncesinde basılan 11 adet iade edilmemiş çekler için 7.260,00 TL ve 5941 sayılı ... Kanununa tabi çekler için 109.760,00 TL olmak üzere toplam 117.020,00 TL yi talep edebileceği, dava tarihi itibarıyla davacı bankanın 47 adet ... için toplam 30.915,44 TL depo bedeli alacağı bulunan bankanın, 17.10.2014 tarihinde yapılan 22.400,00 TL ödeme ile dava tarihi itibarıyla alacağının 30.915,44 TL asıl alacak, 8.222,36 TL işlemiş temerrüt faizi %24,24, 411,12 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 39.548,92 TL olduğu, dava tarihinden sonra davacı bankaca 7 adet çekin 1120,00 TL üzerinden garanti sorumluluk tutarlarının ödendiği, bu çeklerin; 325598, 325370 seri nolu çeklerin 25.04.2016 tarihinde, 325200 seri nolu çekin 31.08.2016 tarihinde, 325190 seri nolu çekin 16.02.2017 tarihinde, 325154 ve 325155 seri nolu çeklerin 22.06.2017 tarihinde, 325172 seri nolu çekin 07.08.2017 tarihinde yasal sorumluluk tutuları ödenmekle nakde dönüştüğü bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Bununla birlikte yukarıda açıklandığı üzere davalı kefillerin kefaletlerinin yer aldığı genel kredi sözleşmelerinde gerek teminat mektubunun gerekse ... yapraklarının garanti sorumluluk bedelinin depo edilmesinden sorumlu olduklarına ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Açılan işbu itirazın iptali davası dava konusu icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, koşulların takip tarihinde yer alan duruma göre değerlendirilmesi gerekir. Bir başka anlatımla takip tarihinde nakde dönüşmeyen bir teminat mektubu ve/veya karşılıksız yazılmayan ... yaprağı var ise, bu teminat mektubunun ve/veya ... yaprağının takip ve dava tarihinden sonra nakde dönüşmesi hali, davalı kefillerin nakde dönüşen teminat mektubundan sorumlu bulunmaları sonucunu doğurmayacaktır.
Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; temlik alan davacı vekilinin nakdi alacaklar yönünden, temlik eden davacı vekilinin gayri nakdi alacaklar yönünden istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdikleri itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-İstinafa başvuran temlik eden davacı ve temlik alan davacı vekilinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun ilgili Tarifesi hükümleri gereği istinafa başvurusunda haksız çıkan davacı taraftan alınması gereken 269,85 TL istinaf maktu karar harcından başlangıçta alınan 54,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 215,45 TL'nin temlik eden davacıdan ve temlik alan davacıdan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/10/2023

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim