Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/178

Karar No

2026/212

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/178
KARAR NO : 2026/212
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/11/2023
NUMARASI : 2022/362 E. - 2023/494 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17/11/2023 tarih ve 2022/362 E. - 2023/494 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/02937 numaralı “...” ibareli marka başvurusuna davalı şirketin itirazı üzerine verilen 2022-M-11216 sayılı YİDK kararının iptali ve 2021/02937 tescil numaralı markanın hükümsüzlüğü istemiyle davalı tarafından açılan Ankara 2.FSHHM 2022/71 Esas sayılı dosyada düzenlenen bilirkişi raporuyla, davalının itiraza mesnet markalarının Türkiye sınırları dahilinde kullanımının ispatlanamadığının açıklandığını, davalı şirketin dava konusu markaları Türkiye’de ciddi bir şekilde kullanmadığını, Ankara 2. FSHHM 2022/71 Esas sayılı dosyasında davanın reddine karar verildiğini, yapılan araştırmada davalı firmanın Türkiye sınırları dahilinde iptali istenilen markalar bakımından bir kullanımının olmadığının, marka tescilleri yoluyla kendisine Türkiye piyasasında korunaklı bir alan oluşturmaya çalıştığının, bu yolla yapay bir pazar engeli oluşturduğunun anlaşıldığını, davalı şirketin cevap dilekçesinde markaların Türkiye’de satışa sunulduğu ve ciddi bir şekilde kullanıldığına ilişkin herhangi bir somut delil ibraz etmediğini ileri sürerek, davalı şirket adına tescilli 2005/50466, 2010/01631, 2017/100006, 2014/88776, 2014/14797, 2013/02509, 2013/02508, 2012/90603, 2011/44506, 2010/79720, 2010/60265, 2010/54426, 2010/54422, 2010/54416, 2010/54411, 2010/54407 sayılı markaların kullanılmamaları sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, iptal incelemesinin dava tarihinden geçmişe dönük 5 yıllık süreci kapsadığını, hükümsüzlük davasına bir etkisi bulunmadığını, müvekkili markasındaki esaslı unsurun farklı olduğunu, iş bu davanın açılmasında davacının menfaatinin söz konusu olmadığını, müvekkilinin markasını uzun yıllardır ülkemizde kullanıma konu ettiğini, müvekkili şirketin 1884 yılından beri faaliyette bulunduğunu, 2003 yılında ilaç firması ile birleşim sağlayarak ilaç, kozmetik ve kişisel bakım ürünlerinde dünyada oldukça tanınır hale geldiğini, çevrimiçi olarak dahi Türkiye’de müvekkili ürünlerinin birçok online sitede satışta olduğunu, müvekkiline ait ... markalı ürünlerin müvekkilinin izni ile ithalat ve ihracata konu edilmiş olması nedeniyle kullanımın gerçekleştiğinin kabulünün gerektiğini, davacının müvekkili şirketin tanınmışlığından yararlanmak amacıyla kötü niyetli hareket ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalının 2017/100006 sayılı markasının tescil tarihi üzerinden henüz 5 yıl geçmediği, bu nedenle söz konusu markanın kullanılmama nedeniyle iptali koşulunun oluşmadığı, davalının 2010/01631 sayılı “... ...” markasını “03. Sınıf: Diş macunu” emtiası bakımından, 2010/54426 sayılı “...” markasını “03. Sınıf: Parfümeri; kozmetik ürünleri, kişisel kullanım amaçlı koku vericiler.” emtiası bakımından, 2010/54416 sayılı “... ...” markasını “03. Sınıf: Saç yağları” emtiası bakımından, 2010/54411 sayılı “...” markasını “03. Sınıf: Saç yağları, saç bakım ürünleri, saç kremleri ve kozmetik preparatlar.” emtiası bakımından, 2010/54407 sayılı “...” markasını “03. Sınıf: Kozmetikler” emtiası bakımından kullandığı, diğer markaların ise kullanımını gösterir belgenin dosya kapsamında bulunmadığı, iş bu davanın konusunu toplamda on altı adet markanın iptal edilmeleri isteminin oluşturduğu, her bir iptal isteminin ayrı ve bağımsız olarak talep edilebilir nitelikte olduğu, 6100 sayılı HMK m.110 hükmüne göre davaların yığılması müessesesinin eldeki davada söz konusu olduğu, her bir marka bakımından ayrı ayrı vekalet ücreti değerlendirmesi yapıldığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, A-Dava konusu 2005/50466, 2014/88776, 2014/14797, 2013/02509, 2013/02508, 2012/90603, 2011/44506, 2010/79720, 2010/60265, 2010/54422 sayılı markaların kullanılmamaları nedeniyle iptal edilmelerine, B-Dava konusu 2010/01631 sayılı markanın "Diş tozları ve diğer diş bakımı preparatları." emtiaları bakımından, 2010/54426 sayılı markanın "Ağartma ve temizlik amaçlı maddeler. Sabunlar. Diş bakımı ürünleri. Aşındırıcı ürünler (Zımpara bezleri, zımpara kağıtları, pomza taşları, pastalar dahil). Parlatma ve bakım ürünleri (deri, vinil, metal, ahşap v.b.için)." emtiaları bakımından, 2010/54416 sayılı markanın "Saç bakım ürünleri, saç kremleri ve kozmetik preparatlar." emtiaları bakımından, 2010/54407 sayılı markanın "Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri. Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Süt ve süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler. Kuru yemişler. Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. Yumurtalar, yumurta tozları. Tıbbi amaçlı olmayan ve tamamlayıcı gıda maddeleri (polen, proteinler, karbonhidratlar dahil). Patates cipsleri." emtiaları bakımından kullanılmamaları nedeniyle iptal edilmelerine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine, C-Dava konusu 2010/54411 sayılı markanın kullanılmama nedeniyle iptal edilmesi isteminin reddine, D-Dava konusu 2017/100006 sayılı markanın kullanmama nedeniyle iptal edilmesi isteminin süre şartı sağlanmadığından reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı tarafından sunulan ithalat faturalarının, malların yurt içinde yerleşik bir şirkete ihtal edildiğini ortaya koymakla birlikte bu durumun markalı ürünlerin yurt içinde kullanıldığını göstermediğini, ürünlerin tüketiciye ulaşıp ulaşmadığına ve ciddi kullanıma dair delil bulunmadığını, davanın kısmen reddine sebep olan markaların ciddi kullanımının ispatlanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın tümden kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2012/90603 sayılı "... ..." ve 2010/79720 sayılı "..." ibareli markaların kullanımının hem faturalar hem de ambalajlarla ortaya konulmasına rağmen delillerinin dikkate alınmadığını, "... ..." markasının tüy dökücü krem emtiasında Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını, mahkeme kararının aksine bu kullanımın yalnızca "..." değil "... ..." biçiminde gerçekleştiğini, aynı zamanda ... gibi online satış sitelerinde ürünlerin satıldığını, "....com" ve "....com" isimli forum sitelerinde 2013 ve 2016 yıllarında yapılan kullanıcı yorumlarının ciddi kullanımı gösterdiğini, "..." markalarının 3.sınıfta tescilli olduğu çeşitli emtialar için 2018 yılından dava tarihine kadar sürekli ve ciddi kullanıma dair fatura suretlerini ve internet görsellerini sunduklarını, "... ..." markasının 3.sınıf "saç bakım ürünleri ve kozmetik preparatlar" kullanıldığının kabul edilmesinin gerektiğini, zira anılan markalarının "sağ yağları" yönünden kullanımının ispatlandığını, saç yağının aynı zamanda bir saç bakım ve kozmetik ürünü olması karşısında markanın "saç bakım ürünleri ve kozmetik preparatlar" yönünden iptaline karar verilmesinin çelişki oluşturduğunu, birden fazla marka için kullanmama nedeniyle iptal talep edilmesinin her bir marka bakımından ayrı vekalet ücreti takdirini gerektirmediğini, tek bir davanın söz konusu olduğunu, mahkemece marka adedince vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacı vekili, davalıya ait 2005/50466, 2014/88776, 2014/14797, 2013/02509, 2013/02508, 2012/90603, 2011/44506, 2010/79720, 2010/60265, 2010/54422, 2010/01631 , 2010/54426 , 2010/54416, 2010/54407, 2010/54411 ve 2017/100006 sayılı toplam 16 adet markanın kullanılmamaları nedeniyle iptalini talep etmiş, davalı vekili, müvekkili şirket markalarının, tescilli oldukları mal veya hizmet sınıflarında fiilen kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Somut uyuşmazlığa uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 26/1-a maddesi uyarınca 9. maddenin birinci fıkrasında belirtilen hallerin mevcut olması halinde talep üzerine markanın iptaline karar verilir. SMK'nın 9/1. maddesinde ise, tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği düzenlenmiştir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere, tescilli bir markanın tescil edildiği her bir mal ve hizmet sınıfı için ayrı ayrı kullanılması gerekmekte olup, bu konudaki ispat yükü ise davalı taraftadır. Bu konudaki ispat yükü kendisinde olan davalının, sunduğu delillerle markasını Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını veya kullanmaması için haklı sebeplerinin bulunduğunu ispatlaması gerekir.
Mahkemece fikri ve sınai mülkiyet uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen rapora istinaden yazılı şekilde karar verilmiş ise de, bilirkişinin dava konusu markanın kapsamındaki uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerin ilgili olduğu sektör yönünden uzmanlığının bulunmadığı gözden kaçırılarak davalının kullanım delilleri sektör uygulamaları bakımından denetime elverişli biçimde incelenmemiş, taraf vekillerinin alınan bilirkişi raporuna karşı ileri sürdüğü esaslı itirazlar da bu nedenle karşılanamamıştır.
Öte yandan işbu dava, 16 adet markanın kullanılmamaları nedeniyle tek harç yatırılarak açılmış olup mahkemece davanın kabul edilen bölümü için davacı yararına tek, davanın reddedilen bölümü için davalı yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile dava konusu her bir marka için kabul ve ret durumuna göre davacı ve davalı lehine ayrı ayrı (toplamda 20 adet) maktu vekalet ücreti takdiri de doğru olmamıştır.
Bu durumda mahkemece yapılması gereken, davalının kullanım delillerinin incelenmesi için dava konusu markaların tescilli olduğu sınıflar yönünden sektörel uzmanlığı bulunan bilirkişilerin de yer aldığı 3 kişilik bilirkişi heyetinden, SMK'nın 9 .maddesi kapsamında markaların kullanıldığının kabul edilebilmesi için bu kullanımın SMK'nın 7. maddesinin 2. fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7. maddenin 3. fıkrası ve SMK'nın 9. maddesinin 2 ve 3. fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/384 E.-2013/1893 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı mal ve hizmetlere benzerliği nedeniyle başka mal ve hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı hususları gözetilmek suretiyle rapor alınıp, varsa taraf vekillerinin bu rapora esaslı itirazları da karşılanarak oluşacak sonuç çerçevesinde, vekalet ücreti konusunda yukarıda yapılan açıklamalar da dikkate alınarak bir karar vermekten ibarettir.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin17/11/2023 gün ve 2022/362 E. - 2023/494 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Taraflarca istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde yatıranlara iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim