mahkeme 2025/1332 E. 2025/1579 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2025/1332

Karar No

2025/1579

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2025/1332 - 2025/1579
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2025/1332
KARAR NO : 2025/1579
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/02/2025
NUMARASI : 2024/128 E. - 2025/71 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2025 Tarih ve 2024/128 Esas - 2025/71 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin tanınmış ve seri “...”li markalarına dayalı olarak davalı firmanın “...” ibareli marka başvurusuna karşı dosyaladığı itirazların bütünüyle ve nihai olarak reddedilmesinin haksız ve hukuka aykırı bir işlem olduğunu, zira taraf markalarının görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduğunu, taraf markalarında geçen İngilizce “...” ibaresinin Türkçe’de “...” anlamına geldiğini, davacının her iki ibareyi de 1991 yılından bu yana tescilli olarak kesintisiz bir şekilde kullandığını, dava konusu edilen markada geçen “...” ibaresinin davalının çatı markası olması itibariyle benzerlik incelemesi esnasında geri planda tutulması gerektiğini, ayrıca taraf markalarının birebir aynı emtiada kullanılacağını, dolayısıyla aralarında karıştırılma ihtimalinin olduğunun kabulünün gerektiğini, davacının “...” markasını uzun yıllardır kullandığını ve tanıttığını, davalının aynı markayı tescil ettirmek istemesinin davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 2018-M-10551 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescili talep edilen 2017/09439 başvuru sayılı markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin sektörün öncü firmalarından olduğunu, ağırlıklı olarak mutfak eşyalarını kapsayan, yemek takımları, tencereler, çatal – bıçak setleri, bardak takımları, elektrikli ev aletleri, ev tekstil ürünleri, bornozlar, nevresim takımları gibi bir çok ürünün satışının Türkiyenin bir çok yerinde bulunan mağazalarında bayi ve internet sitelerinde gerçekleştirdiklerini, ... ... gibi bir çok markalarının bulunduğunu, tanıtım ve reklamlarla dünya üzerinde yaptıkları tescil başvuruları ile ... ŞEKİL markasını ayırt edici hale getirdiklerini, taraf markalarının birbirinden farklı olduğunu, markaların bütünsel olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ... istiridye şeklinin herkesçe bilinen bir deniz ürünü olduğu göz önünde tutulduğunda bu şeklin tek bir kişinin tekeline verilemeyeceğinin ortaya çıktığını, kötüniyetli olmadıklarını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı tüm markalarının, “yemek servis takımları, çatal kaşık bıçak setleri, tabaki kase, kahve fincanı” emtiasında ciddi biçimde kullanıldığı, dava konusu edilen markanın kapsamına giren “değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak” emtiası özelinde emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, şeklinde bir tespit yapılarak kısmen kullanımın ispatı belirlense de, davalının "... ... ... +şekil" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait itiraz mesnedi markaları markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibasın bulunmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hususlarının kanıtlanmadığı, dava konusu marka açısından SMK'nın 6/9. maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiasının da ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, markalar arasında SMK 6/1 kapsamında benzerlik bulunduğunu, İstinaf Mahkemesi tarafından yalnızca kullanım ispatının da değerlendirilmesi için dosyanın mahkemeye gönderildiğini, hem görsel benzerlik, hem kavramsal benzerlik hem de işitsel benzerlik bulunduğunu, mahkeme tarafından gerçekleştirilen zayıf marka değerlendirilmesinin tamamen mesnetsiz olduğunu, raporda bilirkişiler zayıf marka değerlendirmesine dair gerekçe de sunmadığından söz konusu raporun denetime elverişlilik koşulunu sağlamadığını, hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, davalı şirketin 21. Sınıfa giren emtiada kullanılmak üzere dosyaladığı görselli marka başvurusunun tescil edilmek üzere ilanı üzerine davacının 2000 10838, 126813 ve 144025 sayılı markalarına ve 6769 sayılı SMK m. 6/1, m. 6/5 ve m. 6/9 hükümlerine dayalı olarak itiraz ettiği, bu itiraz üzerine davalı firmanın davacının itirazlarına mesnet aldığı markalarının, tescilli oldukları tüm emtiada kullanıldıklarının ispat edilmesini talep ettiği, davacının bu talep üzerine marka işlem dosyasına delillerini sunmuş olduğu, davacının itirazını ve bu belgeleri inceleyen Markalar Dairesi Başkanlığının davacının itirazlarını tüm gerekçeler ve mesnet alınan tüm markalar açısından reddettiği, bu meyanda davalının kullanmama def’ine muhatap davacının 2000 10838 sayılı markasının kullanımının ispat edilememiş olması nedeniyle SMK m. 6/1 hükmü kapsamındaki incelemeye dahil edilmediğinin belirtildiği, itirazı reddedilen davacının itirazını aynı gerekçelerle ve aynı markalara dayalı olarak tekrar ettiği, ancak bu itirazların da 2018-M-10551 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiği anlaşılmaktadır.
