Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/176
2026/279
6 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/176 - 2026/279
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/176
KARAR NO : 2026/279
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/06/2023
NUMARASI : 2023/62 E. - 2023/297 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/06/2023 tarih ve 2023/62 Esas - 2023/297 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2022/108499 sayılı ve “şekil+...” ibareli başvurusunun Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından SMK'nın 5/1-b-c maddeleri gereğince kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konusu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu edilen bu başvurunun gri fon üzerinde beyaz renkte tamamen orijinal çizim insan motifi yanında yine insan motifi ile aynı renkte düzenlenmiş özgün bir yazım karakteri ile oluşturulmuş “... ...” ibaresinden müteşekkil özgün bir marka olduğunu, bütünsel olarak markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz bulunduğunu, ayrıca markaların ayırt edicilik niteliği açısından yapılan incelemede ülkenin geneline hakim olan dil, eğitim, kültür ve sosyo ekonomik durumun dikkate alınması gerektiğini, dava konusu edilen markada geçen kelime öbeğinin İngilizce olması nedeniyle Türkiye’de markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz olduğunun kabulünün gerektiğini, ayrıca içerdiği figür itibariyle de tamamen orijinal bir işaret olduğunu ileri sürerek, 2022-M-17896 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkil, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun, renk, şekil ve kelime unsurlarından müteşekkil karma bir marka olduğu, başvuruda açık gri renkli dikdörtgen bir zeminin sol baş kısmına beyaz renkli bir insan figürü konuşlandırıldığı ve yanına da büyük puntolu düz yazım karakterindeki beyaz renkli harflerle İngilizce “...” ibaresinin yer aldığı, dava konusu edilen başvuruda yer verilmiş basit insan figürünün, işaretin genel görünümü içerisinde bir ayrıntı olarak kaldığı, özgün bir nitelik taşımadığı ve dolayısıyla işaretin markasal hüviyette ayırt ediciliğine katkısının, büyük puntolarla ve işarette büyük yer kaplayacak şekilde yazılmış kelime öbeğinden daha düşük olduğu, potansiyel müşterilerin somut olaydaki gibi kelime, renk ve şekil unsurlarını bir arada ihtiva eden karma markalarda kelime unsuruna diğer unsurlara göre daha fazla önem verdikleri, dolayısıyla, dava konusu edilen markada asıl koruma altına alınmak istenen unsurun “...” kelime öbeği olduğu ve işaretteki şekil unsurunun, alelade bir figür olması ve dikkat çekici/akılda kalıcı bir özelliğinin / kompozisyonunun bulunmaması nedeniyle işaretin bütünsel algısı/genel görünüm itibariyle işarete markasal hüviyetteki katkısının geri planda olduğu, dava konusu edilen işaretin esas unsuru olan “...” kelime öbeğinin İngilizce’de anlamı yerleşik olan ve yaygın olarak bilinen kelimelerden müteşekkil bir tamlama olduğu, Türkçe’de “özel arabalar” anlamına geldiği, “...” ve “...” ibarelerinin İngilizce olmalarına rağmen, ülkemizde de günlük konuşma ve yazma dilinde sıklıkla kullanıldıkları gözetildiğinde, bu anlamlarının ülkemizdeki tüketici kesiminde de yaygın olarak bilindiği / bilinebileceği, bu ibarelerin birleşik olarak kullanıldığı “... ...” kelime öbeğinin de, “özel arabalar” anlamı itibariyle, tüketici nezdinde doğrudan “hususi olarak kiralanabilen/satın alınabilen/kullanılabilen arabalar” algısını yarattığı, diğer bir ifadeyle bu markada geçen sözcüklerin ne anlama geldiğinin ilk bakışta kavranması ve tüketicide doğrudan bir algı uyandırması, bu algının da herkeste “hususi araba kiralamak/satın almak/kullanmak veya hususi arabalarla ilintili olabilecek herhangi bir işlem” ile ilgili olması ihtimalinin çok yüksek olduğu, yani, yerleşik anlamı itibariyle “...” kelime öbeği, baskın bir kompozisyon içerisinde, ön plana çıkan başkaca kelime/şekil unsurlarıyla otantik/karakteristik bir kompozisyonla yazılmadığı halde, bu ibarenin ortalama tüketici tarafından doğrudan/ilave zihni bir çabaya gerek olmaksızın doğrudan “bilinen” anlamı ile algılanacağı, herkes tarafından aynı şekilde algılanan ve araç alışverişi/kiralanması/araçla yürütülen hizmetler sektörlerinde hizmet veren her aktör tarafından yaygın olarak kullanılabilecek olan bir kelime öbeğinin, bir markanın esas unsuru olarak kullanılarak, belirli bir ticari kaynağa ait bir işaret olarak algılanmasının ve o ticari kaynağın ürünlerini diğer ticari kaynakların ürünlerinden ayırmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla, davacının markasının kısmen reddedildiği, araç kiralama/sağlama ve araç alışverişi veya araçlarla verilen/araçlarla ilintili hizmetler olan; “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara deniz hava araçları malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)”nin her biri yönünden markasal hüviyette ayırt ediciliğinin bulunmadığı, bundan ziyade, dava konusu başvurunun ancak ve sadece, “sunulan hizmetin fonksiyonuna/işlevine ve temel özelliğine işaret eden bir kelime öbeği olduğu , dava konusu edilen markanın kısmen reddedildiği hizmetlerin tamamı açısından somut ayırt edici niteliğinin bulunmadığı, davaya konu marka başvurusunun; esas unsuru itibariyle, doğrudan, zihni bir çabaya gerek olmaksızın, herkes tarafından bilinen ve ticaret alanında herkes tarafından kullanılabilecek olan bir anlamı zihinde uyandırdığı, böylelikle söz konusu işaretin, kısmen reddedildiği “hususi araba/araç” ile ilintili hizmetlerin karakteristik bir özelliğini; fonksiyonunu ve işlevini belirttiği, dolayısıyla dava konusu edilen işaretin, kısmen reddedildiği bütün hizmetler yönünden tanımlayıcı olduğu, açıklanan nedenlerle davaya konu hizmetler bakımından SMK m.5/1-b ve m.5/1-c hükümleri koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun gri fon üzerinde beyaz renkte tamamen orijinal çizim insan motifi yanında yine insan motifi ile aynı renkte düzenlenmiş özgün bir yazım karakteri ile oluşturulmuş “... ...” ibaresinden oluştuğunu, markanın bütünü itibariyle ayırt ediciliği haiz bulunduğunu, dava konusu edilen markada geçen kelime öbeğinin İngilizce olması nedeniyle Türkiye’de markasal hüviyette ayırt ediciliği haiz olduğunun kabulünün gerektiğini, ayıca başvurunun orijinal bir logo ve yazım karakterini içerdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescili istenen tüm mal ve hizmetler yönünden tescili işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu başvurunun asli unsurunun "... ..." ibaresinden oluştuğu, anılan ibare İngilizce bir kelime olsa da başvuruyu oluşturan ibarelerin anlamların ülkemiz tüketicisi tarafından yaygın olarak bilindiği ve bilinebileceği, bu ibarelerin birleşik olarak kullanıldığı “... ...” ibaresinin de, “özel arabalar” anlamı itibariyle, tüketici nezdinde doğrudan “hususi olarak kiralanabilen, satınalınabilen, kullanılabilen arabalar” algısını yarattığı, bu hali dava konusu başvurunun reddedildiği araç kiralama, sağlama ve araç alışverişi veya araçlarla verilen, araçlarla ilintili hizmetler olan “Kara, deniz ve hava taşımacılığı hizmetleri ve kara, deniz ve hava taşıtlarının kiralanması hizmetleri, tur düzenleme, seyahat için yer ayarlama, seyahat ile ilgili bilet sağlama, kurye hizmetleri. Araba parkları hizmetleri, garaj kiralama hizmetleri. Taşıt ve malları kurtarma hizmetleri. Alıcı ve satıcılar için online pazaryeri (internet sitesi) sağlama hizmetleri. Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için kara deniz hava araçları malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir) hizmetleri yönünden SMK'nın 5/1-b maddesi anlamında ayırt ediciliği haiz olmadığı gibi aynı Kanun'un 5/1-c maddesi uyarınca da tanımlayıcı olduğu, dava konusu başvurudaki kelime unsurun göre çok daha geri planda kalan basit şekil unsurunun da varılan sonucu değiştirmediği, bu itibarla ilk derce mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 462,15-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.