mahkeme 2022/1544 E. 2024/1674 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
Mahkeme Kararı
2022/1544
2024/1674
25 Ekim 2024
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1544
KARAR NO : 2024/1674
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/10/2021
NUMARASI : 2020/275 E. - 2021/350 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Marka Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 28/10/2021 tarih ve 2020/275 E. - 2021/350 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin gerçek kişi tacir olarak ticari faaliyetine 2003 yılında "..." olarak başladığını, "... ve ... - ..." ticaret unvanı ile faaliyetlerine devam ettiğini, kuruluşundan bu yana İstanbul ...’de kitap basımı ve alanında sürdürdüğünü, müvekkilinin yıllardır tescilsiz olarak kullandığı "..." markasının, "... ..." olarak, 2019/49169 sayı ile 35. ve 41. sınıflar için tescil edildiğini, "....com" alan adının da 2006 yılında tescil edilmiş olduğunu, her türlü kitap ve kırtasiye ürünlerinin toptan ve perakende pazarlaması konusunda iştigal gösteren müvekkilinin davalı ...’ın, 2019/07442 sayılı ve "..." ibaresi için yaptığı marka tescil başvurusuna iltibas, gerçek hak sahipliği ve tanınmışlık gerekçeleriyle itiraz ettiğini, bu itirazın davalı ... YİDK kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa müvekkilinin "..." tescilsiz markası üzerinde 2003 yılından bu yana gerek ticaret unvanını markasal kullanmak suretiyle ve gerekse de tescilsiz olarak "..." markasını ciddi biçimde kullanmak suretiyle öncelikli hak elde ettiğini, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, markayı maruf hale getirdiğini, başvuru kapsamındaki 35. sınıf hizmetlerin müvekkilinin markası ile iltibasa sebebiyet vereceğini, "..." markasının gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu ileri sürerek, 2020-M-6187 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı şahıs vekili, davacının itiraz dayanağının 2019/49169 nolu "... ... ... kitap" ibareli marka olduğunu ve başvurusunun müvekkilinin markasından sonra yapıldığını, dolayısıyla kurum tarafından ayrıca bir benzerlik değerlendirmesinin yapılmasına gerek bulunulmadığını, davalı Kurum tarafından davacı tarafından sunulan delillerin gerçek hak sahipliği kanıtlar mahiyette olmadığına dair karar verildiğini, bu kararın yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davacının eskiye dayalı kullanımını ispat etmek amacıyla bir dizi belge sunduğu, bu belgelerden bir kısmının markasal kullanımı doğrudan göstermediği, sadece davacı ... tarafından "... ... ve ..." ibaresinin yer aldığı ve özellikle kırtasiye ve kitap mallarının satışının bulunduğu üçüncü kişilere kesilen 2010 yılına ait 2 adet, 2011 yılına ait 7 adet, 2012 yılına ait 12 adet, 2013 yılına ait 13 adet, 2014 yılına ait 13 adet, 2015 yılına ait 12 adet, 2017 yılına ait 18 adet, 2018 yılına ait 25 adet ve 2019 yılına ait 12 adet faturanın kopyasının "..." ibaresinin markasal kullanımını (kırtasiye ve kitap mallarının satışı için) doğrudan gösterdiği, yine Mayıs 2016 sayılı ..., Mart 2019 sayılı ..., Ocak 2019 ... ve Mayıs 2017 sayılı ... dergisinde yayınlanan haberlerinin ve reklamlarının ilgili sayfasının kopyasının da davacının "..." markasının reklam ve tanıtımına ilişkin deliller olduğu; davalı şahıs bakımından davalı tarafından "... ..." ibaresinin yer aldığı ve özellikle kitap mallarının satışının bulunduğu üçüncü kişilere kesilen 2013 yılına ait 10 adet, 2014 yılına ait 8 adet, 2015 yılına ait 22 adet, 2016 yılına ait 11 adet, 2017 yılına ait 11 adet, 2018 yılına ait 10 adet ve 2019 yılına ait 10 adet faturaların kopyasının "..." ibaresinin (kitap satışı için) markasal kullanımını doğrudan gösterdiği; bu kapsamda yapılan incelemede, davacı tarafından sunulan evrakların dava konusu markanın tescil kapsamında yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetleri açısından markanın önceki tarihli kullanımını ispat etmeye yeterli olabileceği, dolayısıyla davacının kullanımlarının davaya konu markanın başvuru tarihi olan 25.01.2019 tarihinden önce olduğu, davacının sunduğu delillerin "..." esas unsurlu markasını “kırtasiye ve kitap mallarının satışı için” marka olarak kullandığını veya markasal bir etki yarattığını ispatlayan deliller olduğu, başka bir ifade ile dava dosyasında davacının “...” markasını, 6/3 maddesi hükmünün gerektirdiği derecede yoğun kullanımını kanıtlayan delil olduğu gibi davacının "..." markasına “kırtasiye ve kitap mallarının satışı için” hukuken korunması gereken ekonomik bir değer kazandırdığı, bu markasıyla aktif bir ticari faaliyette yürüttüğü, bu nedenle davacının, dava dosyasındaki deliller kapsamında önceki kullanıma dayalı üstün hak bulunduğu iddiasını “kırtasiye ve kitap mallarının satışı için” ispatlandığı, öte yandan davalı ...’