Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/98

Karar No

2026/260

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/98 - 2026/260
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/98
KARAR NO : 2026/260
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/11/2023
NUMARASI : 2022/529 E. - 2023/392 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2022/529 E. - 2023/392 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markalar mesnet gösterilerek davalı şahsın 2021/181293 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın diğer davalı ... 2022-M-15633 sayılı YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa, dava konusu başvurunun YİDK kararının aksine, müvekkilinin markalarıyla karıştırılma ihtimaline neden olacak derecede benzer olduğunu, markaların 25. ve 30. sınıflarda aynı malları, 35., 41. ve 43. sınıflarda aynı hizmetleri kapsadığını, davaya konu başvurunun müvekkilleri markaları ile iltibas oluşturacağını, müvekkilinin SMK’nın 6/3 maddesi gereğince eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, müvekkilleri markaları tanınmış marka olmakla, iltibas değerlendirilmesinde daha geniş korumadan yararlanması gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2022-M-15633 sayılı kararının iptaline, 2021/181293 sayılı "..." ibareli marka başvurusunun tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şahıs, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer hizmetlerin olduğu; dava konusu 2021/181293 sayılı markanın tescil başvurusu yapılan / dava konusu edilen 25, 30, 35, 43. sınıftaki mal ve hizmetlerinin tamamı (davaya konu markanın tescile konu edilen bütün mal ve hizmetleri), davacının itirazına mesnet markalarında yer alan mal ve hizmetler ile aynı/aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu davalı markası ile davacı şirketin itirazına dayanak markaları arasında SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacı şirketin öncelik hak iddiası bakımından sunduğu deliller içerisinde "..." ibaresine rastlanmadığı, davacı şirket lehine SMK’nın 6/3. maddesi koşullarının oluşmadığı; davacı markalarının tanınmış marka seviyesine ulaşmadığı, SMK’nın 6/5. maddesi kapsamındaki korumadan yararlanamayacağı; davalının kötüniyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, taraf markalarının benzer olduğunu, müvekkili markasının ayırt ediciliği güçlü olduğundan koruma kapsamının da daha geniş olması gerektiğini, ortalama tüketicinin markayı bölerek değil bütün olarak algılayacağını, markaların başlangıç kısmındaki benzerliğin daha büyük etkiye sahip olduğunu, müvekkilinin "....com" alan adının 2004 yılında tahsis edildiğini, SMK'nın 6/3. maddesi şartlarının bulunduğunu, davalının markasını seçerken iyiniyet kurallarına aykırı davrandığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin nazara alınarak belirlenmesi gerektiği, davacının "...-..." ibareli markalarıyla davalının "..." ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, zira, dava konusu marka "..." ve "..." ibarelerinin birleşik olarak yazılmasından oluşmuş ise de, bu ibareler birlikte farklı bir anlam edinmediğinden markanın tüketiciler tarafından "... ..." olarak okunup algılanacağı, davalı markasındaki şekil unsurunun da taraf markalarını uzaklaştırdığı, öte yandan, "..." şeklinde telaffuz edilecek dava konusu markanın "..." şeklinde okunarak davacı markalarından işitsel olarak da farklılaştığı, anlamsal olarak da taraf markalarının yakınlaşma içinde olmadıkları, dava konusu markayı gören tüketicilerin bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabileceği; davacının "..." ibaresi üzerinde önceye dayalı hak iddiasını kanıtlayamadığı, davacı markalarının tanınmışlığı kanıtlanamadığı gibi, taraf markaları benzer olmadığından tanınmışlık iddiasının da somut uyuşmazlığa bir etkisinin bulunmadığı, başvurunun kötüniyetle yapıldığının da kanıtlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 10/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim