Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/7

Karar No

2025/275

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/7 - 2025/275
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/7
KARAR NO : 2025/275
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/10/2022
NUMARASI : 2022/77 E. - 2022/253 K.

DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 12/10/2022 tarih ve 2022/77 E. - 2022/253 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2004 yılında faaliyete başladığını, "https://www.....com" alan adını 22.08.2008 yılında, "www. ....com.tr" alan adını ise 25.06.2020 yılında kaydettirdiğini ve bugüne kadar söz konusu internet sitelerini aktif olarak kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin gerek unvan, gerekse internet alan adı olarak geçmişe dayalı yoğun faaliyet gösterdiğini, ibare üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu, belli bir zaman sonra ise markalaşma yönünde çalışmalara başladığını, bu kapsamda dava konusu 2020/63825 sayılı "....com" ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvurunun ilanına, davalı Şirket tarafından "......." ibareli markalara dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından bu itirazın reddine karar verilmiş ise de YİDK tarafından davalı itirazının kabul edildiğini ve müvekkili başvurusunun reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, söz konusu markaların bütünsel olarak karşılaştırılması gerektiğini, hizmetin içeriğini gösteren ve tanımlayıcı nitelikteki "..." ibaresinin tek başına karşılaştırmasının doğru olmayacağını, buna göre markalar arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığını, taraf markalarının karıştırılmayacağını ileri sürerek, YİDK’in 2022-M-66 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliğinden kaynaklı olarak nispi tescil engelinin bertaraf edildiğini iddia etse de, davalı ...'in SMK m.6/1 hükmü kapsamında ve nisbi tescil engeli bağlamında yaptığı değerlendirmede, marka başvuru sahibinin gerçek hak sahibi olup olmadığını değerlendirme yükümlülüğünün bulunmadığı, davacının bu iddialarının, redde mesnet markaların hükümsüzlüğü istemi bakımından ileri sürülebileceği, bu nedenle, davacının gerçek hak sahibi olduğu iddiasından bahisle dava konusu marka başvurusu bakımından, SMK m.6/1 hükmünde düzenlenen nisbi tescil engelinin aşılacağından söz edilemeyeceği, dava konusu marka başvurusundan YİDK kararı ile çıkartılan ve eldeki davaya konu olan hizmetler ile redde mesnet 2004/14689, 2014/02124, 2016/45610, 2016/45614, 2016/45617, 2016/45619, 2016/45619 sayılı markaların kapsamlarında yer alan hizmetlerin aynı veya aynı tür olduğu, hem dava konusu hizmetlerin tamamının redde gerekçe markaların kapsamında aynı/aynı tür olarak yer alması, hem de dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturacak düzeyde benzerlik bulunması nedeniyle işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, redde mesnet markaları ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulamayan, daha önce görüp yararlandığı markaların aşağı yukarı ... anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, dava konusu markanın kapsamındaki dava konusu hizmetler yönünden ayırdığı satın alma/yararlanma süresi içinde, davacının "..." ibareli başvuru markasını gördüğünde veya işittiğinde, bu markanın davalıya ait "..." esas unsurlu markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, yanılgı yaşayabileceği, kapsamındaki hizmetler yönünden her iki markanın aynı işletmenin markası veya idari-ekonomik anlamda bağlantılı işletme markaları olarak algılanacağı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava dilekçesinde ileri sürdükleri hiçbir iddianın irdelenmediğini, dosyaya sunulan Yargıtayın emsal kararlarının değerlendirilmediğini, davanın başından itibaren salt davacıya ait markalar ile müvekkili markası arasında gelişigüzel bir kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik karşılaştırması yapıldığını, bu şekilde hüküm verilmesinin doğru olmadığını, taraf markalarında ortak olarak bulunan "..." ibaresinin, hizmetin niteliğini gösteren tanımlayıcı bir ibare olduğunu, bu nedenle ayırt ediciliğinin bulunmadığını ve salt bu ibareye dayanarak marka başvurusunun reddedilmesinin mümkün olmadığını, müvekkilinin 2008 yılından beri söz konusu markayı kullandığını, ibarenin internet alan adı olarak müvekkili adına tescil ettirildiğini, dolayısıyla müvekkilinin önceki kullanımlarından doğan hakkının bulunduğunu, davalı markasının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu yönündeki değerlendirmenin doğru olmadığı gibi emsal Yargıtay kararlarına da aykırı bulunduğunu, davalı markalarının ayırt edici gücünün zayıf olduğunu, taraf markaları arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerliğin bulunmadığını, bu iddialarının yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "....com" ibareli başvuru ile redde mesnet "......." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira taraf markalarının asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar davacı tarafça "..." ibaresinin tanımlayıcı olduğu için dikkate alınmaması gerektiği ileri sürülmüş ise de söz konusu ibarenin ... hizmetleri yönünden tanımlayıcı nitelik taşıdığı, buna karşılık başvuru kapsamında çıkarılan hizmetler yönünden tanımlayıcı bir yönünün olmadığı, her ne kadar başvuru kapsamındaki hizmetler yönünden de ayırt ediciliğin düşük olduğu söylenebilir ise de bu hizmetler bakımından asgari bir korumayı haiz bulunduğu ve dava konusu başvuruya bu anlamda yeterli ayırt ediciliğin sağlanmadığı, esasen Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve 2014/11 E., 2016/778 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi iltibas değerlendirmesi, hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümleneceğinden, davacı vekilinin yeni bir bilirkişi raporu alınmasına ilişkin istinaf itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim