Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/345
2025/298
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/345
KARAR NO : 2025/298
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/09/2024
NUMARASI : 2024/175 E. - 2024/665 K.
DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/09/2024 Tarih ve 2024/175 Esas - 2024/665 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, dava dışı ...’ın 11.12.2018 başlangıç tarihli sözleşme ile müvekkili şirkette çalışmaya başladığını, jenerik ilaçlar hakkında çalışan bu kişiye müvekkili bünyesinde birçok eğitimin verildiğini, jenerik ilaçlar ile orijinal ilaçlar arasında üretim ve ruhsatlandırma aşamalarındaki farklılıkların, herhangi bir eğitim, diploma ve benzeri yolla öğrenilebilecek farklılıklar olmayıp, yüksek teknik birikim, üretim, iş sırrı ve know-how gerektirdiğini, müvekkili ile davalı arasında da 16.11.2021 yürürlük tarihiyle imza altına alınan sözleşme ile 13.12.2022 ve 16.06.2023 tarihlerinde ek protokoller imzalandığını, bu sözleşmeler uyarınca müvekkilinin davalının ruhsatlandırma departmanı gibi çalıştığını, davalının müvekkili şirketin kıdemli ruhsatlandırma uzmanı olan dava dışı ...’ı dürüstlüğe ve haksız rekabet hükümlerine aykırı olarak ayartması sonucunda, anılan çalışanın 23.05.2023 tarihinde istifasını vererek, ihbar sürelerinin dolmasıyla 14.07.2023 tarihinde iş ilişkisini sona erdirdiğini ve davalıda işe başladığını, davalı şirketin de anılan işçinin ayrılmasından 2 hafta sonra 01.08.2023 tarihinde müvekkili ile arasındaki sözleşmeyi feshettiğini, davalının hem müvekkilinin yetiştirdiği ve eğittiği işçiyi haksız olarak ayartması, hem de taraflar arasındaki iş sözleşmesini feshi bağlamında, müvekkilinin uğradığı zarar ve ziyanlardan, TTK'nın 54-63. maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümleri uyarınca sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitiyle birlikte, uğranılan zarar karşılığı olarak, haksız fiil tarihi olan 01.08.2023 tarihinden işletilecek ticari faiziyle şimdilik 10.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, yetkili mahkemenin taraflar arasındaki sözleşmenin 21. maddesi uyarınca İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, davacının dava dilekçesindeki zarar talepleri arasında, sözleşmenin sona ermesi nedeniyle yoksun kalınan kar kapsamında sayılan sözleşme bedelinin de yer aldığını, davacının tazminat talebinin taraflar arasındaki sözleşmeden kaynaklandığını, diğer yandan HMK'nın 6. maddesi uyarınca müvekkilinin ikamet adresinin Sarıyer/İstanbul'da bulunması nedeniyle de İstanbul Merkez (Çağlayan) Mahkemelerinin yetkili olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin sözleşmeye uygun olarak sona erdirildiğini, dava dışı ...'ın davacı tarafından eğitildiği ve sadece davacı sayesinde tecrübe kazandığı iddialarının gerçek dışı olduğunu, dava dışı ...'ın çalışma ve sözleşme özgürlüğü kapsamında davacı şirketten istifa ederek müvekkili şirkete iş başvurusunda bulunduğunu, davacı tarafın haksız rekabete yönelik soyut iddialarının ispatına yönelik bir delil sunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece taraflar arasında imzalanan "Danışmanlık ve Ruhsatlandırma ve İdari Hizmetler Sözleşmesi" nin 21. maddesinde; "Bu sözleşmede geçerli hukuk Türk Kanunlarıdır. Bu sözleşmenin geçerliliğine, yorumuna veya ifasına dair her türlü ihtilaf, iddia veya takibatta münhasıran İstanbul Merkez (Çağlayan) Türkiye Mahkemeleri yetkilidir." hükmüne yer verilmiş olup, söz konusu yetki şartının tüzel kişi tacir olan tarafları bağladığı, 6100 sayılı HMK’nın “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17. maddesine göre, yetki sözleşmesi (veya yetki şartı) yapan tarafların, aksine bir düzenleme yapmamışlar ise davanın sadece yetki sözleşmesinde kararlaştırılmış olan mahkemede açılabileceği, HMK'nın 114/1-ç maddesi uyarınca dava şartı olan bu hususun, aynı Yasa'nın 115. maddesi gereğince yargılamanın her aşamasında re'sen ya da taraflardan birinin talebi ile değerlendirilebileceği gerekçesiyle HMK 114/1-ç, 115, 138 ve 17. maddesi uyarınca mahkemenin yetkisiz olması nedeniyle davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesinden itibaren yasal süre içinde başvuruda bulunulduğunda, dosyanın görevli ve yetkili İstanbul Merkez (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin işbu davanın konusunu oluşturmadığını, dava konusu olayın haksız rekabet teşkil ettiğini, sözleşmenin feshinin hukuka uygun olduğunu, sözleşmeye ilişkin bir iddialarının ya da taraflar arasındaki sözleşme kaynaklı bir ihtilafın bulunmadığını, davalının haksız rekabet teşkil edici eylemleri nedeniyle zararlarına neden olduğunu, bunun da dava konusu yapıldığını, haksız rekabet hükümlerinin ihlal edilmesinden kaynaklanan tazminat davalarının, HMK'nın 16. maddesi uyarınca, davalının yerleşim yerinin yanında haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer mahkemesinde de açılabileceğini, somut uyuşmazlıkta haksız fiilin Ankara’da işlendiğini, zararın Ankara’da meydana geldiğini, dolayısıyla Ankara mahkemelerinin yetkili bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak talepleri doğrultusunda kaldırılmasını istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ile maddi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, davalının müvekkili şirket çalışanı dava dışı ...’ı dürüstlüğe ve haksız rekabet hükümlerine aykırı şekilde ayartması ile istifası ve ardından da davalı şirkette çalışmaya başlaması, bunun sonucunda da müvekkili ile davalı arasındaki sözleşme ilişkisinin sona erdirilmesi fiillerine dayalı olarak, hem müvekkilinin sermaye yatırdığı nitelikli personelini hem de düzenli müşterisi olan davalıdan elde ettiği geliri kaybetmesinden kaynaklanan zararların, TTK'nın 55/1.b.2., 1.b.3 ve 54/2. maddeleri uyarınca tazmini talep edilmiş, tazminat olarak da TTK'nın 56/1.e maddesine dayalı olarak, müvekkilinin elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da hükmedilebileceği belirtilmek suretiyle davalının haksız rekabeti olmasaydı müvekkilinin mal varlığının durumu ile şu anki durumu arasındaki farkın tespiti istenmiş, zararın kapsamına yeni bir uzman yetiştirme giderleri ile kaybedilen müşteri nedeniyle uğranılan zararların da dahil olduğu bildirilmiş, ayrıca davalı ile yapılan sözleşme nedeniyle yoksun kalınan karın da zarar kapsamında olduğu belirtilmiştir.
Görüldüğü üzere davacının tüm talepleri, TTK'nda düzenlenen haksız rekabet hükümlerine dayanmaktadır. Ayrıca dava dilekçesinde, davalının fiillerinin haksız rekabet oluşturduğunun tespiti de istenmiş, buna karşılık taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin ihlal edildiğine ilişkin hiçbir iddiada bulunulmamıştır. Bu durum karşısında, taraflara arasındaki sözleşmenin işbu davanın konusunu oluşturmadığının, diğer bir deyişle taraflar arasında, sözleşmeden kaynaklanan bir uyuşmazlığın bulunmadığının kabulü gerekir.
6100 sayılı HMK'nın 16/1. maddasi uyarınca, haksız rekabetten kaynaklanan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Somut uyuşmazlıkta da zararın Ankara'da meydana geldiği ve davacının adresinin de Ankara'da bulunduğu sabittir. O halde mahkemece davanın esasının incelenmesine girişilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle yetkisizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır.
Bu durum karşısında Dairemizce, HMK.'nın 353/1-a.3. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile ilk derece mahkemesine ait kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-3. maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 27/09/2024 gün ve 2024/175 Esas - 2024/665 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-İstinaf kararının neden ve şekline göre, davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
4-Davacıdan peşin olarak alınan 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacılara iadesine,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-İstinaf kararının tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkemesince yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK'nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.