Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2024/103

Karar No

2026/234

Karar Tarihi

5 Şubat 2026

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/103 - 2026/234
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2024/103
KARAR NO : 2026/234
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/10/2023
NUMARASI : 2022/495 E. - 2023/359 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali,
Marka Hükümsüzlüğü İle Sicilden Terkin

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 19/10/2023 Tarih ve 2022/495 Esas - 2023/359 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılar ... ve ... ... San. ve Tic. Ltd Şti. tarafından 2021/084297 sayılı "... ..." ibareli markanın 16. sınıfta tescili talebinde bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ibareli markalarına dayalı itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu markanın 16. sınıf ve bu sınıfla ilişkili 9 ve 41. sınıfta tescilli "..." ibareli markalarının içinde yer aldığını, baskın ses niteliği bulunmayan "U" harfinin dava konusu markada yer almamasının markaları fonetik olarak birbirinden uzaklaştırmaya yetmediğini, davaya konu markanın tertip tarzında "..." ibaresi siyah renkle sarı blok içerisine ve "..." ibaresi de beyaz renkle siyah blok içerisine yazılarak dizayn edilmiş olmakla birlikte, tüketicinin dikkatinin sarı blok içerisinde siyah kalın puntolarla yazılan "..." ibaresine çekilmek istendiğini, bu hususun müvekkilinin "..." markasına yakınlaşma amacını ortaya koyduğunu, markaların kapsamında buluna mal ve hizmetlerin benzerliği de nazara alındığında tüketici gözünde markaların karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, öte yandan müvekkilinin "..." markasının tanınmış marka vasfında olduğunu, davaya konu markanın tesciline izin verilmesi halinde, davalıların bundan haksız menfaat temin etmesinin yanında müvekkilinin markasının ayırt ediciliği ve itibarının zarar göreceğini ve başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 2022-M-13407 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde 2021/084297 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, sarı zemin üzerine siyah ve büyük harflerle yazılmış “...” ibaresi ile onun altında siyah zemin üzerine beyaz ve büyük harflerle yazılmış "..." ibaresinden oluşan davaya konu markanın, davacının yeşil/beyaz küçük harflerle oluşturulmuş “...” ve bu ibareye ek çeşitli yardımcı unsurlardan oluşan markası ile benzer olmadığını, zira davacı markası, "..." şeklinde iki hece olarak telaffuz edilirken, davalı başvurusunun "..." biçiminde tek hece olarak okunduğunu, sarı ve siyah renklerle oluşturulmuş iki parçalı bir görünüm itibariyle davacının yeşil renkli markasından farklı bir mizanpajının bulunduğunu ve anlam olarak da bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şahıs ve davalı şirkete usulüne göre tebligat yapılmasına rağmen cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu markanın kapsamındaki emtianın tamamının davacının markalarının kapsamında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer aldığı, ancak dava konusu marka başvurusu ile davacı markaları arasında marka işaretleri bakımından benzerlik bulunmadığından markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, tanınmışlık gerekçeli itirazın yerinde olmadığı ve kötü niyet iddialarının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu markanın asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi ile müvekkilinin markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresi arasındaki tek farkın müvekkilinin markasında bulunan "U" harfinin davaya konu markada yer alamamasından ibaret olduğunu, markalar arasındaki fonetik benzerliğin ilk bakışta hemen algılanabilecek seviyede bulunduğunu, "..." ibaresi siyah renkle sarı blok içerisine "..." ibaresi de beyaz renkle siyah blok içerisine yazılmak suretiyle "..." ibaresinin öne çıkarıldığını, markalar arasındaki işitsel ve görsel benzerliğin yanı sıra markaların kullanılacağı emtiaların benzerliğinin markalar arasında karıştırılma ihtimalini ortaya çıkardığını, "..." markasının tanınmış marka vasfında olup davalıların bu tanınmışlıktan haksız olarak faydalanmayı amaçladığını ve başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden, davalılar ... ve ... ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin 08/06/2021 tarihinde, 2021/084297 sayılı ve "... ..." ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvuru kapsamında 16. sınıf malların yer aldığı, başvurunun ilanı üzerine davacı Şirketin "..." ibareli markalarına dayalı olarak ... nezdinde gerçekleştirdiği itirazın Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddine karar verildiği, davacı Şirketin bu karara itirazının da dava konusu 2022-M-13407 sayılı YİDK kararı ile reddedildiği, anılan kararın davacıya 17/10/2022 tarihinde tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 12/12/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesinin kabulü ve taraf vekillerinin istinaf itirazları gözetildiğinde uyuşmazlık, dava konusu 2021/084297 sayılı "... ..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibareli markaları arasında iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında tanınmışlığa dayalı tescili engeli bulunup bulunmadığı ve başvurunun kötüniyetle yapılıp yapılmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1. maddesi uyarınca, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. Burada öncelikle iltibas (karıştırılma) kavramının da açıklanması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408-409).
Bu açıklamalardan sonra somut olaya dönüldüğünde; dava konusu başvuru kapsamında yer alan 16. sınıf malların tamamı, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığından, tarafların markaları arasına emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kabul edilmiştir.
Marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu 2021/084297 sayılı başvuru konusu markanın sarı zemin üzerine siyah renkte ve büyük, kalın harflerle yazılı "..." ibaresi ile bu ibarenin altında siyah zemin üzerine beyaz renkle büyük kalın harflerle ancak, daha küçük punto ile "..." ibaresinden oluşmakta iken, davacının itiraza mesnet markaları değişik punto ve yazı stili ile yazılan "..." ibaresi ve bu ibareye ek çeşitli şekil ve ek ibarelerden oluşmaktadır. Davaya konu markada daha büyük ve daha çarpıcı renklerle oluşturulması itibariyle ön plana çıkarılan "..." ibaresi ile itiraza dayanak markalardaki "..." ibaresinin asli unsur vasfında olduğu, markaların asli unsurlarının davaya konu markadaki dördüncü harf "U" dışında aynı şekilde dizilime sahip olduğu, ibareler arasındaki bu benzerliğin markaları işitsel ve görsel olarak yakınlaştırdığı, davaya konu markadaki diğer unsurların markaları yeterince uzaklaştıramadığı, dava konusu marka kapsamına alınmak istenen 16. sınıftaki malların davacının mesnet markalarının kapsamında tescilli olduğu, marka işaretleri ve kapsamlarında bulunan mallar arasındaki bu benzerliğin ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılmasına ve davalının markasının davacının seri markalarının devamı olarak algılanmasına neden olacağı, nitekim davalılardan ...'ün "...+ şekil" ibareli markası ile davacının "..." ibareli markaları arasında benzerlik bulunduğunun Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 26/11/2025 tarih ve 2025/2210 E.-2025/7071 K. sayılı kararı ile kabul edildiği, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören ortalama tüketicilerin, davaya konu markanın davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı kabul edilmiş ve ilk derece mahkemesinin aksi yöndeki kabulü yerinde bulunmamıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 tarih ve 2014/11-696 E.- 2016/778K. sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
SMK'nın 6/5 maddesi yönünden yapılan değerlendirmede ise; yukarıda açıklandığı üzere, taraf markaları arasında, başvuru kapsamında yer alan malların tamamı yönünden emtia benzerliği bulunduğundan, somut olay bakımından SMK'nın 6/5 maddesi koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğini tartışmanın sonuca bir etkisi bulunmamaktadır. Öte yandan, her ne kadar başvurunun kötü niyetli olduğu ileri sürülmüş ise de iyi niyetin asıl olması ve davalının başvuruyu kötü niyetli olarak yaptığının ispat edilememesi karşısında bu yönden de davacı iddiaları yerinde görülmemiştir.
Hükümsüzlük davası yönünden ise dava konusu başvuru henüz tescil edilmediğinden, bu iddia yönünden Dairemizce bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 19/10/2023 gün ve 2022/495 Esas - 2023/359 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-YİDK kararının iptali istemli davanın KABULÜ ile YİDK'in 2022-M-13407 sayılı kararının İPTALİNE,
3-Dava konusu marka tescil edilmediğinden, hükümsüzlük talebi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
4-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 651,30-TL'nin davalılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 3.500,00-TL bilirkişi ücreti, 469,50-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 500,50-TL tebligat masrafı, 738,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 5.208,00-TL yargılama giderine, 80,70-TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 5.369,40-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalılar tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 269,85-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim