Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1706
2024/1931
29 Kasım 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1706 - 2024/1931
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1706
KARAR NO : 2024/1931
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/01/2021
NUMARASI : 2020/6 E. - 2021/49 K.
DAVACI
VEKİLLERİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 29/01/2021 Tarih ve 2020/6 Esas - 2021/49 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ... ile ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/02002-8 ve 9 sıra numaralı tasarımlarının, davalı tarafça itiraza gerekçe gösterilen 135667 sayılı “... şekil” markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzer şekilde kullanıldığı ve bu durumun bir fikri mülkiyet hakkının izinsiz kullanımı olarak görülerek, müvekkili tasarımlarının reddine karar verildiğini, müvekkilinin 2004/09206 sayılı “greenwood tea ...” ibareli marka tescilinin bulunduğunu, dolayısıyla müvekkilinin 2004 yılından beri çay ve bitki çayları emtialarında tescilli ... ibaresini içerir markasının olduğunu, davalının redde gerekçe tutulan 135667 sayılı markasının ise “bisküvi” emtialarını kapsadığını, dolayısıyla kurumun verdiği kararın hatalı olduğunu, müvekkilinin bahsi geçen emtialar bakımından öncelik hakkının bulunduğunu, kaldı ki müvekkilinin bu markasını uzun yıllardan beri kullandığını, davalı adına tescilli söz konusu “... şekil” markası ile davaya konu ambalaj deseni başlıklı tasarımın karşılaştırması yapıldığında da tasarımların yenilik ve ayırt edicilik anlamında birbirleri ile benzer olmadıklarını, davalı markasının şekil unsurundan bağımsız düşünülmemesi gerektiğini, müvekkili tasarımı bir bütün olarak ele alındığında kullanılan renk ve şekil unsurları açısından farklılaştığını ileri sürerek, YİDK'in 2019/T-865 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, başvuruya konu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, müvekkilinin 1990 yılından bu yana “...” markalarının sahibi olduğunu, bu markanın tanınmış marka statüsünde bulunduğunu ve müvekkilinin lider markası olan “...” markası ile özdeşleştiğini, dava konusu tasarımın bir gıda ürününün ambalajı olduğunu, bilgilenmiş tüketici olarak nihai kullanıcıyı/ortalama tüketiciyi ele almak gerektiğini, dava konusu tasarımda müvekkilinin tanınmış markası olan “...” markalarının aynen kullanıldığını ve bu kullanımda yine doğrudan nihai tüketicinin dikkatinin çekilmek istendiğini, bu markanın dava konusu tasarımda aynen kullanılmasının açık ve net bir şekilde benzerlik sebebi olduğunu, davacının tescil ettirmek istediği tasarımın benzerlerinin piyasada evvelden beri kullanıldığını, davacı piyasada birçok firmanın kullandığı ambalaj modellerini kendi tasarımı gibi tescil ettirmek istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, YİDK tarafından verilen kısmi ret kararına gerekçe olan davalı yana ait önceki tarihli marka tescil görseli ile dava konusu tasarım başvurusunun bütünsel şekil itibarı ile birbirleri ile herhangi bir benzerlik taşımadıkları, tasarımlar arasında görsel anlamda ortak tek unsurun “...” ibaresi olduğu, ancak sözcük unsurundan ibaret bu ortaklığa bağlı olarak dava konusu tasarımların “yenilik” ve “ayırt edicilik” vasfını yitirmiş olduğunun söylenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu çoklu tasarımların mutlak anlamda yeni olmadıklarını gösterir aksi yöndeki herhangi bir bulguya rastlanmadığı, taraf markalarındaki ortak unsur olan “...” ibaresinin sağlıklı gıda ürünlerini ifade etmek adına sektör içerisinde yaygın kullanımı bulunduğu ve tüketicilerin de anılan ibareye bu yönde bir anlam yükleme eğiliminin mevcut olduğu, dava konusu tasarımda “...” ibaresinin “çay” emtiası için hazırlanan bir ambalaj tasarımında kullanıldığı, halk arasında zayıflama çayı olarak bilinen ... çaylarının da aslında birer bitki çayı olduğu, bilirkişi ek raporunda görselleştirildiği üzere halk arasında zayıflama çayı olarak bilinen çayların, “... ÇAY” şeklinde özel kategorilerde satışa konu edildiği, özellikle “çay-bitki çayı” ürünlerinde “...” ibaresi ile karşı karşıya kalan tüketicinin, bu ibareyi, sair nitelikteki gıda ürünlerine göre çok daha somut bir şekilde çay ürününün bir cinsi, vasfı, özelliği ile ilgili olarak algılayacağı, dolayısıyla markalar arasında iltibas tehlikesi oluşmayacağından, somut çoklu tasarımlar bakımından davalı şirkete ait tescili markanın yetkisiz kullanımından da bahsedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2019/T-865 sayılı YİDK kararının davacı aleyhine olan kısmının iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı ... vekili, dava konusu tasarımlarda, davalı tarafa ait 135667 sayılı “...” ibareli marka ile ayırt edilemeyecek kadar benzer kullanım olduğunu ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı durumunun söz konusu bulunduğunu, bu itibarla başvurunun kısmen reddine ilişkin kararın yerinde olduğunu, nitekim kısmen ret kararına konu tasarımlarda davalı Şirkete ait önceki tarihli “...” ibaresinin birebir yer aldığını, bu durumun başkasına ait fikri mülkiyet hakkının izinsiz kullanımı mahiyetinde olduğunu, davalı markası ile davacıya ait tasarımların benzer bulunduğunu ve ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin oluşacağını, kaldı ki davacının “...” ibaresini içeren tescilli markasının bulunmasının da bu değerlendirmeyi değiştirecek mahiyette olmadığını, mahkemece hükmedilen maktu karar ve ilam harcı, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesinin de doğru bulunmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Şirket vekili, mahkeme kararının gerekçesinin bilirkişi raporu dışında hukuki bir altyapıya sahip olmadığını, mahkeme kararına esas alınan raporda bilgilenmiş kullanıcının tasarımla karşılaşmış olağan bir kullanıcı olduğu tespit edilmesine rağmen mevcut sonuca ulaşılmasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bilirkişiler tarafından her ne kadar “...” ibaresinin yaygın kullanılan zayıf bir ibare niteliğinde bulunduğu, bu ibarenin kullanımının herkese açık olduğu ifade edilmiş ise de bu tespitin hukuka aykırılık içerdiğini, Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/282 E., 2015/109 K. sayılı kararında, müvekkilinin “...” markasının tanımlayıcı marka olarak kabul edilemeyeceğinin hukuka uygun gerekçeler ile tespit edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklananın aksine davacı şirket tarafından tescil edilmek istenen tasarımın, nihai tüketiciler nezdinde müvekkil şirkete ait tescilli “...” markaları ile iltibas yaratacak düzeyde benzer olduğunu, davacıya ait tasarımın, yeni bir tasarım modeli olmayıp piyasada birçok firma tasarından kullanıldığını, bu hususun da bilirkişiler tarafından dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2019/02002-8,9 sayılı tasarımların, davalı Şirkete ait redde mesnet marka karşısında yeni ve ayırt edici olduğunun arasında endüstriyel ürünler tasarımı konusunda uzmanın da yer aldığı bilirkişi heyetince hazırlanan kök ve ek bilirkişi raporunda açıklandığı, anılan raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, dava konusu tasarım ve redde mesnet marka görseli
arasındaki tek benzerliğin "..." ibaresi olduğu, bu ibarenin dava konusu tasarımda hakim unsur konumunda bulunmadığı, somut uyuşmazlıkta, başkasına ait bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımı durumunun da söz konusu olmadığı, ayrıca ilk derece mahkemesince davacı yararına hükmedilen yargılama giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davalılar ... ile ... Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca davalılardan ayrı ayrı alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL harcın davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.