ın ise 2013 yılından beri "..." ibaresini Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.) hizmetlerinde kullanıma konu etse de bu markanın gerçek hak sahibinin 2010 yılından beri kullanıma konu eden davacı olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, ... YİDK'nın 21.07.2020 tarih ve 2020-M-6187 sayılı kararının 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından iptaline karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, kısmen reddedilen 35. sınıf hizmetlerin çoğunun kırtasiye ve kitapevinde satılan emtialar olduğunu, 35. sınıftaki tüm emtiaların mağazacılık hizmetleri bakımından davanın kabulünün gerektiğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, tarafların markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesi anlamında benzerlik bulunmadığını, itiraza mesnet markanın başvurudan sonra kayıtlara girdiğini, 6/3 anlamında kullanımı gösterir bilgi ve belgeye rastlanmadığını, tanınmışlık itirazının yerinde olmadığını, kötüniyete ilişkin delile rastlanmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Diğer davalı vekili, davacının sunduğu delillerin gerçek hak sahipliğini kanıtlar mahiyette olmadığını, 2010-2013 yıllarına ait 21 adet faturanın marufiyet koşulunu sağlamadığını, "..." ibaresinin gerçek sahibinin müvekkili olduğunu, müvekkili markasının 2007 yılından beri kullanıldığını, her iki tarafın da markasını uzun yıllardan bu yana kullanması nedeniyle birlikte var olma ilkesi uyarınca davanın reddinin gerektiğini, bu ilkenin değerlendirilmesinin zaruri olduğunu, bilirkişilerce de bu hususun belirtildiğini, 21 adet faturanın gerçek hak sahipliği için yeterli olmadığını, taraf markalarının kolaylıkla ayırt edilebileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacı tarafça sunulan deliller ile, davacının "... ..." ibareli markayı 2010 yılından beri kullandığının ve bu markasal kullanımın davalı şahsın kullanımından daha eskiye dayandığının, markanın gerçek hak sahibinin davacı olduğunun ispatlandığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2024 tarih ve 2023/676 E.-2024/3737 K. sayılı kararında da belirtildiği üzere tescilsiz kullanılan bir işaret üzerinde gerçek hak sahibi olmak için tescil veya tescil başvurusundan önce söz konusu işaretin ticaret sırasında markasal kullanımı yeterli olup başka bir şart aranmasına gerek bulunmadığı, davacının sonraki tarihli ve 2019/49169 sayılı markasını mesnet alarak SMK'nın 6/1. maddesine dayalı olarak davalı şahsın 2019/07442 sayılı marka başvurusuna itiraz edebilmesinin mümkün olmadığı, bununla birlikte SMK'nın 6/3. maddesine dayalı olarak marka üzerinde gerçek hak sahibi olduğunu ispatladığı 35. sınıf “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetleri bakımından başvuruya itiraz hakkının bulunduğu, öte yandan, bilirkişi raporunda yer verilen bu yöndeki tespit üzerine davalı şirket vekilince birlikte var olma ilkesinin tartışılmasının gerektiği ileri sürülmüş olup, HMK'nın 141/1. maddesi uyarınca tarafların dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra iddia veya savunmalarını genişletemeyeceği yahut değiştiremeyeceği, davacı tarafın bu konuda açık muvafakati de bulunmadığından ilk derece mahkemesince birlikte var olma hususunun tartışılmamasında bir isabetsizlik bulunmamakta ise de, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2019 tarih ve 2018/2050 E.-2019/7034 K. sayılı kararında açıklanan birlikte var olma şartlarının da somut uyuşmazlık bakımından oluşmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, taraflarca istinaf başvurusunda yatırılan 80,70'er-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90'ar-TL'nin taraflardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında taraflarca yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH: 24/11/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.