mahkeme 2023/1307 E. 2025/1581 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2023/1307

Karar No

2025/1581

Karar Tarihi

12 Eylül 2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/1307
KARAR NO : 2025/1581
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2023
NUMARASI : 2022/524 E. - 2023/205 K.

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2023 tarih ve 2022/524 E. - 2023/205 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin 2014/20076, 2014/85244, 2015/06154, 2015/06157 sayılı "..." ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalının, bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki "..." ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere başvuruda bulunduğunu, 2020/44022 kod numarasını alan başvurunun ilanı üzerine müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, itirazın kısmen reddine karar verildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa müvekkili şirketin “...” ibaresini uzun yıllardan beri tescilli ve tescilsiz olarak faaliyetlerinde kullandığını, bu kullanım ile sektörde oldukça bilinir bir hale geldiğini, müvekkili şirketin kurulduğu günden bu yana adına tescilli ... esas unsurlu markaları nizasız ve fasılasız surette ticaret unvanının kök unsuru olarak kullanarak ayırt edicilik kazandırdığını, bilinen sektörel olarak tanınmış bir marka haline getirdiğini, davalı yan tarafından tescili talep edilen ... ibareli markanın tescilinin mümkün olmadığını, markalar arasında iltibas olduğunu, ... ibaresinin kullanılmak istenen mal ve hizmetler bakımından ayırt edici vasfı yüksek bir ibare olduğunu, onlarca seçenek özgürlüğüne sahipken müvekkilinin markasına bu kadar benzer kelimenin seçilmesinin müvekkilinin bilinirliğinden yararlanma ve kötüniyet olduğunu, müvekkilinin seri markası gibi algılanacağını, başvuruya “...” eki eklense de iş bu ekin ayırt ediciliği oldukça yüksek müvekkilinin markası ile davalı markasını farklılaştırmadığını, taraf markalarının aynı sınıflarda tescilli olduğunu, nitekim Kurumun da markaları benzer görerek bir kısım emtianın çıkartılmasına karar verdiği ancak kararın eksik olduğunu markanın tümden reddi gerektiğini, davaya konu ... ibareli marka 18, 20, 21, 25, 26, 28, 35. Sınıflardaki emtia bakımından tescil edilmek istendiğini, müvekkilinin tescilli markasının ise 35. Sınıftaki satış emtiasında ve birlikte 09, 11, 17, 19, 20. Sınıflardaki emtiada tescilli olarak kullanıldığını ileri sürerek YİDK'nun 2022-M-14559 sayılı kararın iptali ile dava konusu 2020/44022 başvuru numaralı "..." ibareli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, somut olayda davacının yapmış olduğu itiraza karşı başvuru sahibince, itiraza mesnet markalar bakımından kullanım ispatı talebinde bulunulduğunu, itiraz sahibinin yayına itiraz aşamasında sunmuş olduğu belgelerin, muteriz şirkete ait web sitesinin ve sosyal medya hesaplarının ve söz konusu şirkete ilişkin haberlerin incelenmesi neticesinde kullanım ispatına konu olan 2014 20076, 2014 85244 sayılı itiraz gerekçesi markaların kullanımının ispatlanamadığı kanaatine varıldığından, 6769 sayılı SMK’nın 6/1. madde hükmü çerçevesinde yapılan incelemede söz konusu markaların dikkate alınmadığını, başvuru markasının “...” ibaresini içerdiği, figüratif şekilde stilize edilmiş köpek ve kemik biçiminde şekil unsuru ihtiva ettiği, şekil unsurunun kelime unsuruna nazaran büyük boyutta olduğu ve ön planda konumlandırıldığını, itiraza mesnet 2015 06154 sayılı davacı markasının beyaz zemin üzerinde siyah renkte, düz yazı stilinde, küçük harflerle ve bitişik olarak "..." ibaresini içerdiği, başkaca renk ve şekil unsuru içermeyen kelime markası olduğunu, benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunmadığına ilişkin yapılacak değerlendirmede markanın bütüncül olarak değerlendirilmesi gerektiğini, Kurum tarafından yapılan değerlendirmede, itiraza mesnet 2015/06157 sayılı, "... ..." ibareli davacı markasının başvuru markası ile benzerliği bulunduğu değerlendirildiğini, ancak başvuru markasının "..." ve "..." ibareleri ile şekil unsurundan oluştuğu, söz konusu şekil unsurunun ön planda konumlandırıldığı ve belirgin ayırt edicilik arz ettiğini, ayrıca 2015 06157 sayılı marka kapsamında yer alan mallar/hizmetler ile aynı ya da benzer sınıfların, yayına ilk itiraz aşamasında başvuru kapsamından çıkartılmış olduğu hususları göz önüne alındığında, başvuru ile itiraz gerekçesi marka arasında, başvuru kapsamında kalan mallar/hizmetler yönünden ilişkilendirilme/karıştırılma ihtimalinin ortaya çıkmayacağını, markaların birbirlerinden farklı olduklarını, tescilsiz marka sahibinin bu ibare üzerinde hak elde edebilmesi için, kullanma sonucu markaya ayırt edicilik, bilinirlik kazandırılması, belli bir oranda tanınır hale, eski ifadesi ile markanın piyasada “maruf” hale getirilmesi gerektiğini, davacı vekilince müvekkili Şirketin eskiye dayalı hak sahibi olduğu ifade edilmişse de, söz konusu iddiaları ispatlayacak mahiyette yeterli bilgi ve belge sunulmadığını, bahse konu hükmün uygulanma koşullarının oluşmadığını, SMK m.6/4 hükmü bağlamında gereken koşullar oluşmadığından davacı vekilinin bu iddiasının kabulünün