Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/79
2025/282
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/79
KARAR NO : 2025/282
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/09/2022
NUMARASI : 2021/301 E. - 2022/284 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Hükümsüzlük
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 22/09/2022 tarih ve 2021/301 E. - 2022/284 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı gerçek kişinin 2020/84932 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince adına tescilli "..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markalarının görsel ve fonetik açıdan aynı olduğunu, davalı markasının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin, halk tarafından Türkçe olarak "..." olarak okunduğunu, ortalama tüketicinin, 2. kelime "yapı" olduğu için, Türkçe okuduğu "..." ibaresini görür görmez, bunu "..." olarak anlayacağını ve algılayacağını, bu şekilde bir harf eksilterek veya birkaç harf ekleyerek yapılan marka taklitleri ile çok fazla karşılaşıldığını, davalının, müvekkili markasının kalitesinden ve bilinirliğinden haksız olarak yararlanmayı amaçladığını, itiraz konusu markanın telaffuzu ile müvekkili markasının telaffuzunun aynı olduğunu, telaffuzda ve özellikle görünüşte söz konusu markanın müvekkilinin markasıyla ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğunu, bu durumun iltibasa neden olacağını, orta düzey tüketicilerin bu iki markayı birbirinden ayırt etmesinin ilk algılayışta mümkün olmadığını, davalı başvurusunun tescilinin, müvekkili yönünden haksız rekabete yol açacağını, başvurunun kötü niyetli yapıldığını ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-7152 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, her ne kadar dava konusu markanın kapsamındaki hizmetler, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olarak yer alsa da, dava konusu marka ile itiraza mesnet marka işaretleri arasında işitsel, görsel ve kavramsal olarak iltibas oluşturacak düzeyde benzerlik bulunmaması nedeniyle markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, kötü niyet iddialarının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkiline ait "..." asıl unsurlu markalar ile dava konusu başvuru arasında hem sınıfsal hem de işaret yönünden ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, davalı markasının esaslı unsuru olan "..." ibaresinin, halk tarafından Türkçe "..." olarak okunacağını, zira herkesin İngilizce bilmediğini, ortalama tüketicinin, 2. kelime "yapı" olduğu için Türkçe "..." olarak okuduğu ibareyi görür görmez, bunu "... yapı" olarak algılayacağını, davalının da amacının da bu olduğunu, bu şekilde bir harf eksilterek veya birkaç harf ekleyerek yapılan marka taklitlerinin sıklıkla görüldüğünü, davalı tarafın "..." markası ile müvekkili markalarının kalitesinden ve bilinirliğinden haksız olarak yararlanmayı amaçladığını, müvekkiline ait markalardaki esaslı unsur olan "..." ibaresinden, "h" harfi atılarak oluşturulan davalı markasının ayırt ediciliği sağlamadığını, ayrıca itiraz konusu markanın telaffuzu ile müvekkili markasının telaffuzunun aynı olduğunu, taraf markalarının aynı hizmetleri kapsadıklarını, mahkemece bu hususun da gözetilmediğini, öte yandan ilk derece mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu, bütüncül değerlendirme yapılmadığını, bütüncül değerlendirme yapıldığında, markaların ayırt edilemeycek kadar benzer olduğunun ve aralarında iltibas tehlikesi bulunduğunun görüleceğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin olmadığı, zira başvuruda asli unsur olarak yer alan İngilizce "..." ibaresinin, Türkçe'de deniz anlamına geldiği ve bu anlamının ülkemizde yaygın olarak bilindiği, markalar arasındaki bu kavramsal farklılığın başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağladığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.