Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/102
2026/233
5 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/102 - 2026/233
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/102
KARAR NO : 2026/233
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/11/2023
NUMARASI : 2022/526 E. - 2023/401 K.
DAVANIN KONUSU : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/11/2023 tarih ve 2022/526 E. - 2023/401 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin uzun yıllardan beri nizasız, fasılasız olarak kullandığı, ayırt ediciliği bulunan "..." ve "..." ibareli markalarının mevcut olduğunu, hal böyle iken davalı ... tarafından 2021/093034 sayılı "... ... ... ürünler" ibareli markanın 35. sınıfta tescili talebinde bulunulmuş olup müvekkilinin "..." ve "..." ibareli markalarına dayalı itirazının YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, oysa davaya konu markanın müvekkiline ait markaların esaslı unsurunu oluşturan "..." ve "..." ibarelerini aynen içerdiğini, bu hususun markaları görsel ve işitsel olarak benzer kıldığını, davalı şahsın müvekkilinin markalarının tanınmışlığından fayda sağlamak amacıyla bu ibareleri kullandığını, markaların kapsamında bulunan sınıfların aynı olduğu da nazara alındığında ortalama tüketiciler nezdinde markaların karıştırılması tehlikesinin kaçınılmaz olduğunu ve başvurusunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek 2022-M-14911 sayılı YİDK kararının iptaline ve tescili halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacının itiraza mesnet “... pazarı, ...” markaları ile kendi markası arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 hükmü anlamında bir benzerlikten söz edilemeyeceğini, zira marka görselleri arasında hiç bir benzerliğin bulunmadığını, kendi markasının şekil, söyleyiş ve anlam itibariyle davacının markalarından belirgin şekilde ayrıştığını ve bu kadar farklı markaların karıştırılmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davaya konu olan marka ile davacının markaları arasında her ne kadar 35. sınıftaki bir dizi hizmetleri bakımından aynılık söz konusu olsa da taraf markalar görsel ve işitsel olarak benzer olmadığından 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi kapsamında iltibas tehlikesinin gündeme gelmeyeceği, davaya mesnet gösterilen markaların tüketici nezdinde bir farkındalığının olmadığı gibi uyuşmazlığın çözümü zaten SMK 6/1 maddesi anlamında yapılmış olup 6/5 maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığı, ve davalının kötü niyetli olarak kabul edilemeyeceği, gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, somut olayda taraf markaları nerede ise tamamen benzer iken bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda markaların benzer olmadığı yönündeki görüşün hatalı olduğunu, markalar arasında ortak olan "..." ve 1 ..." ibarelerinin ayırt ediciliğinin zayıf olmadığını, bir an için zayıf olduğu kabul edilse dahi bu hususun müvekkiline ait markanın korunmayacağı anlamına gelmediğini, davalının tamamen kötü niyetle müvekkilinin markasından haksız kazanç sağlamak amacıyla benzer bir başvuruda bulunduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka YİDK kararının iptali ile hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ... ... ürünler" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "... pazarı" ve "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "..." ve "..." ibarelerinin bilirkişi raporunda açıklandığı üzere ticaret hayatında doğa dostu ürünlere gönderme yapan kullanıcıya mesaj niteliğinde ibareler niteliği ile zayıf bir ayırt ediciliğe sahip oldukları, bu ibarelerin davaya konu markada bir bütün olarak yer aldığı ve markaların tertip tarzı, özellikle görsel mizanpajdaki farklılıkların markaları bir birinden yeterli derecede ayrıştırdığı ve başvurunun kötü niyetle yapıldığını ortaya koyacak somut olguların dosyaya ibraz edilmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 462,15-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.