Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2431

Karar No

2026/239

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2431 - 2026/239
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2431
KARAR NO : 2026/239
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/07/2023
NUMARASI : 2020/117 E. - 2023/566 K.

DAVANIN KONUSU : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/07/2023 tarih ve 2020/117 E. - 2023/566 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili ile davalı şirket arasında öncelikle yaş meyve sebze alım- satım sözleşmesi ve sonrasında nakliye sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin Nakliye başlıklı X. maddesinde "ürünün üreticilerden nakliyesi ve sigortasının davalıya ait olacağı, müvekkilinin nakliye aracı temin etmesi halinde ise nakliye bedelinin ürün maliyetine ekleneceği" hususunun düzenlendiğini, sözleşmenin Faturalama başlıklı VI. maddesinde "müvekkili tarafından davalıya temin edilecek ürünler için sevkiyatı yapılan tonaj dikkate alınarak birim fiyat üzerinden fatura edileceğinin düzenlendiğini", nakliye sözleşmesi çerçevesinde, yaş meyve ve sebze alım satım sözleşmesinde ki operasyonel giderler (elleçleme, palet, kasa, köşebent, nakliye, sigorta, hamaliye vb.) için davalı şirkette 16/07/2019 ve 19/07/2019 tarihli iki adet satış faturası düzenlediğini, ancak davalı şirketin talep olunan nakliye bedelini kabul etmeyerek herhangi bir ödeme yapmadığını ve iki şirket arasındaki arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç alınamadığını, ileri sürerek fazlaya ilişkin alacak ve hakları saklı kalmak ve zarar belirlenebilir hale geldiğinde arttırılmak üzere 100.000,00 TL alacağın temerrüt tarihinden itibaren işletilecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 7/9/2022 tarihli dilekçesi ile talebini 4.156.829,12-TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, ... Belediyesi iştiraki olan müvekkilinin Belediye Meclisinin almış olduğu karar uyarınca ucuz meyve sebzenin belediye sınırları içinde bulunan dar gelirli vatandaşlara ulaştırılmasını sağlamakla görevlendirildiğini, kamu iştiraki olması nedeniyle 4734 sayılı Kamu İhale Kanununa tabi olmasına rağmen önceki genel müdür tarafından bu kanundaki usullere uyulmadan davalı şirketten doğrudan alım yoluna gidildiğini, alımların yapıldığı tarihte nakliye bedeli ödeneceğine dair sözleşmede bir hüküm bulunmadığını, davacı tarafından dava dilekçesinde bahsedilen madde numaralarının kendilerinde bulunan sözleşmelerle uyuşmadığını ve Belediye Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından bu sözleşmelere ilişkin yapılan soruşturmanın sonucunun beklenmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraflar arasında, davacının tedarikçi olduğu 01/03/2019 tarihli "Yaş Meyve Sebze Alım – Satım Sözleşmesi" imzalandığı, anılan sözleşme gereğince davacının davalı Şirkete yaş meyve ve sebze ürünlerinin satış ve sevkini taahhüt ettiği, bu sözleşmeye ek olarak taraflar arasında "Yaş Meyve Sebze Nakliye Sözleşmesi" imzalandığı, yapılan bu ikinci sözleşme ile davacı ve davalı şirket arasında tanzim satış noktalarında tedarik edilecek olan yaş meyve ve
sebze ürünlerinin nakliye hizmeti alım işine ilişkin ana sözleşmeye ek olarak usul ve esasların hüküm altına alındığı, davacı tarafından "Nakliye Bedeli" açıklamalı KDV dahil
4.156.829,12-TL bedelli fatura tanzim edilerek davalı Şirkete gönderilmesine rağmen fatura bedelinin davacıya ödenmediği, sözleşmenin faturalandırma başlıklı X. maddesinde "…Tedarikçi tarafından düzenlenen ürün ve sevk irsaliyesine istinaden, yörede bulunan çiftçi
alım fiyatları üzerinden Tedarikçi ve Firma arasında mutabakat sağlanarak; Tedarikçi firmaya temin ettiği ürünleri faturalama yaparken ilgili ürünü önce tanzim satış
fiyatından (KDV dahil) fatura edecektir.
Firma’ya sevk irsaliyesi ile gelen ürünün mutabakat ile teslim alımını müteakip, Tedarikçi
tarafından Firma’nın hal içinde yeri bulunuyorsa %1 KDV, hal içinde yeri bulunmuyorsa %8
KDV ilave edilmek suretiyle Firma adına fatura düzenlenecektir. Tedarikçi tarafından Ürün Bedelinin Firma’ya faturalandırıldığı tarihinden itibaren en geç 5.
Gün firma tarafından Tedarikçinin ……. hesabına ödeme yapılır.
Firma’nın fatura bedelinin ödenmemesi halinde Merkez Bankası yıllık reeskont oranının faiz
oranı üzerinden geç ödemeye istinaden vade farkı faturası kesilecektir.
