Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/2135

Karar No

2024/1935

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/2135 - 2024/1935
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/2135
KARAR NO : 2024/1935
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2024
NUMARASI : 2024/145 E. - 2024/225 K.

DAVACILAR
VEKİLLERİ
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/05/2024 tarih ve 2024/145 E. - 2024/225 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacılar vekili, "..." ibareli markaların müvekkilleri adına tescilli olduğunu, ayrıca bu ibarenin müvekkillerinin ticaret unvanında da yer aldığını, yurt içinde ve yurt dışında çeşitli sektörlerde faaliyette bulunan müvekkili topluluğa dâhil tüm şirketlerin "..." markası ile tanındığını, itibar ve güven kazandığını, davalı gerçek kişinin 2019/09347 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkillerince bu başvuruya yapılan itirazların, Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen kabul edildiğini, müvekkillerinin, başvurunun tümden reddi istemiyle bu karara da itiraz ettiklerini, müvekkili ... Holding AŞ'nin itirazının YİDK tarafından kabul edilerek, bir kısım emtianın daha başvuru kapsamından çıkarıldığını, diğer müvekkili itirazının ise YİDK tarafından reddedildiğini, oysa başvurunun tümden reddinin gerektiğini, dava konusu başvuru ile müvekkillerine ait markalar arasında karıştırılma tehlikesinin bulunduğunu, tüketicilerin, dava konusu markayı gördüklerinde, müvekkillerine ait “...” markasının serisi olduğunu ya da müvekkillerince lisans verilerek kullandırıldığını düşüneceklerini, yasal ret nedenleri arasında sayılan tüm koşulların mevcut olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2020-M-8828 ve 2020-M-8829 sayılı kararlarının iptaline, dava konusu markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararlarının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuru kapsamında kalan emtianın, davacılar markalarının kapsamlarındaki mal ve hizmetlerle ilişkilendirilebilecek ürünler olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacıların "..." unsurlu markaları ile müvekkiline ait "..." markasının benzer olmadığını ve markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkilinin markasında ilk olarak isminin baş harflerini ve devamında isim ve soy isminin ilk iki harfinin kullanıldığını, taraf markalarının bütünsel olarak birbirinden ayrıldığını, tarafların faaliyet alanlarının da farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı tarafça dayanılan 2013/105377 sayılı markanın, dava dışı ... İmalat San. ve Tic. A.Ş.’ye ait olduğu için dikkate alınamayacağı, dava konusu marka başvuru kapsamında kalan hizmetlerin, davacıların itirazlarına mesnet markaların kapsamlarındaki mal ve hizmetlerden farklı olduğu, dava konusu marka başvurusu ile davacıların markaları arasında çekişme konusu hizmetler bakımından kapsam benzerliği bulunmadığı, sadece işaret benzerliği bulunduğu, dolayısıyla taraf markaları arasında karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceği, davaya dayanak yapılan markaların, "konut veya sosyal amaçlı yapı ve dairelerin yapımı, satışı ve kiralanması" bakımından tanınmışlık düzeyine ulaştıklarının ispatlanabildiği, başvurunun tesciline izin verilen hizmetlerin, tüketicilerin inşaat sektörü ile ilişkilendirebileceği türden mallar veya hizmetlerle ilgili olmaması nedeniyle ... ibaresinin konut inşaatına ilişkin olan tanınmışlığından haksız yarar sağlanması veya tanınmışlığa zarar verilmesi yönünde bir sonuca neden olmayacağı, davacıların ticaret unvanlarına konu faaliyetlerinin konut inşaatına ilişkin olduğu, dava konusu başvurunun tesciline izin verilen hizmetler ile davacıların ticaret unvanları ile gerçekleştirdikleri faaliyetler arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı, salt işaret benzerliğinin söz konusu olması karşısında davacıların ticaret unvanından kaynaklı olarak, dava konusu marka başvurusu için tescil engelinin varlığından bahsedilemeyeceği gerekçesiyle, YİDK kararlarının iptali isteminin reddine, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, müvekkil şirketler aleyhine ayrı ayrı iki vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, müvekkillerine ait "..." markasının tanınmış marka olduğunu, bu hususta sundukları deliller incelenmeden karar verildiğini, gerekçeli kararda, müvekkilleri markalarının yalnızca konut inşaası alanında tanınmış olduğunun kabul edildiğini, oysa müvekkillerinin, farklı sektörlerde faaliyet gösteren şirketlerden oluşan bir şirketler topluluğunun içerisinde bulunduğunu ve ... ... Sanayii A.Ş.'nin 1969 yılından beri kullandığı ... markasının, topluluk bünyesindeki diğer şirketler tarafından marka lisans sözleşmesi çerçevesinde uzun yıllardır kullanıldığını, "..." ibaresinin hem müvekkil şirketlerin markası hem de davalının markası açısından esaslı unsur olduğunu, yalnızca bu hususun bile markalar arasında iltibas yaratabilecek nitelikte bulunduğundan davanın kabulünün gerektiğini, "..." ibaresinin, müvekkillerinin ticaret unvanının çekirdek kısmını oluşturduğunu, SMK'nın 6/6 maddesi koşullarının da gerçekleştiğini, müvekkili şirketlerin uzun yıllardır ralli ve yelken sporlarına sponsorluk desteği verdiğini, bu durum hakkında gerekli inceleme yapılmadan hüküm kurulmasının, müvekkillerinin hak kaybına sebep olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE :Dava, YİDK kararlarının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet markalar arasında, marka işaretleri yönünden benzerlik mevcut ise de marka kapsamlarındaki mal ve hizmetler arasında benzerlik olmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacı markalarının tanınmış olduğu "konut veya sosyal amaçlı yapı ve dairelerin yapımı, satışı ve kiralanması" hizmetleri ile dava konusu başvuru kapsamındaki hizmetler arasında hiçbir ilişkinin bulunmadığı dikkate alındığında, SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının gerçekleştiğinin de söylenemeyeceği, son olarak tarafların farklı sektörlerde faaliyet göstermeleri karşısında SMK'nın 6/6 maddesi anlamında bir tescil engelinin de bulunmadığı, davacıların itirazları üzerine verilen iki ayrı YİDK kararının iptalinin talep edildiği, dolayısıyla somut uyuşmazlıkta objektif dava birleşmesi bulunduğu ve bu davaların reddi nedeniyle iki ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik olmadığı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davacılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60 TL maktu istinaf karar ve ilam harcı, davacılar tarafından ayrı ayrı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim