mahkeme 2025/1411 E. 2025/1591 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1411

Karar No

2025/1591

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1411
KARAR NO : 2025/1591
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/12/2024
NUMARASI : 2021/270 E. - 2024/532 K.

DAVANIN KONUSU : Marka ile İlgili Kurum Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2024 Tarih ve 2021/270 Esas - 2024/532 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ile davalı ... .... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2015/71617 başvuru numaralı “...” ibareli marka hakkında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında KHK’nin 8/1- b bendine aykırılık gerekçesiyle ret kararı verildiğini, yaptıkları itiraz üzerine de Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunun 21.11.2017 tarih ve 2017-M-9928 kararının 21.11.2017 tarihinde taraflarına tebliğ edildiğini, müvekkili şirketin, 2015/71617 numaralı “...” ibareli markasıyla, faaliyet gösterdiği ve tescil başvurusu esnasında da belirttiği emtianın tamamında tescile bağlanması gerektiğinden ve hakkında Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca verilen itirazlar ve başvurunun reddi kararının haksız olduğunu, uyuşmazlık konu işaretler arasında ne görsel, ne işitsel ve ne de anlamsal bir benzerliğin bulunmadığını ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-9928 sayılı kararının iptalini, müvekkili şirketin 2015/71617 numaralı marka tescil başvurusunun kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili, davacının tescilini talep ettiği, "..." markası ile müvekkili adına 2011/89879 başvuru no ve 2007/41498 başvuru no ile tescilli "..." markası arasında 556 sayılı KHK.nın 8. maddesi kapsamında benzerlik bulunduğunu, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davada husumet yönünden hata bulunduğunu, davacı başvurusunun Marka Bülteninde yayımının ardından iki itirazın dosyalandığını, bu itirazlardan birinin ..., diğerinin ise ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapıldığını, ancak ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, davacı başvurusunun ...'nin itirazı üzerine kötüniyet gerekçesi ile reddedildiğini, davacı tarafından yanlış hasım gösterdiğini, öncelikle bu nedenle davanın husumetten reddinin gerektiğini, davanın esasına ilişkin olarak ise açılan davanın yerinde olmadığını, YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... .... (Eski unvanı: ...) vekili, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2018 tarihinde müvekkilinin itirazı üzerine davacının başvurusunun reddine dair YİDK kararı aleyhine ikame edilmiş bir dava bulunmadığını, müvekkili ayleyhine ikame edilen birleşen dava kapsamındaki yeni iddia ve argümanlar ile delillerin iddia ve savunmanın genişletilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkilinin yeni bir delil ibrazına muvafakatlerinin olmadığını, esasa ilişkin olarak, müvekkilinin tanınmış “...” markasının gerçek hak sahibi olup, iş bu markayı davacıya ait başvuru tarihinden önce ülkemiz dahil aktif olarak kullandığını, davacıya ait marka başvurusunun müvekkilinin markasının birebir aynısı olup, müvekkili markalarının yurtdışında tescilli olduğunu, Ülkemiz dahil aktif olarak kullanıldığı, aynı ve benzer mallar için tescile konu edildiğini, müvekkiline ait “...” markalarının tanınmış markalar olduğunu, bu durumun ayrı bir ret sebebi olduğu gibi davaya konu başvurunun kötüniyetli bir şekilde gerçekleştirildiğini de ortaya koyduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın "..." ibareli markanın tescili için başvuruda bulunduğu, başvurusunun Marka Bülteninde yayımının ardından bu başvuruya yönelik iki tane itirazın dosyalandığı, itirazlardan birinin ...., diğerinin ise ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapıldığı, ....'nin itirazının Markalar Dairesi tarafından kabul edildiği, ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın ise Markalar Dairesi tarafından reddedildiği, ....'nin itirazının Markalar Dairesi tarafından kabul edilmesine davacı başvuran tarafından itiraz edildiği, ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın ise reddine ise yine ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından itiraz edildiği, bu itirazların YİDK'nın 2017-M-9928 sayılı kararı karara bağlandığı, bu YİDK kararı ile davacı başvuran tarafından yapılan itiraz ile ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın reddine, yani itirazların ve başvurunun reddine karar verildiği, ... Elektronik San. ve Tic. AŞ tarafından yapılan itirazın Markalar Dairesi tarafından reddedilmiş olması ve bu karara yönelik bu şirket tarafından yapılan itirazın da YİDK tarafından reddedilmiş olması nedeniyle, davacı başvuranın marka başvurusunun reddine davalı ... Elektronik San. ve Tic. AŞ nin itirazının etkili olmadığı, davacı başvuranın başvurusunun dava dışı Taser Inc.'nin itirazı nedeniyle reddine karar verildiği, yani davacının davasını ... yanında, ....'ya yöneltmesi gerekirken yöneltmediği, davasını başvurunun reddi ile ilgisi bulunmayan ve kendisine husumet düşmeyen ... Elektronik San. ve Tic. AŞ'ye yönelttiği, bu durumda davada davalı olarak gösterilen ... Elektronik San. ve Tic. AŞ yönünden pasif husumetin bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta YİDK kararı ile dava konusu başvurunun reddi yönündeki gerekçenin temelinin kötüniyetle yapılmış başvuruya dayandığı, bu nedenle salt bu hususta bir inceleme yapılması gerektiği, dava konusu marka başvurusunun tarihi 31.08.2015 olup bu tarih itibariyle başvurunun kötüniyetle yapılıp yapılmadığı hususu incelenebileceği, birleşen dosya davalısı firmanın dava konusu edilen “...” esas unsurlu markanın birçok dünya ülkesinde 2011 yılından itibaren tescil sahibi olduğu, tescilleri kapsamında 09. Sınıf emtianın bulunduğu, “...” ibaresinin yaratım bir kelime olduğu, davacı firmanın ise en eskisi 2015 yılında “...” ibaresini Çin menşeli olarak başvuru konusu ettiği, davalı firma ile davacı firma arasında davacı yanın ABD Patent Ofisi nezdinde gerçekleştirdiği 86/542,481 sayılı marka başvurusu ile ve yine davacı yanın ABD’de “...” markasına yönelik cep telefonu ürünlerinde fiili kullanımları bulunduğu gerekçesiyle davalı firma adına vekil firması tarafından ... firmasına 02.07.2015 tarihli uyarı mektubu gönderildiği, dolayısıyla taraflar arasında dava konusu başvurudan önceki tarihli olarak da hukuki bir iletişimin var olduğu, davacı firmanın tesadüfi olarak tercih etmesi beklenebilir işaretlerden olmayan “...” markasının, davalı markalarının da genel anlamda tescilli olduğu 09. Sınıf emtiayı kapsar şekilde ve esasen doğrudan davalı yanın temel faaliyet alanına yönelik olan “elektrikli izleme cihazları” başta olmak üzere davalı faaliyetlerine konu emtia ile benzer nitelikteki elektronik ürünleri kapsar şekilde gerçekleştirildiği görülen başvurunun günümüz koşullarında ve teknolojinin sağladığı imkanlar ve özellikle de firmaların internet üzerinden gerçekleştirdiği faaliyetlerin boyutu gözetildiğinde ticaret hayatında aynı sektörde faaliyet gösteren firmaların ve marka sahiplerinin birbirlerinden haberdar olduklarının kabulü gerektiği, kaldı ki somut uyuşmazlıktaki bu beklentinin esasen fiili haberdarlığa evrildiğinin de anlaşılabildiği, taraflar arasında imzalandığı belirtilen marka anlaşmasının ise YİDK kararında da belirtildiği üzere işlem dosyasına sunulan nüshasının sadece İngilizce olduğu, bununla birlikte anılan anlaşmanın dava konusu markanın başvuru tarihinden sonraki tarihli olarak (davacı yanca 24.01.2017 ve davalı tarafça 10.02.2017) imzalandığı, dolayısıyla başvuru anında ortada böyle bir sözleşmenin mevcut olmadığı, kaldı ki sözleşme içeriği incelendiğinde de davacıya yeni başvurular yapma konusunda değil mevcut başvuruları sınırlandırma ve bu sınırlandırma doğrultusunda kullanıma yönelik karşılıklı birtakım anlaşmaların sözleşmeye yansıtıldığının da görülebildiği, ancak her halükarda, ilgili sözleşmenin başvuru tarihinden sonraki tarihli olduğu, onca seçenek özgürlüğü varken davacının itibar sahibi olduğu sektöre yönelik olarak ''...'' sözcüğünün ön planda olduğu ''...'' ibaresinin seçilerek marka olarak tescili yönünde başvuru yapılmasının davalının kötüniyetli bir başvuru yaptığına delalet ettiği gerekçesi ile asıl dava bakımından davalı ... A.Ş bakımından pasif husumet yokluğundan reddine, asıl dava ve birleşen davanın davalılar ... ve ... ... bakımından reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkili ile davalı şirket ... ... arasında dava konusu markaya ilişkin birlikte var olma anlaşmasının akdedildiğini, iş bu sözleşmeye göre davalı şirketin, müvekkili şirketin “...” markasını kullanmasını kabul ettiğini, bu sebeple bahsi geçen sözleşme şartlarına göre müvekkiline ait 2015/71617 numaralı “...” ibareli markanın tescile bağlanması gerektiğini, anlaşmaya göre müvekkilinin, dava konusu markayı tescile konu 9. Sınıftaki emtiada kullanabileceğini ve tescil ettirebileceğini, davalı şirketin, söz konusu markanın kullanılmasına iş bu anlaşma ile muvafakat ettiğine göre kötüniyet iddiasını da ileri süremeyeceğini, yapılan anlaşmanın hali hazırda başvurusu yapılmış yani dava konusu başvuru dahil mevcut başvuruları kapsadığını, taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinin doğması için ön koşul olan emtia benzerliğinin bulunmadığını, markanın tanınmışlığından haksız yararlanılmasının söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... .... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesinin istinaf talebine konu kararında davanın usulden reddine ilişkin taleplerin incelenmediğini, iş bu davaya konu 2017-M-9928 sayılı YİDK kararının iptal davasını hak düşürücü süresi içinde açılmadığını, davacının amacının davayı müvekkile yönlendirmek olmadığını, davacı, 2018/31 e. sayılı dava dosyası kapsamında sadece markasının m.8/1-b kapsamında diğer davalı markası ile benzer olmadığını ileri sürdüğünü, müvekkilin markasına ve taraflar arasında imzalanmış olan birlikte var olma sözleşmesine ilişkin esas dava kapsamında hiçbir beyanda bulunmadığını, huzurdaki davanın, ilk açılmış olan davanın devamı niteliğinde olmadığını, her halükârda, davacı tarafından 2018/31 e. Sayılı dava dosyası kapsamında sunulan replik dilekçesinden sonra, birleşen dava bakımından yeni iddia ve beyanlarda bulunulmasının, HMK m.141 uyarınca iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağına aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararın kısmen kaldırılmasını ve esasın yanı sıra davanın zamanaşımı nedeniyle de reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali, marka tescili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davanın zorunlu dava arkadaşı olan ...na hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, bu nedenle diğer zorunlu dava arkadaşı olan birleşen dava davalısının, davanın, hak düşürücü süre içerisinde açılmamış olduğu yönündeki savunmasının yerinde olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin birçok kararında açıklandığı üzere YİDK kararının iptali istemi ile açılan davalarda, mahkemece iptali istenen YİDK kararının hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinden, bu kararda tartışılmayan hususların, kararın iptalinde gerekçe olarak göz önüne alınmasının mümkün olmayacağı (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2013 tarih, 2012/2649 E., 2013/16149 K. sayılı ilamı), somut uyuşmazlıkta YİDK kararı ile dava konusu başvurunun reddi yönündeki gerekçenin temelinin kötüniyetle yapılmış başvuruya dayandığı, bu nedenle salt bu hususta bir inceleme yapılması gerektiği, Yargıtay HGK'nın 16.07.2008 gün ve 2008/11-501 E.-507 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, marka hukukunda genel olarak kabul gören anlayışa göre, tescil yoluyla sağlanan marka korumasının amacına aykırı biçimde kötüye kullanılması yoluyla başkasının markasından haksız olarak yararlanmak veya gerçekte kullanılmayıp yedekleme, marka ticareti yapmak amacına ya da şantaja yönelik başvuru ve tescillerin kötüniyetli olarak kabul edildiği, somut olayda da, dava konusu başvuru değerlendirildiğinde, davalı adına 2011 yılından beri yurtdışında ABD başta olmak üzere pek çok ülkede 09. Sınıf malları kapsayacak şekilde tescilli “...” markası ile birebir aynı ibareyi içerir şekilde yine 09. Sınıf emtialarda başvuru konusu edilmiş dava konusu markanın, dosya kapsamına yansıtılan deliller ışığında taraflar arasındaki ilişki de gözetildiğinde davacı yanca tesadüfi olarak tercih edilmiş bir işaret olduğu yorumunun yapılmasının uygun olmayacağı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı ve yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince, onca seçenek özgürlüğü varken davacının itibar sahibi olduğu sektöre yönelik olarak ''...'' sözcüğünün ön planda olduğu ''...'' ibaresinin seçilerek marka olarak tescili yönünde başvuru yapılmasının davalının kötüniyetli bir başvuru yaptığına delalet ettiği, başvuru anında ortada taraflar arasında imzalanmış bir sözleşmenin mevcut olmadığı anlaşılmakla, davacı ... davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
2-Ancak, mahkemece, "Dava açılırken alınan peşin maktu karar ilam harcı yeterli olduğundan ve yeniden değerleme oranı nedeniyle ortaya çıkan güncel peşin harca denk olduğundan, denk olan harcın güncel olan harca tamamlanması mülkiyet hakkı ihlali olacağından yeniden harç alınmasına yer olmadığına," karar verilmiş olması, yargılama harçlarının kamu alacağı niteliğinde ve re'sen dikkate alınacak olması nedeniyle doğru görülmemiştir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2024/3186 Esas, 2024/8189 Karar ve 21/11/2024 Tarihli kararı da bu yöndedir.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle Asıl ve birleşen davada davacı ile birleşen davada davalı ... .... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle, Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/12/2024 gün ve 2021/270 Esas - 2024/532 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Asıl davanın asıl davada davalı ... yönünden pasif husumet yokluğundan REDDİNE,
4-Asıl davanın asıl davada davalı ... yönünden REDDİNE,
5-Birleşen davanın REDDİNE,
6-Asıl davada yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 35,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 579,50-TL'nin asıl davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7-Birleşen dava yönünden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin birleşen davada davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
8- Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
9-Asıl davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
10-Asıl davada davalı ... Şti. tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan yargılama gideri için karar verilmesine yer olmadığına,
11-Asıl davada davalı ... tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
12-Birleşen davada davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
13-Birleşen davada davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan 15,00.TL posta masrafı, 1.683,10.TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 1.698,10.TL yargılama giderinin birleşen davada davacıdan alınarak birleşen davada davalıya verilmesine,
14-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
15-Alınması gereken 615,40.TL istinaf karar ve ilam harcı, asıl ve birleşen davada davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
16-Alınması gereken 615,40.TL istinaf karar ve ilam harcı, birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
17-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim