Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/2260
2024/1928
29 Kasım 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2260 - 2024/1928
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2260
KARAR NO : 2024/1928
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2024
NUMARASI : 2024/300 E.
İHTİYATİ TEDBİR
TALEP EDEN :
VEKİLİ :
KARŞI TARAF :
DAVANIN KONUSU : İhtiyati tedbir talebi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2024 tarih ve 2024/300 E. sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbir talep eden tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : İhtiyati tedbir talep eden vekili, ana faaliyet alanını evcil hayvanlar için gıda ürünleri üretimi, dağıtımı ve pazarlaması olan müvekkilinin TÜRKPATENT nezdinde "..." ibareli 2010/41477 ve 2009/24379 sayılı tescilli markalarının bulunduğunu, bu ibarenin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının aynı iştigal sahasında "...”, "... ...", "... ...", "... ..." ibareli kullanımlarının, müvekkilinin tescilli "..." markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemli davada, davalının adresinde müvekkil şirkete ait markanın haksız ve yetkisiz kullanılması nedeniyle, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden her türlü ürün ve tabela gibi vasıtaların zapt edilmesi, bunların tümüne el konması ve internet ortamı dahil her türlü kullanımın önlenmesi, tecavüzün durdurulması, dava konusu ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığı https://www...com/ alan adından “...” ibaresini ya da benzer ibareyi taşıyan tüm içeriklerin kaldırılması hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı adına tescilli 2021/163456 sayılı ve "..." ibareli markanın bulunduğu, dosyanın mevcut durumu itibariyle davalı adına tescilli marka bulunduğu ve İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2024/21 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun ihtiyati tedbir kararı vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle, 6100 sayılı HMK'nın 389 vd. maddeleri uyarınca yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin davalı tarafından işlenen marka ihlali ve haksız rekabet fiillerini haricen öğrendiğini, bu fiillerin tespiti amacıyla İstanbul Anadolu 2. Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2024/21 D.iş dosyası ile yapılan delil tespiti dosyasında görevlendirilen bilirkişinin 15.03.2024 tarihinde davalının iş yerine gittiğini, bu adreste tecavüz ve haksız rekabet fiillerinin somut olarak tespit edildiğini, söz konusu bilirkişi raporunun huzurdaki dosya içeriğine kazandırıldığını, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için “yaklaşık ispat” koşulu aranmakla birlikte huzurdaki dosyada davalının müvekkili markalarını ihlal ettiğinin de şüpheye mahal vermeyecek biçimde ispat edildiğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını, müvekkili markalarına tecavüz teşkil eden eylemlerin, internet ortamı dahil, tedbiren durdurulmasını, “...”, “... ...”, “... ...”, “... ...” ibarelerinin ve müvekkilinin tescilli “...” markalarına benzer her türlü ibarenin davalı tarafından üretilen ürünler, her türlü ticari evrak ve her türlü tanıtım vasıtasında kullanımının tedbiren durdurulmasını, markalarına tecavüz oluşturan her türlü ürüne, tanıtım vasıtasına, kataloğa, tabelalara, promosyon ürünlerine el konulması istemiştir.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbir istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6100 sayılı HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Aynı Kanun'un 390/3. maddesine göre de ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tedbir talep eden tarafın, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmesi gerekmektedir. Görüldüğü üzere HMK'da ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için haklılığın tereddütsüz şekilde ispatı şartı aranmayıp yaklaşık olarak ispat yeterli bulunmuştur.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken SMK'nın 159. maddesinde de, "Bu Kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişiler, dava konusu kullanımın, ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla, verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere, ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, ihtiyati tedbirlerin özellikle davacının sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulmasını kapsaması gerektiği düzenlenmiş, maddenin son fıkrasında da bu Kanun'da hüküm bulunmayan hallerde 6100 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Öte yandan, 6102 sayılı TTK'nın 61/1. maddesi uyarınca, dava açma hakkını haiz bulunan kimsenin talebi üzerine mahkeme, mevcut durumun olduğu gibi korunmasına, 56. maddenin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentlerinde öngörüldüğü gibi haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına, haksız rekabetin önlenmesine ve yanlış veya yanıltıcı beyanların düzeltilmesine ve diğer tedbirlere, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun ihtiyati tedbir hakkındaki hükümlerine göre karar verebilir. O halde, açıklanan hükümler çerçevesinde, bir sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil edecek ya da haksız rekabete yol açacak şekilde kullanımda bulunulduğunu yaklaşık olarak ispat eden kişi, bu kullanımların engellenmesini ihtiyati tedbir yoluyla isteyebilecektir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya dönüldüğünde; ihtiyati tedbir isteyen vekili, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat istemli davada, davalının adresinde müvekkili şirkete ait markanın haksız ve yetkisiz kullanılması nedeniyle, marka tecavüzü ve haksız rekabet teşkil eden her türlü ürün ve tabela gibi vasıtaların zapt edilmesi, bunların tümüne el konması ve internet ortamı dahil her türlü kullanımın önlenmesi, tecavüzün durdurulması, dava konusu ürünlerin satışının ve tanıtımının yapıldığı https://www...com/ alan adından “...” ibaresini ya da benzer ibareyi taşıyan tüm içeriklerin kaldırılması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece dosyanın mevcut durumu itibariyle davalı adına tescilli 2021/163456 sayılı ve "..." ibareli markanın bulunduğu ve İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2024/21 Değişik İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunun ihtiyati tedbir kararı vermeye yeterli olmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece dosyaya kazandırılan tarafları dosyamızın tarafları aynı olan İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D.İş sayılı dosyasında aldırılan 28/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, "Karşı tarafa ait " ...” Adresinde Yer Alan işletmenin “...” ismi ile faaliyette bulunan evcil hayvan ilaç, mama vs. ürünleri satan bir işletme olduğu, işletmenin sahibinin “...” isimli tüzel kişi olduğu, (PENDİK VERGİ DAİRESİ / 4541896045) Tarafların 31. sınıf bakımından faaliyet alanlarının kesiştiği, başka bir anlatımla tarafların hizmetlerinin aynı sektör olduğu, karşı taraf işletmesinde yapılan tespitte fiili kullanım ile bilişim bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde tespit isteyen adına tescilli markanın tespit isteyen adına tescilli olduğu renk, şekil ve kombinasyonlarda aynen kulanıldığı tespit edilmiştir. İşbu sebeple tespit isteyen adına tescilli markalar ile karşı taraf kullanımları arasında karıştırılma ihtimalinin oluşabileceği dolayısıyla bu durumun marka hakkına tecavüz olarak değerlendirilebileceği " rapor edilmiş, bunun üzerine 22/05/2024 tarihli kararla, "İhtiyati tedbir talebinin kabulü ile tedbir talep eden eden tarafından karar tebliğ tarihinden itibaren 1 haftalık kesin süre içerisinde, 100.000,00 TL teminat veya muteber bir bankaya ait kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize depo edildiğinde, tecavüz teşkil eden kullanımlara ve ürünlere, katalog ve sair tanıtıcı dokümanlar da dahil olmak üzere müvekkil markalarının izinsiz kullanıldığı her türlü emtiaya EL KONULMASINA, karşı tarafça ... markasının talep edene ait tescilli marka sınıfları kapsamında fiziki, internet ve sosyal medya hesaplarında her türlü kullanımının, teşhirinin ve satışının YASAKLANMASINA" karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D.İş sayılı dosyasında aldırılan bilirkişi raporuna istinaden anılan ihtiyati tedbir kararının verilmesinden sonra, davalı tarafından başka/yeni bir kullanımda bulunulduğu yaklaşık olarak ispat edilmemiştir. 6100 sayılı HMK'nın 397/2.maddesinde de, "İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder." hükmü düzenlenmiş, davacı tarafından, verilen bu tedbir kararının infaz edilmediği ya da ortadan kalktığı da öne sürülmemiştir.
Hal böyle olunca, 6769 sayılı SMK'nın 155. Maddesinde "Marka, patent veya tasarım hakkı sahibi, kendi hakkından daha önceki rüçhan veya başvuru tarihine sahip hak sahiplerinin açmış olduğu tecavüz davasında, sahip olduğu sınai mülkiyet hakkını savunma gerekçesi olarak ileri süremez." hükmü karşısında davalı adına tescilli markanın varlığının, davalıdan daha eski tarihli marka tescilleri bulunan davacı yönünden ihtiyati tedbir kararı verilmesine engel teşkil etmeyeceği ancak İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2024/21 D.İş sayılı dosyasında bilirkişilerce tespit edilerek ihtiyati tedbirle yasaklanan davalı eylemleri için mükerrer ihtiyati tedbir talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, bunun yanında anılan dosyada verilen ihtiyati tedbirin kapsamı dışında yeni ya da başka bir kullanıma dair yaklaşık ispat şartının da sağlanmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce ihtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusu, ilk derece mahkemesi hükmünün gerekçesine ilişkin olarak yerinde görülerek kabul edilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-İhtiyati tedbir isteyen vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 20/09/2024 gün ve 2024/300 Esas sayılı ara kararının KALDIRILMASINA,
2-İhtiyati tedbir isteminin yukarıda açıklanan gerekçeyle REDDİNE,
3-Davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
4-İstinaf aşamasında ihtiyati tedbir isteyen tarafından yapılan yargılama giderlerinin esas hakkındaki hükümle birlikte değerlendirilmesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın tebliğ ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/12/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.