Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1683
2024/1940
29 Kasım 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1683
KARAR NO : 2024/1940
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/06/2022
NUMARASI : 2020/537 E. - 2022/504 K.
DAVACI :
VEKİLİ
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Manevi Tazminat
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27/06/2022 tarih ve 2020/537 Esas - 2022/504 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin, 1997 yılından bu yana Ankara merkezli olarak faaliyetini sürdüren, ultrasonografi cihazları konusunda Türkiye'nin neredeyse bütün şehirlerinde satış ve servis hizmeti sunan, tanınmış ve güvenilir bir ticaret şirketi olduğunu, faaliyeti çerçevesinde müvekkili şirketin birçok marka ultrasonografi cihazının satışını yaptığını ve yapmaya devam ettiğini, müvekkilinin bir dönem ... marka ultrasonografi cihazlarının da ülkemizde bayiliğini yaptığını ve bu cihazların çeşitli illere oldukça çok sayıda satışını yaptığını, müvekkilinden ... marka cihaz satın alan davalının, aldığı cihazla ilgili olarak müvekkili ile defalarca iletişime geçtiğini ve müvekkil şirketçe de kendisine gerekli konularda yardımcı olunduğunu, ancak bir süre sonra davalının, ülkemizde kadın hastalıkları ve doğum uzmanı olarak görev yapan birçok doktorun kayıtlı olduğu Facebook'ta bulunan bir grupta, internet üzerinden müvekkil şirketi incitici ve alçaltıcı beyanlarda bulunduğunu, söz konusu paylaşımın, müvekkil şirket yetkilisi tarafından yaklaşık 2 ay önce öğrenildiğini, davalının memnuniyetsizliğin müvekkili ve satın alınan cihazla mantıklı bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin cihaz satışını yaptıktan sonra gerek satılan cihazın kullanımı gerek teknik servis ve destek açısından davalının her zaman yanında olduğunu, bahsi geçen ultrason makinesinin görüntüsünden şikayetçi olan davalının başka bir sosyal medya kanalından, cihazın 4 boyutlu bebek görsellerini paylaşıp memnuniyetinden bahsedip reklam yaptığını, davalının, müvekkilince gereken her konuda yardımcı olunmasına rağmen internet üzerinden yapmış olduğu dava konusu paylaşımda müvekkili hakkında karalayıcı ve incitici beyanlarda bulunduğunu, yazısının sonunda da yine aynen; "... firmasına hiç güvenmeyin, ultrason alırsanız uyanık olun" şeklinde yakışıksız, incitici ve karalayıcı bir ifade kullandığını, bu ifadenin, müvekkilinin saygınlığına ve güvenilirliğine gölge düşürdüğünü, bahse konu olan cihaza davalının talebi doğrultusunda müvekkili tarafından birkaç kez servise gidildiğini, son dönemde gerek müvekkili gerekse markanın Türkiye temsilciliği tarafından bu markayla ilgili herhangi bir arızaya rastlanmadığını, davalı yanın, müvekkil şirket haricinde üretici firmanin Türkiye Ofisindeki yetkililer ile de defalarca görüştüğünü, firma yetkililerinin de herhangi bir arıza tespit edemediklerini, davalı eylemlerinin haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek, haksız rekabetin tespitine, men'ine ve düzeltilmesine, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu sosyal medya paylaşımının tarihinin, davacı tarafça bilerek ve istenerek gösterilmediğini, davanın zaman aşımına uğradığını, ayrıca davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, paylaşımın yapıldığı sosyal medya hesabının her ne kadar müvekkilinin ismi ile açılmış ve profil resminde müvekkilinin resmi kullanılmış ise de müvekkilinin, dava dilekçesinde belirtildiği gibi bir sosyal medya paylaşımının olmadığını, davacı tarafın müvekkiline sattığı cihazın sürekli arıza vermesi ve müvekkilinin davacı tarafa dava açacağını bildirmesinden sonra davacı tarafın hasmane bir tavır aldığını, dava konusu paylaşımın yapıldığı iddia olunan facebook adlı sosyal medya hesabının kapalı bir grup olduğunu, davacının ilgili sayfada bulunmasının söz konusu olmadığını, davacı tarafça müvekkilinin haksız rekabet suçunu işlediği gerekçesiyle savcılığa şikayette bulunulduğunu, Cizre Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/4638 Soruşturma sayılı dosyası ile yürütülen soruşturmada kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, davacı firmadan cihaz satın alan davalının, cihazla ilgili olarak kullanıcı deneyimlerini, cihazla ilgili ayıp ve arızaları, facebook isimli sosyal medya uygulamasında, yine kendisi gibi doktor üyelerin dahil olduğu kapalı bir grupta paylaştığı, burada yer alan ifadelerin, hak arama ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığı, AİHM'in yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere ifade özgürlüğünün sadece kabul edilen, zararsız ya da farklı olan bilgi ya da düşünceler için değil, ayrıca hoşa gitmeyen, sarsıcı ya da rahatsız edici olanlar içinde geçerli olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2018/1519 E., 2019/3205 K. Sayılı kararındaki kriterlere göre davalının paylaşımları değerlendirildiğinde, davalının amacının yasada belirtildiği şekilde dürüstlük kuralına aykırı olarak, davacı yönünden haksız rekabet oluşturacak şekilde bir davranış olmadığı, buna göre haksız rekabet şartları oluşmadığından açılan davanın reddi yoluna gidildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, davalının, yaklaşık 25 yıllık ve Türkiye çapında tanınan, saygınlığı olan müvekkili hakkında sosyal medya hesabı üzerinden bin dolarlık video başlığı ile "... firmasına hiç güvenmeyin, ultrason alırsanız uyanık olun" şeklindeki beyanının, haksız rekabet oluşturduğunu, bu sözlerin kullanıcı deneyimi ya da cihazla ilgili ayıp ve arızaları bildirmek şeklinde değerlendirilemeyeceğini, davalının sözlerinin, müvekkili yönünden karalayıcı, incitici ve küçük düşürücü nitelikte bulunduğunu, bu haliyle haksız rekabet oluşturduğunu, mahkeme kararının AİHM kararına dayandırıldığını, ancak mahkeme kararını haklı kılacak herhangi bir AİHM kararının olmadığını, AİHM'in ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırı konusundaki kararlarının neredeyse tamamının ceza davalarıyla ilgili olduğunu, somut olaya uygulanma kabiliyetlerinin bulunmadığını, yine mahkeme kararında, bir Yargıtay ve bir bölge adliye mahkemesi kararına dayanılmış ise de aksi yönde de çokça Yargıtay ve bölge adliye mahkemesi kararı bulunduğunu, müvekkilinin faaliyet alanının %70'inden fazlasını oluşturan kadın doğum uzmanlarının görebileceği bir paylaşımla, müvekkilini inciten, küçük düşüren davalının bu paylaşımının haksız rekabet olarak kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, haksız rekabetin tespiti ve meni ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 6102 sayılı TTK'nın 54. maddesinde, haksız rekabete ilişkin hükümlerinin amacının, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması olduğunun ve rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamaların haksız ve hukuka aykırı bulunduğunun açıklandığı, somut olayda ise davalının davaya konu ifadelerinin, hak arama ve ifade özgürlüğü kapsamında kaldığının belirlenmesinde bir isabetsizlik olmadığı, kaldı ki ilk derece mahkemesince dayanılan Dairemiz kararında da belirtildiği üzere sadece kadın doğum uzmanlarının bulunduğu kapalı bir sosyal medya platformundaki paylaşımın haksız rekabet oluşturmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 29/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 02/12/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.