mahkeme 2023/88 E. 2025/401 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/88
2025/401
21 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/88 - 2025/401
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/88
KARAR NO : 2025/401
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/10/2022
NUMARASI : 2022/81 E. - 2022/376 K.
DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2022 Tarih ve 2022/81 Esas - 2022/376 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin 2020/103858 sayılı ve "..." ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, başvurunun yayınlandığını, davalı şirketin 2015/29583, 2016/77441 sayılı "...", "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın reddine karar verildiğini, bu ret kararına karşı davalının yeniden inceleme taleplerinin 2021-M-12017 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak kabul edilerek başvurunun reddedildiğini, oysa müvekkilinin 1995 yılında faaliyete başladığını, ... markasının tüketiciler nezdinde yüksek tanınmışlığa sahip olduğunu ve tercih edilir bir marka haline gelmiş olduğunu, müvekkilinin yurt içi ve yurtdışında faaliyetine devam ettiğini, başvuru ile itiraza mesnet markanın benzer olmadığı gibi markalar arasında bağlantı kurulması ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkilinin eski tarihli ... ve ... ibaresinin 2009 28485, 2009 28486,2015 88225, 2020 103862 2021 10309 sayılı markalarında aynen kullanıldığını ve tüketiciler nezdinde tanınmış ve müvekkili ile özdeşleşmiş ayırt ediciliği yüksek bir marka haline geldiğini, müvekkilinin ... ibaresi üzerinde müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkilinin markalarında ... ibaresini ön plana çıkartarak kullandığını ve seri markalar yarattığını, bu markanın da seri markası niteliğinde değerlendirilmesi gerektiğini, yoğun kullanım, reklam ve tanıtım faaliyetlerinde bulunulduğunu, tüketicilerin ... ibaresini algılaması ve davalı markası ile herhangi bir şekilde bağlantı kurma imkanı bulunmadığını, markaların benzer olmadığını, tamamen farklı intiba yaratan iki ayrı marka olduğunu, müvekkilinin markasının asli unsurunun ... ibaresi olduğunu, ... ibaresinin ise ikinci planda kalacak şekilde tali unsur olarak kullanıldığını, bu ibarenin 7. Sınıfta yaygın kullanımı olduğunu, davalı şirketin itiraza mesnet markasını oluşturan unsurların ayırt ediciliğinin düşük olduğunu ileri sürerek 2021-M-12017 sayılı YİDK kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, dava konusu markaların benzer olduğunu, davaya konu başvuru markasının itiraza mesnet markaları oluşturan kelimelerin yerinin değiştirilmiş ve ... ibaresine İngilizce de iyelik eki yahut çoğul ek olarak kullanılan “s” takısı eklendiğini, markada başka bir farklılık bulunmadığını, müktesep hak koşullarının oluşmadığını, 2015 88225, 2020/103862 ve 2021/10309 tescil edildikleri tarih itibariyle müktesep hak teşkil edemeyeceklerini, ayrıca davaya konu başvuruda müktesep hak iddiasına konu tüm markalardan uzaklaşılarak redde mesnet markalara yaklaşıldığını, markaların kapsadığı mallar yönünden de farklılıklar bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, markaların ayırt edilemeyecek derecede benzerlik taşıdığını ve markaların iltibas derecesinin yüksek olduğunu, birebir aynı emtiada başvurulduğunu ve kelimelerin yerinin değiştirildiğini, markaya ayırt edicilik katmadığını, müvekkilinin markasındaki şekil unsurundan ziyade söz görünümden yüksek konuşur ilkesi gereği kelime unsurunun baskın ve ayırt edici nitelikte olduğunu, müvekkilinin markasının ayırt edici niteliğinin yüksek olduğunu, müvekkilinin markaların tanıtımı için emek ve çaba sarf ettiğini, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, davacının seri marka oluşturma bahanesiyle müvekkilinin markasına yaklaşması ve müvekkili markasıyla iltibas yaratmaya çalışmasının kabul edilebilir olmadığını, davacının önceki tarihli ... ibareli markalrından ziyade müvekkilinin ... markasına birebir benzetilerek oluşturulmasının haksız yararlanma amacını gösterdiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait marka başvurusunda SMK md. 6/1’de sayılan emtianın ilişkili olması şartının sağlandığı, başvuru standart karekterle yazılmış "..." ibaresinden oluşurken, itiraza dayanak markaların standart karekterle yazılı "...", "..." ibarelerinden oluştuğu, davaya konu marka ile daha önceden davalı adına tescilli markaların aynı kelime unsurundan oluşması bir tek iyelik eki olarak kullanıla “s” ibaresinin kullanıldığı, sadece kelime unsurlarının yerlerinin değiştirildiği, ibarelerin davalı markasında müstakil olarak yer alması sonrasında gelen harf değişikliğinin marjinal bir fark yaratmadığı karşısında taraf markalarının görsel olarak benzer oldukları, davaya konu markalarda telaffuza konu olabilecek sözcüklerin “... ...” ve “...” ibareleri olması karşısında taraf markalarının işitsel olarak benzer olduğu, ... ... ibaresinin İngilizce olarak “şefin profesyoneli” anlamına geldiği, davalı markasındaki “...” ibaresinin ise “profefyonel şef” anlamına geldiği değerlendirilmekle dolayısıyla bu kapsamda taraf markalarının anlamsal olarak benzer oldukları, markaların görsel, anlamsal ve işitsel olarak birbirlerine benzemesi karşısında markaların bütünsel olarak benzer olduğu, davacının, dava dilekçesinde belirttiği 2009/28485, 2009/28486, 2015/88225, 2020/103862 ve 2021/10309 sayılı markaları ve daha önceden başvurusu yapılmış/tescilli markalar incelendiğinde; davaya konu marka başvurusunun tarihinin 07.09.2020 olduğu, dolayısıyla müktesep hak iddia edilecek tarihin bu tarih olduğu, bu kapsamda bakıldığında davacı tarafından iş bu başvurudan önceki tarihli başvurularından 2009/28485 ve 2009/28486 başvuru sayılı markaların 5 yıllık tescillilik şartını sağladığı, davacının önceki tescilli markalarının tescil sınıfları ile iş bu davaya konu marka başvurusunun başvuru sınıfları incelendiğinde kullanıma ilişkin belgeler ve davacıya ait eski tarihli markaların tescil sınıfları, eski sınıflandırmaya göre aktarımlar ve kapsadıkları mallar dikkate alındığında, dava konusu marka kapsamındaki tüm mallar yönünden müktesep haktan bahsedilebileceği, markanın ayırt edici karakterinin korunup korunmadığı incelendiğinde; davalının eski tarihli markalarının düz yazı şekli ile “...” ve “... ...”olarak kelime unsurundan oluşan kelime markası niteliğinde olduğu, markalarıın genel imajında “...” ibaresinin esaslı unsur olduğu yanına eklenen ibarelerin anlamını pekiştirdiği görülmekte ve bu seriden yaratıldığı sonucuna varıldığı, davacının kullanım belgeleri incelendiğinde; davacı tarafça 24/05/2022 tarihli delil dilekçesi ekinde 2019 yılına ait fatura suretleri ve 2013-2021 tarihleri arasında olduğu görülen katolog örneklerinin sunulduğu, ilgili belgeler incelendiğinde davacının “...” ibaresini; “granit, seramik, çelik, teflon veya bakır tencere, tava,tepsi,güveç, kek kalıbı, sahan, sosluk, bıçak, satır, dövme demiri, masat, sosluk, konserve açacağı, hamur kesici, sarımsak presi, meyve sebze soyucu, fındık ceviz kırıcı, masa, süzgeç, hamur ve pizza kesici, patates ezici, spatula, rende çırpıcı, süzgeç, kepçe, spatula, makas, davul fırın, blender seti, doğrayıcı, katı meyve presi, elektrikli balık ızgarası, elektrikli kahve cezvesi, çaydanlık, tost makinesi, kaçerola, toprak kase şeklinde mutfak ürünlerinde kullandığının tespit edildiği, iş bu davaya konu başvurudan daha önceki tarihli başvurulardan yalnızca, 2009/28485 ve 2009/28486 sayılı markaların 5 yıllık tescillilik süresini doldurmuş olduğu, markaların esaslı unsurunun aynen korunduğu, kullanıldığına ilişkin tepit yapılan mal ve hizmetlerden davaya konu marka başvurusundaki, 07. SINIF: Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler., 08. SINIF: Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.Kesici ve dürtücü silahlar., 11. SINIF: Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler ve 21. SINIF: Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kap-kacak, şişe açacakları, elektriksiz pişirme aletleri. yönünden müktesep haktan bahsedilebileceği, davacının kazanılmış hakkının bulunduğu tespit edilen bu sınıflar yönünden SMK’nın 6/1. madde bağlamında iltibas ihtimali bulunmadığı, kalan sınıflar yönünden iltibas ihtimali bulunduğu, gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, YİDK'nın 2021-M-12017 sayılı kararının 07. SINIF: Doğrama, öğütme, ezme, çırpma ve ufalama için mutfakta kullanılan elektrikli aletler. , 08. SINIF: Değerli madenlerden olanlar dahil çatallar, kaşıklar, bıçaklar ve kesme, doğrama, soyma amaçlı elektrikli olmayan kesici mutfak aletleri.Kesici ve dürtücü silahlar., 11. SINIF: Pişirme, kurulama ve kaynatmada kullanılan elektrikle ve gazla çalışan aletler, makineler ve cihazlar: fırınlar, elektrikli tencereler ve 21. SINIF: Değerli metalden olanlar da dahil olmak üzere, bu sınıfta yer alan ve elektrikle çalışmayan ev ve mutfak gereçleri (çatal, bıçak, kaşıklar hariç): yemek servis takımları, kapkacak, şişe açacakları, elektriksiz pişirme aletleri. yönünden kısmen iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin başvuru konusu markası ile davalının itiraza mesnet markası arasında benzerlik bulunmadığını, müvekkilinin tescilli “...” ibareli markalarının, yoğun kullanım, reklam ve tanıtım faaliyetleri ve ürün kalitesi ile tüketiciler nezdinde müvekkil şirketle özdeşleştiğini, müvekkili şirketin başvuru konusu “... ...” markasının davalı şirket markasından bütün olarak farklılaştığını, markalar arasında bütün olarak görsel, işitsel ve anlamsal hiçbir benzerlik bulunmadığını, dava konusu markaların farklı sesler ve hatta farklı kelimeler ile başladığını, bunun yanında görsel ve kavramsal bakımdan da oldukça farklılıklar barındırdığını, müvekkilinin eski tarihli “...” ve “...” ibareli markaları sebebiyle “...” ibaresi üzerinde ve başvuru konusu tüm emtia için müktesep hakkı bulunduğunu, müvekkilinin 2009 28485 sayılı ve 2009 28486 sayılı markalarından doğan müktesep hakkı gereği, her halükarda markalar arasında iltibas riski söz konusu olmayacağını, müvekkilinin 2015 88225 sayılı “...” markası, müktesep hak değerlendirmesinde dikkate alınmamış ise de, söz konusu markanın tescili üzerinden de 5 yıllık sürenin geçmiş olması sebebiyle, ilgili markanın da müktesep hak kapsamında olduğunun açık bulunduğunu, Mahkeme kararı ile müvekkilinin “tüm emtia yönünden” müktesep hakkı olduğu tespit edilmekle birlikte, neticede, 07. sınıf, 08. sınıf, 11. sınıf ve 21. sınıf kapsamındaki mutfak ürünleri yönünden Müvekkil’in “...” markası üzerinde müktesep hakkı olduğu sonucuna varıldığını, ne var ki, müvekkilinin önceki tarihli “...” marka tescilleri kapsamındaki emtialarla “... ...” marka başvurusu kapsamındaki emtianın tamamı örtüşmekte olup dosya kapsamında gerek kurum nezdindeki incelemelerde gerekse mahkeme nezdindeki yargılama safhasında taraflarca kullanılmama def’inde bulunulmadığı halde, bilirkişiler tarafından kullanılan/kullanılmayan emtia şeklinde ayrım yapılarak yalnızca 07. sınıf, 08. sınıf, 11. sınıf ve 21. sınıf mutfak malzemeleri yönünden müktesep hak bulunduğu değerlendirmesi yapıldığını, oysa ki, müvekkilinin önceki tarihli markalarının tescil sınıfları kapsamındaki tüm emtia için müktesep hakkının kabulünün gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacının kazanılmış hakkı bulunmadığını, davacının önceki markalarından ziyade müvekkilinin markasına yaklaşan kullanımının müktesep haktan yararlanmasının mümkün olmadığını, kaldı ki taraf markaları arasında görsel, işitsel, kavramsal benzerlik olduğununun vurgulandığını, öte yandan gerekçeli kararda davacının 07,08,11,21. sınıflar yönünden bir kısım emtiada müktesep hakkı olduğu belirtilmişse de kurum kayıtları incelendiğinde davacının tescil kapsamında olmayan emtiada müktesep hakkının olduğuna değinildiğinin görüldüğünü, davacının müktesep hakka mesnet gösterilen 2009/28485 sayılı markasının sadece 21. sınıfta, 2009/28486 sayılı markası da 07 / 09 / 11 / 21. sınıflarda tescilli olduğunu, gerekçeli kararda belirtilen 8. sınıf yönünden müktesep hak iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, yine diğer sınıflar açısından da tescil kapsamında bulunmayan alt sınıflardaki emtialarda davacının müktesep hakkı bulunmadığını, davacıya ait 2009/28485 ve 2009/28486 sayılı markada müktesep hak olduğu iddia edilen emtianın yer almadığını, eğer iltibas tehlikesi oluşuyorsa, bu durumda artık markasını “yenilediğini” ileri süren kişi, markası üzerindeki müktesep hakkına dayanamayacağını, gerek dosyaya sunulan bilirkişi raporunda gerek sayın mahkemenin gerekçeli kararında davacı markasının müvekkilinin markalarıyla görsel, işitsel, kavramsal ve sınıfsal benzerlik içerdiği dolayısıyla karıştırılma ihtimali bulunduğuna değinilmişken davacının önceki markalarından uzaklaşan yeni başvurusunda müktesep hakkının bulunduğunun belirtilmesi hatalı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, itiraz aşamasında Kuruma sunulmayan delillerin YİDK kararının hukuka uygunluk denetimi yönünden değerlendirmeye alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, müktesep hak koşullarının oluşmadığını, mahkemece müktesep hak teşkil ettiği kabul edilen markalar incelendiğinde, davaya konu marka başvurusunun esas unsurlarının müktesep hak iddiasına konu markalardan uzaklaşarak redde mesnet markalara yanaştığının görüldüğünü, bununla birlikte kapsamlarındaki mal/hizmetlerin de genişletildiğini, davacının önceki tarihli 2009/28485 ve 2009/28486 sayılı markalarının başvuru markası yönünden müktesep hak teşkil etmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : 1-Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin "..." ibareli başvurusu ile itiraza mesnet "..." ibareli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davaya konu marka ile daha önceden davalı adına tescilli markaların aynı kelime unsurundan oluştuğu, sadece kelime unsurlarının yerlerinin değiştirildiği ve 's takısının kullanıldığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, davacının marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davalının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davalı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği anlaşılmakla, diğer yandan davacıya ait marka başvurusunda SMK md. 6/1’de sayılan emtianın ilişkili olması şartının da sağlandığı, davacının somut uyuşmazlıkta müktesep hakkının bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalılar vekillerinin istinaf itirazlarının incelenmesine gelince, Mahkemece davacının önceki tescilli markalarının tescil sınıfları ile iş bu davaya konu marka başvurusunun başvuru sınıfları incelendiğinde kullanıma ilişkin belgeler ve davacıya ait eski tarihli markaların tescil sınıfları, eski sınıflandırmaya göre aktarımlar ve kapsadıkları mallar dikkate alındığında, dava konusu marka kapsamındaki mallar yönünden müktesep haktan bahsedilebileceği kanaatine varılarak hüküm kurulmuştur.
Oysa, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 19.09.2008 tarih ve 2007/7547 E.-2008/10251 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, kazanılmış hakkın varlığının kabulü için kazanılmış hakka dayanak teşkil eden tescilli marka ile yeni markadaki ibarelerde, asli unsurların muhafaza edilmiş olması ve eski markanın en azından hükümsüzlük davası açılabilecek kadar belli bir sürede çekişmesiz şekilde kullanılması, karşı taraf markalarına yanaşma niyeti olmadan ve iltibas tehlikesi yaratmayacak şekilde, eski ve yeni markalar arasında işletme ile bağlantının ve tüketici nezdinde yaratılan izlenimin korunmuş bulunması, yeni markada kazanılmış hak iddia edilen markaya nazaran emtia kapsamının genişletilmemiş olması şartlarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre somut olay irdelendiğinde, davacının marka başvurusunda bulunan "..." ibaresi önceki markalarında da aynen bulunmasına rağmen bu marka başvurusunda kullanılan "..." ibaresinin önceki markalarda bulunmadığı, daha önemlisi bu ibarenin aynın davalının markasında bulunduğu anlaşıldığından davacının marka başvurusunun davalının markasına yakınlaşma içerisinde bulunduğu anlaşıldığından önceki tarihli markalarının davacı lehine kazanılmış hak sağamayacağı anlaşılmıştır. Zira, davacının "..." ibareli başvurusu ile itiraza mesnet "..." ibareli marka arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira davaya konu marka ile daha önceden davalı adına tescilli markaların aynı kelime unsurundan oluştuğu, sadece kelime unsurlarının yerlerinin değiştirildiği ve 's takısının kullanıldığı da belirlenmiştir.
Bu durumda mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru bulunmamıştır. HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilecektir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile, Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/10/2022 Tarih ve 2022/81 Esas - 2022/376 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA;
3-Davanın yukarıda açıklanan gerekçe ile REDDİNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 80,70.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL karar ve ilam harcının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 40.000,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı Şirket tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ve 3,00-TL dosya masrafı adı altında yapılan toplam 223,70-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı Şirkete verilmesine, bakiyesinin davalı Şirket üzerinde bırakılmasına,
8-Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının davacıdan alınarak davalı ... verilmesine, bakiyesinin davalı ... üzerinde bırakılmasına,
9-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
10-Davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalılara ayrı ayrı iadesine,
11-Davacıdan alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 80,70'er.TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
12-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına dair,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 21/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 24/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.