Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1761

Karar No

2024/1921

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1761 - 2024/1921
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1761
KARAR NO : 2024/1921
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/04/2022
NUMARASI : 2021/191 E. - 2022/123 K.

DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :

DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararının İptali ve Hükümsüzlük

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 13/04/2022 tarih ve 2021/191 E. - 2022/123 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, ... Bankası’nın iştiraki olan müvekkili Şirket'in, internet bankacılığının kullanımını yaygınlaştırmak ve internete bağlı müşteri sayısını artırmak amacı ile 1999’da kurulduğunu, davacının "..." ibareli markalarına benzeyen davalıya ait "2020/26599"sayılı “...” ibareli başvuruya karşı itirazlarının YİDK’nın 2021-M-3985 sayılı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa davacının 07/08/09/16/21/35/38/41/42. sınıflarda 2015/19989 sayılı “...”, 2013/45966 sayılı “... ...”, 2012/85179 sayılı "... ...", 2012/85178 sayılı "...'ten ...", 2007/18691 sayılı "... şekil", 2005/14199 sayılı "... şekil", 2001/27516 sayılı "... ...´ten...! Şekil" , 2001/26123 sayılı "... ...şekil" markalarının sahibi olduğunu, 35.ve 38.sınıflara ilişkin “...” markasının, davacıya ait tanınmış, seri markaların esas unsuru olan “...” ibaresi ile görsel, biçimsel, anlamsal, sesçil olarak ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, emtia benzerliğinin de gerçekleştiğini, başvuru markasının davacının seri markalarının devamı olarak algılanacağını, davalının, davacının yıllarca emek ve para sarf ederek meydana getirdiği haklı ünden faydalanacağını ve oluşturduğu kalite imajının sarsılacağını, ... ibaresinin, aynı zamanda davacının ticari unvanının da esas unsuru olduğunu, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, 30.05.2021 tarihli 2021-M-3985 sayılı YİDK Kararının iptali ile 2020/26599 sayılı "..." ibareli markanın tescil edilmesi halinde başvurusu yapılan tüm sınıflar açısından hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, karşılaştırılan markaların görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dahil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzer markalar olmadığını, Kurum kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı Şirket vekili, 35 ve 38. sınıfta tescili istenen davaya konu 2020/26599 sayılı "..." markasının, davalının tescilli markası olan "..." ibaresine getirilen "..." eki ile türetilmiş bir marka olduğunu, başvuru markasının "..." ibaresini barındırmasının tek başına tescil engeli teşkil etmediğini, "..." ibaresinin internetle ilgili hizmet sınıfını tanımlayan kimsenin tekeline bırakılamayacak bir ibare olduğunu, davalının "..." ibaresinden türetilmiş "... ..." gibi çok sayıda markasının bulunduğunu, tescili istenen hizmetlerin profesyonellere yönelik olduğunu ve taraf markalarının karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 çerçevesinde, taraf markaları arasındaki kavramsal, görsel ve işitsel farklılıkların, kapsadıkları hizmetlerin ayniyetinden kaynaklanan ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi olasılığını bertaraf ettiği, başvuru markasının, hitap ettiği profesyonellerden vasati nihai tüketicilere kadar uzanan alıcı kitlesi nezdinde bıraktığı bütünsel genel izlenim yönünden görsel, işitsel ve kavramsal olarak, davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markalarıyla tesciline karar verilen hizmetler bakımından ilişkilendirilebilecek veya karıştırılabilecek düzeyde benzerlik taşımadığı, davalı şirketin önceki tarihli markalarından kaynaklı olarak, dava konusu marka başvurusu üzerinde müktesep hakkının bulunduğu argümanının yerinde olmadığı, davacının tanınmışlık iddiasından kaynaklı nispi tescil engeline yönelik savlarının yerinde bulunmadığı, SMK m.6/6 hükmünden kaynaklı üstün bir hakkının somut olayda mevcut olmadığı, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şirketin kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, “...” ibaresinin müvekkilinin markalarının esas unsuru olduğunu, marka tescillerinin de davalının markanın tescilinden önce olduğunu, markalar arasında görsel, sesçil ve anlamsal benzerliğin yanında sınıfsal benzerliğin ve bütünsel değerlendirmede tüketici zihninde karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvuruya ayırt edicilik kazandırılmadığını, davacının tanınmış .../... ibareli seri markalarının devamı algısı oluşturduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının da aynı ibareden oluştuğunu, başvurunun tescili halinde müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet sonucunun doğacağını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka ile ilgili YİDK kararının iptali ve hükümsüzlük istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenim dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "şekil+..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ".../..." asıl unsurlu markaları arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunmadığı, dava konusu başvuruda öne çıkarılan baskın unsurun "..." ibaresi olduğu gözetildiğinde, davacı markalarının asli unsurunu oluşturan ".../..." ibaresi ile aralarında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, bir bütün olarak dava konusu başvurunun davacı markalarından yeterince farklılaştığı, marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından, davacı markalarının tanınmış olmasının ve davacının "... ..." çekirdek unsurlu ticaret unvanının dava konusu başvurunun tesciline engel oluşturmayacağı, haksız rekabet iddiasının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/12/2024

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim