Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/81
2026/229
5 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/81 - 2026/229
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/81
KARAR NO : 2026/229
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2023
NUMARASI : 2022/81 E. - 2023/10 K.
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2022/81 E. - 2023/10 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili şirketin 2015/24596, 2020/71984, T/01477 sayılı "... ...+ şekil", "...", "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının 2020/77214 sayılı "... ..." ibareli 21. sınıf mal ve hizmetlere ilişkin marka başvurusuna yönelik müvekkili tarafından gerçekleştirilen itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa "..." ibareli markalarının ... nezdinde özel/01477 sayı ile müvekkili adına tanınmış marka statüsüne alındığını, müvekkilinin mobilya ve ev aksesuvarları ürünlerinde kullanageldiği “...” markasının tanıtımı için yıllardır ciddi miktarlara yatırım yaptığını, taraf markalarında "..." ibaresinin esas unsur olarak kullanıldığını, tanınmış "..." markasının farklı sınıflarına giren emtialar açısından da korunmasının gerektiğini, İspanyolca ve İtalyancada ev anlamına gelen ... ibaresinin bu anlamının ülkemizde yaygın olarak bilinmesinin beklenemeyeceğini, ibarenin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin yargı kararları ile sabit olduğunu, dikkat ve özen seviyesi yüksek olmayan tüketicilerin dava konusu edilen "... ..." markasını müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılayacaklarını ve davalının müvekkilinin markasının tanınmışlığından haksız bir menfaat elde etmek amacıyla ve kötü niyetle marka başvurusunda bulunduğunu ileri sürerek, 2021-M-11485 sayılı YİDK kararın iptali ile tescili halinde 2020/77214 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davaya konu marka müvekkili lehine tescil olunmadığı halde bu davanın açılmasının haksız olduğunu, ''... ...'' markası altında müvekkili tarafından herhangi bir ticari faaliyette bulunulmadığını, kaldı ki markalar arasında bir benzerliğin olmadığını, müvekkilinin 24/2/2022 tarihinde markadan vazgeçme doğrultusunda davalı kurum olan ...'na başvuruda bulunduğunu, bu feragatın diğer davalı kurum tarafından onaylandığını, dolayısı ile markadan vazgeçen müvekkiline karşı bu davanın açılamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davalının "... ...+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının 2015/24596 sayılı "...+şekil" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek şekilde benzerlik bulunduğu, dava konusu markanın kapsamında yer alan 21. sınıftaki tüm mallar ile davacının markasının kapsamında bulunan 35. sınıftaki 21. sınıf malların satışı hizmetlerinin birbiri ile ilişikli / bağlantılı olması nedeniyle emtia benzerliğinin de gerçekleştiği, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin yargılama konusu emtialar için ayırdığı satın alma /faydalanma süresi içinde davalının "... ...+şekil" ibareli başvuru markasını gördüğünde derhâl ve hiç düşünmeden bunun davacının 2015/24596 sayılı "...+şekil" ibareli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, taraf markalarını aynı işletmeye ait markalar ya da idari ve ekonomik anlamda bağlantılı bir işletme markaları olarak algılayabileceği, dolayısı ile taraf markaları arasında SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşullarının oluştuğu, SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşullarının oluştuğu ileri sürülebilirse de, somut olayda SMK 6/1 maddesi anlamında markalar arasından iltibas koşulları gerçekleştiğinden tanınmışlık iddiasının sonuca bir etkisinin bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile 2021-M-11485 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu marka başvuru sahibi tarafından geri çekildiğinden hükümsüzlük konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu marka ile davacının itiraza mesnet markaları arasında ortalama tüketici nezdinde markalar arasında görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, davalı markasını okuyan veya gören ortalama dikkate sahip ve işaretleri yan yana karşılaştırma imkanı olmayan kişinin zihnindeki intibanın davacıya ait markaların bıraktığı intiba ile aynı olmadığını, dolayısı ile markaların karıştırılma ihtimallerinin bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu 21.sınıf emtia yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesi anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira ticari bir mal üreten işletmenin, ürettiği malı satması ticari faaliyetinin doğal sonucu olduğundan, davacının itirazına mesnet 2015/24596 sayılı markasının kapsamında bulunan 35.sınıfın 5.alt grubunda 21.sınıf malların satışına özgülenmiş mağazacılık hizmetleri ile dava konusu markanın tescil edilmek istendiği 21.sınıf malların benzer olduğu, davacı markalarının asli unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığı, başvuruda bulunan "..." ibaresinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.10.2022 tarih ve 2021/2864 E.-2022/6882 sayılı kararında "..." ibaresi, 06.09.2022 tarih ve 2022/4306 E.-2022/5521 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresi, 16.02.2021 tarih ve 2020/1819 E.-2021/1274 K. sayılı ilamıyla "..." ibaresinin, 03.02.2020 tarih ve 2019/2970 E.-2020/794 K. sayılı kararında "... ..." ibaresinin davacının "..." ibareli markalarıyla benzer bulunduğu, anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davalı Kurumdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.