Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1666
2026/255
6 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/1666 - 2026/255
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1666
KARAR NO : 2026/255
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/02/2021
NUMARASI : 2020/10 E. - 2021/70 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/02/2021 tarih ve 2020/10 E. - 2021/70 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin ... ibareli markasının 15.07.2014 tarih ve 2014/59164 sayı ile, ...-B ibareli markasının da 05.05.2016 tarih ve 2015/45695 sayı ile 05. sınıf mallar için tescilli olduğunu, müvekkilinin itirazlarına konu olan ... ibareli 2019/03834 başvuru numarası ile işlem gören marka müracaatının ise 03 ve 05. sınıf mallara ilişkin olduğunu, itirazlarının reddedilmesi üzerine 05. sınıf mallar için iş bu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, dava konusu 2019/M-9635 sayılı YİDK kararı ile itirazları reddedilmiş ise de, bu kararın yerinde olmadığını, müvekkili şirketin ... markaları ile dava konusu ... ibareli markanın karıştırılmaya sebep olacak kadar benzer olduğunu, benzerlik değerlendirmesinde markaların başlangıç kısmının büyük önem arzettiğini, müvekkilinin markasının sonundaki üç harf çıkarılmak ve markaya ayırt edicilik katmayan tek bir harf eklenmek suretiyle oluşturulan ... markasının görsel ve işitsel bakımdan müvekkili markasından yeterince farklılaşmadığını, YİDK kararının aksine huzurdaki davaya konu sınıflar bakımından nihai kullanıcının ortalama tüketiciler olduğu açık olmakla birlikte bir an için 5.1 sınıf yönünden tüketici kitlesinin aynı zamanda sağlık grubuna mensup uzmanlar da olacağı kabul edilse dahi bu kişilerin de asla hata yapmayacağı ve iki markayı karıştırmayacaklarının kabul edilemeyeceğini, bir ilaç doktor tarafında reçetelendirilip hastaya eczacı tarafından verilse dahi markaların karıştırılabileceğini, başvuru sahibinin bu markayı tesadüfen seçtiğinin söylenemeyeceğini, ... marka başvurusu ile müvekkilinin ... markalarının bilinirliğinden ve güvenilirliğinden haksız yarar elde edilmeye çalışıldığını, Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümleri bakımından da ... markasının müvekkili markaları ile aynı sınıf olan 05. sınıfta tescil edilmemesi gerektiğini ileri sürerek YİDK'nın 2019/M-9635 sayılı kararının iptaline, 2019/03834 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusu tescil edilmişse hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütüncül algı çerçevesinde farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayacaklarını, başvuru ile itiraza gerekçe olarak gösterilen markaların bütünüyle bıraktıkları izlenim itibariyle; ilişkilendirilme ihtimali dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer olmadığını, çekişme konusu malların ortalama tüketicilerinin dikkat düzeyi yüksek bir tüketici grubu olduğunu, markalar arasında 6769 sayılı Kanun'un 6/1. maddesi anlamında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davaya konu YİDK kararının yerinde ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı yanıt vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu 2019/03834 sayılı davalının "..." ibareli marka işaretinin davacın markaları ile benzer olduğu, dava konusu başvurunun mal ve hizmet listesindeki çekişmeli tüm malların, davacının markalarının koruma kapsamındaki mallar ile aynı olduğu, malların yüksek düzeyde (ayniyet) benzerliği, marka işaretlerinin başlangıcının aynı olması, farklı harf unsurunun davalı markasına davacı markaları karşısında ayırt edicilik kazandıracak baskın unsur konumunda olmaması ve seri marka intibaı bırakacak kadar benzer olması karşısında, ilgili tüketici kitlesinin özellikleri de nazara alındığında, tüketicilerin en azından marka sahibi işletmeler arasında idari veya ekonomik bir bağ olduğu zannına kapılabileceği, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğu gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2019/M-9635 sayılı kararının davaya konu tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, davaya konu marka tescil edilmediğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, markalarda farklı harflerin varlığı nedeniyle markaların okunuşlarının ve kulakta bıraktığı tınının farklı olduğunu, karşılaştırılan taraf markalarının genel izlenim itibariyle ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal yönden benzerlik arz etmediğini, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. madde hükmündeki koşulların gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin başvuru konusu yaptığı "..." ibareli marka ile davacının itirazına mesnet olarak gösterdiği "..." ve "...-B" ibareli markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede, dava konusu başvurunun mal ve hizmet listesinde bulunan ve dava konusu olarak belirtilen çekişmeli 5. Sınıf tüm mallar yönünden SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların aynı harf dizilimi ile başladığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 615,40-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 116,60-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.