Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2024/101
2026/232
5 Şubat 2026
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2024/101 - 2026/232
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/101
KARAR NO : 2026/232
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/01/2023
NUMARASI : 2021/143 E. - 2023/14 K.
DAVANIN KONUSU : Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti,
Durdurulması ve Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat,
İtibar tazminatı, Hükmün İlanı
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/01/2023 tarih ve 2021/143 Esas - 2023/14 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, 2010 yılından beri restoran ve bar işletmeciliği yapan müvekkili şirketin sektörünün tanınmış, tescilli "..." markasının sahibi olup bu marka ile işletme açmak isteyen kişilere Franchise vermek suretiyle markasını kullandırdığını, hal böyle iken davalı şirket ile müvekkili şirket arasında herhangi bir sözleşme bulunmamasına rağmen davalı şirketin "..." adresinde faaliyet gösteren işletmesinde müvekkilinin markasını iltibasa ve haksız rekabete neden olacak şekilde "... ..." şeklinde kullanmakta olduğunu, bu kullanımın tespiti için ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/33 D. iş. sayısı ile mahallinde bilirkişi vasıtası ile tespit yapıldığını, bilirkişi raporunda "..." ibaresinin davaya konu işletmenin iç ve dış mekan tasarımlarında müvekkilinin logosundan ayırt edilemeyecek şekilde aynı renk ve puntolarla kullanıldığı ve bu kullanımın müvekkilinin şubesi izlenimi oluşturduğu yönünde tespitlere yer verildiğini, bu tespit sonrasında tecavüz teşkil eden fiillerin durdurulması ve ortadan kaldırılmasının noter vasıtası ile ihtar edildiğini, ne var ki, davalının bu eylemlerine devam ettiğini ileri sürerek, markaya yönelik tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00-TL maddi, 100.000,00-TL manevi ve 50.000,00-TL itibar tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline ve karar özetinin gazetede ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş, 14/12/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile 28/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporu doğrultusunda maddi zarar talebini 131.839,63-TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı şirket ortağı olarak bildiği ... ve ... Dergisi yazı işleri müdürü ... arasında bu hususta bir sözleşme yapıldığını, müvekkilinin ...'a yazılı franchise sözleşmesi yapılması hususunda teklifte bulunmasına rağmen bu kişinin müvekkilinin talebini kabul etmeyerek elde etmiş olduğu kardan pay verilmesinin yeterli olduğunu beyan ederek müvekkilini oyaladığını, hal böyle iken müvekkilinin ... ile "... ..." işletmesinin faaliyet gösterebilmesi için 2015 yılında 300.000,00-TL bedel karşılığında anlaştığını, bu tarihten beri düzenli olarak ...'ın hesabına ... Bankası aracılığıyla para gönderildiğini, ne var ki, COVİD-19 kapsamında alınan önlemler neticesinde müvekkiline ait işletmenin 2020 yılının Mart ayında kapanmasından sonra bir daha faaliyette bulunmadığını ve davacının talep ettiği tüm tazminatların fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, ... Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/33 D. İş sayısı ile davalıya ait iş yerinde delil tespitinde bulunulduğu, çilingir vasıtası ile girilen iş yerinde davalının 2010/11836 sayılı "..." markasının kapsamındaki 43. sınıftaki yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri alanında faaliyetinin tespit edildiği, davalının "..." ve "... ..." şeklindeki kullanımının davacı adına tescilli markalara dayalı bir kullanım algısı yaratacak düzeyde olduğu, nitekim davalının, davacının markalarına dayalı olarak faaliyet gösterdiğini açıkça kabul ettiği, davalının bu faaliyetinin davacının tescilli markalarından doğan haklarını ihlal eder mahiyette olduğu, davalı tarafça iddia olunan sözleşme ve ödemelere ilişkin herhangi bir delil ibraz edilmediği, davacının yoksun kaldığı kazancını SMK m. 151/2-c maddesine dayandırdığı, bu halde davacı tarafından emsal lisans sözleşmelerinin sunulması gerektiği, davacı tarafından emsal olarak Franchise sözleşmeleri sunulmuş ise de, mahiyeti gereği bu sözleşmelerin lisans sözleşmesi olarak kabul edilemeyeceği, dolayısı ile lisans bedelinin tarafların ciroları, karlılık oranları, sektör teamülleri, lisansa konu markanın ayırt edici gücü, lisans süresi, lisansın münhasır olup olmadığı gibi başka birçok etken göz önüne alınarak varsayımsal olarak belirleneceği, bu kapsamda davacı ve davalı şirket tarafından Maliye’ye verilen Kurumlar Vergisi Beyannameleri ve eklerindeki Bilanço ve Gelir Tablolarına göre, 2014, 2015, 2016, 2017 yıllarındaki ciro, net satışlar ve elde edilen kar nazara alınarak davalının yaptığı tüm satışlar üzerinden elde ettiği kazancın tamamının markanın kullanımına dayandığı ve buna göre yapılan toplam cironun %5’nin emsal lisas bedeli olup bilirkişi tarafından bu hususta tespit edilen 131.839,63.-TL'nin bu kapsamda talep edilecek tazminat miktarını oluşturduğu, olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ihlal süresi, nazara alındığında 10.000,00.-TL manevi ve marka sahibinin uzun yıllar boyunca çabalayarak elde etmiş olduğu imaj ve güvenin zarar görmüş olması nedeni ile takdiren 5.000,00.-TL itibar tazminatının hakkaniyete uygun olduğu gerekçeleriyle davanın kısmen kabulüyle, markaya yönelik tecavüzün durdurulmasına, kaldırılmasına, 131.839,63-TL maddi, 10.000,00-TL manevi ve 5.000,00 TL itibar tazminatının 26/06/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline ve karar özetinin masrafı davalıya ait olmak üzere ulusal çapta yayın yapan 3 gazeteden birinde ilanına karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, marka hakkına tecavüz nedeniyle marka sahibinin uğradığı maddi kaybın SMK'nun 151/1 maddesinde belirtidiği gibi fiili zarar ve yoksun kalınan karı kapsadığını, davalının markasına yönelik tecavüzü nedeniyle müvekkilinin mal varlığında zarara neden olduğunu, davalının elde etmiş olduğu net kazancın bilinmemesi nedeniyle zararın tam olarak ispat edilemediği durumlarda TBK m. 50/2de yer alan “Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler” şeklindeki hükmü dikkate alınarak ortaya çıkacak fiili zararın maddi tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini, somut olayda maddi tazminat tespit edilirken sadece yoksun kalınan kar üzerinden hesaplamaya gidildiğini, müvekkilinin uğramış olduğu fiili zararların üzerinde durulmadığını, maddi zarar tespiti yapılırken müvekkilin marka hakkına tecavüzün önlenmesi için yaptığı masrafların eklenmesi gerektiğini, ihtarname, delil tespiti, dava için yapılan masraflar ile avukatlık hizmet bedelinin bu kapsamda oluşan zararlardan olduğunu, 28/10/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda belirlenen zarar miktarının minimum olup bu minimum bedelin esas alınarak hüküm tesisinin doğru olmadığını, müvekkilin fiili zararının hesaplanmaması nedeniyle maddi tazminata ilişkin hükmün doğru olmadığını, yoksun kalınan kazancın belirlenmesi için müvekkilinin "..." markası adı altında işletme açmak isteyen şirketler ile yapmış olduğu franchise sözleşmelerini emsal olarak dosyaya sunduğunu, ancak bu sözleşmelerin dikkate alınmadığını, tarafların ticari kayıtları üzerinden bir denkleştirmeye gidilerek davalının gerçeğe aykırı olarak göstermiş olduğu cirosu üzerinden %5 oranı üzerinden belirlenen emsal lisans bedelinin gerçeğe uygun olmadığını ve ayrıca hüküm altına alınan manevi tazminat ve itibar tazminatı miktarının da çok düşük kalmış olup davalının marka hakkına tecavüz teşkil eden eylemlerinin adeta ödüllendirildiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Durdurulması ve Kaldırılması, Maddi ve Manevi Tazminat, İtibar tazminatı ve Hükmün İlanı istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının ...'da bulunan iş yerinde "... ...", "..." ibareli kullanımlarının davacının karar yerinde belirtilen "..." ibareli markalarına tecavüz oluşturduğu, mahkemece davacı tarafından emsal lisans bedeli sunulmaması nedeniyle davalının ticari defterleri ve Maliye’ye verilen Kurumlar Vergisi Beyannameleri ile eklerindeki Bilanço ve Gelir Tablolarına göre ciro üzerinden maddi tazminat belirlenmiş olmasının davacının seçimlik hakkını kullandığı SMK'nın 151/2-c maddesine uygun olduğu ve dava dilekçesinde 20.000,00-TL olarak talep edilen maddi tazminat bilirkişi incelemesinde belirlenen miktar esas alınarak 14/12/2022 tarihli bedel artırım dilekçesi ile davacı tarafından 131.839,63 TL'ye yükseltilmiş olup mahkemece bu talebe uygun hüküm tesis edildiği ve manevi tazminat miktarı ile itibar tazminatının da hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL maktu, 2.237,81-TL nispi istinaf karar ve ilam harcından mahsubu ile 1.775,66-TL bakiye harcın karar kesinleştiğinden ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 05/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 05/02/2026
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.