Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1743
2024/1969
6 Aralık 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1743 - 2024/1969
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1743
KARAR NO : 2024/1969
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/04/2022
NUMARASI : 2020/333 E. - 2022/108 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Markaya Tecavüz ve Haksız Rekabetin Tespiti, Men'i, Durdurulması
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/04/2022 tarih ve 2020/333 Esas - 2022/108 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin şirketin sahibi olduğu "www.....com" alışveriş sitesi üzerinden e-ticaret faaliyetleri gerçekleştirdiğini, müvekkili şirketin “...” markasının online alışveriş sektöründe tanınmış bir marka haline geldiğini, davalı şirketin müvekkili şirket ile aynı alanda faaliyet gösterdiğini, davalının " www........" ibareli alan adının ve bu ibareli internet sitesindeki "..." ibareli kullanımlarının müvekkilinin markalarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunu, davalının “...” markasını kullandığı internet sitesinin de bir alışveriş platformu olduğunu, davalı şirket kullanımının müvekkili markasının sulandırılmasına ve itibarının zedelenmesine yol açabileceğini, davalı şirketin kötü niyetli olduğunu, internet sitesinde müvekkili şirketin Avrupa Ofisi olduğu imajının yaratılmaya çalışıldığını ileri sürerek davalı kullanımının müvekkili markasından doğan haklara tecavüz teşkil ettiğinin ve haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüzün durdurulması ve men’i ile davalının “...” ibaresinin markasal kullanımının her türlü mecrada durdurulmasına, davalıya ait "www........" internet sitesine erişimin engellenmesine, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Hollanda kanunlarına göre kurulmuş bir Hollanda şirketi olduğunu, "www........" alan adının da müvekkiline ait olduğunu, "..." ibaresinin Avrupa Mülkiyet Ofisi nezdinde müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davacının bu markanın iptali ve geçersizliği istemiyle açtığı davanın reddine karar verildiğini, müvekkilinin meşru marka hakkına istinaden internet sitesini oluşturduğunu, müvekkili şirket kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, alan adının Türkiye’den ulaşılabilir olmasının davacı markasına tecavüz oluşturmayacağını, müvekkili şirketin alan adının dominelerini Hollanda üzerinden sağladığını, müvekkili şirketin Türkiye’de bu alan adı üzerinden faaliyet yürütmediğini, Türkiye’de bu alan adını dahi kullanmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu “www........” alan adının 28.08.2018 tarihinde davalı Şirket adına alındığı, “.......” sitesine ait 22 Eylül 2018 - 25 Haziran 2020 tarihleri arasında tespit edilen görüntülerde yer alan kullanımların “...” ibaresini içerdiği, incelenen internet sitesi adresinin "www........" ibaresinden oluştuğu, davalının bu internet sitesinde tespit edilen markasal kullanımı ve" www........" ibareli alan adının, davacının salt “...” ibaresinden oluşan 2018/121553, 2018/121549, 2012 79983 ve 2013 90705 sayılı markaları ile görsel, işitsel ve kavramsal olarak yüksek seviyede benzer olduğu, davalının kullanımların gerçekleştiği hizmetlerin de davacının bahsi geçen markaları kapsamında da yer aldığı, davalının eylemli kullanımlarının davacı markaları ile iltibas yarattığı, davacının dava dosyasına sunmuş olduğu delillerden "...” markasının davacı firma ile özdeş hale geldiği ve 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için çeşitli malların bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmeti bakımından tanınmış marka olduğu, davalının dava konusu kullanımlarının davacının tanınmış olduğu sektöre ilişkin bulunduğu, davalıya ait tespit edilen markasal kullanımların, davacıya ait markanın tanınmışlığından haksız yere istifade edecek nitelikte olduğu, somut olayda davalı yan her ne kadar yurt dışından alınmış tescil belgelerine dayanmışsa da, mülkilik ilkesi uyarınca yurt dışı menşeli tescil belgelerinin ülkemizde etki doğuran markasal kullanımlar bakımından hukuka uygunluk sebebi oluşturduğunun ileri sürülemeyeceği, bu nedenle davalı yanın yurt dışı menşeli tescil belgesi bulunduğu savunmasına itibar edilmediği, davalı yanın internet alan adı ve içeriği incelendiğinde; her ne kadar "......." ibareli alan adı Hollanda menşeli olsa da, bu alan adına Türkiye'den erişim imkânının bulunduğu, ancak bu hususun tek başına söz konusu alan adının Türkiye'de ticari etki doğuracak şekilde kullanıldığını ispatlamaya yeterli olmadığı, ancak söz konusu alan adı içeriği incelendiğinde, içeriğinin "Türkçe" olarak düzenlendiği, dolayısıyla Türk uyruklu veya Türkçe bilip ülkemizde yaşayan kimselerin anlayabileceği şekilde davalı yanın online ticari faaliyette bulunduğu, ayrıca site içeriğinde yer alan "Mağaza Bilgisi" kısmının hemen altında "... ..." ibaresine yer verildiği, bu ibarede yer alan "Türkiye" ibaresinin de, söz konusu alan adı içeriğinde gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin Türkiye'yi kapsayacak şekilde oluşturulduğu anlamına geldiği, bu hale göre, davalı yanın gerçekleştiği ticari faaliyetlerin, ülkemizde yaşayan ortalama tüketicilere de hitap edecek nitelikte olduğu anlaşıldığından, davacı yanın Türkiye'de tescilli markalarına dayalı olarak, davalı yanın marka hakkı ihlali oluşturan eylemlerini engelleyebileceği, davalı yanın Türkiye'de ticari etki doğuracak şekilde gerçekleştirilen bu markasal kullanımlarının Türkiye'de geçerli meşru bir dayanağının bulunmadığı, davalı yanın bu markasal kullanımlarının davacı yana ait "..." ibareli markalara tecavüz teşkil edecek nitelikte olduğu, davalı yanın eylemlerinin aynı zamanda davacı aleyhine haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı eylemlerinin, davacıya ait "..." ibareli marka haklarına tecavüz oluşturduğunun ve davacı aleyhine haksız rekabet yarattığının tespitine, tecavüz eylemlerinin durdurulmasına ve men'ine, davalının "..." ibaresini markasal kullanımının her türlü mecrada durdurulmasına, davalının haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin önlenmesine, "www........" internet sitesine Türkiye'den erişimin engellenmesine, karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili, ,“ ...” ismi ve markasının Avrupa Mülkiyet Ofisi nezdinde müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, müvekkili şirketin Hollanda kanunlarına göre kurulmuş bir Hollanda şirketi olduğunu, www........ alan adının domain sahibinin müvekkili şirket olduğunu, davacı tarafın müvekkili şirketin “...” markasının iptali ve geçersizliği konulu dava ikame ettiğini, davacı şirketin söz konusu davayı 10.02.2021 tarihinde kaybettiğini, müvekkili şirketin meşru marka hakkına istinaden internet sitesini oluşturduğunu, müvekkili şirket kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil etmediğini, alan adının Türkiye’den ulaşılabilir olmasının davacı markasına tecavüz oluşturmayacağını, müvekkili şirketin alan adının dominlerini Hollanda üzerinden sağladığını, müvekkili şirketin Türkiye’de bu alan adı üzerinden faaliyet yürütmediğini, Türkiye'de hiçbir faaliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.
GEREKÇE :Dava, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, men'i, durdurulması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalının " www........" ibareli alan adının ve bu internet sitesinde yer alan "..." ibareli kullanımlarının, davacının karar yerinde belirtilen "..." ibareli markalarına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğu, her kadar davalı tarafça bahsi geçen internet sitesinin Hollanda'dan alındığı, dava konusu kullanımlarının ülkemizde gerçekleşmediği savunulmuşsa da, bu internet sitesine Türkiye'den erişim imkânının bulunması, içeriğinin "Türkçe" olarak düzenlenmesi, site içeriğinde yer alan "Mağaza Bilgisi" kısmının hemen altında "... ..." ibaresine yer verilmesi hususları nazara alındığında söz konusu alan adı içeriğinde gerçekleştirilen ticari faaliyetlerin Türkiye'yi kapsayacak şekilde oluşturulduğu hususları nazara alındığında, davalının dava konusu kullanımlarının ülkemizde ticari etki doğuracak şekilde gerçekleştiğinin kabulü gerektiği, ayrıca marka hukukunda ülkesellik ilkesi esas olduğundan, "..." ibaresinin yurt dışında davalı adına tescilli bulunmasının varılan sonucu değiştirmeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 06/12/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 01/01/2025
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.