Davalının marka başvurusunun kapsamında, 21. Sınıftaki; Elektriksiz temizlik aletleri ve gereçleri: boya fırçaları hariç fırçalar, çelik talaşları, süngerler, çelik yünleri, üstüpüler, tekstilden mamul temizleme ve silme bezleri, bulaşık eldivenleri, elektrikli olmayan cilalama makineleri, halı süpürgeleri, sopalı yer paspasları. Diş fırçaları, elektrikli diş fırçaları, diş ipleri, tıraş fırçaları, saç fırçaları, taraklar. Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, saksılar, pipetler, elektriksiz pişirme aletleri. Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları. Ev hayvanları için kafesler, akvaryumlar, vivaryumlar, terraryumlar. Camdan, porselenden, seramikten, kilden süs ve dekorasyon eşyaları: heykeller, biblolar, vazolar ve bu malzemelerden mamul müsabakalarda verilen kupalar. Fare kapanları, haşerat tuzakları, sinek ve haşeratı kovucu veya yok edici elektrikli cihazlar, sinek yakalayıcılar, sinek raketleri. Parfüm bekleri (yandığında koku yayan bekler), parfüm spreyleri ve vaporizatörleri (püskürteç), elektrikli-elektriksiz makyaj temizleme aletleri, pudra ponponları, tuvalet eşyaları için kutular. Püskürtmeli hortum başlıkları, sulama süzgeçleri için başlıklar, sulama aletleri, bahçe sulama süzgeçleri, musluklara takılan uçlar. İşlenmemiş cam, yarı işlenmiş cam, dekorasyon için cam mozaikler ve cam tozları (inşaat için olanlar hariç), cam yünleri (izolasyon ve tekstil amaçlı olmayan). malların bulunduğu görülmektedir.
Somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramı açıklanmalıdır. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir. İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir. Öte yandan, markaların ayırt edicilik güçlerinin de iltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Zira, ayırt edici niteliği zayıf olan markalar yönünden iltibas ihtimali daha düşük olacaktır. Diğer bir deyişle, tescili istenilen mal ve hizmetleri, diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etme gücü düşük kalan, zayıf marka olarak nitelendirilebilecek markaların koruma alanı daha dar bulunmaktadır. Böyle durumlarda, küçük farklılıklar dahi tescil olunmak istenen markaya ayırt edicilik kazandırabilecektir.
Somut olayda, dava konusu başvuru, içinde ... bulunan bir istiridye şeklinden ve ... ... ... ibaresinden oluşmaktadır. Başvuruda başkaca bir unsura yer verilmemiştir. Davacının 2000/10838 sayılı markası, Türkçe'de ... anlamına "..." ibaresi ile yine içinde ... bulunan bir istiridye şeklinden meydana gelmiştir. Bunun dışında, davacının 126813 tescil numaralı markası, üstte kendine özgü yazı karakteri ile "... proselen" ibaresi, bu ibarenin altında tabak şekli ile yanında "..." ve "düz tabak" ibarelerinden, 144025 tescil numaralı markası ise beyaz zemin üzerine iki ayrı satıra gelecek şekilde siyah tonlarda "..." ve "porselen" ibarelerinden oluşmaktadır. Görüldüğü üzere, davacının 126813 ve 144025 tescil numaraları markaları kelime markaları olup, başvuruda yer alan şekil unsuru ile benzer bir şekil bu markalarda yer almadığından, bu markalar yönünden taraf markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığı açıktır.
Davacının 2000/10838 sayılı markasında ise başvuruda olduğu gibi içinde ... bulunan bir istiridye şekli mevcut olup, üzerinde de ... ibaresi bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesinin mümkün olduğu hususu da gözönünde bulundurularak yapılan incelemede, davalının marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet olan 2000/10838 sayılı markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira her iki markanın esas unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davalının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmıştır.
Davalı taraf, gerek ... nezdinde dosyaladığı karşı görüşlerde, gerekse huzurdaki davada, davacının itirazlarına mesnet aldığı 2000 10838, 126813 ve 144025 sayılı markalarının tescilli oldukları tüm emtiada kullanıldığının ispatlanmasını talep etmiştir. Zira; 6769 sayılı SMK, tescilli marka hakkı sahibine markasını ciddi olarak kullanma yükümlülüğü getirmiştir. Davacının gerek marka işlem dosyasına, gerekse dava dosyasına sunmuş olduğu belge ve delillerden, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı 2000/10838 sayılı markasını, "camdan, porselenden, seramikten, adi metalden, plastikten, sentetik madde ve diğer malzemelerden mamul mutfak eşyaları, kap kacak: tabaklar, servis takımları" emtiasında ciddi biçimde kullanıldığının yeterli nitelikte, nicelikte ve içerikte delil ile ispat edilebilmiş olduğu dosya kapsamında belirlenmiş olup, yapılan bu incelemenin dosya kapsamı ile uyumlu bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla; hem YİDK kararının iptali talepli hem de hükümsüzlük talepli dava yönünden, davacının 2000 10838 sayılı markasına dayalı olarak, tescilleri kapsamına giren, "camdan, porselenden, seramikten, adi metalden, plastikten, sentetik madde ve diğer malzemelerden mamul mutfak eşyaları, kap kacak: tabaklar, servis takımları" emtiası özelinde, SMK m. 6/1 hükmü kapsamında bir koruma talep edebileceği, dava konusu edilen markanın kapsamına giren; “değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak” emtiası özelinde emtia ayniyeti/benzerliği/türdeşliği şartının gerçekleşmiş olduğu, diğer emtialar yönünden ise bu şartın gerçekleşmemiş olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiş olup, yapılan değerlendirmenin dosya kapsamı ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde; “Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hallerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hali saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal ve hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir” denilmektedir. Somut olayda ise; davacının dava/marka işlem dosyasına sunduğu delillerden, davacının “...” markasının, tanınmış olmadığı, kaldı ki; somut olayda SMK m. 6/5 hükmü gereğince tanınmış marka korumasından yararlanılabilmesi için, davalı tarafın davaya konu markasının, davacının markasının “tanınmışlığı”ndan haksız yarar sağlaması, “tanınmış marka”nın itibarına zarar vermesi ve ayırt ediciliğini zedelemesi durumlarından birinin oluşmuş/oluşma ihtimalinin yüksek olması gerektiği, taraf markaları benzer olmadığından, tanınmış markanın bir benzerinin farklı mal ve hizmetlerde kullanılması somut olayda söz konusu olmayacağından, davalının markasını tescil ettirmesi ve kullanması sonucunda haksız bir yararın sağlanması, tanınmış markanın itibarına zarar verilmesi ya da tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenmesi şartlarından birinin gerçekleşme ihtimalinin olmadığı anlaşılmıştır.
6769 sayılı SMK’nın 6/9. maddesinde; “Kötü niyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir” denildiği, davalının işaretini kendisine marka olarak seçerken “spekülasyon, yedekleme, şantaj vs.” gibi amaçlarla veya davacının markaları ve faaliyetleriyle haksız rekabet doğuracak eylemlere giriştiği hususlarında dava/itiraz dosyalarına somut herhangi bir delil sunulmamış olduğundan, dava konusu edilen marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının ispat olunamadığı anlaşılmıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/02/2025 gün ve 2024/128 Esas - 2025/71 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KISMEN KABULÜ ile, Türk Patent ve Marka Kurumunun 2018-M-10551 sayılı YİDK kararının “değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak” yönünden İPTALİNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
3- Davalı adına tescil edilen 2017/09439 sayılı "... + Şekil" markasının “değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak” yönünden HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 615,40 TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 571‬,00 TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirmiş olduklarından ilk derece karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
7-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 10.800,00 TL bilirkişi ücreti, 100,00 TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı, 395,4‬0 TL tebligat masrafından oluşan toplam 12.978,50 TL'nin, davanın kabul ve ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek hesaplanan 6.489,25‬ TL'ye, 44,40 TL peşin harç ile 44,40 TL başvurma harcı tutarı eklenerek oluşan toplam 6.578,05 TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı şirket tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 215,80 TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 107,90 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı şirket üzerinde bırakılmasına,
9-Davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 120,00 TL posta masrafından oluşan yargılama giderinin davanın kabul ret oranına göre takdiren 1/2 kabul edilerek bu orana tekabül eden 60,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
10-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
11-Davacıdan peşin olarak alınan 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim