Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/175
2026/278
6 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/175 - 2026/278
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/175
KARAR NO : 2026/278
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/04/2023
NUMARASI : 2022/391 E. - 2023/194 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 14/04/2023 Tarih ve 2022/391 Esas - 2023/194 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2021/12885 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun, davalı Şirketin "..." ibareli markasına dayalı olarak yaptığı itiraz sonucu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiğini, müvekkilinin bu karara karşı yaptığı itirazının da dava konu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında gerek
fonetik, gerekse görsel benzerlik bulunmadığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin önceki markasının serisi olduğunu ileri sürerek, YİDK’nın 17/08/2022 tarihli 2022-M-10753 sayılı kararın iptali ile dava başvurunun tescil
sürecinin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, tarafların markaları arasında iltibas bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan "Rakı coğrafi işareti özelliklerine uygun rakılar." malları ile redde mesnet marka kapsamında yer alan "Alkollü içecekler (biralar hariç): rakılar." emtialarının aynı/aynı tür olduğu, dava konusu marka başvurusunun "...", redde mesnet markanın da "..." ibaresinden oluştuğu, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; davacı marka başvurusunda yer alan "..." ibaresinin çatı marka vasfında olduğu, çatı markanın markasal ayırt edicilik incelemesinde arka planda kaldığından başvuru markasının esas unsurunun "..." sözcüğü olduğu, bu sözcüğün "1.Sır 2.Yelken gemilerinde mizana direği denilen kıç direkte eğik duran bayrak sereni." anlamlarına geldiği, söz konusu anlamları itibariyle "..." sözcüğünün davaya konu emtialar bakımından somut ayırt edici bulunduğu buna göre; daha önce redde mesnet "..." markasını gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu "..." markasını gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde bu markayı redde mesnet marka ile ilişkilendirebileceği, her iki markanın da aynı ticari kökenden geldiği hususunda yanılsamaya düşerek tüketim tercihinde bulunabileceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökeni işaret ettiğini algılaması ihtimalinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari veya ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşebileceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacıya ait 2009/03401 sayılı markanın "..." ibaresinden oluştuğu, bu hali ile dava konusu marka başvurusunun, önceki tarihli markanın asli unsuru korunarak oluşturulduğunun söylenebileceği, önceki tarihli markanın 02/12/2009 tarihinde tescil edildiği, bu nedenle davaya konu marka başvuru tarihi itibariyle hükümsüzlük tehdidi altında olmadığı, önceki tarihli markanın "Alkollü içecekler (biralar hariç)." emtiaları bakımından tescilli olduğu, dolayısıyla başvuru markası kapsamındaki emtiaları kapsadığı , ancak önceki tarihli markanın tescili kapsamındaki emtialar bakımından uzun süreli olarak kullanıldığı hususunun ispatlanamadığı, bu nedenle müktesep hak koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında iltibasa neden olabilecek bir benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin 2009/03401 sayılı ve "..." ibareli markası nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun bu markaların serisi mahiyetinde bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararının iptali ve başvurunun tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile davalı Şirket adına tescilli "..." ibareli redde mesnet marka arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse redde mesnet markaların asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, dava konusu başvuruda yer verilen "..." ibaresi davacının çatı markası olduğundan, iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği malların redde mesnet markanın kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür bulunduğu, davacının 2009/03401 sayılı markasının fiilen kullanıldığı ispatlanamadığından, davacı lehine müktesep hak koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 462,15-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.