mahkeme 2023/1455 E. 2025/1588 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1455
2025/1588
12 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1455 - 2025/1588
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1455
KARAR NO : 2025/1588
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2023
NUMARASI : 2022/423 E. - 2023/432 K.
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/06/2023 tarih ve 2022/423 E. - 2023/432 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin üreticisi ve maliki olduğu 2 adet otoklav cihazı, 1 adet Passbox cihazı, 1 adet alt takım araba, 1 adet iç takım araba TÜYAP fuarında sergilenmek üzere götürülmüş olup fuar bitiminde müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği adresine getirilmek üzere ... Nakliyat unvanı ile bilinen ve adı geçen karşı taraf ile anlaştıklarını, 22.03.2022 tarihinde cihazların müvekkili şirkete teslim edilmiş olup dikey olarak yüklenen cihazların yatay hale geldiği ve teslim edilen cihazların taşıma esnasında zarar gördüğünü, bu nedenle hasar bedelinin tahsili amacıyla icra takibi yaptıklarını, yapılan bu icra takibine davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, araca yüklenen emtianın TÜYAP'a ait portiflerle ve portif şoförleri tarafından yüklenmiş olup, müvekkilinin yüklemeye bir müdahilinin söz konusu olmadığını, taşınan emtianın yüklendiği hali ile davacı yanın bildirmiş olduğu adrese tam ve sağlam olarak götürüldüğünü, orada da davacının çalışanları tarafından araçtan naklinin sağlandığını, davaya konu emtianın tonajlı malzemeler olup, davacı yanın bahsettiği gibi, müvekkilinin şöförünün emtianın yerini değiştirmesinin mümkün bulunmadığını, emtia müvekkile ait araca yüklendiğinde korunaksız olduğunu, gerek müvekkilinin TÜYAP'a götürmek üzere emtiayı teslim aldığında gerekse de belirtilen adrese teslim edileceği sırada emtianın hiçbir şekilde ambalajlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gönderilen eşyanın niteliği ve kararlaştırılan taşıma dikkate alındığında ambalaj yapılmasını gerektiriyorsa, gönderenin, eşyayı, zıya ve hasardan koruyacak ve taşıyıcıya zarar vermeyecek şekilde ambalajlamak zorunda olduğu, yine eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğu, gönderen tarafından yetersiz ambalajlama durumunda taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı, gönderen olan davacının taşımaya konu cihazları yeterince ambalajlamadığı ayrıca taşıma güvenliğine uygun biçimde cihazları araca koyarak istiflemediği, sabitlemediği dosyaya sunulan tüm delillerden anlaşılması nedeniyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı borçlu yanın, özen yükümlülüğüne aykırı davranışları sebebiyle hasar gören ve kullanılamaz hale gelen medikal cihazlara ilişkin zararın tazmininin gerektiğini, müvekkilinin üreticisi ve maliki olduğu 2 adet otoklav cihazı, 1 adet Passbox cihazı, 1 adet alt takım araba, 1 adet iç takım arabanın TÜYAP fuarında sergilenmek üzere götürülmüş olup, fuar bitiminde müvekkili şirketin faaliyet gösterdiği adresine getirilmek üzere ... Nakliyat unvanı ile bilinen ve adı geçen karşı taraf ile anlaşıldığını, 22.03.2022 tarihinde cihazların müvekkili şirkete teslim edilmiş olup, dikey olarak yüklenen cihazların yatay hale geldiğini ve teslim edilen cihazların taşıma esnasında zarar gördüğünü, cihazların hasarlı şekilde teslim alındığını, teslimatın hasarlı şekilde gerçekleştiğine dair nakliye firmasının şoförü olan, cihazı yükleyen ve cihazı teslim eden ...'nin eşliğinde ve imzası ile taraflar arasında tutanak düzenlendiğini, 23.03.2022 tarihinde Ankara 9. Sulh Hukuk Mahkemesi 2022/43 d.iş dosyasında mahallinde keşif yapılarak bahsi geçen medikal cihazların hasarları ve yenilenme bedellerinin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalı borçlunun, bu rapora itiraz etmediğini, ödeme iradesinde olduğunu belirtmişse de daha sonra bu iradesine uymadığını, davalı borçlunun, zararın meydana gelmesinde kusurlu olup her halükarda da kusursuz sorumlu olduğunu, mahkemece yeterli araştırma ve inceleme yapılmadan karar verildiğini, davalı borçlunun, müvekkilinin cihazlarını taşırken fazladan kar etmek istediğini ve araca taşınmak üzere başka mallar da aldığının belirtildiğini, dava sürecinde de davalı tarafından bu durumun kabul edildiğini, nakliyeci davalının, taşınacak olan malların yüklenmesi ve aracın doğru ve hasarsız taşımaya yönelik olarak yerleşim planını yapmak gibi sorumlulukları bulunduğunu, mahkemece bu yönde en ufak bir araştırma yapılmadığını, TTK m. 875 uyarınca; taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın zıyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumlu olduğunu, davalı borçlunun gerekli özeni göstermediğini, diğer bir taraftan, davalı borçlu adam çalıştıran sıfatıyla da TBK m. 66 uyarınca kusursuz sorumlu olduğunu, gerekçeli karara dayanak yapılan, dosyada mübrez bilirkişi raporunun, dosyaya konu olayla ilgili uzman olmayan kişi tarafından hazırlanmış olup hükme esas alınamayacağını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan hasar bedeline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
6102 sayılı TTK’nın 875/1. maddesi uyarınca taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde, eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimdeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur. Şayet ziya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, bu durumda taşıyıcı sorumluluktan kurtulacaktır. Yine aynı Kanun’un 878. maddesinde düzenlenen "gönderen tarafından yapılan yetersiz ambalajlama" gibi
koşullar nedeniyle ziya, hasar ya da gecikme meydana gelmişse taşıyıcının sorumluluğuna gidilemeyecektir.
TTK'nın yükleme ve boşaltma başlıklı 863. maddesinde, "Sözleşmeden, durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça; gönderen, eşyayı, taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorundadır. Taşıyıcı, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlüdür." hükmüne yer verilmiştir.
Mahkemece, gönderen olan davacının taşımaya konu cihazları yeterince ambalajlamadığı, ayrıca taşıma güvenliğine uygun biçimde cihazları araca koyarak istiflemediği, sabitlemediği gerekçesiyle davalı taşıyıcının sorumluluğunun bulunmadığına yönelik hüküm kurulmuştur. Ancak, dosya kapsamında oluşan hasarın nasıl meydana geldiği, yani emtianın dik veya yan yüklenmesinin hasara neden olup olmayacağı, hasarın emtianın hangi bölgesinde oluştuğu, oluşan bu hasarın nasıl bir darbe veya taşıma sonucu meydana gelebileceği, hasarın niteliğinin ne olduğu, bu kapsamda davacının hasarın oluşumuna dair iddialarının açık olarak incelenip değerlendirilmemesi yerinde bulunmamıştır.
Ayrıca, ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunmaktadır. Taşıyıcının doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözlesmesine şerh düşmesi gerekmektedir. Bu nedenle de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmemesi, hatalı bir yükleme varsa buna karsı çıkmaması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri almaması ambalajlama ve istifleme yönünde kusurunu oluşturacaktır. Mahkemece bu hususlar gözden kaçırılarak, bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması da doğru olmamıştır.
Diğer yandan, TTK'nın 878. maddesi kapsamında, davalı taşıyıcı sorumluluktan kurtulabilirse de, aynı Kanun'un 863. maddesinde, taşıyıcının, ayrıca yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Somut olayda yüklemenin, işletme güvenliğine uygun yapılıp yapılmadığı da, denetime elverişli bir şekilde belirlenmemiştir. Zira dosya kapsamında alınan ve hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporunda, taşınan emtianın ambalajdan yoksun olduğu belirlendikten sonra taşıyıcının işletme güvenliği ve gözetim görevini eksik yaptığı konusunda bir yaklaşımda bulunulamayacağının belirtilmesi çelişkili olmuştur. Oysa, ambalaj yok ise taşıyıcının açıklanan bu yükümlülüklerini yerine getirmediği de ortadadır. Bu durumda, yani davalı taşıyıcının, anılan yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğunda, davaya konu zararın meydana gelmesinde müterafik kusurlu olduğunun da kabulü ile bu kusurunun oranının belirlenmesi gerekmektedir. Zira Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik uygulaması da bu yöndedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2021/8233 E., 2023/2184 K. sayılı ilamında, "Dava, taşıyıcının kusuru sebebiyle sigortalı gönderene ait hasar talebinin rücuan tazminine ilişkindir. 6102 sayılı Kanun'un 863 üncü maddesi uyarınca somut olayda her ne kadar yükleme ve sabitleme görevi taşıma güvenliğini sağlama yükümlülüğü olan gönderene ait ise de; taşıyıcının da yüklemenin işletme güvenliğine uygun olarak yapılmasına ve nezaret borcu bulunmaktadır. Somut olayda kazanın araç içinde işletme güvenliğine aykırı şekilde yüklenen eşyanın virajda aracın devrilmesi sebebiyle hasarın oluştuğu, mahkemece belirlenen kusur oranlarının hak ve nesafet kurallarına uygun olması sebebiyle kusura ilişkin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir." açıklamasına yer verilerek, yukarıdaki ilkeler vurgulanmıştır.
Öte taraftan, 6102 sayılı TTK'nın 882. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Kanunun 886. maddesinde ise zarara kasten veya pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcının, sorumluluk sınırlamalarından yararlanamayacağı düzenlenmiştir. Kanun'un 886. maddesinde düzenlenen kast, hukuka aykırı bir sonucun elde edilmesi için bilerek, isteyerek yapılan hareketi ifade etmekte olup taşıyıcının kasten zarara neden olması halinde sınırlı sorumluluktan faydalanamayacağı açıktır. Maddede geçen pervasızca bir davranışla ve böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiil veya ihmalden neyin anlaşılması gerektiği ise açık değildir. Bilindiği üzere pervasız sözcüğü, çekinmeden, sakınmadan, korkmadan anlamlarına gelmektedir. Kanun’un gerekçesinde de bu ibarenin kasta eşit kusuru ifade ettiği açıklanmıştır. TTK’nın 886. maddesine kaynak teşkil eden CMR Konvansiyonu’nun 29. maddesinde de yer alan kasta eş değer kusur ifadesinden dolaylı kastın anlaşılması gerektiği yönünde görüşler bulunmaktadır (Doç.Dr.Hakan Karan, CMR Şerhi, Ankara,2011, s:735 vd.). Buna karşılık Özel Daire, CMR’nin 29. maddesinde yer alan kasta eş değer kusur ifadesinin, 6762 sayılı TTK’nın 786. maddesinde geçen ağır kusur ve hile kavramlarını en yakın olarak karşılamakta olduğunun kabulü gerektiği görüşündedir(11.HD. 14.06.2012 tarih, 2011/3636 E.,2012/10599K). Özel Daire, 6102 sayılı TTK yürürlüğe girdikten sonra verilen bir başka kararda da aynı uygulamayı sürdürmüş ve taşıyıcının ağır kusurlu olması halinde TTK’nın 886. maddesinde düzenlenen sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı açıklanmıştır (01.10.2014 tarih, 2014/7269-15022 E.K.). Bu itibarla mahkemece kabule göre bu hükümlerin tartışılmaması da yerinde bulunmamıştır.
Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce, davacı vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 01/06/2023 gün ve 2022/423 E. - 2023/432 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
8-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 12.000,00.TL tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.