Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/124

Karar No

2026/274

Karar Tarihi

6 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/124 - 2026/274
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/124
KARAR NO : 2026/274
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2023
NUMARASI : 2021/212 E. - 2023/204 K.

KARŞI DAVANIN KONUSU : Marka ve Tasarım Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2023 Tarih ve 2021/212 Esas - 2023/204 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl davada davacı vekili, müvekkili şirketin 2011/38529, 2018/113735, 2020/43207 sayılı markaların ve 202019/04505, 2020/02864 sayılı tescilli tasarımların sahibi olduğunu, müvekkili adına tescilli “...” ve “...” markalarını, yine adına tescilli şişe ve etiket tasarımları ile birlikte özel ambalaj içerisinde sert yüzey temizleyici emtiasında yoğun reklam ve tanıtım ile Türkiye’de pazar lideri konumuna getirdiğini, davalının satışa saunduğu “...” markalı sert yüzey temizleyicilerinin piyasaya sunuluş şekillerinin, şişe tasarımlarının ve etiket kompozisyon/dizayn özelliklerinin müvekkilinin “...” markası ile satışa sunduğu sert yüzey temizleyicilerinin tescilli şişe ve etiket tasarımları ile iltibas yaratacak şekilde benzediğini, ayrıca davalının bu ürünlerinde kullandığı tescilli markasından farklı olarak iki çizgi arasında kırmızı renkle yukarı doğru eğik şekilde yazılmış olan “...” ibaresinin müvekkilinin “...” markasına benzetildiğini, davalının ürünün bütün halinde sunuluş şeklinin davacının ürününün sunuluş şekline benzetilmesinin, müvekkilinin sınai haklarının ihlali ve haksız rekabet oluşturduğunu, bu durumun Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2021/42 D. İş dosyası kapsamında yapılan delil tespiti ve bilirkişi incelemesi tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, ref ve men’ine, maddi durumun ortadan kaldırılmasını teminen davalının ürünlerinin ve tanıtım vasıtalarının toplatılmasına, yayınlarının durdurulmasına, ürün satışlarının engellenmesine, hükmün ilanına ve 100.000.-TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davanın ise reddini savunmuştur.
Asıl davada davalı vekili, müvekkilinin piyasaya arz ettiği tüm ürünlerinde markalarının alt ve üst kısımlarında, yazılı logoya ve birbirlerine paralel ve diyagonal uzanan ve karşıt yönlerde incelip kalınlaşan çizgiler kullanıldığını, yani dava konusu edilen “...” isimli ürünün sunuluş biçiminin davacıya ait üründen alıntı veya bundan mülhem olmadığını, aslında bu tertip ve tasarım biçimini müvekkilinin davacıdan çok daha evvel kullanmaya başladığını, zaten de piyasadaki pek çok aktör tarafından bu tasarımın kullanıldığını, dolayısıyla dava konusu edilen sunuş biçiminin sınai mülkiyet hukuku anlamında davacıya özgü ve ayırt edici olmadığını, davalının “...” markasının davacının davasına mesnet aldığı markalardan daha eski olduğunu, davacının ürünlerinde kullanılan şişelerin polipropilen malzemeden üretilmiş natürel transparan renkli şişeler olduğunu, davalının ürününde ise piyasadan standart ve anonim kalıplarda temin edilen, davacıya ait ürün adına tescilli şişeden bariz farklılıklar taşıyan bir şişenin kullanıldığını, nitekim “...” şişesinde gövde ile püskürtme başlığını birleştiren kısmın kubbe biçimli kavisli bir şekilde yukarı doğru yumuşakça daralan yapısı var iken, davalıya ait ürünün şişesinin düz ve konik bir şekilde yukarı doğru incelerek püskürtme başlığı ile birleştirildiğini, ayrıca davacının iddialarının aksine davalının ürünlerinde "..." değil "..." markasının kullanıldığını ve davacının ürününde yer alan "..." gibi bir ibarenin davalının ürünlerinde bulunmadığını, davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak asıl davanın reddini, birleşen davada da davalı adına tescilli 2011/38529, 2018/113735 sayılı ve “...” ibareli, 2020/43207 sayılı ve “...” ibareli markaları ile 2019 04505 sayılı şişe tasarımı ve 2020 02864 sayılı etiket tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, asıl davada davalının “...” markası altında piyasaya arz ettiği sert yüzey temizleyicilerinin piyasaya sunuluş şekillerinin, davacının 2020/02864 sayılı etiket tasarımından doğan haklarını ihlal ettiği ve haksız rekabet oluşturduğu, somut olayın özelliklerine göre 10.000 TL manevi tazminatın uygun görüldüğü gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davada ise dava konusu 2019 04505 sayılı şişe tasarımının dava dışı ... firmasına ait 002236547 sayılı ve 14.05.2013 tarihli Avrupa tasarımı karşısında yeni ve ayırt edici olmadığı bu nedenle hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu birleşen davanın konusu diğer tasarım ve markaların hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle birleşen davanın kısmen kabulü ile 2019 04505 sayılı şişe tasarımının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili, birleşen davada hükümsüzlüğüne karar verilen müvekkiline ait tasarımın yeni ve ayırt edici olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının karşılanmadığını, ürünlerin silindir formda olmasının, boyutlarının diğer bir ifade ile tasarımın oran ve kesit geometrisinin benzer olmasınını tasarımların benzer bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığını, tasarımların üst kısmındaki bileziklerin gerek yerleştirme yerleri gerekse de düz ve çentikli olması bakımından farklı bulunduklarını, mesnet alınan tasarımın kapak kısmına yakın yerde yer alan çıkıntı ve bu çıkıntı altında yer alan iki farklı çıkıntının müvekkilinin tasarımında yer almadığını, müvekkilinin tasarımında yer alan kabartmanın tasarımın en belirgin özelliği olduğunu, mesnet alınan tasarımda böyle bir kabartmanın yer almadığını, tasarımların taban kısımlarının da farklı bulunduğunu, tasarımları arasındaki bu farklılıkların minör farklılıklar olarak kabul edilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin tasarımının mesnet alınan tasarımdan farklı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin birleşen dava yönünden kısmen kabul kararının ortadan kaldırılmasını ve birleşen davanın tümüyle reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Asıl dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespitine, men ve ref ile manevi tazminat, ilan, birleşen dava ise marka ve tasarım hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf itirazlarının sadece birleşen davanın 2019 04505 sayılı tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin kısmen kabul kararına yönelik olduğu, mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi raporunda, birbirleriyle kıyaslanan tasarımların ilke olarak farklılarından çok ortak özelliklerinin değerlendirilmesine ağırlık verilerek ve tasarımcının tasarımı geliştirme açısından ne kadar seçenek özgürlüğüne sahip olduğu göz önüne alınarak yapılan karşılaştırmada, birleşen davanın konusu 2019 04505 sayılı tasarımın, dava konusu tasarımdan daha önce kamuya sunulan dava dışı ... firmasına ait 002236547 sayılı tasarım karşısında yeni ve ayırt edici bulunmadığının belirlendiği, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu anlaşılmakla, asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1- Asıl davada davacı birleşen davada davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile 462,15-TL bakiye harcın asıl davada davacı birleşen davada davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında asıl davada davacı birleşen davada davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim