mahkeme 2025/1445 E. 2025/1550 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2025/1445
2025/1550
11 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/1445 - 2025/1550
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1445
KARAR NO : 2025/1550
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/12/2024
NUMARASI : 2024/473 E. - 2024/736 K.
DAVANIN KONUSU : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/12/2024 tarih ve 2024/473 E. - 2024/736 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, Kara Kuvvetleri Komutanlığı personelinin ihtiyacı doğrultusunda 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu uyarınca davalı şirket ile taşıma sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalının taşıma işini sözleşmede öngörüldüğü şekilde ifa etmemesi üzerine taşıma sözleşmesinin feshedilerek davalıya ait 329.250,00 TL teminatın irat kaydedildiğini, 4735 sayılı Kanun'un 22. maddesi uyarınca kesin ya da ek teminatın alındığı tarihten gelir kaydedildiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsü'nce yayımlanan aylık eşya endeksine göre güncellenerek aradaki farkın müteahhitten tahsilinin gerektiğin ve TÜİK verilerine göre yapılan güncelleme sonucu belirlenen 486.653,52 TL kesin teminat farkının davalı tarafından ödenmediğini ileri sürerek anılan bu miktarın fesih tarihi olan 17/3/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A gereğince dava şartı olan arabuluculuk süreci gerçekleştirilmeden dava açıldığını, 1/1/2021 tarihinde ifasına başlanan sözleşmenin ifası aşamasında pandemi koşulları ile ekonomik şartlar gereği akaryakıt ve hizmet üretimine ilişkin girdilerdeki artışlar sonucu sözleşmenin ifasında fiili imkansızlık halinin doğduğunu, davacı idarenin sözleşmenin feshine yönelik 10/03/2022 tarihli yazısına dek işin yürütülmesi için müvekkilinin sözleşmenin ifası için çaba harcadığını, sözleşmenin akdedildiği tarihte karşılıklı edimler arasında olan dengenin sonradan şartların olağanüstü değişmesiyle müvekkili aleyhine katlanılamayacak derecede bozulduğunu, devletin pandemi koşullarında almış olduğu tedbirlerle mücbir sebep halinin doğduğunu kabul ve ikrar ettiğini, müvekkilinin koronavirüs pandemisi kapsamında çalışan servis şoförlerinin PCR testlerinin pozitif çıkması sonrasında tecrübeli şoför temin edememekten dolayı personel yetersizliği sorunuyla karşı karşıya kaldığını, personel değişikliği gibi bir imkana sahip olunduğu varsayılsa dahi yeni alınacak personellerin güvenlik soruşturmalarının tamamlanması, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında aldırılacak eğitimler ve oryantasyon eğitiminin alacağı süre birlikte değerlendirildiğinde personel çalıştırılması açısından fiili imkânsızlık halinin doğduğunu, bu olumsuzluklara rağmen müvekkilinin eksik araç sayısı ile iş yürütmeye çalıştığını, ancak davacı idarece bu hususlar göz ardı edilerek 10/03/2022 tarihinde sözleşmenin tek taraflı olarak feshedildiğini, fesih sonrasında kesin teminat mektubunu paraya çeviren idarenin güncelleme fark için talepte bulunmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu ve idari işlemin iptaline ilişkin Ankara 5. İdare Mahkemesinde 2022/644 esas sayılı dosyası ile açılan davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraflar arasında 23/10/2020 tarihli "2021-2022 Yılı Şehit Üsteğmen Hasan Şahan Kışlası Personel Taşıma Servis Aracı Kiralama Hizmet Alımına Ait Sözleşmesinin" imzalandığı, sözleşmenin 16. maddesinde 90 seferin yapılmaması halinde hiçbir ihtara gerek olmadan sözleşmenin feshedileceği hükmünün yer aldığı, davalının yapmadığı sefer sayısının bu miktarı geçtiği, her ne kadar davalı tarafından ekonomik koşullar sebebi ile girdi fiyatlarının artması üzerine mücbir sebep kapsamında seferlerin yapılamadığı savunulmuş ise de basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalı açısından ekonomik koşulların mücbir sebep olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, 4735 sayılı Kamu İhaleleri Sözleşmeleri Kanunu'nun 22. maddesinin 2. paragrafında 19, 20 ve 21. maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatın alındığı tarihten gelir kaydedildiği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya endeksine göre güncellenip aradaki farkın yükleniciden tahsil edileceği hükmünün bulunduğu ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının bu hüküm kapsamında davalıdan talep edebileceği miktarın 486.653,52 TL olarak belirlenmiş olduğu gerekçesi ile davanın kabulü ile 486.653,52-TL teminat güncelleme farkının 17/03/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan ticari alacak davasında TTK 5/A ve HMK 'nın 18/a maddesi gereğince arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açılamayacağını, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının yeterli ve ilgili bir gerekçe içermediğini, işin ifası aşamasında, pandemi koşulları ile ekonomik şartlar gereği akaryakıt ve hizmet üretimine direkt girdi sağlayan unsurlarda meydana gelen afaki artışların ihale konusu işin yürütülmesini imkansız hale getirdiğini, mücbir sebep halinin varlığının pandemi sürecinde devlet tarafından alınan bir takım önlemler ile açıkça kabul edildiğini, pandemi kapsamında, (Covid-19 Omicron) çalışan servis şoförlerinin PCR testlerinin pozitif çıkmasından kaynaklan karantina sorunları neticesinde, anında tecrübeli şoför temin edememekten dolayı personel yetersizliği sorunuyla karşı karşıya kalındığını, personel değişikliği gibi bir imkana sahip olunduğu varsayılsa dahi yeni alınacak personelin güvenlik soruşturmalarının tamamlanması, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında aldırılacak eğitimler ve oryantasyon eğitiminin alacağı süre birlikte değerlendirildiğinde personel çalıştırılması açısından fiili imkânsızlık halinin kabulünün gerektiğini, müvekkili tarafından bu olumsuzluklara rağmen eksik araç sayısı ile iş yürütülmeye çalışılmışsa da davacı idarenin bu hususları göz ardı ederek 10/03/2022 tarihind tek taraflı olarak sözleşmenin feshi cihetine gittiğini, davacı tarafından talep edilen kurum zararının haklı bir nedene dayanmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı idare ile davalı arasında düzenlenen personel taşıma servis aracı kiralama hizmet alım sözleşmesinin 16.1.1 maddesinde, işin tekrar eden kısımlarının sözleşmeye uygun olarak gerçekleştirilmemesi ve bu aykırılıkların 90'dan fazla olması halinde 4735 sayılı 20. maddesi uyarıca idarenin protesto çekmeye gerek kalmaksızın sözleşmeyi feshetme yetkisinin mevcut olduğu ve sözleşmenin 16.4 maddesinde sözleşmenin feshi halinde kesin teminat ve varsa ek teminatların irat kaydedileceği hususunun düzenlenmiş olduğu, yine 4735 sayılı Kanun'un 22. maddesinde aynı kanunun 19, 20 ve 21 inci maddelere göre sözleşmenin feshedilmesi halinde, kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenerek güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edileceğinin hüküm altına alındığı, davacı idarenin toplam 106 kez taşıma işini yerine getirmeyen davacı ile yapılan hizmet alım sözleşmesini 17/3/ 2022 tarihinde feshettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunun 4735 sayılı Kanun'un 25. maddesindeki usule uygun olarak düzenlendiği, davalı vekili tarafından mücbir sebebe dayanılmış ise de ilk derece mahkemesinin kabulünde olduğu üzere pandemi sırasında sözleşmeyi imzalayan davalının basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 33.243,30-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 8.310,83-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 24.932,47-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 11/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.