Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/325
2025/284
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/325 - 2025/284
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/325
KARAR NO : 2025/284
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/10/2017
NUMARASI : 2017/17 E. - 2017/377 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/10/2017 tarih ve 2017/17 E. - 2017/377 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ... ibareli 7.sınıf ürün ve hizmetleri de içeren 2009/38790, 2009/21900, 2004/28826, 2011/79125, 2011/79123, 2011/79124, 2011/79126, 2012/11692, 2011/97997, 2012/84559, 2012/63054, 2011/97989, 2011/106619, 2013/50668, 2013/67865 ve 2013/67852 sayılı tanınmış markaların sahibi olduğunu, anılan işaret üzerinde önceye dayalı hak sahibi bulunduğunu, davalı Şirketin 28.06.2013 tarihinde "..." ibareli 7.sınıftaki "Galvanizle kaplama ve elektroliz (akımla kaplama) makineleri. Elektrikli ve elektronik açma kapama mekanizmaları." ürünlerini içeren marka tescil başvurusunda bulunduğunu, 2013/57557 sayılı başvurunun kötü niyet, tanınmışlık ve iltibas nedeniyle reddi istemiyle itiraz ettiklerini, ancak önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK'in 2016-M-10841 sayılı kararıyla haksız olarak itirazı reddettiğini, başvurunun tescilinin müvekkili markalarıyla iltibasa neden olacağı gibi onların tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2016-M-10841 sayılı kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru kapsamında kalan mallar yönünden emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediğini, bu nedenle bu mallar yönünden karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacının itirazına mesnet markalar arasında görsel, sescil ve anlamsal olarak karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, ortalama tüketiciler tarafından "..." ibaresinin bir bütün olarak algılanacağını, markaların kapsamlarındaki malların da farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacının markalarının ... ibareli olduğu, davalının markasının ise "..." ibareli bulunduğu, davacının markaları ile davalının marka tescil başvurusunun konusu olan işaretin görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama alıcıları iltibasa düşürebilecek derecede benzer oldukları, ancak başvuru konusu işaretin kapsamında yer alan 7/17, 18. sınıf ürünlerin davacı markalarının kapsamlarında bulunmadığı, davacı markalarının kapsamında bulunan ürünlerle aynı tür sayılmaları imkânı olan mallar da olmadığı, açıklanan sebeple davacının iltibas vakıasına dayanarak davalının başvurusunu engelleme olanağı bulunmadığı, davacının markalarının tanınmış marka olduğu hususunun ispatlanamadığı, öte yandan başvurunun kötü niyetli yapıldığını gösterir bir emare de bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu markanın, müvekkil markaları ile görsel ve işitsel olarak 556 sayılı KHK kapsamında benzer olup, aralarında iltibas tehlikesi bulunduğunu, davalının, dava konusu markayı, müvekkiline ait markaların asli unsuru olan ve müvekkilince seri marka haline getirilen "..." ibaresini aynen kullanmak ve ekine de hiçbir ayırt edicilik taşımayan "..." ibaresini eklemek suretiyle oluşturduğunu, ancak bir bütün halinde bakıldığında davalı markasının müvekkili markalarını çağrıştırdığını, dava konusu marka ile müvekkili markalarının görsel, fonetik ve kavramsal bakımdan iltibasa yol açacağı kabul edilmişken, dava konusu marka kapsamında yer alan emtialar arasında birebir ayniyet olmasa bile görsel fonetik ve kavramsal benzerliğin getirdiği ayniyet sonucu, ilişkilendirme ihtimalinin ortaya çıkacağını, nitekim taraf şirketlerin kimya sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilinin, davalının tescil talebinde bulunduğu 7. sınıfta tescilli "..." ibareli markalarının da bulunduğunu, davalı tarafından tescili istenen sınıf da dahil olmak üzere, müvekkilinin fiili olarak uzun yıllardır hemen her sınıfta faaliyet gösterdiğini ve ... asli unsurlu seri markalarını tüm bu sınıflarda tescilli olarak kullandığını, bu nedenle kimya sektöründe ve 7. sınıftaki mallarda müvekkilinin tanınmışlığını bilen ortalama dikkati haiz bir tüketicinin, dava konusu marka kapsamında kalan emtialarda, bir davalı ürününü gördüğünde yine müvekkili firma ile ilişkilendireceğini, 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının somut olayda gerçekleştiğini, müvekkili markalarının tanınmış olduğunu ve davalının bu tanınmışlıktan haksız yarar elde edeceğini, müvekkilinin sektörde edindiği itibar ile müvekkilinin reklam değerini ve tüketiciler nezdindeki olumlu imajını haksız olarak transfer edeceğini, davalının tescil talebinde kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında işaretler yönünden iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik mevcut ise de başvuru kapsamında kalan mallar ile davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik ve ilişki olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında bir tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacı markalarının tanınmış olduğu ve başvurunun kötü niyetli olarak yapıldığı iddialarının ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.