mümkün olmadığını, SMK’nın 6/5. maddesinde sayılan koşulların ortaya çıkacağına ilişkin olarak itirazda, davacının tanınmışlığını ileri sürdüğü markalarına verilecek zararın ya da markalarının ününden sağlanacak yararın nelerden oluşacağını ve nasıl ortaya çıkacağını gösterir ve olayların olağan akışı içinde belirtilen durumların gerçekten olası olduğu yönünde bir sonuca varmak için yeterli kanaat oluşturacak deliller, argüman ve savlar sunulmadığını, dava konusu başvuru markasının, davacının dava dilekçesinde belirtmiş olduğu ticaret unvanının aynısı ya da benzeri olmadığını, davacının kötüniyete ilişkin iddialarını delillerle ispat etmesi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, başvuru kapsamındaki davacının redde mesnet markalarından hem YİDK iptali hem hükümsüzlük istemi yönünden yapılan incelemede, 2014/85244 tescil numaralı marka kapsamında yer alan mallar ile davalı başvurusunda yer alan mal ve hizmetlerin aynı, aynı tür ve benzer olmadığı, YİDK aşamasında kullanımı ispatlanamayan ancak hükümsüzlük talebi yönünden incelenen 2014/20076 tescil numaralı marka kapsamındaki 17. Sınıf mallarının da davalı başvuru markası kapsamında yer alan mal ve hizmetlerle aynı, aynı tür ve benzer olmadığı, dolayısıyla iş bu iki marka yönünden mevzuatta aranan sınıfsal aynılık/benzerlik şartı sağlanamadığından SMK 6/1 kapsamında değerlendirme dışı bırakılacağı, buna göre taraflar arasında sınıfsal benzerlik değerlendirmesinde davacının 2015/06154 ve 2015/06157 tescil numaralı markalarında yer alan mal ve hizmetlerinin benzer, ilişkili mal ve hizmetler olduğu, bütüncül değerlendirme sonucunda ortalama dikkat ve özene sahip tüketici dava konusu başvuru markasını davacı markalarının yeni bir versiyonu, yeni bir çeşidi sanabilecek yahut davacının tarafından sunulan bir hizmet olarak algılayabileceği, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilecek ve taraf markalarının farklı kaynaktan geldiğini anlamayabilecği, sınıfsal değerlendirmede günlük ihtiyacı karşılayan aynı ve benzer olduğu kanaatine varılan mal ve hizmetlerin bu defa hayvanlara, köpeklere yönelik sunulduğu zannına kapılabileceği, davacı yan tarafından marka işlem dosyasına ve dava dosyasına sunulan delillerin incelenmesi neticesinde davacının “...” markasını tescilsiz olarak başvuru kapsamında yer alan mal ve hizmetlerde ciddi ticari etki yaratacak düzeyde kullanıldığına yönelik yeterli düzeyde delile rastlanılmadığı, davacının davalıdan daha önceki tarihlerde öncelik ve üstün hak sahibi olduğunun ispatlanamadığı, davacının ticaret unvanındaki asıl ayırt edici unsurun “...” ibaresi olduğu, diğer ibarelerin sunulan hizmeti tanımladığı, dolayısıyla bir ayırt ediciliğinin bulunmadığı, ancak dava konusu marka başvurusunu kapsamında bulunan 18, 20, 21, 25, 26, 2 ve 35.05 kapsamında 03/05 ve 16. Sınıf bir kısım emtianın satışına yönelik hizmetler ile mallarının davacının ticaret unvanında yer alan ... levha imalatı, ithalatı faaliyetleri ile aynı, aynı tür ve benzer olmadığı, bu sebeple davacının ticaret unvanından kaynaklı olarak dava konusu marka bakımından tescil engeli bulunmadığı, sunulan delillerin davacının markalarının tanınmışlık ispatına yeterli olup olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne, YİDK'nın 2022-M-14559 sayılı kararının iptaline, 2020/44022 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu edilen marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, başvuru konusu marka ile benzer olarak algılanması ve karıştırılma ihtimalinin doğmasının mümkün olmadığını, davacı markası ile başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönden benzerlik bulunmadığını, taraf markalarında bazı harf, hece veya kelime unsurlarının ortak unsur olarak yer alması nedeniyle markaların benzer olduğunun ve karıştırılma ihtimali bulunduğunun kabul edilemeyeceğini, itiraza mesnet markalar yönünden 6769 sayılı SMK’nın 6/1. madde hükmündeki koşulların gerçekleşme ihtimalinin bulunmadığı ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının "Şekil+..." ibareli marka başvurusu ile davacının davacının 2015/06154 ve 2015/06157 tescil numaralı markaları arasında, biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede SMK'nın 6/1. maddesi anlamında bir benzerlik bulunduğu, zira taraf markalarında bulunan esas unsurların "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin her iki markada da aynen bulunduğu, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma süresi içinde, marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markasından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, her iki marka arasında yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı hizmetler algısı oluşabileceği yani markaları karıştırabileceği, sınıfsal değerlendirmede günlük ihtiyacı karşılayan aynı ve benzer olan mal ve hizmetlerin bu defa hayvanlara, köpeklere yönelik sunulduğu zannına kapılabileceği anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davalı ... Kurumundan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 12/09/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/09/2025

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim