mahkeme 2023/2330 E. 2024/119 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/2330
2024/119
18 Ocak 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/2330 - 2024/119
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/2330
KARAR NO : 2024/119
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/06/2021
NUMARASI : 2020/48 E. - 2021/212 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Marka (Başvurunun Reddine Dair Kurum Kararlarının İptali - Markanın Kullanmama Nedeniyle İptali)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 09/06/2021 Tarih ve 2020/48 Esas - 2021/212 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... A.Ş. ile davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2019/16630 başvuru numarasıyla yaptığı marka tescil başvurusunun TPMK Markalar Dairesi Başkanlığınca 2005/05713 sayılı "..." ibareli ve 2012/110705 sayılı "..." ibareli markalar ile benzerlik gereçesiyle 6769 sayılı SMK m. 5/1(ç) hükmü uyarınca reddedildiğini,bu karara itirazın YİDK'nin 2019-M-10863 sayılı kararıyla aynı gerekçe ile reddedildiğini, ret gerekçesi olan markalardan 2012/110705 başvuru numaralı "..." markasının tescil başvurusu daha önce reddedildiğinden gerekçeye dayanak gösterilmiş olmasının yersiz olduğunu, ret gerekçesi olan 2005/05713 başvuru numaralı "..." markasının sahibi olan davalı şirketin ise toplam 30 farklı nice mal/hizmet sınıfında markasının tescil edildiğini, müvekkili şirketin başvuru sınıfı olan 07 sınıfında davalı Şirketin hiçbir zaman tarımsal aletler üretmediğini, markasını son 5 yıl içinde tescil edildiği mal ve hizmetler bakımından Türkiye'de ciddi biçimde kullanmadığını ileri sürerek, "..." markasının 7.sınıfta yer alan emtialar bakımından kullanmama nedeniyle iptaline, 2019-M-10863 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, başvuru markası "..." ile redde mesnet olan 2005/05713 sayılı ... markasının esas unsurunun ... ibaresi olduğunu, markalar kapsamındaki mal ve hizmetler açısından da ayniyet bulunduğunu, bu durumun 6769 sayılı kanun 5/1-ç maddesi uyarınca mutlak tescil engeli oluşturduğunu, tescilli bir marka var iken bu marka ile aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer diğer bir markanın tescilinin yapılabilmesinin mümkün olmadığını, kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, haksız ve mesnetsiz olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, dava konusu markanın müvekkili şirkete devrinin 31.03.2020 tarihli 464 sayılı Resmi Marka Gazetesinde yayınlandığını, ara kararın HMKm.124'e uygun olmadığını, ... ... San. ve Tic. A.Ş.'nin ve ... San ve Tic A.Ş.'nin taraf değişikliğine muvafakati bulunmadığını, davanın açıldığı tarihte markanın sahibi ... ... San. Ve Tic. Aş. değil, ... San ve Tic A.Ş. olduğunu ve bu durumun marka sicilinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafından tescili talep edilen 2019/16630 sayılı "..." ibareli marka ile müvekkili adına tescilli 2005/05713 sayılı marka arasında SMK m.5/1-ç hükmü uyarınca iltibas bulunduğunu, davacının müvekkiline ait markanın fiili olarak kullanılmadığı ve bu nedenle iptal edilmesi gerektiği yönünde delil sunmadığını, davacının üzerine düşen ispat yükümlülüğünü yerine getirmediğini, dava konusu istemin zamanaşımına uğradığını, davacının TMK m.2 hükmü uyarınca dava açma hakkını yitirdiğini, bir an için müvekkiline ait markanın tescilli olduğu 7.sınıfta fiilen kullanılmadığı farz edilse dahi davanın kabulüne imkan bulunmadığını, zira müvekkilinin "..." markasının aynı zamanda tanınmış bir marka olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davalı şirkete ait 2005/05713 sayılı markanın tescilli olduğu tüm mal ve hizmetler bakımından değil, sadece 7.sınıfta tescilli olduğu emtialar bakımından kullanılmadığı ileri sürülerek bu emtialar bakımından kullanmama nedeniyle iptal edilmesinin istendiği, markanın kullanmama nedeniyle iptali istemleri bakımından hak düşürücü sürenin söz konusu olmadığı, davacının, dava konusu markanın tescili üzerinden uzun süre geçtikte sonra, markanın iptali isteminde bulunmasının TMK m.2 hükmüne aykırılık teşkil etmediği, dava konusu 2005/05713 sayılı markanın 03.03.2008 tarihinde tescil edildiği, dava tarihi itibariyle 5 yılı aşkın süredir tescilli olduğu, 21.02.2015-21.02.2020 tarihleri arasında (dava tarihinden önceki 5 yıllık süre içinde), tescilli olduğu 7.sınıftaki emtialar üzerinde filli ve ciddi olarak kullanıldığının ya da kullanılmamaya ilişkin haklı bir sebep varsa bu sebebin davalı şirket tarafından ortaya konması gerektiği, davalı şirket markasının davaya konu 7.sınıftaki emtialar üzerinde fiili olarak kullandığı külfetine ilişkin olarak ticari defterlerinin incelenmesini istediğinden, talimat mahkemesi aracılığıyla davalı şirketin ticari kayıtlarının incelendiği, 20/04/2021 havale tarihli bilirkişi raporu ile davalı şirketin tescilli markasını, tescilli olduğu 7.sınıftaki emtialar üzerinde, fiili ve ciddi surette kullandığını ispatlayamadığı, davalı şirketin ileri sürdüğü tanınmışlık iddiasının, şirketin üzerine düşen kullanım külfetini ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davacının davalı ... Anonim Şirketi'ne yönelttiği markanın kullanılmaması nedeniyle iptali isteminin kabulü ile davalıya ait 2005/05713 sayılı markanın 7.sınıfta bulunan emtialar bakımından iptaline ve sicilden terkinine, markalar arasında şekil unsuru ile ayrışma sağlandığından SMK'nın 5/1-ç maddesine dayanan YİDK kararının iptali isteminin kabulüne, 2019-M-10863 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı şirket vekili istinaf başvuru dilekçesinde, 2005 yılından bu yana dava konusu markaya karşı sessiz kalmış ve hükümsüzlüğünü talep etmemiş davacının, Medeni Kanun’un 2. maddesi gereğince dava açma hakkını yitirdiğini, kabul anlamına gelmemek üzere, bir an için dava konusu markanın, 07 sınıfında fiilen kullanılmadığı farz edilse dahi işbu davanın kabulüne imkan olmayacağını, zira müvekkili şirketin “...” ibareli tanınmış markanın sahibi olduğunu, müvekkilinin tanınmış markasının, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu M. 6/5 uyarınca, farklı mal ve hizmet sınıflarında dahi koruma sağlayacağının açık olduğunu, davacı tarafın bu yöndeki itirazlarının haksız olduğunu, davacı tarafından tescili talep edilen 2019/16630 başvuru numaralı “...” ibareli markanın, müvekkili şirket adına tescilli 2015/05713 numaralı “...” ibareli marka ile “aynılık ve ayırt edilmeyecek derecede benzerlik” taşıdığının açıkça ortada olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru markası ile redde mesnet olan 2005/05713 sayılı markanın esas unsurunun "..." ibaresi olduğunu, başvuruya konu mallarla aynı veya aynı türdeki mal/hizmetlerin ret gerekçesi markaların kapsamında bulunduğunu, 6769 sayılı Kanunun 5-1-ç maddesi uyarınca mutlak tescil engelinin var olduğunu, müvekkili kurumun tescilli bir markanın aynı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerinin tesciline re’sen engel olmakla yükümlü olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun reddine dair YİDK kararı iptali ve redde mesnet markanın kullanmama nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretlerin, marka olarak tescil edilemeyeceği, buna göre, anılan madde hükmü uyarınca, ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerektiği, diğer bir deyişle 6769 sayılı SMK'nın 5/1-ç maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olmasının arandığı, somut olayda dava konusu başvuru ile redde mesnet 2005/05713 ve 2012/11705 sayılı marka işaretleri arasında anılan madde kapsamında bir benzerliğin olmadığı, başvurunun tertip tarzı ve yer verilen şekil unsuru ile anılan madde anlamında dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, markanın kullanılmaması nedeniyle iptali istemi yönünden ise dava tarihi itibariyle somut olaya uygulanması gereken 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi uyarınca tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde haklı bir sebep olmadan tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği, kullanmama nedenine dayalı iptal davası açabilmek için herhangi bir hak düşürücü bir süre bulunmadığı, dava tarihinden geriye doğru tescil anına kadar beş yıllık sürenin dolmuş olmasının gerektiği, dava konusu 2005/05713 sayılı marka yönünden dava tarihi itibariyle tescil tarihinden itibaren 5 yıllık sürenin dolduğu ve dolayısıyla süre yönünden iptal koşulunun oluştuğu, davanın niteliği gereği sessiz kalma yoluyla hakkı kaybından da bahsedilemeyeceği, SMK'nın 9. maddesi uyarınca markasını kullanma külfeti altında bulunan davalı Şirket'in somut uyuşmazlık açısından kullanımını ispat etmesi gerektiği, buna rağmen davalı Şirket'in dava konusu markayı tescilli bulunduğu ve uyuşmazlık konusu olan 7. sınıf kapsamında Türkiye'de ciddi bir şekilde kullandığını ispatlayamadığı, zira incelenen ticari defterlerin beş yıllık süre içinde markanın uyuşmazlık konusu 7. sınıfta kullanıldığını göstermediği, ayrıca Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2013/384 E.-2013/1893 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere kullanım ispat edilmeden, markanın kullanıldığı hizmetlere benzerliği nedeniyle başka hizmetlerde de kullanılmış sayılamayacağı, diğer taraftan davalının dava konusu markasının tanınmış olduğu ve iptaline karar verilen mallar bakımından davacının "..." ibaresini kullanmasının iltibasa sebebiyet vereceği savunmalarının işbu davada tartışılması imkanı bulunmadığı anlaşılmakla, davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... A.Ş. vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 59,30-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 368,30-TL bakiye harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 157,75-TL bakiye harcın anılan davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
4-İstinaf aşamasında davalı ... A.Ş. ile davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin anılan tarafların uhdesinde bırakılmasına,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/01/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/01/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.