Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1789

Karar No

2024/1924

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1789 - 2024/1924
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1789
KARAR NO : 2024/1924
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/06/2019
NUMARASI : 2018/441 E. - 2019/270 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 11/06/2019 tarih ve 2018/441 E. - 2019/270 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı ve davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirketin ... markalarının sahibi olduğunu, 2005/14436 sayılı “...” ve 2017/75954 sayılı “...” markalarının sahibi olduğunu, davalı şirketin, bu marka ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “...” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı ... nezdinde 2017/41031 sayılı başvuruda bulunduğunu, müvekkilinin başvuruya itirazının nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa davalı yanın, dava konusu markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsursu, orijinal niteliğinin bulunmadığını, yine ilgili sınıflar bakımından hiçbir üstün hakkının da mevcut olmadığını, anılan markanın müvekkilinin markalarının esaslı unsurunu olduğu gibi ihtiva ettiğini, davalının bu sayede müvekkilinin markasının bilinirliğinden yararlanarak kendisine bir avantaj temin edeceğini, markaların görsel, fonetik ve işitsel olarak benzer olduklarını, bu benzerliğin orta derecede tüketicide ve hatta bilinçli tüketiciler nezdinde dahi karıştırılma ihtimalini doğurduğunu, markaların emtia listelerinin de birbiri ile uyuştuğunu, dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli olduğunu, bu nedenle davaya konu kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, ... YİDK’nın 2018-M-7303 sayılı kararının iptaline, başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, taraf markalarının ilk bakışta kolayca tefrik edilemeyecek derecede benzer olduğundan ve bu sebeple iltibas ihtimalinden bahsedilmesinin olanaksız olduğunu, davacı yan markalarının tanınmışlık iddialarına ilişkin yeterli bilgi ve belgeyi dosyaya sunmadığını, kötü niyet iddialarının da ispatlanamamış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, müvekkilinin kuruluşu ile birlikte ... ibareli markasının kullanmaya başladığını ve markasına yoğun yatırım yaptığını, anılan markaya kazandırdığı ayırt ediciliğin tüketiciler nezdinde bilinir hale geldiğini, müvekkilinin markası ile davacı yanın markaları arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markaların parçalara ayrılarak karşılaştırılmaması gerektiğini, “...” kelimesinin ayırt edici bir sözcük olmadığını, yanına getirilen kelimeler ile birlikte ayırt edicilik kazandığını, davacının 2017/75954 sayılı markasının 30.sınıfta tescilli olduğunu, davacı tarafın kullanmadığı emtialarda markasını tescil ettirmesinin kötü niyetli olduğunu, kaldı ki müvekkilinin markası kapsamında yer alan emtialar ile davacı yana ait markanın sınıflarının birbirlerinden tamamen farklı olduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacı yan markasının kendisi olan “...” ibaresinin, “ege” gibi coğrafi bölge adı bildirir bir ibare ile birlikte kullanımında, tüketici, markayı bütün olarak algıladığında dahi zihninde “...” kelimesini geri plana atmasına neden bir durumun mevcut olmadığı, başka bir ifadeyle marka içerisindeki “...” kelimesinin kullanımının tali nitelikte olmadığı, buna bağlı olarak da tüketicinin dava konusu markayı, önceden bildiği ya da bir şekilde denk geldiği, ürünlerini kullandığını, satın aldığı “...” markalarının “ege” bölgesi için yarattığı bir serisi olarak algılayabileceği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPMK YİDK nın 2018-M-7303 sayılı kararının 29. sınıf “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Tahin.” 30. sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” 31. sınıf “ tarım ve bahçecilik ürünleri.” 32. sınıf “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” 35. sınıf “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden kısmen iptaline, davalı adına kayıtlı 2017/ 41031 nolu markasının tescil kapsamında 29. sınıf “Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Tahin.” 30. sınıf “Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez.” 31. sınıf “ tarım ve bahçecilik ürünleri.” 32. sınıf “Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri.” 35. sınıf “ Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Kuru bakliyat. Hazır çorbalar, bulyonlar. Zeytin, zeytin ezmeleri. Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler, salçalar. Kuru yemişler. Kahve, kakao; kahve veya kakao esaslı içecekler, çikolata esaslı içecekler. Makarnalar, mantılar, erişteler. Bal, arı sütü, propolis. Yiyecekler için çeşni/lezzet vericiler, vanilya, baharatlar, domates sosları dahil olmak üzere soslar. Mayalar, kabartma tozları. Her türlü un, irmikler, nişastalar. Hububattan (tahıl) imal edilmiş çerezler, patlamış mısır, yulaf ezmeleri, mısır cipsleri, kahvaltılık hububat ürünleri, işlemden geçirilmiş buğday, arpa, yulaf, çavdar, pirinç. Pekmez. İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri. Biralar; bira yapımında kullanılan preparatlar. Maden suları, kaynak suları, sofra suları, sodalar. Sebze ve meyve suları, bunların konsantreleri ve özleri, meşrubatlar. Enerji içecekleri (alkolsüz); proteinle zenginleştirilmiş sporcu içecekleri. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” emtiaları yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, markalar arasında görsel, işitsel ve anlamsal açıdan ayniyet derecesinde benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, davalı taraf markasının hiçbir ayırıcı vasfı, baskın unsuru, orijinal niteliği olmadığı gibi davalı şirketin dava konusu markasının bu sınıflar için tescilinde hiçbir üstün hakkının söz konusu olmadığını, davacı markalarının tanınmışlığı düşünüldüğünde dava konusu markanın kapsamında kalan mal ve hizmetler yönünden davalının haksız kazanç sağlayacağını, davalının dava konusu markaları kullanarak seri marka algısı oluşturma gayreti içerisinde bulunduğunu, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkil şirket markası ile davacı şirketin mesnet gösterdiği marka arasında, yazılış, okunuş, telaffuz, bakımından herhangi bir ayniyet olmadığı gibi davaya konu markaların hitap ettiği müşteri kesimi açısından karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını, müvekkilinin markalarına yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını, davacının 2017 tarihli "..." ibareli markasını sadece 30.sınıfta tescil ettirmesinin, markasını münhasıran baharat emtiasında kullanmak istediğini gösterdiğini, diğer mal ve hizmetlerde kullanımının söz konusu olmadığını, davacının başvuru kapsamındaki 31 ve 35. sınıflarda tescilli markasının da bulunmadığını, bu sınıflar yönünden emtia benzerliği şartının gerçekleşmediğini, davacının kötüniyetle tekel oluşturma gayreti içinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, başvuru konusu “...” ibareli marka ile davacının “...” ibareli itiraza mesnet markası arasında, ortalama tüketici nezdinde görsel, işitsel, kavramsal düzeyde ilişkilendirilme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, seri marka algısı yaratmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, itirazın reddine dair YİDK kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davalı Şirket 29,30,31,32,35.sınıflarda 2017/41031 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunda bulunmuş, davacı şirketin 2005/14436 sayılı "..." ibareli 29,30 ve 32.sınıflarda tescilli markaya dayalı olarak SMK'nın 6/1,6/2,6/4,6/5,6/6,6/9 maddeleri uyarınca gerçekleştirdiği itiraz, MDB kararı ile markaların benzer görülmediği gerekçesiyle reddedilmiş, davacının bu karara karşı YİDK nezdinde öne sürdüğü SMK'nın 6/1,6/5 ve 6/9.maddelerine dayalı itirazı da nihai olarak 2018/M-7303 sayılı YİDK kararı ile markaların karıştırılacak düzeyde benzer olmadığı ve tanınmışlık ile kötüniyet iddialarının ispatlanamadığı açıklanarak reddedilmiştir.
Davacı tarafından YİDK kararının iptali ile markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesi talebiyle 6769 sayılı SMK'nin 6/1, 6/5, 6/9. maddelerine ve haksız rekabet iddialarına dayanılarak eldeki dava açılmıştır.
Mahkemece, aldırılan bilirkişi raporuna istinaden, marka işaretlerinin benzer olduğu, SMK'nın 6/1.maddesi anlamında karıştırılma ihtimallerinin bulunduğu kabul edilerek benzer mal ve hizmet sınıfları yönünden dava konusu YİDK kararının kısmen iptaline ve markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar veril ise de, SMK'nın 6/5 maddesindeki tanınmışlık ve SMK'nın 6/9.maddesindeki kötüniyet iddiaları üzerinde durulmamıştır.
Öte yandan, SMK'nın 25/7.maddesinde; "6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar." hükmü, SMK'nın 19/2.maddesinde ise "6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." hükmü düzenlenmiş olup, davalı tarafından YİDK sürecinde kullanım ispatı talep edilmemiş ise de, dava dosyasına sunulan cevap dilekçesinde davacının markayı 30.sınıfta kullanmak istediği, diğer emtialarda kullanımının bulunmadığı, kullanmadığı sınıflarda da "..." ibaresi üzerinde tekel yaratmaya çalıştığı belirtilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacının SMK'nın 6/5 ve 6/9.maddelerine dayalı tanınmışlık ve kötüniyet iddiaları ile hükümsüzlük davası bakımından davalının kullanmama def'i üzerinde durularak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin ve davalı Şirket vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmüştür.
22/7/2020 tarihli 7251 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca "Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde bölge adliye mahkemesi, esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği başka bir yer mahkemesine gönderilmesine, duruşma yapmadan kesin olarak karar verir.
Bu itibarla Dairemizce, davacı vekilinin ve davalı Şirket vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin ve davalı Şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 11/06/2019 gün ve 2018/441 E. - 2019/270 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA;
2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE,
3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına,
4-Davacı ve davalılar tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 80,70'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde taraflara iadesine,
5-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine,
7-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim