Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/132

Karar No

2025/294

Karar Tarihi

13 Şubat 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/132 - 2025/294
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/132
KARAR NO : 2025/294
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/11/2020
NUMARASI : 2020/57 E. - 2020/368 K.

DAVACI
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) ve Terkin

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25/11/2020 tarih ve 2020/57 E. - 2020/368 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 1961 yılından bugüne kadar özellikle bisküviler, krakerler, gofretler, pastalar, tartlar, kekler ve sair ürünlerin imali, ithali, ihracı ve ticareti alanında faaliyet gösterdiğini, tanınmış “...” markalarının sahibi olduğunu, “...” ibaresini ilk olarak 2011 yılında tescil ettirdiğini, davalının 2019/10039 sayılı “...” ibareli marka başvurusuna karşı müvekkili tarafından "..." ibareli markalarına dayalı olarak gerçekleştirilen iltibas gerekçeli itirazın nihai olarak TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu tarafından reddedildiğini, birbirlerine ayırt edilemeyecek derecede benzeyen müvekkiline ait “...” ile başvuru konusu “...” unsurlu markaların mal ve hizmet sınıfının aynı olduğunu, bu durumun iltibas ihtimalini kuvvetle muhtemel kıldığını, davalı şirkete ait markanın tüketiciler nezdinde müvekkilinin seri markası olarak algılanmasına neden olacağını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, davalı ...’nun 23.12.2019 tarihli ve 2019-M-10742 sayılı kararının iptaline ve 01.02.2019 tarih ve 2019/10039 sayı ile tescil başvurusu yapılan “...” ibareli markanın tüm sınıflar yönünden iptaline, tescili halinde hükümsüz sayılmasına ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, davacı markaları ile davalı markası karşılaştırılarak incelendiğinde, markaların ticari kaynakta yanılma meydana getirmeyecek derecede farklılaşmış olduğunu, markalar ile karşı karşıya kalan tüketiciler nezdinde markalar arasındaki farklılığın kolayca algılanabileceğini ve karıştırılma ihtimalinin doğmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, davacının "..." markası ile müvekkilinin "..." markası arasında herhangi bir biçimde iltibas bulunmadığını, müvekkilinin henüz tüketici nezdinde başlamadığı için ticari sır niteliğinde bulunan kampanya nedeniyle dava konusu marka başvurusunu yaptığını, bu yeni kampanya nedeniyle özellikle e-... (elektronik/online oyun) oynayacak olan genç kitleye hitap etmeyi hedeflediğini, bu kapsamda da e-... terminolojisinde yeri olan ibareleri tanınmış markası olan "..." markası ile birleştirerek tüketici nezdinde bir fark oluşturmayı hedeflediğini, nitekim "..." markasının İngilizce'de oyun anlamına gelen "..." ibaresinden geldiğini, Türkçe'ye oyun oynamak olarak çevrilebileceğini, oysa ... markasının bir anlamının bulunmadığını, iddia edildiğinin aksine "..." ibaresinin "..." ibaresinden esinlenmediğini, her iki ibare arasında hiçbir biçimde iltibasın söz konusu olmadığını, başvurunun kötüniyetle yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, her ne kadar dava konusu markanın kapsamında yer alan mallar ile redde gerekçe markaların kapsamlarındaki emtialar aynı/aynı tür/benzer/ilişkili olsa da dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında işitsel, görsel ve anlamsal olarak iltibas oluşturacak benzerlik bulunmaması nedeniyle dava konusu marka ile redde gerekçe markalar arasında karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığı, davacının tanınmışlık iddialarının yerinde bulunmadığı, tüm dosya kapsamına göre davalının kötü niyetli olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davalı şirkete ait marka başvurusu ile müvekkiline ait markalar arasında 6769 sayılı smk 6/1 kapsamında ayniyet derecesinde benzerlik bulunduğunu, davaya konu marka başvurusunda ön plana çıkan, göze çarpan kısmın “...” ibaresi olduğunu, başvurunun davacı markasının asli unsurunu doğrudan içerdiğini, davacının "..." ibareli seri marka ailesinin bulunduğunu, dava konusu başvurunun bunların bir uzantısı ya da yeni bir versiyonu izlenimi yarattığını, tescil edilmek istendiği mal ve hizmet sınıflarının da aynı olduğunu, davacı markasının tanınmış olması nedeniyle dava konusu başvurunun tescilinin bu tanınmışlıktan haksız kazanç sağlama, markanın ününe ve ayırt edici karakterine zarar verme riskinin bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, tacir sıfatını haiz davalının müvekkilinin tanınmış markalarını bilmemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İşlem dosyasının incelenmesinden; davalı şirketin "..." ibaresinin marka olarak tescili için 01/02/2019 tarihinde davalı Kuruma başvurduğu, başvuru kapsamında 29,30.. sınıf malların yer aldığı, davacı Şirketin 2018/112853 ve 2011/100274 sayılı ve "..." ibareli markalarına dayalı olarak iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet iddiasıyla başvuruya itiraz ettiği, davacı itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından reddedildiği, davacının bu karara itirazının da YİDK'nin 23/12/2019 tarih, 2019-M-10742 sayılı kararıyla reddine karar verildiği, anılan kararın 25/12/2019 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, işbu davanın iki aylık hak düşürücü süre içerisinde 18/02/2020 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacının istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık taraf markaları arasında, dava konusu olan 29 ve 30.sınıf mallar yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluşup oluşmadığı, aynı Kanun'un 6/5 maddesi bağlamında tanınmışlıktan kaynaklanan tescil engeli bulunup bulunmadığı ve dava konusu başvurunun kötü niyetli olup olmadığı noktasındadır.
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6/1 maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa tescil edilemez. Açıklanan hüküm çerçevesinde markalar arasında iltibasa yol açacak derecede bir benzerlik olup olmadığının tespitinde her iki markaya konu işaretin, ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınarak bütünü itibariyle görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları izlenimin esas alınması gerekmektedir. İltibas, iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzerliği sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin aynı işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içerisinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmeleri veya düşünme ihtimalleridir (Savaş Bozbel, Fikri Mülkiyet Hukuku, İstanbul 2015, s. 408- 409). İltibas ihtimalinin değerlendirilmesinde ölçü, bu işin ilgilisi veya uzmanı değil, ortalama tüketicilerdir.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde somut olaya bakıldığında, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 29 ve 30.sınıf mallar, davacının itirazına mesnet markaları kapsamında da yer aldığından, taraf markaları arasında emtia benzerliği şartının gerçekleştiği kanaatine varılmıştır.
Tarafların marka işaretlerinin karşılaştırılmasına gelince; dava konusu başvuru "..." ibaresinden, davacının itirazına mesnet markaları "..." ibaresinden oluşmakta, davacının markalarının asli unsuru olan "..." ibaresi dava konusu başvuruda aynen yer almaktadır. Dava konusu başvuruda asli unsurun son kısmına eklenen "-..." harflerinin, markaları iltibas tehlikesini bertaraf edecek düzeyde farklılaştırmaya yetmediği kanaatine varıldığından, karşılaştırılan marka işaretleri arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, başvurunun geneline hakim olan tertip tarzının yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, bu hali ile dava konusu başvuruyu gören tüketicilerin, davacının mesnet markasından farklı bir marka olduğunu derhal ve ilk bakışta algılayabilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08.06.2016 gün ve E.2014/11-696, K.2016/778 sayılı kararı uyarınca iltibas değerlendirmesinin hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel hukuki bilgi ile çözümlenmesi mümkün olduğundan Dairemizce bu yönden dosyada mevcut bilirkişi raporundaki tespitlere itibar edilmemiş, ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmemiştir.
Diğer taraftan davacı vekili, somut olay bakımından 6769 sayılı SMK'nın 6/5. maddesindeki koşulların oluştuğunu ileri sürmüşse de, uyuşmazlık konusu olan 29 ve 30.sınıf tüm mallar bakımından taraf markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğu kabul edildiğinden, Dairemizce davacının bu iddiaları yönünden inceleme yapılmasına gerek görülmediği gibi SMK'nın 6/9. maddesine dayanan kötü niyet iddiası da ispatlanamamıştır.
Sonuç olarak; dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK.'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 25/11/2020 gün ve 2020/57 Esas - 2020/368 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Davanın KABULÜ ile ... 23/12/2019 tarih ve 2019-M-10742 sayılı YİDK kararının İPTALİNE,
3-Davalının Şirket'in 2019/10039 sayılı "..." ibareli markasının HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 534,70-TL'nin davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 40.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından ilk derece yargılaması sırasında yapılan 1.800,00-TL bilirkişi ücreti, 107,60-TL tebligat ve posta gideri, istinaf aşamasında yapılan 128,50-TL tebligat ve posta ücreti, 220,70-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 2.256,80-TL yargılama giderine, 54,40-TL peşin harç, 54,40-TL başvurma harcı eklenerek oluşan toplam 2.365,60-TL'nin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı şirket ile davalı ... tarafından ilk derece mahkemesinin yargılaması sırasında herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan peşin olarak alınan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
10-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 13/02/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/03/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim