mahkeme 2023/1320 E. 2025/1573 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2023/1320
2025/1573
12 Eylül 2025
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2023/1320 - 2025/1573
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2023/1320
KARAR NO : 2025/1573
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/02/2023
NUMARASI : 2022/248 E. - 2023/70 K.
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Tescili
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/02/2023 Tarih ve 2022/248 Esas - 2023/70 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2020/149865 sayılı ve "..." ibareli başvurusunun davalı şirket ve davalı şahsın itiraz sonucu, başvurunun tescilinin istendiği 13 sınıf mallar ile 12. sınıfta yer alan bir kısım mallar yönünden Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından kısmen reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının da dava konu YİDK kararı ile reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile redde mesnet markaların karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, başvurunun reddedildiği malların tüketicisinin sıradan tüketici olmadığını ileri sürerek, 2022-M-4415 sayılı YİDK kararının iptali ile başvurunun reddedilen mallar yönünde de tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markaları global olarak karşılaştırıldığında; markaların esas unsurlarının müşterek olarak "..." sözcüğünden oluştuğu, kapsamlarında yer alan emtiaların da aynı/aynı tür olduğu, her ne kadar davaya konu emtialardan bilhassa 13. sınıfa giren ve “silah” niteliği olan emtialar yönünden "..." sözcüğünün somut ayırt ediciliğinin düşük/zayıf olduğu ileri sürülebilecek ise de, bir “roket”in “...” olarak nitelendirilmesi, sıklıkla yapılan bir nitelendirme olmadığı zira “silahların avcılığından” ziyade “silahı kullananın avcılığından” bahsedilmesinin hayatın olağan akışına ve yerleşik ifade biçimine daha uygun düştüğünden, 13. sınıfa giren “silah” ve “silah cinsi” emtialar yönünden dahi, “...” ibaresinin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin, başka herhangi bir kelimeden daha zayıf/düşük olmadığı, diğer bir ifadeyle, “...” ibaresinin “silah” emtialarında markasal hüviyette kullanılması durumunun, yeterli ölçüde “orijinallik/ayırt edicilik” ihtiva ettiği ve herkesin ilk anda aklına gelebilecek bir tercih olmadığı, buna göre, daha önce redde mesnet markaları gören, işiten, bu markalı emtialardan yararlanan ilgili tüketici kesiminin, daha sonra davaya konu marka başvurusunu gördüğünde veya işittiğinde, davaya konu emtialardan faydalanmak için ayıracağı sınırlı süre içerisinde, bu markayı, redde mesnet markalar ile ilişkilendireceği, bir kısım tüketici kesiminin markaların farklı ticari kökenden geldiğini ayırt etmesi halinde dahi bu kez marka sahipleri arasında idari ya da ekonomik bir bağlantı bulunduğu yönünde yanılsamaya düşeceği, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvurunun bir bütün olarak redde mesnet markalardan farklı bulunduğunu, başvuruda öne çıkan ibarenin tanınmışlığı yüksek olan "..." ibaresi olduğunu, markalar arasında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu, ayrıca başvurunun reddedildiği malların tüketicisinin bilinçli olduğunu, markaları karıştırma ihtimalinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDk kararının iptali ve başvurunun reddedilen mallar yönünden tescili istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." asıl unsurlu markalar arasında, başvurunun reddedildiği 13 ve 12 sınıf mallar yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira dava konusu başvuruda yer alan "..." ibaresinin davacının çatı markası olup iltibas değerlendirmesinde dikkate alınamayacağı, buna göre dava konusu başvurunun asli unsurunun redde mesnet markalarda olduğu gibi "..." ibaresinden oluştuğu, anılan ibarenin uyuşmazlık konusu mallar yönünden ayırt ediciliğinin düşük olduğunun da söylenemeyeceği, başvuru kapsamından çıkarılan uyuşmazlık konusu malların, redde mesnet markalar kapsamında yer alan mallarla aynı/aynı tür olduğu, uyuşmazlık konusu malların tüketicisinin bilinçli olmasının da tarafların markaları arasındaki iltibas tehlikesini ortadan kaldırmayacağı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/09/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.