mahkeme 2022/77 E. 2024/365 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/77

Karar No

2024/365

Karar Tarihi

23 Şubat 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/77
KARAR NO : 2024/365
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/12/2021
NUMARASI : 2020/276 E. - 2021/842 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasında görülen davada ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİnce verilen 13/12/2021 tarih ve 2020/276 Esas - 2021/842 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin, kendisine ait servis aracı ile davalının taşımacılık işini yürütmeyi üstlendiğini, taşıma işi karşılığı kesilen faturalar ve cari hesap alacaklarının ödenmesi talebiyle davalıya gönderilen 06/02/2020 tarihli ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine davalı hakkında Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2020/1793 sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu, borcun ödenmediğini ileri sürerek itirazın iptaline ve davalı aleyhine % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir sıfatı bulunmadığından görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, müvekkili şirket ile davacı arasında 01.07.2019 tarihinden başlayarak 30.06.2020 tarihine kadar geçerli hizmet sözleşmesinin 14.06.2019 tarihinde imzalandığını, davacının ... plakalı aracı ile müvekkili şirketin alt yüklenicisi olarak dava dışı ... A.Ş.'de servis taşıma işini ifa etme taahhüdü altına girdiğini, davacının 03.02.2020 tarihinden itibaren herhangi bir bildirimde bulunmaksızın servis hizmetini yerine getirmediğini, bunun üzerine Ankara 28. Noterliği'nin 04.02.2020 tarihli ihtarnamesi ile servis hizmetine devam etmelerinin ihtar edildiğini, davacının Ankara 16. Noterliği'nin 06.02.2020 tarihli cevabi ihtarnamesi ile sözleşme gereği ödeme yapılmaması sebebiyle davalı şirket ile karşılıklı düzenlenen sözleşmenin tek taraflı feshedildiğinin bildirildiğini, Ankara 16. Noterliği'nin 06.02.2020 tarihli ihtarnamesi ile yapılan tek taraflı fesih bildiriminin, sözleşmenin 13. maddesinden belirlenen 60 gün şartını sağlamadığından haklı nedene dayanmadığını, davacının sözleşmeyi haksız olarak feshetmesi nedeniyle sözleşmenin 7.maddesi uyarınca ödenmesi gereken 20.000,00 TL cezai şartın davacının hakedişlerinden kesildiğini, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığı gibi bakiye cezai şart alacağının da bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, tarafların defterlerinin incelemesi amacıyla alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davalı şirketin 2020 yılına 23.750,00 TL borç bakiyesi ile geldiği, davacı tarafından davalıya gönderilen 3 adet takip konusu faturanın davalının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacıya gönderilen 20.000,00 TL cezai şartın davacı hakedişinden kesildiği ve bakiyenin ödenmesinin talep edildiği 20/02/2020 tarihli ihtarnameden sonra davalı şirket tarafından davacıya 11/03/2020 tarihinde 5.578,65 TL ve 28/05/2021 tarihinde 5.678,40 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu hususlar gözetildiğinde sözleşmede öngörülen cezai şart koşullarının oluşmadığı, davalının davacının hakedişinden cezai şart bedelinin kesildiğini savunmasına karşın söz konusu faturaları defterlerine kaydettiği ve davacıya ödemeler yapmaya devam ettiği, bu nedenle savunmasına itibar edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, alacağın likit olduğu anlaşılmakla davalı aleyhine hükmedilen tutarın % 20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafın hiçbir bildirimde bulunmaksızın 03.02.2020 tarihinden itibaren sözleşme ile yüklendiği servis işini ise yerine getirmediğini, tek taraflı fesih bildiriminin ise sözleşmenin 13.maddesinden belirlenen 60 gün şartını sağlamadığından haklı nedene dayanmadığını, tek taraflı haklı feshin gerçekleşebilmesi için sözleşmenin 7. maddesinde öngörülen 60 günlük sürenin dolmadığını ve bildirim yükümlülüğünün davacı tarafından yerine getirilmediğini, davacının sözleşmeyi haklı bir neden olmadan feshettiği için müvekkili şirkete 20.000,00-TL cezai şart bedeli ödemesinin gerektiğini, cezai şart bedelinin öncelikle davacının hak edişinden kesildiğini, davacı tarafın davalı müvekkili şirket aleyhine fatura bedellerinin ödenmediğini iddia ederek başlatmış olduğu Ankara 18. İcra Müdürlüğü’nün 2020/1793 Esas sayılı ilamsız icra takibine konu faturaların, 31.01.2020, 31.12.2019, 31.01.2020 tarihli faturalar olduğunu, yapılan taşıma işi nedeniyle düzenlenen faturaların sözleşmede belirlenen zamanlarda eksiksiz ödendiğini ya da cezai şart bedelinden mahsup edildiğini, müvekkili şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin davacı tarafa borçlu değil alacaklı durumunda olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Taraflar arasında 01.07.2019- 30.06.2020 tarihleri arasında geçerli olmak üzere 14.06.2019 tarihinde imzalanan sözleşme ile davacının ... plakalı aracı ile davalı şirketin alt yüklenicisi olarak, dava dışı ... A.Ş.'de servis taşıma işini üstlendiği, davacının, sözleşme kapsamında ödenmeyen fatura alacakları için Ankara 18. İcra Müdürlüğünün 2020/1793 sayılı dosyası ile davalı aleyhine 11/02/2020 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takip dayanağı faturaların 31.01.2020, 31.12.2019, 31.01.2020 tarihli oldukları anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ödeme yeri ve şartlarını düzenleyen 8.maddesinde; "Ödemeler, istihkaklar neticesi düzenlenecek fatura karşılığı dafaten ödenecektir. Faturalar kural olarak açık düzenlenecektir. Fatura bedeli, faturaların tanzim edildiği tarihi takip eden ayın 1.gününden itibaren en geç 45 gün içinde araç sahibinin ...hesabına yatırılacaktır. Firmanın bu yükümlülüğe uymaması ve faturaların tanzim edildiği tarihi takip eden ayın 1.gününden itibaren 60 gün içerisinde ödenmemiş olması durumunda, araç sahibi işbu sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebilir." hükmü düzenlenmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 13/12/2023 tarih, 2023/9-995 Esas, 2023/1251 Karar sayılı kararında; " Türk Borçlar Kanunu'nun 90 ila 98 inci maddeleri arasında ifa zamanı düzenlenmiş olup kural bir borcun doğumu anında muaccel olmasıdır. Ancak 90 ıncı madde bu kuralı koyarken istisnasını da getirmiş ve borcun bir vade veya süreye bağlanması hâlinde edimin bu vadede veya süre içinde ifa edilmesi gerektiğini belirtmiştir. Süreye bağlı borçlarda ifa zamanı ya tarafların anlaşmalarına ya da hâl ve şartlara yahut bir kanun hükmüne göre belirlenir.
Bu anlamda ifa zamanına, borcun muacceliyeti veya borcun muaccel olduğu zaman denir. Muacceliyet, borç ve alacağın bir niteliğidir. Sonuç itibarıyla alacak hakkı borç ilişkisi kurulduğu anda doğduğu hâlde talep hakkı ancak borcun muaccel olduğu anda doğar. Yani muaccel borç, borcun ifa edilebilir ve ifası istenebilir duruma gelmesini ifade eder.
İfasının talep edilebilmesi ve ifa edilebilir olabilmesi için, belirli bir sürenin geçmesine bağlı olan borçlar müeccel borç adını alır. Borcun ifası için geçmesi gereken bu süreye vade denir. Süreye bağlı borç yani müeccel borç, vadede belirtilen sürenin geçmesiyle muaccel olur yani istenebilir (Osman Gökhan Antalya, Borçlar Hukuku Genel Hükümler,Cilt V, Ankara, 2019, s. 87)" denilmiştir.
Bu açıklamalar ışığında somut olayda, takip dayanağı 31/12/2019 tarihli faturanın tanzim edildiği ayı takip eden ayın 1.gününden itibaren en geç 45 gün içinde ödenmesi gerektiğine göre borcun ifa zamanı 01/01/2020-15/02/2020 tarihleri arası, 31/01/2020 tarihli faturanın tanzim edildiği ayı takip eden ayın 1.gününden itibaren en geç 45 gün içinde ödenmesi gerektiğine göre borcun ifa zamanı 01/02/2020-15/03/2020 tarihleri arasına rastlamaktadır. Ne var ki davacı tarafından davalılar aleyhine henüz fatura borçları muaccel olmadan (talep hakkı doğmadan), borcun ilk kez talep edilebileceği 16/02/2020 tarihinden önce 11/02/2020 tarihinde yapılan ilamsız icra takibinde hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Nitekim Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 18.02.2022 tarihli ve 2019/5 E., 2022/1 K. sayılı kararında; ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için açılmış dava, erken açılmış dava niteliğinde olduğundan, bu davanın açılmasında henüz hukukî yarar bulunmadığı, o nedenle, HMK'nın 114/1-h bendinde dava şartları arasında sayılan hukukî yararın bulunmadığı durumda, davanın esastan değil, HMK'nın 115/2. maddesi gereği usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Hal böyle olunca, ifa zamanı gelmemiş (vadesi gelmemiş, muaccel olmayan, müeccel) bir alacak için başlatılan icra takibi ve buna bağlı itirazın iptali davasında, mahkemece takip tarihi itibariyle ifa zamanının henüz gelmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından, davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince işin esası incelenmeden kararın kaldırılması ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-4 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 13/12/2021 gün ve 2020/276 Esas - 2021/842 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Kararın niteliğine göre davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine YER OLMADIĞINA,
4-Davalı tarafından yatırılan 330,97- TL istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-Kararın tebliği ve harç tahsil işlemlerinin yerel mahkemece yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 23/02/2024 tarihinde HMK'nın 353/1-a-4 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/02/2024

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim