Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/5
2025/273
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/5
KARAR NO : 2025/273
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/09/2022
NUMARASI : 2021/342 E. - 2022/233 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 30/09/2022 tarih ve 2021/342 E. - 2022/233 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2000 yılından bu yana veteriner ilaçları ve çevre sağlığı alanında faaliyet gösteren, sektörün önde gelen ve tanınmış firmalarından biri olduğunu, "..." markasını ilk defa 2011/17636 sayılı marka tahtında 05, 10 ve 44. sınıflara giren emtia açısından adına tescil ettirdiğini, davalı Şirketin ise 2020/52312 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, zira karşılaştırılan markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan iltibas yaratacak derecede benzer bulunduğunu, ayrıca karşılaştırılan markaların aynı/benzer/türdeş emtiada kullanılacağını, karşılaştırılan markalarda geçen ibarelerde sadece tek bir harfin değişik olduğunu, bir harf ya da hece üzerinde yapılan ufak değişikliklerin markalar arasında karıştırılma ihtimalini bertaraf etmediği yönünde emsal nitelikte pek çok TÜRKPATENT ve Yargıtay kararının bulunduğunu, davalı firmanın daha önce de "..." ibareli bir marka başvurusu yaptığını, 2018/13310 sayılı bu başvurunun müvekkilinin itirazları üzerine Kurum tarafından reddedildiğini, davalının huzurdaki davaya konu markasında, "..." ibaresini asli unsur olarak tutmak suretiyle "..." ibaresini işarete ekleyerek Kurumun önceki kararını işlevsiz hale getirmeye çabaladığını, halbuki müvekkilinin markalarında "..." ibaresini de kullandığını, müvekkilinin başvurusu üzerine, davalının "www...com.tr" uzantılı alan adına erişimin İstanbul Anadolu 2. FSHHM'nin 2021/21 D. İş sayılı dosyası ile engellendiğini, bu dosyada verilen kararda, davalının "...” ibaresini ticari alanda kullanmasını gerekli kılacak bir hakkının bulunmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, YİDK’in 2021-M-8716 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacının diğer iddialarının da yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili başvurusu ile davacı markaları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal yönden taraf markalarının farklı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı yanın marka işlem dosyasında itirazlarına mesnet gösterdiği markalarının yanına, dava aşamasında 2011/17636 sayılı markayı da eklediği, söz konusu markanın YİDK kararının iptali istemi bakımından değerlendirme dışı tutulması gerektiği, ancak markanın hükümsüzlüğü istemi bakımından değerlendirme kapsamına alınması gereken bir marka olduğu, dava konusu marka kapsamında yer alan emtianın tamamının, davacıya ait itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların kapsamlarında yer alan 5. sınıftaki emtia ile aynı veya aynı tür bulunduğu, davacının 2018/43915 sayılı markası haricinde kalan diğer itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalar ile dava konusu marka arasında ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede bir benzerlik bulunmadığı, davacıya ait 2018/43915 sayılı "..." markası ile dava konusu marka arasında görsel ve işitsel olarak benzerlik bulunduğu, zira dava konusu markanın esaslı unsurunu oluşturan "..." kelimesinin tamamının, davacıya ait "..." markası içinde aynen yer aldığı, gerek "...", gerekse "..." kelimelerinin bilinen bir anlamının olmadığı, ilaç etken maddesi veya jenerik unsur olmadıkları, bu nedenle her iki kelimenin de davaya konu emtia bakımından ayırt ediciliği güçlü sözcükler oldukları, farklı nesnelere çağrışım oluşturmamaları nedeniyle aralarında kavramsal olarak farklılık bulunduğunun söylenemeyeceği, markaların esaslı unsurları arasındaki tek farkın, itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markanın başında yer alan "B" harfi olduğu, bu farklılık nedeniyle markaların ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadıkları söylenebilirse de, bu farkın markalar arasındaki ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi doğuracak derecede benzer olmalarını bertaraf etme kabiliyetinin olmadığı, somut olayda da dava konusu marka kapsamında yer alan emtia ile 2018/43915 sayılı marka kapsamında yer alan emtiaların aynı/aynı tür olduğu, davaya konu emtiaların bir kısmı doktor, veteriner, diş hekimi, eczacı gibi ihtisas sahibi, bilinç ve dikkat düzeyi yüksek kimselere hitap etse bile, gerek karşılaştırılan markaların kapsamlarında yer alan emtiaların aynı/aynı tür olması, gerekse markaları oluşturan işaretlerin müşterek olarak "..." harflerini içermelerinden dolayı işaretler arasındaki benzerlik düzeyinin de yüksek bulunması karşısında, bilinç ve dikkat düzeyi yüksek kimselerin dahi markalar arasında doğrudan veya dolaylı bir ilişki kurma riski altında bulunduğu, bu markayı davacıya ait marka ile ilişkilendirebileceği, bu markayı davacıya ait markanın serisi niteliğinde bir marka zannederek tüketim tercihinde bulunabileceği, dolayısıyla karşılaştırılan bu markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı yanın kötü niyet iddiasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 2021-M-8716 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu 2020/52312 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu başvuru ile davacının 2018/43915 sayılı "..." ibareli markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu kabul edilerek davanın kabulüne karar verildiğini bu kararın hukuka aykırı olduğunu, dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait marka arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, davalı markasının "... ..." ibaresinden oluştuğunu, kullanılan renk ve "e" harfinin üzerinde kullanılan üç adet patiyi çağrıştıran şekil unsuruyla başvuruya, kendine özgü bir karakter kazandırıldığını, markanın bir bütün olarak algılanacağını ve bu bütünlük içinde davacı markalarını çağrıştıran bir unsur bulunmadığını, markanın tescil edilmek istendiği 5. sınıf emtianın tüketicisinin, markaları kolayca ayırt edilebileceğini, mahkemece "..." ibaresinin bilinen bir anlamının olmadığı kabul edilmişse de internet arama motoru üzerinden yapılacak basit bir araştırmada, "..." adı altında piyasada çok sayıda ürün olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili markasındaki çağrışım ile davacı markasının tüketici üzerinde yapacağı çağrışımın birbirinden farklı olduğunu, orta düzey tüketici tarafından ayırt edilebilen markaların aralarında iltibas tehlikesinin bulunmadığını, müvekkili markasında bulunan logonun, kendine özgü bir tasarımı olduğunu, davacının kullandığı logo ile herhangi bir bağının bulunmadığını, markaların zemin rengi ve yazı karakterlerinin de farklı olduğunu, müvekkili Şirket yetkilisinin, veterinerlik ve hayvan sağlığında kullanılmak üzere gıda takviyesi ve ilaç işi yaptığını, müvekkilinin halen faaliyetine devam etmekte olup üretimini yaptığı ilaçların patentini de aldığını, müvekkilinin kullandığı markanın farklılığından dolayı, davacının markasına zarar vermeyeceğini, müvekkili markasının özgün olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2018/43915 sayılı "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markasını oluşturan ibarenin, bir harf farklılığı ile dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, öte yandan dosyada mevcut bilirkişi raporunda, "...-..." ibarelerinin, jenerik ad ya da ilaç etken maddesi adı olmadığının da açıklandığı, bu itibarla anılan ibarelerin benzerliğinin, markaların karıştırılmasına yol açacağı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin ve davalı Şirket vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70'er-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalıların uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 13/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.