Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1708

Karar No

2024/1933

Karar Tarihi

29 Kasım 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1708
KARAR NO : 2024/1933
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 01/06/2022
NUMARASI : 2021/306 E. - 2022/151 K.

DAVACI :
VEKİLLERİ
DAVALI

DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali

Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 01/06/2022 tarih ve 2021/306 E. - 2022/151 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkili tarafından 12. sınıfta tescil edilmek üzere 2020/51886 sayılı ve "..."
ibareli marka tescil başvurusunun yapıldığını, davalı Şirket tarafından 2016/40120 sayılı “...” ibareli marka tescili ile 2019/118408 sayılı “...”
ibareli marka başvurusu dayanak gösterilerek yapılan itiraz sonucunda Markalar Dairesi
Başkanlığı tarafından SMK m.6/1 kapsamında markaların benzer olduğu ve söz konusu
markaların aynı veya aynı türdeki ya da benzer malları/hizmetleri kapsadıkları belirtilerek işbu marka başvurusunun tescilinin reddine karar verildiğini, müvekkili şirketin 1932 yılında Rusya’da kurulduğunu ve 1 buçuk milyon ton ağırlığındaki ilk
kamyonu olan ...’yı piyasaya sürerek ticari faaliyetlerine başladığını, kuruluşundan
itibaren 350’den fazla farklı model içerir 18 milyon üzerinde araç ürettiğini ve piyasaya sunduğunu, "GAZ" araçlarının Rusya’nın ticari araç tarihine damgasını vurduğunu ve otomotiv
endüstrisinin gelişiminde en büyük rollerden birini üstlendiğini, müvekkilinin aktif ve aralıksız olarak ülkemizde ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü ve yüksek derecede bir tanınırlığa sahip olduğunu, müvekkili Şirketin, "..." tanınmış markasının gerçek ve öncelikli hak
sahibi bulunduğunu, davalı Şirketin itiraza dayanak markası ile müvekkiline
ait “...” marka başvurusunun benzer olmadığını, davalı Şirketin kötü niyetli hareket ettiğini, müvekkili tarafından, redde mesnet markanın hükümsüzlüğü için açılan davanın bekletici mesele yapılması gerektiğini ileri sürerek, YİDK'in
2021-M-7660 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkili markaları ile dava konusu başvuru arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, söz konusu markanın gerçek ve öncelikli hak sahibinin müvekkili olduğunu, uzun yıllardan bu yana fiilen,
yoğun veya yaygın biçimde markasını kullandığını, SMK m.6/1 hükmüne dayalı olarak gerçekleşen ret
kararının iptali istemli işbu davada, davacının önceye dayalı hak sahipliği ve tanınmışlığa
yönelik iddialarının dikkate alınmasının ve değerlendirilmesinin hukuken mümkün olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin ve Hukuk Genel Kurulunun yerleşmiş uygulamasına göre YİDK kararının yerinde olup olmadığının, kararın alındığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği, eldeki davanın da YİDK kararının iptali istemini barındırdığından, YİDK karar tarihi olan 29.09.2021 tarihindeki marka işlem dosyasında mevcut maddi ve hukuki olgular dikkate alınarak ve salt marka işlem dosyası ile sınırlı olarak YİDK kararının iptali isteminin değerlendirildiği, dava konusu 2020/51886 sayılı marka başvurusunun reddine mesnet gösterilen davalı Şirkete ait markaların 2016/40120 ve 2019/118408 sayılı markalar olduğu, davacı vekili, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2020/314 Esas sayılı dava dosyası ile davalı şirkete ait olup redde mesnet alınan 2016/40120 sayılı markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkin olarak dava açtıklarını, iş bu davada verilecek olası bir hükümsüzlük kararının eldeki YİDK kararının iptali davasını etkileyeceğini, bu nedenle hükümsüzlük davasının iş bu dava bakımından bekletici mesele yapılmasını talep etmişse de söz konusu iddiaya itibar edilmediği, dava konusu marka başvurusundan çıkartılan ve eldeki davaya konu olan emtia ile redde mesnet markaların kapsamlarında yer alan 12.sınıftaki emtianın aynı, aynı tür olduğu, markaları oluşturan esas unsurların müşterek olarak "..." ibaresinden oluştuğu, markalarda bulunan farklı yazım stili, renk ve figüratif unsurların markalar arasındaki benzerliği bertaraf etmeye yeter derecede ayırt ediciliklerinin bulunmadığı, bu nedenle karşılaştırılan markalar arasında, ilgili tüketici kesimi nezdinde SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, davacı yanın, davaya konu marka başvurusunu uzun süreli olarak ve ayırt edici hale getirecek şekilde Türkiye'de kullandığını ispatlayamadığı, yabancı belge ve markaların Türkiye'deki kullanıma ilişkin evrak olmadığı, ibraz edilen bir kısım broşürün tarihsiz olduğu, sadece bir kısım gazete haberinin davacının bu markayı ayırt edici hale getirecek şekilde kullandığı anlamına gelmeyeceği, davacı yanın Türkiye'de bu marka ile yapmış olduğu ticaret hacmini gösterir satış faturalarına ilişkin herhangi bir belge ibraz etmediği, buna göre somut olayda, redde mesnet markalar ile birlikte dava konusu markanın da piyasada birlikte ve ilgili tüketici kesimi nezdinde ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi oluşturmaksızın var oldukları hususunun ispatlanamadığı, davacı vekili her ne kadar gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve davalı şirketin kötü niyetli olduğunu ileri sürse de, bu hususların, somut olayda davalı Kurumun SMK m.6/1 hükmü uyarınca tespit ettiği nispi tescil engelini bertaraf edecek kabiliyette olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, müvekkil Şirketin "..." tanınmış markasının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu, İstanbul 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2020/314 Esas sayılı dosyasına sunulu bilirkişi heyeti raporu kapsamında, müvekkilinin haklılığının ispatlandığını ve "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkil bulunduğunun ve "..." markasının otomotiv sektöründe tanınmış bir marka olduğunun kabul edildiğini, buna rağmen söz konusu davanın bekletici mesele yapılmasına dair taleplerinin ve eldeki davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülen davada, davalı Şirketin taraf markaları arasında benzerlik olmadığını savunduğunu, dolayısıyla davalının kötü niyetli hareket ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, eldeki davanın marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, bu tür davaların YİDK kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre çözümlenmesinde zorunluluk bulunduğu, davaya konu YİDK karar tarihi itibariyle, söz konusu kararda redde mesnet markaların hüküm ifade ettikleri, bu markaların hükümsüz kılındığına ilişkin bir kararın Kuruma sunulmadığı, dolayısıyla anılan markaların iltibas değerlendirilmesinde dikkate alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, dava konusu başvuru ile redde mesnet markalar arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunun açık olduğu, zira markaların asli unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu, davacının tanınmışlık ya da gerçek hak sahipliği iddiasının, ancak bir marka başvurusuna itiraz ya da hükümsüzlük sebebi olabileceği, yoksa SMK'nın 6/1 maddesi kapsamındaki ret gerekçesini bertaraf etmeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,9‬0-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 29/11/2024

Başkan
...

Üye
...

Üye
...

Katip
...

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim