mahkeme 2022/1528 E. 2024/1692 K.

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

Mahkeme Kararı

Esas No

2022/1528

Karar No

2024/1692

Karar Tarihi

25 Ekim 2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1528 - 2024/1692
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/1528
KARAR NO : 2024/1692
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2022
NUMARASI : 2021/247 E. - 2022/170 K.

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 18/05/2022 tarih ve 2021/247 Esas - 2022/170 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "...", "... ..." VE "..." asıl unsurlu markalarının sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna anılan marklarına dayalı olarak yaptıkları itirazlarının dava konusu YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkilinin markaları arasında iltibas bulunduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının oluşturan "..." ve "..." ibarelerinin karması olduğunu, ayrıca "... ..." ibareli markaları ile yüksek seviyede benzerlik içerdiğini, bunun yanında dava konusu başvuruda müvekkilinin kurumsal kimliği olan kırmızı renginin kullanılmasının da iltibasa neden olacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2021-M-5285 sayılı kararının iptaline, dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 9. sınıf malların davacının itirazına mesnet markaları kapsamında aynı sınıfta yer alan mallarla aynı tür ve benzer olduğu, ancak tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığı, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında da tescil engelinin bulunmadığı, kötü niyet iddiasının ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, dava konusu başvuru ile müvekkilinin itirazına mesnet markaları arasında iltibas koşullarının oluştuğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarını çağrıştırdığını, işbu davada "..." ve "..." ibareli markaların yanında "..." ve "..." ibareli marklarına da dayandıklarını, müvekkilinin "..." hecesinden türetilmiş çok sayıda markalarının olduğu gözetildiğinde "..." ibaresinin müvekkilinin çağrıştırdığının iltibas değerlendirmesinde dikkate alınması gerektiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının birleştirilmesi ile oluşturulduğunu, bu hususları nazara alınmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunmadığını, ayrıca dava konusu başvuruda müvekkilinin kurumsal kimliği olan kırmızı renginin kullanılmasının da iltibasa neden olacağını, müvekkilinin markaları tanınmış olduğundan SMK'nın 6/5 maddesindeki koşulların da oluştuğunu, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, buna göre "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "...", "... ..." VE "..." asıl unsurlu asıl unsurlu markalar arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira markalarda ortak olarak yer alan "..." ibaresinin "akıllı" anlamına gelip, bilişim ve telekomünikasyon sektöründe yaygın olarak kullanıldığı, anılan ibarenin 9. sınıf mallar yönünden ayırt ediciliğinin çok düşük olduğu, buna göre dava konusu başvuruya yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulünün gerektiği, davacının "..." ibareli markaları ile de dava konusu başvuru arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığı, uyuşmazlık konusu 9. Sınıf malların hitap ettiği tüketici kitlesinin bilinç düzeyinin yüksek olduğu da gözetildiğinde tarafların markalarının karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2017/4241 E- 2019/1282 K sayılı ilamında da "..." ibaresi ile davacının "..." markalarının benzer bulunmadığı, markalarda ortak olarak kırımızı renginin kullanılmasının tek başına iltibasa neden olmayacağı, marka işaretleri benzer olmadığından, davacının itirazına mesnet markalarının tanınmış olup olmadığının tartışılmasının sonuca etkili bulunmadığı, kötü niyet iddiasının da ispatlanamadığı, diğer taraftan davacının ne davalı Kurum nezdindeki itirazlarında ne de dava ve cevaba cevap dilekçesinde "..." ve "..." ibareli markalarına dayanmadığı, ilk kez bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde ileri sürülen bahsi geçen markaların HMK'nın 141. maddesi uyarınca iddianın genişletilmesi yasağı tabi olup davalı tarafın açık muvafakati de bulunmadığından ilk derece mahkemesince davacının anılan markalarının iltibas değerlendirmesinde nazara alınmamasında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 346,90-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 25/10/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :18/11/2024
Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla
Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim