Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/51
2025/285
13 Şubat 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/51 - 2025/285
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/51
KARAR NO : 2025/285
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 24/11/2022
NUMARASI : 2021/389 E. - 2022/404 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1
DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 24/11/2022 tarih ve 2021/389 E. - 2022/404 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/61968 sayılı "..." ibareli marka başvurusuna davalı Şirketin 2016/39626 sayılı "..." ibareleri markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazın kabulüne karar verilerek başvurunun TÜRKPATENT YİDK'nin 2022-M-2563 sayılı kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nda 29/08/2008-11569 tarih ve sayı ile “... ...” unvanı ile almış olduğu turizm işletme belgesi ile faaliyette bulunduğunu, 2008 yılından bu yana markayı kullanmakta olduğunu, müvekkiline ait marka ile davacıya ait redde mesnet marka arasında iltibas ihtimalinin bulunmadığını, “...” ibaresinin, herkesin aklına gelebilecek ve kullanılabilecek çok genel bir ibare olduğunu, “...” ibaresini içeren çok sayıda tescilli marka bulunduğunu, sadece benzer unsurların ön plana çıkartılarak inceleme yapılmasının yanlış olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 2021-M-10686 sayılı kararının iptale karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davalıya ait marka ile davacıya ait başvurunun esaslı unsurunun “...” olduğunu, markaların aynı seriden algılanacak olması sebebiyle karıştırılma ihtimallerinin bulunduğunu, “...” markasının davacının şubesi olarak algılanacağını, başka marka başvuruları ile ilgili verilmiş kararların emsal teşkil etmeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, markalar arasında karıştırılmaya sebebiyet verecek ölçüde benzerlik mevcut olduğunu, “...” ibaresinin, uzun yıllardır müvekkili tarafından kullanıldığını, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik taşıdığını, “...” ibaresinin müvekkili tarafından maruf hale getirildiğini, davacının turizm işletme belgesinde “... ...” ibaresinin yer aldığını ancak “...” ibaresi için marka başvurusunda bulunulduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan markaların kapsamlarındaki tüm hizmetler bakımından aynı olduğu, yine her iki markanın esaslı unsurunun da "..." ibaresi olduğu, ek ibarelerin markaları yeterince uzaklaştırmaya yetmemesi nedeniyle SMK md. 6/1 anlamında çekişme konusu emtialar bakımından iltibas tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece, karşılaştırılan markalar arasında iltibas tehlikesinin bulunmadığı yönünde düzenlenen bilirkişi raporuna itibar edilmediğini, "..." ibaresinin yaygın olarak kullanıldığını, davacının tekeline verilemeyeceğini, aynı sınıfta tescilli çok sayıda "..." ibareli markaların bulunduğunu, başvurunun bir bütün olarak ele alınması yerine sadece benzer olan unsurları ön plana çıkarılarak değerlendirme yapıldığını, markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, ilgili tüketici kitlesinin bilinç seviyesinin gözardı edilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK Kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markalar arasında, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira karşılaştırılan markaların asli unsurlarının somut ve soyut ayırt ediciliği bulunan"..." ibaresi olduğu, başvurudaki "..." ve "..." ibarelerinin yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/11/2019 tarih, 2018/5582 Esas, 2019/6827 Karar sayılı kararında “...” ibareli başvuru ile "..." asli unsurlu markaların benzer bulunduğu, dava konusu başvurunun tescil edilmek istendiği 41 ve 43.sınıf hizmetlerin davalı Şirket'in itirazına mesnet 2016/39626 sayılı marka kapsamında da yer alması nedeniyle emtia benzerliği şartının da gerçekleştiği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 534,70-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/02/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.