Firma mutabakata varılarak kesin alıma dönüşmüş ürünler ile ilgili olarak düzenlenen fatura
üzerinden herhangi bir kesinti yapmayacaktır…” düzenlemesinin mevcut olduğu, yine taraflar arasında 01/03/2019 tarihinde imzalanan "Yaş Meyve Sebze Nakliye
Sözleşmesi" nin Faturalama başlıklı VI maddesinde de "…Yüklenici yaş meyve ve sebze alım satım sözleşmesindeki operasyonel giderleri
(elleçleme, palet, kasa, köşebent, nakliye, sigorta, hamaliye v.b.) de dikkate alarak;
Yüklenici, firmaya temin ettiği ürünler için ürün bazında sevkiyatı yapılan tonaj dikkate
alınarak aşağıda belirtilen birim fiyat üzerinden fatura edilecektir." düzenlemesinin ve Ödeme başlıklı VII. maddesinde "…Yüklenici tarafından Firma’ya yapılan nakliye işine ait hizmet faturası, ürün tesliminin
yapıldığı tarihten itibaren en geç 3 gün içerisinde …… hesabına ödeme yapılır.
Firma’nın fatura bedelini ödenmemesi halinde Merkez Bankası yıllık reeskont oranının faiz
oranı üzerinden geç ödemeye istinaden vade farkı faturası kesilecektir…" hükmüne yer verildiği, bu kapsamda, taraflar arasındaki bu sözleşmeler uyarınca yaş sebze ve meyvenin davacı tarafından tedarik edilerek davalıya atış ve tesliminin taahhüt edildiği, dosya kapsamına göre davalı tarafından davacının satıma konu malları teslim etmediğine yönelik bir iddianın ileri sürülmediği, uyuşmazlık konusu olan ve davacı tarafından keşide edilen fatura ile ödenmesi talep edilen miktarın bu sözleşme hükümleri uyarınca teslim edilen yaş meyve ve sebzenin nakliyesinden kaynaklandığı ve davalının bu sözleşmeler uyarınca bu bedelden sorumlu olduğu, davalı şirket tarafından ibra savunmasına dayanak olarak sunulan fesih ve ibra protokollerinin karşı tarafının davacı Şirket olmadığı, davacı şirketten farklı bir tüzel kişiliği olan bölge müdürlükleri ile yapılan fesih protokollerinin davacının dayanmış olduğu sözleşmelerin düzenleme tarihinden önce imzalanmış olması da nazara alındığında davacı şirket yönünden hukuki sonuç doğurmasının hukuken olanaklı olmadığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalı şirket tarafından da ticari defterlerine kayıt edilerek bedeli ödenen faturalardaki ürünlerin miktarı ve taraflar arasında imzalanan Nakliye Sözleşmesinde belirtilen kg fiyatları ile uyumlu olduğunun bilirkişi raporu ile uyumlu olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve 4.156.829,12-TL alacağın 100.000,00-TL’lik kısmının dava, kalan kısmının ıslah tarihi olan 28/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili, 01/03/2019 tarihinde davacı şirket ve müvekkili arasında yapılan ibra sözleşmeleri ile bu tarihten tüm alacak ve borçların karşılıklı olarak ibra edildiğini, bu sözleşmeler iki kez mahkemeye sunulmasına rağmen yerel mahkemenin bu konuyu gözardı ettiğini, son bilirkişi heyeti raporunda ''işbu davanın konusunu oluşturan sözleşmeleri taraflarının ... Hayvancılık Ambalaj Petrol Nakliyat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi ile ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. olduğu, bu sözleşmelerin de 01.03.2019 tarihinde imzalandığı ve nakliye bedeline ilişkin talep edilen ürünlere ilişkin faturalarının da 01.03.2019 tarihinden sonra düzenlenmiş olduğu'' şeklindeki tespit bulunmasına rağmen, alımların 09/02/2019 tarihinde başladığını, bu halde faturalandırmanın ne zaman yapıldığı değil, nakliye işlemlerinin ne zaman gerçekleştiğinin önem arz ettiğini ve nakliye tarihlerinin tespitine ilişkin ek rapor talebinin reddedildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, alacak (ticari satımdan kaynaklanan) istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, taraflar arasında davacının tedarikini taahhüt ettiği yaş meyve ve sebzenin teslim edilmediğine dair bu uyuşmazlığın olmadığı, hüküm altına alınan nakliye bedelinin taraflar arasındaki ürün tedariki ve nakliye sözleşmeleri uyarınca teslim edilen ürünlerin tonajı esas alınarak davalının ticari defterleri üzerinde bilirkişi vasıtası ile yapılan incelemeler ile belirlendiği ve davacının davalı tarafından sunulan fesih ve ibranamelerin tarafı olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 283.952,99-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 70.988,24-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 212.964,75-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim