mahkeme 2023/1369 E. 2025/1589 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1369
2025/1589
12 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1366 - 2025/1585
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1366
KARAR NO : 2025/1585
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/04/2023
NUMARASI : 2022/273 E. - 2023/163 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 27/04/2023 tarih ve 2022/273 E. - 2023/163 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 1996 yılında kurulduğunu, tarım ve hayvansal ürün alanlarında faaliyet gösterdiğini 25 yılı aşkın üretim ve hizmet anlayışıyla belli bir bilinirliliğe sahip olan müvekkili şirketin "..." markası ile Ülkemizde ve uluslararası platformda tanınır hale geldiğini, müvekkilinin “canlı hayvan üretimi, tavuk ve ... üretimi” başta olmak üzere “yem, gübre, canlı ve kurutulmuş otlar vb. ürünler” ile hayvancılık ve tarım sektöründe de öncü firmalardan biri olduğunu, 98/018751 sayılı "... ...", 2007/38426 sayılı "...", 2008/49897 sayılı "... ...", 2009/51404 sayılı "... ...", 2010/18332 sayılı "... ... ŞEKİL", 2015/62379 sayılı "...", 2015/62375 "..." marka tescilleri bulunduğunu, davalı tarafından başvurusu yapılan ... ibareli marka başvurusunun ilanına müvekkili tarafından itiraz edildiğini, itirazın reddine ilişkin YİDK kararının hukuka aykırı olduğunu, zira müvekkili markalarının asli unsurunun "..." olduğunu ve yine yumurtaların büyüklük sınıflandırılmasında "A" harfinin kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda taraf markalarının özellikle "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil)" emtiası yönünden her halde benzer ve karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalı şirketin "..." markasının müvekkili markasının İngilizce karakterlisi olarak algılanabileceğini ve potansiyel olarak kullanılabilecek alan adlarında da yine "...", "..." ibarelerinin kullanılabildiğini, davalının benzer marka tescili ile basiretli tacir gibi davranmadığını ve kötüniyetli olduğunu ileri sürerek YİDK’nın 2022/M-6802 sayılı kararının "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil)" yönünden iptaline, 2020/143985 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil)" yönünden hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı tarafça başvuruya itiraz formunda 2010/18332, 2015/61209 ve 98/018751 sayılı markalar mesnet gösterilerek SMK m. 6/1 ve m. 6/9 hükümleri kapsamında itiraz edildiğini, itiraz hakkında Markalar Dairesi Başkanlığının verdiği karara karşı YİDK nezdinde ise 2010/18332 ve 98/018751 sayılı markalar mesnet gösterilerek SMK m. 6/1 ve m. 6/9 hükümleri kapsamında itiraz edildiğini, dava dilekçesinde ise davacı tarafça, 98/018751 sayılı "... ...", 2007/38426 sayılı "...", 2008/49897 sayılı "... ...", 2009/51404 sayılı "... ...", 2010/18332 sayılı "... ... ŞEKİL", 2015/62379 sayılı "...", 2015/62375 "..." ve 2007/37908 sayılı "... ..." markalarının mesnet gösterildiğini ve SMK m. 6/5 hükmü kapsamında iddiaların ileri sürüldüğünü, Kurul kararının hukuka uygunluk denetimi yönünden kararın verildiği tarihteki talep ve hukuki durum dikkate alınacağından itiraz aşamasında ileri sürülmeyen gerekçe, mesnet markaların iş bu davada hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bununla birlikte davacı adına kayıtlı olmayan markaların da Kurul kararının hukuka uygunluk denetimi noktasında değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, bu bağlamda davacı tarafın Kurul kararının hukuka uygunluk denetimi yönünden itiraz aşamasında mesnet gösterilen 2010/18332 ve 98/018751 sayılı markalara dayalı olarak SMK m. 6/1 ve m. 6/9 hükümleri yönünden inceleme yapılması gerektiğini, davaya konu marka başvurusunun ... ibareli, davacının itiraza mesnet markalarının ise ... ...+şekil ibareli markalar olduğunu, davacı markalarında yer verilen şeklin ve kullanılan renklerin davaya konu marka ile benzer olmadığını, dava konusu markayı oluşturan kelimenin başlangıç ve bitişinin itiraza mesnet markalar ile benzer olmadığını, yine kelimelerin aynı/benzer anlamı taşımadığını, taraf markaları arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak SMK m.6/1 anlamında karıştırılma ve iltibas ihtimaline sebebiyet verecek düzeyde benzerlik bulunmadığını, bununla birlikte itiraza mesnet markaların kapsamındaki mallar ile itiraza konu “Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil).” mallarının da benzer olmadığını, markalar hem işaret hem de kapsadıkları mallar yönünden benzer olmadığından markalar arasında SMK m. 6/1 hükmü anlamında karıştırılma/iltibas tehlikesi bulunmadığını, YİDK karar aşamasında davacının kötüniyet iddiasını ispata ilişkin somut delil ileri sürmediğini, sadece karıştırılma tehlikesi olduğundan bahsedilmesinin ya da tanınmışlık iddiasının ileri sürülmesinin kötüniyetin ispatı için yeterli olmadığını, davacının kötüniyet iddialarının da reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şahıs ve davalı şirket vekili, ... kelimesinin Latince-Türkçe sözlük anlamının “...” yani Türkçe’de “Bakır” olduğunu, ... markasını taşıyacak ilgili zirai ilacın içeriğinde bakır olduğu için bu markanın tescilinin talep edildiğini, müvekkili firma bakır içeren zirai ilaç ve gübre üreticisi olduğunu, müvekkilinin ... ... ürün adıyla ürettiği ilaçın bitki türü olarak elmalarda kullanıldığını, markaların görsel, işitsel ve anlamsal açıdan benzer olmadığını, iltibas tehlikesi oluşmayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu marka başvurusu kapsamındaki çekişme konusu 31. Sınıftaki mallar (Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil) bakımından aynı/aynı tür ve benzer mallardan oluştuğu, çekişme konusu olan 31. Sınıftaki "Canlı hayvanlar (kuluçkalık yumurtalar, döllenmiş yumurtalar dahil)" emtiası çoğunlukla hayvancılıkla iştigal eden kişilerin (çiftçilerin veya besi çiftliği sahiplerinin) ve/veya işletmelerin satın alıp tükettiği mallar olduğu, bu malların tüketicilerinin dikkat düzeyi orta ve üst seviyede bulunduğu, 2020/143985 sayılı davalı marka başvurusunun, beyaz zemin üstüne siyah renkte yazılmış ... kelimesinden oluştuğu, ..., Latince’de “bakır” ve “hava” anlamlarına geldiği, davacı markalarının ... kelimesi etrafında türetilmiş seri markalar olduğu, “...” kelimesinin TDK Güncel Türkçe Sözlük uyarında “erme işi” anlamını haiz bulunduğu, aynı zamanda ibare “bir yere ulaşmak, varmak” anlamındaki fiilin, mastar eksiz emir kipi hali olduğu, davalı markası "...", davacı markaları ise "... ...+şekil", "... ...+şekil" olup; farklı yazım stilleri, görsel unsurları ile genel marka kompozisyonları dikkate alındığında taraf markalarının görsel açıdan benzer olmadığı, taraf markaları arasında anlamsal ya da kavramsal açıdan herhangi bir benzerlik bulunmadığı, markanın kullanımını gösterir sair görsel delilerin, davacının ... markasının “...” emtiası bakımından tanınmışlık düzeyine eriştiğini ispatladığı, ancak, somut olayda taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığından, davacı markası tanınmış dahi olsa, SMK 6/5 maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği, dosya kapsamında davalının kötü niyetini gösterir herhangi bir belge bulunmadığından, davalının kötüniyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, ilk derece mahkemesi gerekçeli kararında müvekkilinin markasının tanınmış marka olduğunun göz ardı edildiğini, müvekkilinin markalarının asli unsurunun "..." olduğunu ve yine yumurtaların büyüklük sınıflandırılmasında "A" harfinin kullanıldığı göz önünde bulundurulduğunda, her halde benzer ve karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabulü gerektiğini, davalının müvekkilinin tüketici nezdinde oluşturduğu güvenden haksız olarak yararlanacağını, müvekkilinin markasının zarar göreceği ve davalının haksız kazanç elde edeceğini, müvekkili şirket ile aynı sektörde bulunan davalı şirketin müvekkiline bağlı ve tanınmış "..." markasından haberdar olmamasının ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, kötüniyete dayalı yapılan itirazlarda, başvuru sahibinin kötüniyetini kesin olarak ispat etme zorunluluğu bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkin istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı şirketin "..." ibareli marka başvurusu ile davacının itirazına mesnet "..." esas unsurlu markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunmadığı, zira her iki markanın ortalama tüketici üzerinde bıraktığı genel intibaya göre tüm faktörler bir arada gözetilerek “global değerlendirme” yapılması gerektiği, markalarda yer alan esas unsurların farklı olduğu, markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal farklılığın ilgili tüketici nezdinde markalar arasında işitsel ve görsel olarak karıştırılma ihtimalini ortadan kaldırmaya yeterli olduğu, somut olayda taraf markaları arasında işaret benzerliği bulunmadığından, davacı markası tanınmış dahi olsa da, SMK'nın 6/5. maddesinde sayılan koşulların gerçekleşmediği, davalının kötüniyetli bir başvuruda bulunduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.