Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2354

Karar No

2026/237

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2354 - 2026/237
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2354
KARAR NO : 2026/237
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/12/2023
NUMARASI : 2020/70 E. - 2023/524 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Markanın Hükümsüzlüğü)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/12/2023 tarih ve 2020/70 E. - 2023/524 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, tatlı sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ülkenin değişik yerlerinde 11 adet mağazasının mevcut olup "..." markası ile bilindiğini, bu marka dışında müvekkili adına tescilli "...", "...", "...", "... ..." markalarının da mevcut olduğunu, hal böyle iken davalı ...'ın "..." ibareli markanın 30, 35 ve 43. sınıflarda tescili başvurusuna yönelik müvekkilinin itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa ki taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği ve markaların asli unsurları arasında görsel ve fonetik olarak iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunduğunu ileri sürerek 2019-M-11549 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2019/09841 sayılı markanın tüm sınıflardan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, uzun yıllar önce faaliyete başlayan müvekkilinin, "... ..." markası altında yaptığı tanıtım ve reklam faaliyetleri sonucunda sosyal medya hesaplarında onbinlerce takipçisinin bulunduğunu, anılan markanın tescilli olup aktif olarak kullanıldığını, davaya konu "..." markasının müvekkilinin esas markası olan "... ..." markasının korunması ve bu markaya olası tecavüzlerin önlenmesi amacıyla tescil ettirilmiş olup markanın aktif olarak kullanımının amaçlandığını, davacı tarafından "..." markasına dayalı itirazda bulunulmuş ise de davacının bu ibareyi içeren bir markanın tescilini sağlayamadığını, esas olarak davacının müvekkilinin tanınmış markalarından haksız menfaat elde etmeye çalıştığını, davacının "..." ibareli tescilli markası olmadığından marka benzerliğinin söz konusu olamayacağını ve tanınmış "..." ibareli markaları bulunan müvekkilinin bu markalara dayalı olarak "..." markasını tescil ettirmek hususunda kazanılmış hakkının olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacıya ait itiraza / hükümsüzlüğe mesnet 2019/19379 ve 2019/19391 sayılı markaların dava konusu marka tescil başvuru tarihinden sonraki tarihli olmaları nedeniyle değerlendirmeye alınmayacağı, yine 2018/04725 sayılı marka başvurusunun Kurum tarafından reddedilmiş olup Kurum kararın iptali için Ankara 4.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2019/281 Esas sayısı ile açılan davanın reddine dair kararının 29/05/2023 tarihinde kesinleştiği, bu durumda itiraza / hükümsüzlüğe mesnet alınabilecek tek markanın 2018/81917 sayılı marka olduğu, söz konusu markanın "..." ibaresinden, dava konusu markanın ise "Şekil+..." ibaresinden oluştuğu, "..." sözcüğünün ayırt ediciliğinin bulunmadığı, taraf markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile "..." ibaresi arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik mevcut olmadığından markaların kapsamında bulunan mal-hizmetlerin aynı, aynı tür veya benzer olduğu kabul edilse bile markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan delillerden davacının “...” ya da “...” ibareleri üzerinde kullanıma bağlı üstün bir hakkının bulunduğu kanaatine varılmasının mümkün olmadığı, tanınmışlık nedeniyle tescil engeli koşullarının gerçekleşmediği ve başvurunun kötü niyetle yapıldığını gösterir olguların ileri sürülmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, eldeki davanın YİDK kararının iptal davası olup değerlendirmenin bu karar tarihindeki koşullara göre yapılması gerektiğini, bu minvalde markaya dayalı itiraz için markanın tescil edilmiş olmasının zorunlu olmadığını, SMK'da tescil başvurusu yapılan bir markaya dayalı olarak bu başvuru sahibine itiraz hakkının tanındığını, bu itibarla 2018/04725 sayılı başvuruya dayalı olarak itiraz edilemeyeceği ve bu markanın dikkate alınmayacağına dair mahkeme kararının isabetli olmadığını, müvekkili tarafından şirket ticari defter ve belgelerine dayanıldığını, dolayısı ile bu defter ve belgelerin talimat yoluyla incelenmesi gerektiğini ve dosyadaki delillerin dahi önceye dayalı hakkı ispatlamaya yeterli olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili Kurum kararlarının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere davacının itiraza ve davaya mesnet 2018/04725 sayılı marka başvurusunun hükmen reddedildiği, 2019/19379 ve 2019/19391 sayılı marka başvurularının davaya konu marka başvurusundan sonra gerçekleştiği, 2018/81917 sayılı "..." ibareli marka ile davaya konu markanın asli unsurlarının "..." ve "..." ibarelerinden oluştuğu, bu ibareler arasında görsel, işitsel veya kavramsal olarak herhangi bir benzerliğin mevcut olmadığı ve davacının gerçek hak sahipliği iddiasına destekler nitelikteki delillerin usulüne uygun olarak ibraz edilmediği, anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim