mahkeme 2024/290 E. 2024/324 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/290
2024/324
23 Şubat 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/96
KARAR NO : 2024/317
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/02/2020
NUMARASI : 2019/364 E. - 2020/86 K.
DAVACI : ...
VEKİLİ :
DAVALI
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararı İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/02/2020 tarih ve 2019/364 E. - 2020/86 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin "..." esas unsurlu markalar ile ayrıca 2006/53862 sayılı ve "...+şekil" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...+şekil” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ...’e başvuruda bulunduğunu, 2017/36141 kod numarasını alan başvurunun kapsamından SMK’nın 5/1-ç maddesi uyarınca bir kısım mal/hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarılarak kalan mal/hizmetler için Resmi Marka Bülteninde ilan edildiğini, başvurunun ilanına, davacı şirket tarafından itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından incelenen itirazın SMK'nın 6/1. maddesi yönünden haklı görülerek kısmen kabul edildiğini, itirazın kısmen reddi kararına müvekkili itiraz sahibi tarafından yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin ayakkabı marketi sisteminin öncülerinden olup, "..." markası altında ayakkabı, bot, çizme, terlik, patik, kemer, çanta ve benzeri birçok ürün satıldığını, müvekkilinin “...” ibareli markasının tescilli olduğunu, "..." şehrinin İspanya’da bir şehir olduğunu, Türkiye’de de bilindiğini, bu nedenle SMK’nın 5/1-c bendi gereğince tescil talebinin reddedilmesi gerektiğini, taraf markaları arasında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, markaların arasında iltibasın ortaya çıkacağını, görsel anlamda da markaların 6 harfinin yerinin aynı olduğunu, "..." markasının tüketici nezdinde, müvekkilinin itiraza mesnet markasının bir başka serisi, bir alt veya üst markası veya devamı şeklinde anlaşılacağını, halkın markayı kullanan işletmelerin aynı olduğu yanılgısına düşmesi ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2019-M-5291 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2017/36141 başvuru numaralı "...+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı...vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıslar vekili, müvekkilinin markasının esas unsurunun "..." olduğunu, taraf markalarının benzer olmadığını, müvekkili markasının tek başına bağımsız ve özgün bir marka olduğunu, müvekkilinin uzun yıllardır ticari faaliyette bulunduğunu, dürüstlük ilkesi ile hareket ettiğini, orijinal markalı ürünleri üretip sattığını, davacının kötü niyet iddialarının asılsız olduğunu, markaların benzerlik değerlendirmesine konu edilirken ortalama tüketici gözüyle değerlendirilme yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, başvuru sahibi davalıların talebi üzerine itiraza mesnet markanın “ayak giysileri” emtiaları bakımından ciddi kullanımını ispatlar delillerin ibraz edildiği, davacının itiraz gerekçesi markasını yalnızca “ayak giysileri” emtiası bakımından kullandığını ispat ettiği göz önüne alındığında, dava konusu marka kapsamındaki mal ve hizmetler ile davacı markasının kullanımının ispat edildiği “ayak giysileri” emtialarının, hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri ile dikkate alındığında benzer ihtiyaçları gidermedikleri, dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olmadığı, ikame imkanlarının bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunmadığı, davalı ... davacı markasını bu farklı sınıftaki mallar üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurmayacağı, bu bağlamda dava konusu marka kapsamında kalan mal ve hizmetler bakımından SMK’nın 6/1. maddesi kapsamında iltibas ihtimalinin ortaya çıkmayacağı; dava konusu markanın "..." ibaresinden ve bunun üstünde bir erkek aslan kafası görseli ile oluşturulan bir marka olduğu, "..." kelimesinin dilimizde bilinen bir anlamının bulunmadığı, internet arama motorlarında yapılan araştırma sonucunda İspanya’da yer alan bir şehir ismi olduğunun görüldüğü, dava konusu markanın ayırt edici karakterinin "..." kelimesi olduğu tespit ve markanın bir bütün olarak marka olma vasfı taşıdığı ve ayırt ediciliği sağladığı; davacı markasının ayırt edici unsurunun "..." ibaresi olduğu zira "...." harflerinin “...” kelimesinin sessiz harflerinin çoğunluğu kullanılarak oluşturulmuş bir harf kombinasyonu olduğu, harf kombinasyonlarının bir anlam içermemesi sebebiyle tüketicilerin marka algılamasında ikinci planda kaldığı, tüketicilerin markada yer alan anlamlı kelimeleri seçme ve akılda tutma, markaları bu anlamlı kelimelerle hatırlama ve birbirlerinden ayırt etme eğilimleri olduğu; taraf markalarında yer alan ilk 5 harfin birebir aynen yer aldığı, her iki markanın da "...-" heceleriyle başladığı, vurgunun ilk hecelerde yoğunlaşması (... - ...), sonra gelen hecelerin de aynı sesli harfi ("A" harfi) içermesi (BA - VAN) sebebiyle markaların benzer oldukları kanaatine varıldığı, dosya içeriği itibari ile SMK’nın 6/5. maddesinde yer alan koşullar oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1. maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..."nın İspanya'daki bir şehrin adı olduğunu, SMK'nın 5/1-c maddesi uyarınca başvurunun reddinin gerektiğini, ilk derece mahkemesi gerekçesinde bu hususta bir değerlendirme yapılmadığını, taraf markalarının ayniyet derecesinde benzer olduğunu, başvurunun müvekkili markalarının serisi olarak algılanacağını, markaların kelime unsurlarının ilk kısmında oluşan benzerliğin daha büyük öneme sahip olduğunu, mahkemece de benzerlik ve iltibas ihtimali kabul edilmişken davanın reddinin hatalı olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararı iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının itirazı üzerine davalıların kullanım ispatı talebinde bulunduğu, davacının mesnet markasının yalnızca ayakkabılar üzerinde kullanıldığının kanıtlandığı, bunun üzerine davacının itirazı üzerine Markalar Dairesi Başkanlığınca başvurunun kapsamından 25. sınıf "ayak giysileri, ayakkabılar, terlikler, sandaletler" mallarının çıkartıldığı, marka kapsamında kalan mallar yönünden işbu dava açılmış ise de, hükme esas alınan bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davalıların başvuru markası kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliğinin gerçekleşmediği, bu hale göre SMK'nın 6/1. maddesi şartlarının oluşmadığı, öte yandan başvurunun marka olma vasfını da taşıdığı, başvuru kompozisyonu itibariyle ayırt ediciliğin de sağlandığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 368,30-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 15/03/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.